T.C.
İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/461 Esas
KARAR NO:2024/526
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2023
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin inşaat ve otomotiv işi ile uğraşmakta olduğunu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ile müvekkilinin davalı tarafa ait inşaatta sondaj işini üstlenmiş olup, zamanında ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirmiş olduğunu, yapılan işin bedeline ilişkin olarak davalı tarafa ------ numaralı e-fatura düzenlenerek sondaj bedelinin talep edilmiş olduğunu, davalı tarafın fatura bedelini ödememesi nedeniyle ----------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek; davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap, beyan veya delil sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE
:Dava; hukuki niteliği itibariyle ---- sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir
.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari nitelikteki hizmet sözleşmesi kapsamında davacının davalıya ait inşaatta gerçekleştirdiği sondaj işi karşılığında kesmiş olduğu fatura bedeline hak kazanıpkazanamayacağına ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.-------sayılı takip dosyası------- üzerinden celp edilerek yapılan incelemede: davacının davalı şirket aleyhine, 14.02.2023 tarihinde, dayanağı 27.12.2022 tarihli 147.264,00 TL tutarında fatura olan 130.840,00 TL Asıl Alacak , 1.014,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.854,01 TL alacak miktarı üzerinden için ilamsız icra takibine başvurmuş olup, takip borçlusu şirketin takibin tüm ferileri ile birlikte borcun tamamına itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu görülmektedir.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak SMMM bilirkişi 26.03.2024 tarihli raporunda özetle; Davacıya ait ticari defterlerin TTK. 83 ve HMK. 220 kapsamında delil niteliğini haiz oldukları, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 19.12.2022 ile 27.12.2022 tarihleri arasında davacı tarafça davalı şirkete üç adet fatura düzenlenmiş olduğu, fatura bedelleri toplamının 480.084,00 TL olduğu ve davalı tarafından 30.12.2022 tarihine kadar davacıya banka aracılığıyla 250.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, 2022 yılı sonu itibarıyla davalı tarafın 230.084,00 TL borçlu durumda bulunduğu, davacı tarafın 2023 yılı muavin hesap kayıtlarına göre 01.01.2023 ile 18.02.2023 tarihleri arasında davalı şirketin davacıya 140.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, 18.02.2023 tarihi itibarıyla davacının davalı şirketten 90.084,00 TL alacaklı durumda olduğu, 14.02.2023 takip tarihi itibarıyla ise davacı tarafın alacak bakiyesinin 130.084,00 TL olduğu, 27.12.2022 tarihli fatura tarihi hizmet teslim tarihi olarak kabul edilerek hesaplanan işlemiş faizin 577,35 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin karşı tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, aradaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından 19.12.2022 - 27.12.2022 tarihleri arasında davacı tarafça davalı şirkete üç adet fatura düzenlenmiş olduğu, fatura bedelleri toplamının 480.084,00 TL olduğu ve davalı tarafından davacı şirkete banka aracılığıyla bir kısım ödemeler yapılmış olduğu, 26.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının 14.02.2023 icra takip tarihi itibariyle 130.084,0 TL alacaklı olduğu, asıl alacak miktarına işleyen faizin 577,35 TL olduğu (27.12.2022 tarihli fatura tarihi hizmet teslim tarihi olarak kabul edilerek) tespit edilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu, davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının davalıdan 130.084,00 TL asıl alacak, 577,35 TL işlemiş faiz olmak üzere 130.661,35 TL alacaklı durumda olduğu, davalı icra takibine mahkememizce kabul edilen alacak miktarı yönünden haksız itirazda bulunmakla, alacak miktarı likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 130.084,00 TL asıl alacak, 577,35 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin 130.661,35 TL üzerinden devamına, 130.084,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hüküm altına alınan 130.661,35 TL'nin %20'si olan 26.016,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 8.925,48-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.251,74-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.673,74-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL. başvurma harcı, 2.251,74-TL peşin harcın toplamı olan 2.431,64-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.580,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 20.905,82-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ------------ Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!