WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 44. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/549
KARAR NO : 2024/472

DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 17/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dava tarihi itibari ile toplam borcun ... TL olduğunu, davacı takibe dayanak borçları çek riskinden, KMH borcundan, ve taksitli kredi borçlarından kaynaklandığını, davalı banka sözleşmeye ve TCMB tebliğlerine aykırı faizler talep ettiğini, öncelikle müvekkili adına KMH borcu için yapılan takipte 5464 Sayılı Kanun 26/2. Maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi talep etmesi gerekirken sabit faiz talep ettiğini, TCMB Tebliğleri ve 5464 Sayılı Kanun 26/2. Maddesi gereği dava tarihine kadar değişen oranlarda TCMB'sının belirlediği faiz işletilmesi gerekeceği açıkken sabit % 36,36 faiz talep edildiğini, yine müvekkilinin kullanmış olduğu taksitli ticari kredilerde ise ödeme palnında görüleceği üzere temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise akdi faizin % 50 fazlası temerrüt faizi uygulanacağı Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Antalya Bölge Adliye Mahkeme kararında da açıkça belirtildiği gibi 'Ticari Kredilerde her kredi yönünden kredi ödeme planı ve kredi sözleşmesindeki Akdi ve Temerrüt Faizleri yazılı ise bu miktar üzerinden temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise müşterinin kullanmış olduğu kredi akdi faiz oranın % 50 fazlası baz alınarak temerrüt faizi uygulanması gerekeceğini, müvekkilinin ipoteği paraya çevrilmesi yolu ile 2017 yılında taşınır aracı satıldığını ve ... TL tahsilat yapıldığını, Müvekkilinin KMH borcu, taksitli Ticari kredi borcu ve çek riskinden kaynaklanan borcu için 5464 Sayılı Kanun 26/2-3. Maddesi, TCMB Tebliğleri ve Yargıtay Kararları dikkate alınarak icra dosyalarından dava tarihi itibari ile davalının takip talebi göz önüne alınarak dosya kapak hesabının istenilmesine ve konusunda uzman bir bilirkişi incelenmesi ile dava tarihi itibari ile borçlu olmadığı miktarın tespiti hususunda dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına ilişkin dava tarihi itibari ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, huzurdaki dava menfi tespit davası olup, bu davada yetkili mahkeme davalı müvekkilinin ikametgahı mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin ikametgah adresi .../... olup, işbu davada yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri bulunduğunu, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin yerinde olmadığını, dava menfi tespit davası olduğundan ve dava temelinde bir icra takibine dayandığından davacı tarafından dava değeri belirlenebilecek durumda olduğunu, keza borçlu vekili takip dosyasına vekalet sunarak takip dosyasından güncel kapak hesabı alabileceği gibi davacının kullandığı krediye ilişkin ne kadar ödeme yaptığını, hangi tarih itibari ile temerrüde düştüğünü bilebilecek durumda bulunduğunu, ancak davacı yan yargılama harç ve giderlerini düşük ödemek maksadı ile dava değerini ... TL olarak gösterildiğini, davacının dava değerini belirlemesi mümkün olduğundan ... TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca ticari davalarda da görülen menfi tespit davalarında istinaf kararı uygulaması neticesinde zorunlu arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunduğunu, somut olayda zorunlu arabulucuğa başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğundan ret edilmesi gerektiğini; esasa ilişkin ise, davacı ile temlik eden şirket kredi sözleşmesi imzalamış olup, taraflar krediye istinaden uygulanacak ödeme planı, faiz oranı, temerrüt şekli vs tüm hususlarda mutabık kalarak sözleşmeyi imzaladıklarını, davacı vekili, müvekkilinin borcu olan asıl alacağa temlik eden şirket tarafından uygulanan faiz oranının yerinde olmadığını talep konusu yaptığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede faiz oranının davacı tarafından kabul edildiğini, sözleşmenin bu şekilde imzalandığını, nitekim davacı borçlunun sözleşmede yer alan imzasına dair herhangi bir imza itirazı da bulunmadığını, öte yandan sözleşmede belirlenen faiz oranının uygun olmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin kanunun 4. Maddesinde "Diğer kanunların bu kanunda öngörülen orandan fazla temerrüt faizi ödenmesine ilişkin hükümleri saklıdır." hükmü bulunduğunu, Bakanlar Kurulu tarafından ise bu yetkinin Merkez Bankası' na bırakıldığını, temlik eden bankaca ödeme emrinde talep edilen faiz oranı TCMB Bankası tarafından belirlenen oranlar arasında kaldığını,bu nedenle davacı yanın iddialarının yerinde olmadığını, davacı/borçlunun işbu davası kötüniyetli olup, borçlu aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının miras bırakanı aleyhine kredi borcunun ödememesi üzerine yasal takip başlatma zorunluluğu doğduğunu, davacı/borçlunun kredi ilişkisinden kaynaklanan borcunun belirlenebilir olup, likit bir alacak olduğunu belirterek, davacı yanın davasının öncelikle usul nedenleri ile reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı/borçlu aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmesinde; dava dışı ... tarafından davacı ..., dava dışı ... aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL asıl alacak, ... TL asıl alacak, ... TL faiz, ... TL masraf olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Banka kayıtları, kredi sözleşmesi getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012)
İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı)
Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur.
Menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2018/3676 E, 2020/106 K; 2017/3407 E, 2019/2006 K; 2014/20597 E, 2015/11667 K)
İcra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi kök ve ek raporunda: Dosyada yer alan banka kayıtlarının ve Uyap üzerinden dava dosyasına eklenmiş olan Antalya Genel İcra Dairesinin, ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip dosyasının ve ... tarihli dosya kapak hesabının incelenmesi neticesinde;
Davacı ile dava dışı temlik eden banka arasında Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi temelli gayri nakdi kredi sözleşmeleri, kredili mevduat hesabı sözleşmesi ve taksitli kredi hesabı sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere istinaden davacının, temlik eden Banka nezdinde teminat mektubu, çek karnesi, ticari mevduat hesabı, taksitli ticari kredi ürünlerini kullandığı, bu minvalde bankanın kayıtlarında ticari nitelikli olarak işlem gördüğü, Yargıtay emsal kararları gereği, ticari işlerde, icra ödeme emrinde kat edildiği tarihe kadar işleyen akdi faiz ve ferilerin ilavı le oluşacak asıl alacak tutarının talep edilmesinin mümkün olduğu, 5464 Sayılı Kanun gereğince, yukarıdaki tabloda detaylı olarak gösterildiği üzere, tarafımızca T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen, dönemine uygun, değişen oranlarda akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması neticesinde; Davacının Antalya Genel İcra Dairesinin, ... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip dosyası altında, dava tarihi itibariyle toplam borcunun ... TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Talep faize ilişkindir ve dosya arasında kapak hesabı mevcuttur.
Davacı davasını ... tarihli dilekçesi ile ıslah etmiştir ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından sunulan ... tarihli ıslah dilekçesi, HMK düzenlemelerine göre davanın ıslahı bir kez mümkün olduğundan hükme esas alınmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu içeriğine göre, davacının bilirkişi raporundaki toplam miktarlar arasındaki farka ilişkin talepte bulunduğu, talebin ise sadece faize ilişkin olduğu, talep miktarı, bilirkişi raporundaki faize ilişkin fark miktarı göz önüne alınarak; davanın kısmen kabulü ile; davacının, Antalya Genel İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında icra dairesine dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen ... TL toplam faizin ... TL’sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Son olarak belirtmek gerekir ki;
Yargıtay 19. HD., 2020/237 Esas, 2020/805 Karar sayılı, 04.06.2020 Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir.(Benzer yönde Yargıtay 11. HD., 2020/4396 E, 2021/3198 K; 2020/6050 E, 2021/4519 K) Her ne kadar 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu hüküm altına alınmış ise de bu kanun maddesi dava tarihi itibariyle de yürürlükte değildir.(Yürürlük Tarihi 01/09/2023)
HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacının, Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ) takip dosyasında dosyamız içerisinde mevcut ... tarihli İcra Dairesi cevabında yer alan ... tarihli kapak hesabında bildirilen ... TL toplam faizin ... TL’sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın kısmen kabul kısmen red oranına(... / ...) göre hesaplanan ... TL’sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın kısmen kabul kısmen red oranına(... / ...) göre hesaplanan ... TL’sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davalının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır