T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/884 Esas
KARAR NO : 2024/229
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 13/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle, Müvekkil şirket ile davalı şirket 27 Ekim 2010 tarihinden bu yana sunucu ve kabin kiralama hizmet ilişkisi çerçevesinde birlikte çalıştıklarını, müvekkil şirketin, davalı şirkete ait sunucu ve kabinleri kullanmakta ve karşılığında gerek bu kirala hizmeti gerekse aldığı diğer hizmetler sebebiyle aylık bazda fatura ödediğini, Müvekkil şirketin davalı şirket ile başkaca yazılı bir sözleşmesi olmadığını, Haziran 2022 tarihi itibariyle müvekkil şirketin davalı şirkette iki ayrı hesabı bulunduğunu, Müvekkil şirketin daha sonra davalı şirket çalışanı ...’dan müvekkilin aylık ödemesinin 38.926TL + KDV’den 70.729,42TL + KDV’ye çıkaracaklarına ilişkin 2 Haziran 2022 tarihinde bir e-posta aldığını, Müvekkil şirket yetkilisinin gelen bu e-posta mesajının üzerinde davalı şirket ile hemen iletişime geçerek, “%81’lik bir artışın kabul edilemez olduğunu, kabinde yer alan sunucuların eski olduklarını, yeni sunucu gibi fiyat yapılamayacağını, 12 yıllık müşterileri olduklarını, bu şekilde bir ticaret yaklaşımının yanlış olduğunu” iletmiş karşılığında davalı şirket personeli ... “yeni sunucular alabilmeleri için herkese güncel fiyat yansıtmak durumunda olduklarını, sözleşme yaptıkları firmalarla bu maddeyi sözleşmeye yazdıklarını, 30 gün içinde fiyat artışı yapma haklarının saklı olduğunu, bizimle aralarında bir sözleşme olmasa da bunu yine de yapmak durumunda olduklarını” belirttiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, olsa dahi bu şekilde sözleşmenin diğer tarafı ile hiçbir iletişime geçmeksizin, keyfe keder - tek taraflı, yaptım oldu şeklinde bir yaklaşımla son derece hakkaniyetsiz bu şekilde bir artışın kabul edilebilir olmadığını, Müvekkil şirket yapılan bu görüşmelerin üzerine diğer veri merkezleri ile görüşmeye başlamış ve aynı ay içerisinde başka bir veri merkezi ile anlaşma sağlandığını, diğer veri merkezlerinden alınan fiyat teklifleri ile davalı şirketin 1 Temmuz 2022 tarihi itibariyle tahsil etmek istediği bedeller arasında ciddi bir fark olduğunu, başka bir veri merkezi ile anlaşma sağlanması üzerine müvekkil şirket yetkilisi 6 Temmuz 2022’de davalının finans müdürü ...’le telefonda görüşerek “Yeni bir veri merkezi il anlaşma sağlandığını, sunucuları sipariş ettiklerini sunucuların gelmesi ve kurulmasını takiben en fazla 1-2 ay içinde veri merkezinden çıkmış olacağımızı, bu süre zarfında fiyat artışı yapılmamasını” talep ettiğini, 7 Temmuz 2022’de davalının bu talebe karşı bu talebi kabul etmeyeceklerini, yeni fiyatların ödenmesi gerektiğini müvekkil şirket yetkilisine ilettiğini, bu süreç zarfında müvekkil şirket sipariş ettiği sunucuların Türkiye'ye gelmesi ve yeni veri merkezine bir an önce geçebilmeyi sağlamak için yoğun bir uğraş verdiğini ve 17 Ağustos 2022 tarihinde davalı veri merkezinden çıkış yapmaya hazır olduklarını belirttiğini, bunun üzerine davalı şirket çalışanı ... 15 Ağustos'ta e-posta yoluyla yaptığı bildirimle vadesi henüz gelmemiş ve gelmiş toplam borç bakiyesinin 157.581,55 TL olduğunu ve 17 Ağustos 2022 saat 14:00'a kadar ödenmemesi halinde iki ayrı hesaba erişimi keseceklerini bildirdiğini, bu e-posta üzerine müvekkil şirket yetkilisi davalı şirket ile telefonda görüşmeler sağlayarak, 17 Ağustos Çarşamba günü çıkışı tamamlayacaklarını, mevcut borç bakiye ile ilgili olarak 18 Ağustos’ta görüşmek istediklerini karşı tarafa iletmiş olmalarına rağmen, davalı şirket yukarıda bahsi geçen e-posta mesajını müvekkil şirkete iletmiş ve elinde bulundurduğu gücü kullanarak borcun belirtilen sürede ödenmemesi halinde müvekkil şirketin hesaplarına erişimi kesmekle tehdit ettiğini, davalı şirketin vadesi dahi gelmemiş borçları ödemeye müvekkil şirketi zorladığını ve müvekkil şirketin bu tutarı ödemek zorunda kaldığını, Müvekkil şirkete ait tüm veriler davalı nezdinde olması ve davalının müvekkil şirketin bu veriye erişimi engelleme gücünü elinde bulundurması sebebiyle müvekkil şirket bu uyuşmazlıkta hep zorda kalan ve tehdit edilen taraf olarak kaldığını, Müvekkil şirketin ... isimli bir internet sitesi mevcut olduğunu, bu sitenin yaklaşık olarak 9 milyon aktif kullanıcısı olduğunu, bu kullanıcılar dahil tüm veriler davalıya ait veri merkezinde tutulduğunu, müvekkil şirketin veri merkezine erişiminin kesilmesi demek, şirketin tüm faaliyetinin durması, maddi ve manevi olarak zarar ciddi zarara uğraması demek olduğunu, davalının öncesinde tek bir bildirim dahi yapmadan fatura bedelini yaklaşık olarak 2 katına çıkarması, ödenmemesi halinde hesaba erişimin kapatılacağı yönünde müvekkil şirketi tehdit etmesi, yeni veri merkezine geçiş için öngörülen sürenin son derece kısa olması ve müvekkil şirketin bu artıştan hiç haberi olmadığı için bu konuda hazırlıksız yakalanması sonucu bu hukuka aykırı durum yaşanmış ve müvekkil şirketten böyle bir meblağ tahsil edildiğini, davalı şirket tarafından artıştan önce kesilen son faturayı dikkate aldığımızda , davalı şirketin müvekkil şirkete 2022 yılının temmuz ve ağustos aylarında kestiği faturanın taraflar arasındaki bu ilişkiye uygun olmadığı yani aykırı olduğunu, sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaya sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi, Yargıtay’ın çoğunlukla vermiş olduğu kararlarında fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu anlamına gelmeyeceği ve bunun bir karine teşkil edemeyeceği yönünde olduğunu, bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olması onun kesinleştiği sonucunu doğurmadığını, müvekkil şirketin, davalı şirketin ortağı olmadığını, yeni yapacağı sunucu yatırımlarını finanse etmek gibi bir yükümlülüğü de olmadığını, müvekkil şirketin kullandığı sunucuların bazılarının 4-5 yıllık olduğunu, bu sunucuların kendisini çoktan amorti ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, hukuka aykırı olarak ve hiç bir meşru sebebi olmaksızın müvekkil şirketten tahsil edilen şimdilik 10.000 TL tutarındaki bedelin dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 17/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde, davalı Müvekkil Şirket, ... A.Ş. (kısaca “... Şirket”) fiziki güvenlik, kesintisiz internet erişimi, teknik altyapı, enerji ve iklimlendirmedeki en ileri teknolojisi ve alanında deneyimli teknik ekibi ile toplamda 2.500 m2 büyüklüğündeki 10.000 sunucu kapasiteli veri merkezi ile müşterilerine bireysel ve kurumsal veri merkezi hizmetleri (Sunucu Barındırma, Sunucu Kiralama, Bulut Sunucular RCD, Web Hosting, Yönetilen Hizmetler, Güvenlik Hizmetleri) sunduğunu, müvekkil Şirketin sunduğu bu veri merkezi hizmetlerinden yararlanmak isteyen müşterilerin, Müvekkil Şirket ile iletişime geçmekte ve seçmiş oldukları hizmet paketlerine göre ödeyeceği aylık bir bedel karşılığında üyelik paketleri kapsamında yer alan hizmetlerden faydalandıklarını, Müvekkil Şirket bünyesinde sunulan bu veri merkezi hizmetlerinin esasen yazılı birer sözleşmeye dayandırılarak sunulmasının esas olduğunu, sunulan bu hizmetlerin yazılı birer sözleşmeye dayandırılması esas ise de; davacı gibi kimi bazı kurumsal müşteriler, yazılı bir sözleşme imzalamadan fatura karşılığı bu veri merkezi hizmetlerinden yararlanmayı tercih ettiklerini, somut olaydaki gibi yazılı bir sözleşme imzalanmadan yürütülen ticari ilişkilerde Müvekkil Şirketin, kurumsal müşterinin satın almayı arzu ettiği veri merkezi hizmetlerini konu alan faturaları aylık bazda düzenlemekte düzenlenen bu faturanın kurumsal müşteriye tebliği ile birlikte de kararlaştırılan vade tarihine binaen hizmet bedelleri kurumsal müşteri tarafından Müvekkil Şirkete ödendiğini, davacının, ilk olarak Ekim 2010 döneminde Müvekkil Şirket ile iletişime geçmiş ve sunucu kiralama hizmeti satın almak istediğini ilettiğini, davacının bu talebi Müvekkil Şirket tarafından olumlu karşılanmış davacının sunucu kiralamaya konu hesap aktivasyonu 28.10.2010 tarihinde gerçekleştirildiğini, davacı da bu tarih itibariyle Müvekkil Şirketin sunduğu sunucu kiralama hizmetinden faydalanmaya başladığını, Müvekkil Şirketin, davacıya sunduğu bu hizmete binaen her ay düzenli olarak hizmet faturaları düzenlediğini ve bu faturalar karşılığında da davacıdan hizmet bedellerini tahsil ettiğini, 28.10.2010 tarihi itibariyle sunucu kiralama hizmetinden faydalanmaya başlayan davacı, daha sonrasında Müvekkil Şirketin sunduğu sunucu barındırma ve kiralama hizmeti almak istemiş ve davacı 11.03.2013 tarihi itibariyle de... numaralı hesap üzerinden bu hizmeti almaya başladığını, yine bir önceki hizmette olduğu gibi bu hizmet de herhangi bir yazılı sözleşmeye dayanmaksızın verilen hizmet karşılığı aylık periyotlarda düzenlenen fatura kesildiği ve davacı da bu fatura bedellerini Müvekkil Şirkete ödediğini, Müvekkil Şirketin sunduğu hizmetlerden memnun kalan davacı, daha sonrasında sunucu barındırma ve kiralama hizmetinin kapasitesini arttırmak istemiş ve Mart 2022 itibariyle ... numaralı hesaba ek olarak ... numaralı hesap üzerinden de davacıya hizmet sunulmaya başlandığını, bu hesap üzerinden yürütülen ticari ilişki de yine yazılı bir sözleşmeye dayanmaksızın faturalaşmak suretiyle yürütüldüğünü, dolayısıyla davacının, Müvekkil Şirket tarafından kendisine sunulan hizmetlerin içeriği, satış yöntemi ve tahsilat şekli hakkında yeterli bilgi sahibi olduğunu, sözleşmenin şeklini belirleme özgürlüğü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 12. maddesine düzenlendiğini, söz konusu düzenlemede sözleşmelerin geçerliliğinin kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmadığı açıkça belirtildiğini, bu halde kanuni istisnalar haricinde taraflar sözleşmeyi istedikleri şekilde yapabildiğini, kanunen Müvekkil Şirketin sunduğu hizmeti konu alan sözleşmenin yazılı bir şekilde yapılma zorunluluğu bulunmadığını, somut olay özelinde taraflar sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde tam mutabakatı sağlamış ve ticari ilişkiyi uzunca bir süre bu şekilde devam ettirdiğini, davacının hizmetleri konu alan yazılı birer sözleşme olmadığını ifade ederek taraflar arasındaki ticari ilişkiye gölge düşürmeye çabalamasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, Müvekkil Şirket bünyesinde yer alan kurumsal müşterilerinin büyük bir bölümü yazılı sözleşmeye dayalı olarak bu hizmetlerden faydalandığını, buna mukabil davacı gibi yazılı bir sözleşmeye dayanmaksızın hizmetlerden faydalanmakta olan dar da olsa bir grup kurumsal müşteri portföyü bulunduğunu, yazılı bir sözleşmenin mevcudiyeti dönemsel periyotta hizmet bedellerinin güncellenmesinde kolaylık sağlıyorken, yazılı bir sözleşmesi bulunmayan kurumsal müşterilerin hizmet bedellerinin güncellenmesi kimi zaman gözden kaçırılmakta ve böyle bir durumda da aynı hizmetin iki farklı kurumsal müşteri özelinde farklı fiyatlandırılması gibi haksız bir sonuç doğurduğunu, son yıllarda gerçekleşen döviz kurundaki olağanüstü artışlardan kaynaklanan büyük enerji zamları, yüksek enflasyon nedeniyle meydana gelen maliyet artışları sonucunda Müvekkil Şirketin davacı ve diğer müşterilerine vermekte olduğu hizmetlerin ücretlendirmesinin piyasa rayiçlerine göre güncellenmesi zarureti doğduğunu, davacının da dava dilekçesinde dövizdeki dalgalanmaların ve büyük artışın Ekim – Aralık 2021 arasında gerçekleştiğini ifade ederek bir anlamda buradaki haklılığımızı bilfiil teyit ettiğini, Müvekkil Şirketin bu fiyat güncellemesini daha öncesinde yapmamış olması davacıyı ve benzer konumda olan müşterileri mümkün olduğunca neredeyse maliyetine denk gelecek karşılık alarak irade etmesinden kaynaklı olduğunu, yapılması gereken artışın ötelenmiş olması hiçbir hal ve şartta bu haklardan feragat anlamına gelmeyeceğini, Müvekkil Şirket yetkililerince, davacının satın almakta olduğu hizmetlerin ücretlendirilmesinde gerek piyasaya gerekse de şirket bünyesindeki diğer kurumsal müşterilere kıyasla oldukça düşük oranda neredeyse maliyetine denk gelecek bir ücret alındığı fark edildiğini, her iki hesap özelinde de hizmetlerin ücretlendirilmesindeki makas aralığının bu denli açık olmasına binaen davacının Müvekkil Şirket bünyesindeki iş ve işlemlerini takip eden satış temsilcisi ..., 02.06.2022 tarihli elektronik posta ile durumu davacı şirket yetkilisi ... ile paylaştığını, Müvekkil Şirket yetkilisi, 30 gün öncesinden (-02.06.2022 tarihli e-mail ile-) gönderdiği elektronik posta ile Temmuz 2022 itibariyle hizmetlerin güncel fiyatlar üzerinden davacıya sunulmak durumunda kalınacağına sebeplerini de detaylı bir biçimde izah etmek suretiyle bildirdiğini, davacı, maliyetinin de altında bir bedel karşılığı hizmetlerden yararlanmak istediği için Müvekkil Şirket yetkilisinin bu mailine karşı sessiz kalmayı tercih etmiş ve fakat hizmetlerden yararlanmaya da aynı şekilde devam ettiğini, davacının 02.06.2022 tarihli elektronik postaya karşı sessiz kalması ve bu süre zarfında da hizmetlerden yine aynı şekilde yararlanmaya devam etmesi üzerine Müvekkil Şirket yetkilisi ... 23.06.2022 tarihli elektronik posta ile davacıya konuya ilişkin tekrardan bir hatırlatma yapmış ve bu mailinde kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde 01 Temmuz itibariyle 02.06.2022 tarihli elektronik postadaki ücretlendirmelerin geçerli olacağını, yanı sıra yazılı sözleşme sürecinin tamamlanmaması halinde de takip eden aylardaki ücretlendirmenin taahhütsüz ücretlerden devam ettirilmek durumunda kalınacağını ifade ettiğini, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi fiyat güncellemeleri tabiri caizse oldu bittiye getirilmek suretiyle yapılmadığını, müvekkil Şirket artan işletme maliyetlerine bağlı olarak davacının satın almakta olduğu hizmetlerin fiyatlandırmasında güncellemeye gitmek durumunda kaldığı ve bu fiyat güncellemesinin yürürlüğe gireceği tarihin çok öncesinde yazılı bir biçimde bildirdiğini, davacı ise tabiri caizse bu bilgilendirmelere kulak dahi asmamış ve tamamen kendi özgür ve hür iradesi ile aynı şekilde hizmetlerden yararlanmaya devam ettiğini, sunulan hizmetlerin işgücü ve masraf sarf edilerek davacının kullanıma sunulduğu dikkate alındığında Müvekkil Şirketin piyasaya ve diğer kurumsal müşterilerine kıyasla daha düşük bir bedelle bu hizmetleri davacıya sunması beklenemeyeceğini, aksinin kabulü ticari hayatın gerçekleri açısından kabul edilemez. Aksinin kabulü halinde Müvekkil Şirketin zararına hizmet vermesine ve büyük bir mağduriyete uğrayacağını, öte yandan davacının 02.06.2022 tarihli elektronik posta içerisindeki fiyatlandırmayı uygun bulmaması üzerine basiretli bir tacir olmanın gereği olarak başkaca bir veri merkezi ile ivedi bir biçimde anlaşmamış ya da anlaşamamış olması Müvekkil Şirketi alakadar edecek bir durum olmadığını, Müvekkil Şirket fiyatlandırma özelindeki gerekli bilgilendirmeyi davacıya makul bir süre öncesinde yapmış ve fakat davacı konuya ilişkin herhangi bir aksiyon almadığını, davacının konuya ilişkin bir aksiyon alıp almamasının tamamen kendi tercihi olduğunu, 02.06.2022 tarihli elektronik posta içerisinde her iki hesap bakımından da davacı ile taahhütlü ve taahhütsüz olacak şekilde 2 ayrı fiyatlandırma bilgisi paylaşıldığını, davacının iki ay içinde başka bir veri merkezine geçeceğini dolayısıyla kendisinin idare edilmesini talep etmesi üzerine Müvekkil Şirket hiçbir yükümlülüğü olmaması rağmen; davacının Temmuz 2022, Ağustos 2022 hizmet faturalarını sanki 12 ay taahhütlü bir sözleşme yapmış gibi düzenlemiş ve bu şekilde davacıya gönderdiğini, esasen Müvekkil Şirketin böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını, davacının bilfiil hizmetlerden yararlanmaya devam ettiğini, salt bu husus dahi davacının yeni hizmet bedellerine zımni de olsa onay verdiği anlamına geldiğini, müvekkil şirketin, davacıya aylık bazda hizmet vermekte olduğundan aylık olarak piyasa koşullarına uygun belirlediği tarife üzerinden faturalama yapmasında da hukuki bir engel bulunmadığını, dahası faturalara davacı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gibi; ödemeler de ihtirazi kayıtla yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Bilirkişi Raporu.
GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında akdedilen sunucu kabin kiralama hizmet sözleşmesi sebebiyle davacının davalıya haksız olarak ödediği bedelin geri ödenmesi amacıyla açmış olduğu alacak davasıdır.
Taraflar arasında 2010 yılından itibaren süre gelen sunucu ve kabin kiralama ilişkisi mevcut olup, davacı tarafın davalı tarafın kendisine sunmuş olduğu hizmetten 2010 yılından itibaren yararlanmış olması hususunda taraflar arasında ihtilaf olmayıp, taraflar arasındaki itilaf 02/06/2022 tarihinde davalı tarafın 38.926,00 TL + KDV olan hizmet bedelini 70.729,42 TL + KDV 'ye çıkartmak istemesi sebebiyle davacının 17/08/2022 tarihi itibariyle davalının veri tabanından çıkış yapmasında haklı olup olmadığı, davalının vadesi gelmemiş toplam borç bakiyesi olan 157.581,55 TL 'lik alacağa hak kazanıp kazanmadığı hususlarında toplanmıştır.
Davacı taraf, davalının kendilerine borç bakiyesi olarak çıkarttığı 157.581,55 TL nin ödenmemesi halinde davalının 17/08/2022 14:00 itibariyle davacının kullanmış olduğu hesaplara erişiminin kesileceğinin belirtilmesi sonucunda bu tutarın ödenmek zorunda kalındığını, davalının 2022 yılı temmuz ve ağustos ayında kestiği faturaların taraflar arasındaki ilişkiye uygun olmadığını belirterek, davalının davalı şirketten fazladan tahsil ettiği tutarın, iadesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise, davacı tarafı hizmet bedellerinin güncellenmesi hakkında bilgilendirdiklerini, davacının bu bilgilendirmeden sonra hizmetten yararlanmaya devam ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davalının hizmet bedeli hususundaki güncellemenin hukuka uygun olup olmadığı, davacının sözleşmeyi fesih etmesinin yerinde olup olmadığı ve davalının davacıya yansıtmış olduğu ve davacının ödemek zorunda kaldığı 157.581.55 TL'lik alacağın yerinde olup olmadığı ve bu alacaktan davacının fazla ödemesi var ise, davalının davacıya iade etmesi gereken tutarın ne kadar olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu raporda, davacının husumete konu ettiği 157.581,55 TL'yi 16/08/2022 tarihinde davalının hesabına yatırdığı, akabinde davalıya 13/12/2022 dava tarihi itibariyle 12.791,97 TL borçlu olduğu, dava konusu hizmetlerin davalı tarafından davacıya sorunsuz şekilde verildiği, davalının hizmet bedelini arttırıp buna ilişkin kesmiş olduğu faturaya davacının itiraz ettiğinin taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşıldığı, mahkemece davalının hizmet bedelini arttırmasından sonra davacının ödediği 157.581,55 TL'lik tutarın iadesine karar verilmesi halinde, davacının davalıya olan 12.791,97 TL'lik borcun mahsubu ile bakiye 144.789,58 TL'nin iadesinin talep edilebileceği hususunda rapor ibraz edilmiştir.
Davacı taraf, mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile davalının kendilerinden fazladan tahsil ettiği tutarın 60.476,99 TL olduğunu belirterek, davasını bu tutara ıslah etmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan ek raporda ise, bilirkişi heyeti , davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalının davacıdan 13/12/2022 tarihi itibariyle alacağının olmadığı, mahkemece davalının tahsil ettiği tutarın iadesinin gerekmesi halinde davacının 69.268,96 TL talep edebileceği ve bu tutarın 10.000,00 TL'si için 13/12/2022 dava tarihinden 59.268,96 TL'si için ise 13/12/2023 ıslah tarihinden itibaren faiz işletebileceğine dair rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede taraflar arasında 2010 yılından itibaren hizmet alım-satımı konusunda anlaşma olduğu tespit edilmiş, davalı tarafın 2022 yılında 38.926,00 TL +KDV olan ücreti afaki şekilde 70.729,42 TL + KDV ye çıkardığı, bu artışın taraflar arasında süre gelen hizmet ilişkisi incelendiğinde afaki olduğu ve davacı tarafın davalıya 17/08/2022 tarihi itibariyle veri tabanından çıkmaya hazır olduğunun bildirildiği anlaşıldığından, davacı tarafça davalıya ödenen 157.581,55 TL'nin davacının sunucularının kapanmaması için zor durumda kalması sebebiyle davalıya ödendiği anlaşılmış ve davalının 17/08/2022 tarihinden sonra vadesi gelmemiş diğer aylara ait alacaklarını tahsil etmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmış, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca 17/08/2022 tarihine kadar davalının davacıdan 38.926,00 TL + KDV tahsil edilebileceği kanaatine varılarak, davacının davalıya 60.476,99 TL yi fazla ödediği ve bu bedeli davalıdan geri talep edebileceği kanaatine varılmış, bu alacağa tarafların tacir olması sebebiyle ticari faiz işletilmesine karar verilmiş, bu alacağın 10.000,00 TL'si için davalı tarafın dava tarihi olan 13/12/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, kalan bakiye 50.476,99 TL için ise ıslah tarihi olan 13/12/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebileceği kanaatine varılarak, davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacının davasının kabulü ile 60.476,99 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 13.12.2022, 50.476,99 TL'sinin 13.12.2023 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 4.131,18-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 170,78-TL peşin harç, 862,02-TL ıslah harcı, 1.900,00-TL tamamlama harçtan mahsubu ile bakiye 1.198,38-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcının, 170,78-TL peşin harç ve 852,02-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 7.158,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.. 20/03/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!