WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 43. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO 2020/701 Esas
KARAR NO :2024/523

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:07/12/2020
KARAR TARİHİ:04/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10/10/2018 tarihinde arkadaşı davalı ... idaresindeki motosiklet üzerinde yolcu olarak bulunmakta iken sürücü ...'un idaresindeki ... plakalı motosikletin alkol etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek elektrik direğine çarpması sonucu hayati tehlike geçirecek, kemik kırıkları oluşacak, her iki kulağında kalıcı işitme kaybı oluşacak derecede yaralandığını, davalının hızı ve alkolün etkisi ile virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybedip elektrik direğine çarptığını, davacının kaskı olmadığı için motosiklete binmek istemediğini, davalının “şehir içindeyiz-çok yavaş gideceğim” demesi üzerine kasksız binmek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin tüm yasal haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalılar aleyhine şimdilik 1.000,00TL maddi ve 300,00TL manevi tazminata hükmedilerek kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, dava harç ve masrafları ile ücreti vekaletinde de davalılardan tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin Adli Yardım talebinin Mahkememizin 11/12/2020 tarihli ara kararı ile kabulüne karar verilmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 18/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebimiz açısından; davacının meslekte kazanma gücü/efor kaybına ait toplam maddi zararının 1.116.279,80 TL olduğu, tespit edildiğinden maddi tazminat talebimizi fazlaya ilişkin tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla talebimizi 1.000TL'den 1.116.279,80 TL olarak ıslah ettiklerini, manevi tazminat talebi açısından dava dilekçesindeki taleplerini 300.000TL (üçyüzbinTL) olarak bildirmiş olmamıza rağmen sonuç ve istem kısmında sehven bir sıfırın eksik yazıldığını, işbu kısmı ıslah dilekçeleri birlikte karardan önce maddi hata olması ve sehven yanlış yazılmış olması sebebiyle 300.000TL (üçyüzbinTL) olarak düzeltiyoruz ve bu şekilde hüküm kurulmasını talep ettiklerini, işbu sebeplerden fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; dava dilekçelerini ıslahla; davanın kabulü ile davacı lehine ve davalılar aleyhine 1.116.279,80 TL (birmilyonyüzonaltıbinikiyüzyetmişdokuztlseksenkuruş) maddi tazminat ile 300.000TL (üçyüzbinTL) manevi tazminata hükmedilerek kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı sigorta şirketi sorumluluk sınırlarının karar yılı olan 2024 yılı poliçe sorumluluk sınırları doğrultusunda değerlendirilmesine, takdiri indirim uygulanacak ise karşı tarafa takdiri indirim sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmemesine, ara buluculuk ücreti , yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı kusurlu olup yine de iş göremezlik ve kusur oranının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, talep edilen tazminatı kabul etmediklerini, davacıya yapılan SGK ödemeleri varsa araştırılması gerektiğini, temerrüt tarihinin kaza tarihi olmadığını, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu beyan ile, haksız davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; .... Asliye Ceza Mahkemesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, kask takmayan, alkollü ve gerekli önlemleri almayan davacının müterafik kusuru dikkate alınması gerektiğini, davacının müzeik ile yeni ilgilendiği ve fotoğrafların yeni tarihli yani kazadan sonra olduğuna dikkat edilmesi gerektiğini, kusur konusunda adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, maluliyet konusunda üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlığından maluliyet raporu alınmalı gerektiğini, kazadaki kusur durumu ve müterafik kusur nazara alnıarak aktüerya bilirkişisiden hesap raporu alınması gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosya UYAP suretleri, SGK'dan hizmet dökümü, davacı vekili tarafından sunulan müzisyenliğe dair fotoğraflar, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden maluliyet raporu, İşitme Ölçüm raporu, hastane kayıtları, kaza tutanağı, banka kayıtları, SGK kayıtları, davacıya ait hastane, tedavi evrakları, sağlık kurulu raporları, davaya konu araç tescil bilgileri, ... ... Üniversitesinden davacının 30/09/20158 tarihinde kayıt yaptırdığı ve 18/02/2020 tarihinde mezun olduğuna ilişkin bilgi ile mezuniyet transkripti
Davacının ve davalının sosyo - ekonomik durum araştırılması yaptırılmıştır.
Dosya ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, 11/02/2022 tarihli raporda; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 06/09/2022 tarihli raporda; davalı sürücü (... plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ...’un kazanın oluşumunda % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ... ...’ın ... plaka sayılı motosiklette yolcu konumunda bulunduğu anlaşılmakla, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davacı yolcunun kask takmadığı ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğiazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davacı yolcunun kask takmadığı ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiği anlaşılmakla kendi yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğu, Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 Esas 2019/40 Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığı, her ne kadar daha önceleri Yargıtay’ın yerleşik içtihatları bakiye ömür süresi için PMF 1931 tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği yönünde ise de; Yargıtay 17. HD. 2020/2598 E. sayılı dosyasından verdiği ... K. nolu ve 14/01/2021 günlü ilamında özetle <...Dairemizce de 2020 Aralık ayı itibariyle tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.> denilmekle işbu raporda davacının yaşam süresinin TRH 2010-ERKEK Tablosu esas alınarak belirlendiği, davacının olay tarihinden itibaren 12 aylık geçici iş görmezlik süresi boyunca %100 oranında malul sayıldığının; devam eden dönemde ise %8 oranında sürekli malul kaldığının kabulü ile hesaplama yapıldığı, 25.12.2021 tarihli ve 31700 sayılı “Resmi Gazete”'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”’ un 3/b maddesi ile kaldırıldığından işbu rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada; davacının işlemiş pasif devresi için tenzil edilmiş net asgari ücret esas alındığı, 01.01.2022 tarihini takip eden işleyecek emeklilik/pasif devresi için ise 7349 nolu Kanun kapsamında bilinen son net asgari ücret (2022 yılı ikinci yarısı için; 5.500,35 TL x 12 ay = 66.004,20 TL ) esas alınarak hesaplandığı, teknik bölümde belirtildiği şekilde; davacı ...' ın yönünden yaptığı itiraz değerlendirildiğinde kök raporun tanziminden sonra dosyaya sunulan evraklar kapsamında Mahkemenin bu verilerin esas alınmasını kabulü ihtimaline göre yeni bir hesaplama yapıldığı, detayları raporda <3.4> maddesinde belirtildiği üzere yıllar bazında hesaplamanın davacının SGK Hizmet Döküm cetvelinde belirtilen rakamların asgari ücrete oranlanması sonucunda elde edilen katsayılar esas alınarak yapıldığı, buna göre davacının 25 yaşından Mart 2022 dönemine kadar net asgari ücret, Mart 2022 döneminden sonra 2022 yılı ilk yarısında net asgari ücretin 1,066 katı, 2022 yılı ikinci yarısında net asgari ücret, 2023 yılı ilk yarısında net asgari ücretin 1,475 katı, 2023 yılı ikinci yarısında Eylül 2023 dönemine kadar net asgari ücretin 1,684 katı, Eylül 2023 yılından 60 yaşına kadar olan aktif dönem için ise net asgari ücretin 1,666 katı esas alınarak yapıldığı, Kök raporun tanziminden sonra dosyaya celp edilen ... ...’ e ait 08/07/2021 tanzim tarihli ’ nin incelenmesi sonucunda 28/01/2021 – 28/07/2021 tarihleri arasında 6 ay süre er olarak askerlik yaptığının belirlendiği, bu kapsamda da güncel Yargıtay içtihatlarına göre işbu ek raporda (Ocak-Temmuz)2021 döneminin hesaplamaya dahil edilmediği, davacı ...'ın meslekte kazanma gücü/efor kaybına ait toplam maddi zararının 1.116.279,80 TL olduğu, Sayın Mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmasına kanaat getirilmesi halinde ise talep edebileceği zararının 893.023,84 TL olacağı, davalı ... teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan kazalının maddi zararının 360.000,00 TL’ lik kısmından sorumlu olup, aşan zarar miktarından ise sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK kusur ve maluliyet raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.
Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. İşletenin tehlike ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu, ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir.
Huzurdaki davada, davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS ile sigortalı davalı ...'un idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile gece vakti aydınlatma bulunan mahalde 229.caddeyi takiben seyir halinde iken ilerlediği sırada virajı alamayarak direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve elektrik direğine çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda kusurlu olduğu, davacının ise kazanın gerçekleştiği motosiklette yolcu olarak bulunduğu, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmamakla birlikte alkollü olduğunu bildiği motosiklet sürücüsünün aracına bindiği ve kask takmadan motosiklette yolculuk yaptığı böylece can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmıştır.Gerek soruşturma dosyasında aldırılan ATK raporunda ve gerekse mahkememizce aldırılan kusur raporunda, meydana gelen kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğu rapor edilmiştir. Bu tespitler, kazaya dair tüm bilgi ve belgeler ile delillerle örtüştüğünden hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. Bu kapsamda sürücü ve işleten bakımından kurtuluş beyyinesi olayımızda bulunmamakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı sigorta şirketi ve davalı ... yönünden kabulü gerekmiştir.
İşletenin tehlike sorumluluğu ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, ancak işletenin KTK’nın 91/1 maddesi uyarınca sorumluluğunu üstlenen sigortanın genel ilke gereğince zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiği ve kendileri için kurtuluş beyyinesi düzenlenmediğinden maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne, 893.023,84-TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14/05/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (davalı ...'un tazminatın tamamından sorumlu olarak, ... Sigortanın ise tazminatın 360.000,00-TL'lik kısmından sınırlı olarak sorumlu olmak üzere), diğer davalı ... yönünden olay tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya ödenmesine, davacının mütefarrik kusuru oranında indirim yapılarak karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2022 Tarih, 2021/13671 Esas ve 2022/9141 Karar sayılı kararı).
TBK'nun 56. maddesinde; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne, TMK'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmüne yer verdiği anlaşılmaktadır.
Manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. (HGK 2004/13-291E.-370K) Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.(Ahmet Çelik, Manevi Tazminata Ölçü Arayışı, Serozan, agm.,sf.86)
Yukarıdaki anlatımla davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu kapsamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasındaki ciddiyet, iyileşme süresi, davacıda kaza nedeniyle işitme kaybının oluşması, bu nedenle çekilen acı her ne kadar çok ise de, ceza dosyası içeriği gibi hususlar yanında olayın oluş şekli davacının kazanın oluşumunda kusursuz olmakla birlikte davacı yolcunun kask takmadığı ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiği anlaşılmakla kendi yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğu kanaatiyle tarafların sosyo ekonomik durumlarına, olay tarihine, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak ve nesafet kaidelerine ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre meydana gelen elim olayda davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletmek için davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat yönünden;
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası yönünden, davacı tarafından yapılan talep arttırım dilekçesi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 893.023,84-TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14/05/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (davalı ...'un tazminatın tamamından sorumlu olarak, ... Sigortanın ise tazminatın 360.000,00-TL'lik kısmından sınırlı olarak sorumlu olmak üzere), diğer davalı ... yönünden olay tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacıya ödenmesine,
2-Manevi tazminat yönünden
Davanın KISMEN KABULÜ ile, 150.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE
3-Maddi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 61.002,46-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 128.233,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 35.488,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Manevi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 10.246,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 24.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 24.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 71.248,96-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacının Adli Yardım talebi kabul edilmiş ise de suçüstü ödeneğinde para bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.370,00 TL ATK ücreti, 112,25 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.482,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.773,87-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... A.Ş.tarafından yapılan toplam 56,00 TL yargılama giderinin 14,76 TL'sinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinden bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.001,57 TL'sinin davalıdan alınarak, 358,43 TL'sinin davacıdan alınarak hazine adına gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır