WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/288 Esas
KARAR NO : 2024/113

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2019
KARAR TARİHİ : 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 15/05/2019 tarihli dava dilekçesinden özetle; Davacı ile davalı ... şirketleri arasında 01.01.2016 tarihli, 1 yıl süreli yetkili servis satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini, davalı ...'un sözleşmenin devamı sırasında servis hizmetlerinin gördürülmesi konusunda ... ile gizli olarak anlaştığını, bu nedenle haksız fesihten dolayı uğranılan zarardan Rekabet Kanunu uyarınca ...'in de sorumlu olduğunu, davalı ... 31.10.2018 tarihinde Türkiye yerel satış operasyonundan çıkma kararı aldığını duyurduğunu, duyuruda sürecin tamamlanmasına kadar tüketici hizmetlerinin devam edeceği belirtilerek akdi ilişkinin devamı konusunda güven uyandırıldığını,02.11.2018 tarihinde ek garanti kodlarının temininin sağlanamayacağını duyurduğunu, 18.12.2018 tarihinde ise 31.03.2019 tarihi itibariyle Türkiye pazarından çıkacağını ve fesih mektubunu davacı ile paylaşacağını bildirdiğini, bu bildirim üzerine 18.12.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan hakların teslim edilmesinin istendiğini, davalı ...'un 16.01.2019 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin yürürlükte olduğunu ve servis hizmetlerinin devam edeceğini beyan ettiğini ve yine akdi ilişkinin devamına ilişkin güven uyandırdığını, Aralık ayından itibaren yedek parça çıkışı yapılmadığını ve zor durumda kalındığını, tüketicilerin şikayetlerine maruz kalındığını, ticari itibar kaybına uğradığını, vade süresinde değişikliğe gidildiğini, bu uygulama ile davacının ekonomik mahvına neden olunduğunu, sözleşmenin yazılı olarak feshinin bildirilmediği ancak sözleşmenin fiilen feshedildiğini, sözleşmenin 38. maddesinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu bu hükme dayanılarak sözleşmenin feshedilemeyeceği, sözleşmenin devamı konusunda uyandırılan güven nedeniyle feshin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, TKHK uyarınca üretici veya ithalatçının kullanım ömrü süresince satış sonrası onarım ve bakım hizmetlerinin sağlanmak zorunda olduğunu, Ticaret Bakanlığı tarafından ev aletlerinin ortalama kullanım ömrü olarak belirlenen 10 yıl boyunca davacının kazançtan yoksun kaldığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla örnek olarak yapılan hesaplamaya göre 2.294.096,93 TL kardan yoksun kalındığını, davalı ...'un haksız işlemleri nedeniyle davacının ekonomik olarak zor duruma girdiğini, araç satmak zorunda kaldığını ve işçilerin iş akitlerini feshetmek zorunda kaldığını, davalı ... ile ...'in gizli anlaşmasının özünün davacının yetkili servis olarak çalışamaz hale getirilmesi ve ... yetkili servisleri ile rekabet etmesinin engellenmesi olduğunu, ...'in sözleşme halen yürürlükteyken sosyal medya hesabından ... montajı yaptığını duyurması ile aralarındaki gizli anlaşmaya uygun olarak çalışmaya dahi başladıklarının anlaşıldığını, uzun yıllar sonucu yarattığı müşteri çevresini ...'e bırakmak zorunda kaldığını, ...'in elde edeceği kazancın denkleştirilmesi gerektiğini, davalı ...'un yedek parça ve aksesuar ihtiyacı olmadığı halde servis kullanıcı kodu ve şifresi ile servis panelinden sipariş girişi yaparak davacı bilgisi dışında sipariş listeleri hazırladığı ve bu nedenle büyük oranda ürün alımı konusunda zorlandığını ve sonuçta satış hızının üstünde stok oluştuğunu, sözleşmede fesihten itibaren 15 gün içinde ...'a teslim edileceğinin düzenlendiğini, davalı ...'un e-mail ile yetkili servis elinde bulunan yedek parça ve aksesuarların ücretsiz olarak davacıya bırakıldığının belirtildiğini, ancak bu yedek parça ve aksesuarların yalnızca ... markasına dahil olan ürünlerde kullanılabilecek malzemeler olduğunu, bu nedenle bu malların bırakılmasının faydasız olduğunu, bu yedek parçaların ücretlerinin ödenerek davalıdan temin edildiğini, yaklaşık 100.000-TL değerinde yedek parça, 35.000 TL-40.000 TL değerinde de aksesuar bulunduğunu, beyanla davalıların ortak kusuruna dayanan haksız rekabet teşkil eden eylemleri sonucunda sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmiş olup, davalı ... şirketleri cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'un bağlı bulunduğu ... tarafından alınan karar gereğince davalı şirket tarafından Türkiye içerisinde satış operasyonlarını sonlandırılmasının zaruri hale geldiğini, alınan kararını yetkili servislere bildirildiğini, bilgilendirmeden sonra servislere aksesuar hedefi gösterilmediğini ve servislerden talep olmadıkça satış da yapılmadığını, davalı ...'un tüm yetkili servis sözleşmelerini 2019 yılı Mart ayı itibariyle sözleşmenin 38. maddesi uyarınca feshettiğini, fesihten önce yetkili servislerin kötüniyetle bir araya gelerek 18.12.2018 tarihinde ihtarname gönderdiklerini ve haksız bir biçimde zarar tazmininde bulunduklarını, davacının hiçbir zaman münhasır bir yetkili servisi olmadığını, ticari ilişki devam ederken birçok firmanın yetkili servis hizmetini yürütmüş ve özel servis olarak da hizmet verdiğini, sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca davacının herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü olmaksızın feshedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla servis sözleşmelerinin haksız feshi halinde Yargıtay'ın belirlemiş olduğu ilke ve kararları uyarınca hesaplanabileceğini, sözleşmenin haksız ve kötüniyetli talepleri uyarınca taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle ve sözleşme hükümlerine göre haklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin hiçbir maddesinde davacıya TKHK kapsamında 10 yıl süre ile satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerinin sağlanacağı hususunda bir taahhütte bulunulmadığını, bakım ve onan sağlanması sade sözleşme süresi ile sınırlı olduğunu, sözleşmenin feshi ile davacının böyle bir yükümlüğünün de kalmadığını, sözleşmenin ... Yetkili servis ürün satış ticari koşulları başlıklı 3 nolu eki uyarınca davacının ...'dan tedarik edeceği aksesuar, yedek parça ürün gruplarının satışını üstlendiğini ve satış hedefleri ve buna bağlı teşvikler içinv çaba göstermeyi bu amaçla gerekli stok bulundurmayı açıkça kabul ettiğini, davacının sözleşme ilişkisi içerisinde satışından prim elde etmek gayesiyle sipariş verdiğini, davacının kendi iş hacmi ile yedek parça siparişi verdiğini, yedek parçaların her marka ürün grubunda kullanıldığını, sözleşmenin 7. Maddesi sadece davalının davacıya vermiş olduğu demirbaşları kapsadığını, satın alman ürünlerle ilgisi bulunmadığını, sözleşmenin feshi ile davacının manevi tazminat talebine ilişkin zarar iddiası arasında illiyet bağı bulunmadığını, sözleşmenin 14. maddesinde ...'un yetkili servisin belirlenmiş servis alanında başka bir yetkili servis açma, herhangi bir sebep göstermeksizin daraltma ve genişletme hakkına açıkça sahip olması ve davacının da bu hususu açıkça kabul etmesine rağmen haksız rekabet iddialarında bulunmasının mesnetsiz olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla Türkiye satış operasyonundan çıkma kararı alan davalı şirketin 3. kişiler ile görüşmeler yapmasının ticari bir karar olduğunu ve bunun son derece doğal olduğunu, ... ile ... arasında fesih tarihinde ve halen imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, ...'un TTK, RKHK ve ilgili yasal mevzuat kapsamında haksız rekabet teşkil edebilecek hiçbir eylemi bulunmadığını, davacının iddialarının soyut nitelikte olduğunu, haksız fiil teşkil edecek herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketleri cevap dilekçesinde özetle; sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği davacı ile ... arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin iddia ve taleplerin üçüncü kişi konumundaki ...'e yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, sözleşmeni tarafı olmayan ...'in fesihten doğan taleplerin muhatabı olmayacağını, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, ...'in haksız rekabet teşkil eden eylemleriyle ... ile davacı arasındaki yetkili servis sözleşmesinin feshine zemin hazırlandığı iddiasının hiç bir somut delile dayanmadığını, ...'un Türkiye'deki faaliyetlerini durdurma kararı almasından sonra, mevzuatlar gereği satış sonrası servis hizmetlerinin sağlanabilmesi adına ... ile anlaşma yapılmasının gündeme geldiğini ve taraflar arasında niyet mektubu imzalandığını, ileride akdedilmesi planlanan sözleşmenin temel esaslarının belirlendiğini, sözleşmede hiçbir şekilde münhasırlık olmadığı için ...'un istediği zaman istediği şirketle çalışarak hizmetlerini yerine getirme hakkına sahip olduğunu, ...'in herhangi bir haksığ rekabet teşkil edecek nitelikte bir davranışı olmadığını, nitekim çalışma şekli ile teklifin ... tarafından geldiğini ve ticari olarak karşılıklı değerlendirilerek çalışmaya başlandığını, haksız rekabet kuruntunun, dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla rekabet ortamının bozulmasının önlenmesine yönelik olduğunu, ... ile ... arasındaki anlaşmanın RKHK hükümlerinde yasaklanan rekabeti kısıtlayıcı eylemlerden herhangi birine girmediğini, Rekabet Kurumu'na 14.05.2019 tarihinde menfi tespit başvurusunda bulunulmuş olduğunu ve sürecin devam ettiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 24/02/2020 tarihli celsesinde; ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davacının ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı incelenerek davacı ile davalı ... Ticaret A.Ş ticari ilişkinin tespiti, ticari ilişki süresinde davacının elde ettiği gelirlerin tespiti yapılarak ayrıntılı kayıt ve cari hesap dökümünün yapılarak davanın alacak talepleri ve mahrum kalınan kazanç talebi açısından değerlendirme yapılarak hesap yapılanmasını ve stoklarında bulunan esya ve aksesuarların yerinde inceleme yapılarak değerinin tespitinin yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 14/09/2020 tarihli talimat raporunda; Davacının davalı ... ile akdi bir ilişkisi olmasına rağmen davalı ... ile arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı, bu nedenle davalı ...'in sözleşmesel bir sorumluluğu doğmayacağı, ancak davacının haksız rekabete ilişkin iddialarının değerlendirilmesi gerektiği, haksız rekabet hükümlerinin uzmanlık alanımız dışında olması nedeniyle bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, sözleşmenin 38.maddesinin genel işlem koşulu olup olmadığı, sözleşmenin bu maddeye dayanarak feshedilmesinin TMK m.2'ye aykırılık teşkil edip etmeyeceği ve davalı ...'un Türkiye içerisinde satış operasyonlarının sonlandırılmasının sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturup oluşturmadığı hususlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemece, sözleşmenin haksız feshinin kabul edilmesi halinde davacının uğradığı müspet zarar kapsamındaki kar kaybı zararını talep edebileceği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin yetkili servis sözleşmelerinin haksız feshi halinde, kazanç kaybına ilişkin benimsediği hesap yöntemine göre; davacının yetkili servis olarak emsal bir iş bulabilmesinin yaklaşık 45 gün süreceği, davacının sözleşme feshinden sonra aylık kazanç kaybı (kar kaybı, gelir kaybı) 'nın 109.544,51 TL olarak tespit edildiği, makul süredeki kazanç kaybının 109.544,51 TL X 45 gün= 164.316,77 TL olduğu, davacı ...Şti.'nin Yüksekalan mahallesi, ... adresindeki işyerine gidilerek, stoklarda bulunan malzemeler tek tek incelenmiş, malzemeler faturalardan kontrol edilmiş, satın alındıkları tarihlerdeki fiyatları ve yeni fiyatları tespit edilmiş ve bu yedek parçaların, davacı yan'ın nihai tüketicilere Satmış olduğu eşyalar haricindeki diğer firmalara ait eşyalarda kullanılamayacağı tespit edilmiş, diğer firmalara ait eşyalarda kullanılamayacağından dolayı davacının elinde kalıp bu stokların tamamının zarar niteliğinde olduğu tespit edildiğin, davacının stoklarında bulunan ve kullanamadığı malların güncel tutarının 1.076.495,00 TL olduğunun tespit edildiğini,
Mahkememizin 30/11/2020 tarihli celsede; ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalı ..'un uyuşmazlık dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacak borç durumunun tespit edilmesi, ticari ilişki kapsamında davalı tarafından yapılan ödemelerin ve kesilen faturaların her yıl açısından tespit edilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, talimat mahkemesine sunulan 23/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...Ticaret A.Ş. nin yasal defter kayıtlarının e defter kapsamında olup elektronik ortamda tutulduğu, bu defterlerin açılış ayları ve kapanış ayları dahil olmak üzere aylık beratlamalarının yasal sürelerinde yapılmış olduğu, bu defterlere yapılması gereken muhasebe kayıtlarının usulüne göre yapıldığı, diğer bir ifade ile bu defterlerin davalı lehine delil olmasına engel bir tespitin olmadığı, Davacı tarafından açılan bu davanın, davalıların ortak kusuruna dayanan haksız rekabet eylemleri sonucunda taraf olduğu yetkili servis sözleşmesinin haksız şekilde fesih edilmesi sebebi ile uğramış olduğu zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sı maddi tazminat, yine uğramış olduğu ticari itibar kaybı nedeniyle de yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'sı manevi tazminat davası olduğu, Davacının davalıdan cari hesap nedeniyle herhangi bir alacağının bulunmadığı, yine davacı tarafından bu konuda da bir talepte bulunulmadığı, Davalılardan ... A.Ş ile diğer davalı ... Ticaret A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunduğu, bu ticari ilişkinin ... Ticaret A.Ş. Tarafından davalı ... A.Ş. adına düzenlenen 31/05/2019 tarihli fatura İle başlamış olduğu, davacının taraf olduğu yetkili servis sözleşmesinin haksız şekilde fesih edildiğine dair iddiası ile ilgili takdirin Mahkemeye ait olduğu, yine davacının taraf olduğu yetkili servis sözleşmesinin fesih edilmesi nedeniyle maddi zararı olduğuna dair dava dosyası münderecatından bir tespitin yapılamadığı, davacının maddi zararı olup olmadığı konusundaki tespitin ancak davacının iddiaları doğrultusunda yine kendi yasal defter kayıtları üzerinde yapılacak İnceleme sonucunda tespit edilmesinin mümkün olabileceği, bu konudaki taktirin de Mahkemeye ait olduğu,
Mahkememizin 02/07/2021 tarihinde verilen ara karar gereği; Tarafların iddia ve savunmaları, alınan raporlar, tarafların itirazları, sözleşme ve tüm deliller değerlendirilerek davacının sözleşmenin feshinin haksız olması halinde davalılardan talep edebileceği alacağının Yargıtay 11. HD.'nin yetkili servis sözleşmesi içtihatları kapsamında tespit edilip hesaplanması konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından ibraz edilen 15/12/2021 tarihli raporda; Taraflar arasındaki sözleşmenin, 38. Maddesinde öngörülen, fesih ihbar yükümlülüğüne uygun olarak feshedildiği, bu bakımdan haksız bir fesih ihbarından söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının uğranılan zararların tazminine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olmadığı, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 08.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan; Davacının yetkili servis olarak emsal bir iş bulabilmesinin yaklaşık 45 gün süreceği, davacının sözleşme feshinden sonra aylık kazanç kaybı (kar kaybı, gelir kaybı)'nın 109.544,51 TL olarak tespit edildiği, makul süredeki kazanç kaybının 109.544,51 TLx 45 gün = 164.316,77 TL olduğu, davacının stoklarında bulunan ve kullanamadığı malların güncel tutarının 1.076.495,00 TL olduğu, yönündeki tespitlerin dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkememizin 11/04/2022 tarihli ara karar ile;Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek sözleşmenin feshinden sonra davacının ne kadar sürede aynı emsal ve nitelikte iş bulabileceği, 45 günlük süreye yönelik itirazların değerlendirilerek gerekçelendirilmesi, davacının kazanç kaybının mali veriler kapsamında belirlenen süreye göre hesaplanması konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi tarafından ibraz edilen 06/12/2022 Tarihli raporda; Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, bilirkişi raporları ve tarafların bilirkişi raporlarına karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmiş olup ve dosya incelenerek sözleşmenin feshinden sonra davacının, 45 gün sürede aynı emsal ve nitelikte iş bulabileceği, davacının kazanç kaybının mali veriler kapsamında değerlendirilmesinin uzmanlık alanı olmadığı ancak 08/07/2020 tarihli bilirkişi raporundaki mali veriler baz alındığında 164.316,77 TL olduğu, yine aynı raporda stoklarda bulunan malların güncel tutarının 1.076.495,00 TL olarak değerlendirilmesine rağmen yine yukarıda açıkladığım gerekçelerle tamamının zarar kabul edilemeyeceği ancak yine de sözleşmenin 35. Maddesi gereği bu kalemin zarar kabul edilip edilmeyeceği hususunda takdirin Mahkememizde olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizin 28/02/2023 tarihli celsesinde; Mahkememizce ... 1.ATM'nin ... Talimat dosyasında alınan 08/07/2020 tarihli rapor uyarınca dosyanın talimat mahkemesi aracılığıyla yeniden bu bilirkişilere tevdi edilerek taraf itirazlarının değerlendirilmesi, kök rapordan sonra alınan raporların irdelenerek taraf vekilleri tarafından sunulan içtihatların da değerlendirilerek davacının aynı iş kolunda emsal bir iş bulabilmesi için gereken makul sürenin, davacının fili durumunun da değerlendirilerek gerektiği takdirde teknik bilirkişi tarafından davacının şirket merkezinde yerinde inceleme yapılarak tespit edilmesi, bunun yanı sıra davacının stoklarında kalan bir takım mallar yönünden son alınan bilirkişi raporunun irdelenerek mevcut bulunan malların tamamı zarar olarak kabul edilip edilemeyeceğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, bu ürünlerden başka makineler da kullanılabilecek olan var ise bunların miktarının ve değerinin ayrıca tespit edilerek bu yönde ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından talimat mahkemesi ... 1. ATM'ye sunulan 17/07/2023 tarihli Ek raporda; Davacının işyerinde detaylı olarak yerinde yapılan incelemelerde; Elde kalan aksesuar ve yedek parçalar sadece ... markalı ürünlere özel olduğu için diğer marka ürünlere kullanma şansının olmadığını, bu nedenle sözleşme feshi durumunda yetkili servisin elindeki fesih olunan markaya ait yedek parça ve aksesuarları iade fatura ile iade hakkı bulunduğunu, ... bu yedek parça ve aksesuarları iade fatura ile iade hakkı bulunduğunu, ... bu yedek parça ve aksesuarları iade almış ya da iade almaktan imtina ederse bu durumda yetkili servisin maddi zararından bahsedilebileceğini, iade tutarlarının KDV hariç toplam tutarının 158.763.37 EURO + KDV olduğu, bu tutarın TL kuruna çevrilerek fatura edilmesi gerektiği, Whirpool bu yedek parçaları iade almaktan imtina ederse ödemesi gereken stoktan kaynaklı zararın 158.763.37 EURO olduğu, yerinde yapılan inceleme neticesinde; Davacının hala emsal bir iş bulamadığının tespit edilmiş olup, fiili olarak, fesih tarihinden günümüze kadar geçen sürede (4 yıl 3 aylık) davacının emsal bir iş bulamadığı ve fiili olarak bugüne kadar kazanç kaybının; 109.544,51 TL (aylık kazanç kaybı ) * 4 yıl 3 ay (5l ay) = 5.586.773,07 TL olduğunu, bu alacağa temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar değişen oranlarda avans sonuç olarak Kazanç kaybı; 5.586.773,07 TL (temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi hesaplanması gerekmektedir) Stok zararı olarak 158.763,37 EURO olarak hesaplanmış olup, iade faturası kesilmesi halinde tutara ayrıcı KDV eklenmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; "fazlaya ve sair konulara ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00-TL olan mahrum kalınan kazanç taleplerini 5.581.773,07- TL artırarak 5.586.773,07-TL olarak, 5.000,00-TL olan aksesuar ve yedek parça iadesi taleplerini 4.782.430,04-TL artırarak 4.787.430,04-TL (158.763,37 EUROx30,1545 31.10.2023 tarihli, 15:30'da belirlenen TCMB Euro Efektif Satış Kuru") olarak ıslah ettiklerini bildirmiş olup, ıslah harcının da yatırılmış olduğu görüldü.
Davacı ile davalılardan ... A.Ş arasında 6502 sayılı kanun ve ilgili diğer mevzuat kapsamında verilecek satış sonrası hizmetler ve diğer hizmetlerin tedarikine dair hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetkili servis sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede yetkili servis olarak atayan firmanın ... A.Ş olarak gösterildiği, sözleşmenin 1. Maddesinde; ... tarafından üretilen ve iç veya dış piyasadan satın alınarak pazarlanan tüm ürünlerin yetkili servis tarafından belirlenen servis yetki alanında garantili veya garantisiz satış sonrası servis hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili bakım ve onarımlarının sağlanmasından ibaret olduğu, 2. Maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe gireceği ve 1 yıl süre ile yürürlükte kalacağı sözleşme süresinin sona ermesinden 30 gün önce taraflardan birinin diğerine noterlik vasıtası ile fesih ihbarında bulunmaması halinde aksi ... tarafından diğer tarafa yazılı olarak bildirilmedikçe sözleşmenin aynı şartlar ile 1 yıl süre ile yenilenmiş olacağı, sözleşmenin 38. Maddesinde; ...' un iş bu sözleşmeyi her hangi bir neden gösterilmeksizin ve hiçbir şekilde tazminat ödemekle yükümlü olmaksızın 15 gün önceden yetkili servise yazılı ihbarda bulunarak her türlü hak ve alacakları saklı kalmak üzere istediği zaman sona erdirebileceği düzenleme konusu yapılmıştır.
Davalı ... A.Ş sözleşmenin 38. Maddesine dayalı olarak hiçbir neden göstermeksizin 15 günlük ihbar önlemine uyarak sözleşmeyi fesih ettiğini, davacıya ihtar etmiş , fesih ihtarı davacı tarafından 23/03/2019 tarihinde tebliğ alınmıştır.
Davalı .. A.Ş nin sözleşmenin 38. Maddesine göre; hiçbir neden göstermeksizin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesihinin haklı olup olmadığının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu olanak, Borçlar Kanunu'nda öngörülen sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir sonucudur ve Anayasa'nın 48. maddesi ile de teminat altına alınmıştır. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı açıktır.
Sözleşmenin 38. Maddesinde; davalı Whirpool'a tanınan herhangi bir sebep bildirmeden fesih hakkının kullanıldığı, davalı Whirpool tarafından davacıya gönderilen fesih ihbarnamesi ile taraflar arasında akdedilen yetkili servis sözleşmesinin feshedilmiş olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2014 tarih, 2014/7542 E- 2014/16209 K. ilamında da belirtildiği üzere sözleşmede böyle bir hüküm bulunması halinde dahi davalının sözleşmeyi feshetmesi için haklı bir sebebin bulunması gerekmekte olup, davalıya tek yanlı olarak böyle bir hak tanınamayacağından hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin tek yanlı olarak sözleşmenin feshedilemeyeceği ve sözleşme ile davalıya tanınan bu hakkın da yasaya ve iyiniyet kurallarına uygun bir şekilde kullanılması gerektiğinden, sözleşmenin 38. maddesine göre davalının fesih yetkisini kullanmasının açıkça hak ihlali olup olmadığının, başka bir deyişle sözleşmedeki bu hükme dayalı olarak yapılan fesih bildirimi ve kullanılan fesih hakkının yasa ve iyiniyet kurallarına göre haklı sebeplere dayalı bir kullanım niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı ... A.Ş 26/10/2018 tarihli 2018/8 yönetim kurulu kararı ile ...çıkarak operasyonlarını sonlandırma ve çalışanların iş akitlerini fesih etme kararı almış, ... çıkma kararı aldığı konusunda yetkili servis olarak çalışma yapan davacı ... Ltd.Şti.'yi 31/10/2018 tarihinde bilgilendirmiş bilgilendirme yazısında "...Süreç tamamlanana kadar müşterilerinin önceliği olmaya devam edeceği ve günlük işlerini her hangi bir değişiklik olmadan yürütmeye devam edeceği, servis hizmetlerinin de geçmişte olduğu gibi ... ile sürdürüleceği ,.." belirtilmiştir. 23/11/2018 tarihli e-mail de TSE belgesi yenilenmesi halinde ... ünvan ve markalarının belgelerden sildirilmesi istenmiş, Aralık 2018 tarihli yetkili servislere hitaben düzenlenen, e-mailde de 31/03/2019 tarihine kadar servis hizmetlerinin mevcut yetkili servisler ile yapılacağı, ileriki günlerde bilgilendirme yapılacağı, aylık hesap bakiyesi bilgilerinin ve ödeme vadeleri değişikliklerinin paylaşılacağı 2018 aksesuar ve yedek parça alımları ile stok fazlalıklarının çözümü için çalışma yapılacağı, Mart 2019 sonu için planlanan iş ortaklığı sonlandırma prosedürü uyarınca hizmet sözleşmelerinde belirtilen şart ve koşullara dayanan fesih mektubunun paylaşılacağı, bu dönem süresince ve iş ortaklığı sonlanana kadar bir takım yükümlülüklerin eksik yerine getirilmesi istenilmiş, 23/03/2019 tarihli elektronik posta ile de 31/03/2019 tarihinden sonra yetkili servis hizmetlerinin ... tarafından verileceği, bazı hizmetler açısından ...'in ilgili servislere destek olacağı bildirilmiştir.
Davalı ... tarafından davacı yetkili servise gönderilen yazışmaların içeriği değerlendirildiğinde; sözleşmenin devamı konusunda davacı yetkili serviste her hangi bir güven oluşturulmadığı, sözleşme fesih edilmeden önce davalı ...'un Türkiye pazarından çıkacağının operasyonlarının sona erdirileceğinin ve sözleşmenin fesih edileceğinin de davacı yetkili servise bildirildiği dikkate alındığında, davalı ...' un sözleşmenin 38. Maddesine dayalı fesih hakkını dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanmadığı, sözleşmeyi haksız suretle fesih etmediği, fesih hakkının geçerli olarak ... tarafından kullanıldığı, bu nedenle davacı tarafından ...'dan sözleşmenin fesihinden dolayı tazminat talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Davacı, davalı ... grubu ile ... grubunun anlaşma yaparak ... yetkili servislerini çalışamaz hale getirdiklerini, servis hizmetlerinin ... grubu tarafından yerine getirilmesi için anlaşma yapıldığını, haksız rekabet ortamı yaratılarak güven ve dürüstlük ilkesine aykırı sözleşmenin fesih edildiğini, oluşturulan haksız rekabet sonucunda sözleşmenin fesihinden dolayı ... ile birlikte ...'in de sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
TTK nun 54/2 maddesine göre rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız rekabet oluşturacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Davalı ... grubu ile ... grubunun yetkili servis sözleşmesinin feshinden önce gizli anlaşma yaptıkları yolundaki iddia; davacı tarafından ispat edilememiştir. ... grubunun Türkiye deki satış ve pazarlama faaliyetine son verdikten sonra satış sonrası servis hizmetlerini mevcut yetkili servisleri ile değil de ... grubu ile yürütmesinin haksız rekabet teşkil etmediği, dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirilemeyeceği, ...' un Türkiye'den çekilme kararı aldıktan sonra 10 yıl sürmesi gereken satış sonrası hizmet yükümlülüğünün nasıl sürdüreceğini planlaması ve ... grubu ile iş birliği içine girmesinin anayasal sözleşme çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davacının incelenen ticari defterinde son yıllarda yetkili servis hizmetlerindeki kârın azaldığının tespit edildiği, ...'un satışlarını durdurmasından sonra bu durumun daha da artacağı, bu koşullar altında yetkili servislerin bu hizmeti 10 yıl süre ile aksatmadan sürdürmesinin beklenilemeyeceği, ... grubu ile iş birliği yapılmasının rekabet hukukuna ve sözleşme hukukuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ... hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de subjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Subjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonucunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Subjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur. Dosyada davalıların davacının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşıyabilecek bir davranışı bulunduğu ispat edilemediğinden, manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının davalıdan aldığı malların bir kısmının 2018-2019 yıllarında satışının yapıldığı, bir kısmının ise stoklarında mevcut bulunduğu, davacının stoklarında bulunan aksesuar ve yedek parçaların sadece ... şirketine ait ürünler için kullanılabileceği, ... Türkiye den çekilme kararını duyurduğu, Ekim 2018 den sözleşmeyi fesih ettiği Mart 2019 tarihine kadar geçen 5 aylık süre de 2018 yılından beri devam eden sözleşme nedeniyle yedek parça ve aksesuar stokunu eritmek için yeterli süre olmadığı, üretici firmanın Türkiye'den çekilmesini davacının ön görmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının stoklarında bulunan yedek parça ve aksesuarların (..., ..., ... tarafından liste olarak tespiti yapılan yedek parçaların 08/07/2023 tarihli raporlarında listede belirlenen ) iadesi ile yedek parça ve aksesuar bedelinin davalı ... 'dan tahsili gerektiği, bilirkişilerce stokta kalan yedek parçaların bedelinin 158.763,37- Euro olduğunun tespit edildiğini, davacının davasını açarken tazminat talebini TL cinsinden belirlediği, ıslah dilekçesinde; 158.763,37-Euronun ıslah tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek 4.787.430,04-TL talepte bulunduğu, dava Türk Lirası cinsi üzerinden açıldığından ıslah tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek talep de bulunulamayacağı, dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiği dava tarihi olan 15/05/2019 günü Euro Efektif satış kurunun 6.8029TL olduğu, davacının talep edebileceği tazminat miktarı olan 158.763,37 Euronun (158.763,37 Euro X6.8029= 1.080.051,32TL) 1.080.051,32-TL olduğu %18 KDV'nin de 194.409,23-TL olduğu, davacının talep edebileceği miktarın KDV ile birlikte 1.274.460,55-TL olduğu, hüküm vermeye elverişli denetime açık son ek bilirkişi raporu ile anlaşıldığından; Davanın kısmen kabulüne, ... San ve Tic A.Ş ile ... Tic A.Ş'ye açılan davanın reddine, Kar mahrumiyeti talebinin reddine, davacı stoklarında bulunduğu bilirkişiler ..., ..., ... tarafından hazırlanan son bilirkişi raporunda (08/07/2023 tarihli) liste halinde tespit edilen yedek parçaların davacı tarafından davalılar ... Tic A.Ş ile ... Tic A.Ş şirketinin iade edilmesi koşulu ile 1.080.051,32 TL + %18 KDV'si 194.409,23 TL olmak üzere toplam 1.274.460,55 TL'nin dava tarihinden önce davacı tarafından davalı usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmediğinden 5.000 TL'sine dava tarihinden, 1.269.460,55 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Tic A.Ş ve ... Tic A.Ş'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 08/07/2023 tarihli bilirkişi raporundaki malzeme listesinin hükme eklenmesine, Manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın kısmen kabulüne, ... San ve Tic A.Ş ile ... Tic A.Ş'ye açılan davanın reddine,
2-Kâr mahrumiyeti talebinin reddine,
3-Davacı stoklarında bulunduğu bilirkişiler ..., ..., .... tarafından hazırlanan son bilirkişi raporunda liste halinde tespit edilen yedek parçaların davacı tarafından davalılar ... Tic A.Ş ile ... Tic A.Ş şirketinin iade edilmesi koşulu ile 1.080.051,32 TL + %18 KDV'si 194.409,23 TL olmak üzere toplam 1.274.460,55 TL'nin 5.000 TL'sine dava tarihinden, 1.269.460,55 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Tic A.Ş ve ... Tic A.Ş'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 08/07/2023 tarihli bilirkişi raporundaki malzeme listesinin hükme eklenmesine,
4-Manevi tazminat talebinin reddine,
5-Harçlar yasası uyarınca belirlenen maddi tazminat açısından hesap edilen 87.058,40-TL karar harcı ile manevi tazminat açısından hesap edilen 427,60-TL olmak üzere toplam 87.486‬,00-TL. karar harcından peşin alınan 341,55-TL. İle 176.994,70-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 177.336,25--TL. harcın mahsubu ile fazla harç olan 89.850,25‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından aşağıda dökümü yapılan 10.933‬-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.311,96‬-TL'nin davalı ... Tic A.Ş ve ... Tic A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Tic A.Ş ve ... Tic A.Ş'de tarafından yapılan 220-TL yargılama giderinin, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 193,6‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine bakiyesinin bu davalılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 170.190,66-TL vekalet ücretinin davalı ... Tic A.Ş ve ... Tic A.Ş alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesi gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 394.897,43-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesi uyarınca maddi tazminat açısından davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 394.897,43-TL nispi vekalet ücreti ile manevi tazminat açısından Avukatlık kanunun 13.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi reddedilen kısmı da geçemeyeceğinden 10.000-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 404.897,43-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Tic A.Ş ve ... Tic A.Ş'ye verilmesine,
11-Davalı ... San ve Tic A.Ş ile davalı ... Tic A.Ş' açısından dava red edildiğinden ve bu davalılar kendisini vekil ile temsil ettiren Avukatlık Ücret tarifesi uyarınca maddi tazminat açısından hesaplanan 407.642,03-TL vekalet ücretinin ve manevi tazminat açısından hesap edilen Avukatlık kanunun 13.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gibi reddedilen kısmı da geçemeyeceğinden 10.000-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 417.642,03‬-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San ve Tic A.Ş ile davalı ... Tic A.Ş'ye verilmesine,
12-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
13-Arabuluculuk ücreti olan 1.320 TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 158,4‬0-TL'nin davalı ... Tic A.Ş ve davalı ... Tic A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.161,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Dair davacı vekili ile davalı ... Tic. A.Ş ve ... San Tic A.Ş vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/02/2024

Başkan
E-imzalıdır.
Üye
E-imzalıdır.
Üye
E-imzalıdır.
Katip
E-imzalıdır.

Harç Dökümü
K.H. 87.486‬,00-TL.
P.H.177.336,25-TL.
İ.H. 89.850,25‬-TL

Davacı Yargılama Gideri
10.000-Bilirkişi
+933-TL Posta
10.933-TL Toplam