T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/43
KARAR NO : 2024/50
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 11/12/2018
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/137 esas 2023/258 karar nolu 03/10/2023 tarihli görevsizlik ilamı ile Mahkememize gönderilen ve yukarıdaki esasa kaydı yapılan davada dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... 'ın 25/09/2017 tarihine kadar müvekkil davacı Üniversite bünyesinde Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim görevlisi olarak görev yaptığını, aynı zamanda ...'nin başkanı olduğunu, davaya konu eserlerin 06/06/2016 tarihinde davalı ...'ın başkanlığını yaptığı ... tarafından müvekkil ...'nin ...'nde -1. Katta yer alan müvekkil üniversiteye ait ...'nde saklanmak sergilenmek üzere Işık Üniversitesi'ne karşılıksız olarak bağışlandığını, işbu bağışlama kararının Dernek başkanı davalı tarafından 06/06/2016 tarihli dilekçe ile müvekkile yazılı olarak bildirilerek davaya konu eserlerin fiilen müvekkile teslim edildiğini ve davalının işbu eserlerin müvekkilin...'ndeki ...'ne konmasını ve sergilenmesini sağladığını, böylece usule uygun dernek kararı uyarınca fiili teslimle beraber bağışlama işleminin gerçekleştiğini ve eserlerin mülkiyetinin müvekkil davacı üniversiteye geçtiğini, söz konusu eserler müvekkil davacıya ait ... yerleşkesinde sergi halinde iken bu teslimden yaklaşık 1 yıl sonra müvekkil üniversite yönetimince yapılan norm kadro değerlendirmesi neticesinde yeni dönemde davalı ile öğrenim görevlisi sıfatıyla çalışmanın sonlandırılmasına karar verildiğini, bu hususa dair bildirimin 22/09/2017 itibariyle davalıya yapıldığını, akabinde ise kendisine ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi düzenlenerek tebliğ edildiğini ancak fesih iradesinin davalıya bildirilmesinin hemen akabinde davalının fesih bildirimine karşılık kişisel bir tepki ve girişimle 24/09/2017 tarihinde müvekkil ... sergilenmekte olan ve bağışlama ile mülkiyeti müvekkile geçen dava konusu eserleri izinsiz olarak topladığını ve müvekkilin bilgi ve onayı olmadan alıp götürdüğünü, davalının bu eyleminin kamera kayıtları ve Rektörlüğün 02/10/2017 tarihli tutanağı ile sabit olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nda bağışlamanın kurulmasının düzenlendiğini, buna göre bağışlama sözü vermenin madde 288e göre Bağışlama sözü vermenin geçerliliği bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır, bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği ancak resmi şekilde yapılmış olmasına bağlıdır, şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğine, elden bağışlama hükmündedir ancak geçerliliği resmi şekle bağlanmış olan bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz, elden bağışlama ; madde 289 Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur, bu konuda bağışlamanın gerçekleşmesi ve geçerli hale gelmesi için davalının belirttiğinin aksine taraflar arasında bir sözleşme olması koşulu bulunmadığını, davalı başkanı olduğu ... yönetim kurulu kararı sonrası derneği temsilen eserleri müvekkile teslim ederek bağışlamanın kurulmasını sağladığını, belirtilen ve mahkemece resen dikkate alınarak nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ile tüm hukuki ve cezai yasal yollara başvurma hakları saklı kalmak kaydı ile mülkiyeti müvekkile ait ve ekli listede nitelikleri belirtilen 12.628 taşınır eserin davalıdan alınarak mülkiyet hakkı sahibi olan davacı müvekkile iadesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen 12.628 adet güzel sanat eseri ... olarak Hukuki ve Özel Müze niteliği hiçbir zaman taşımadığını, 2008-2013 yılları arasında ...'a ait olan... adresindeki ...'ne -1. Katta ilk defa sergilendiğini ancak ...'ın 09/09/2013'te ...'a gönderdiği e-posta ile mekanı boşaltma isteğiyle oradan çıkarıldığını, koleksiyonun fiziksel olarak bulundurulması sergilenmesi bağış olarak kabul edilseydi bu süreçte kendisinin de ifade ettiği gibi mekan kullanımı nedeniyle ...'ın da koleksiyonun kendisine bağışlandığı iddiasında bulunması gerektiğini, ...'ın e-postasında geçen... hiçbir zaman resmi ve hukuki bir kimlik kazanmadığını, sergilenmekte ve muhafaza edilmekte olan ... "..." olarak adlandırıldığını, resmi olmayan bu adlandırmanın bahsi geçen ... henüz kurulmamış olduğu anlamına geldiğini, 23/09/2017 tarihine kadar ... Üniversitesi'nde sergilenmek olan koleksiyonu ... başlangıçta 10/09/2013'ten itibaren ... Üniversitesi ... kendi ofisinde derslerini alan öğrencilerin ve araştırmacı kişilerin yararlanabilmesi için muhafaza ettiğini, koleksiyon eserlerinin ... fiziksel girişi 10/09/2013'te bu şekilde olduğunu, bir çalışanın ofisinde bulundurabileceği özel ve mesleği ile ilgili eşyalar ile ilgili bir kısıtlama olamayacağını ve koleksiyon mekansal olarak o bina içerisinde diye bağış yapılmış kabul edilemeyeceğini, 2013'de sergilenme olanağını yitiren ...'nun tekrar sergilenebilmesi için arayış içinde olan Prof. Dr. ...'ın 2014 yılındaki ...l'dan yardım talebinde bulunduğunu, sözlü görüşmesinde mekan olanağı aradığını, sayın ...'ın ilgilendiğini ve 2013-2015 yılları arasında Işık Üniversitesi Rektörü ...'a yönlendirdiğini, ...'ın ...'nun sergilenmesi için ...-1.katta bir oda tahsis ettiğini, bu odada sergilemenin yapılabilmesi için ... tarafından 2 adet sürgülü dolap ve 1 adet cam kapaklı sergileme masası da yaptırıldığını, koleksiyonun sergilenmesinde davacı üniversitenin sadece mekan tahsisi niteliği taşıdığını, davacı ile güzel sanat eseri olan ... sahibi davalı Prof. Dr. ...'ın başkanı olduğu ... arasında FSEK 52.maddesinde şart olarak belirtilen yazılı bir sözleşme, bağış sözleşmesi olmadığını, bu nedenle herhangi bir geçerli ağış işleminden iddia edildiği gibi elden bağış dahi olsa bahsedilemeyeceğini, diğer taraftan güzel sanat eseri Ekslibrislerin sahibinin ...olduğu, bağışlama niyet ve kararının bu dernek yönetim kurulunca alındığı ve bilahare de bağışlamadaki müze kurma amacının davacı tarafından gerçekleştirilmediği ve bu yönde ... nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu ve "Özel Müzeler ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre davacı tarafından hiçbir başvuru ve girişimde bulunulmadığı tespit edildiğinden bağışlama niyetine yönelik olarak oluşturulan dernek kararının iptal edildiğini ve davacı üniversitenin binasından ... çıkarılmasına dernek yönetim kurulunca karar verildiğini, işbu kararın dernek organı olan yönetim kurulunu teşkil eden kişilerce yerine getirildiğini, bu sebeple dernek yönetim kurulu başkanının şahsına, gerçek kişiye, davanın yöneltilemeyeceğini, davanın dernek tüzel kişiliğine açılması gerektiğini, adil yargılamanın hukuki dinlenilme hakkının ve savunma hakkının sağlanması için eski hale getirme isteğinin kabul edilmesini, dava şartına yönelik itirazlarının kabul edilerek davanın usulden reddini, işbu dilekçenin davya cevap dilekçesi mahiyetinde olması sebebiyle davacı yana tebliği ile cevaba cevap verme süresinin geçmesinden sonra yeniden ön inceleme duruşma günü tayin edilmesini ve delil verme haklarının saklı tutulmasını, açıklanan nedenlerle davanın esas yönünden de reddini talep etmiş, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava eser üzerinde hak sahipliği iddiasına dayanılmaksızın, elden bağışlanma yoluyla dava dışı ...'den zilyetliği ele geçirildiği iddia olunan ekslibrislerin iadesine yöneliktir.
Davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken ve kamu düzeninden olan görev hususunun dava şartı niteliği ile öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi, başka bir anlatımla somut olay bakımından Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi zorunludur.
Mahkememiz ihtisas mahkemesi olup, 5846 sayılı Yasa’nın 76.maddesinde açıkça belirtildiği üzere; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalara, SMK ile düzenlenmiş olan marka, patent, tasarım gibi uyuşmazlık konusu davalara bakmakla görevlidir.
5846 sayılı Yasa’nın 76.maddesinde açıkça belirtildiği üzere; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalara, SMK ile düzenlenmiş olan marka, patent, tasarım gibi uyuşmazlık konusu davalara bakmakla görevlidir. (Bu yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2014/3102-5641 sayılı 11/04/2014 tarihli kararı "5846 sayılı FSEK'in 1.ve 1/A maddelerinde amaç ve kapsamı düzenlenmiş olup, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahiplerinin ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.")
6100 sayılı HMK’nın 33 üncü maddesi uyarınca Hakim, Türk hukukunu resen uygular. 06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak Yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. (Yargıtay 7.HD. 2023/3860 E., 2023/6574 K.) Ancak, hakim tarafından, dava dilekçesinde dayanılan "dava sebebi"nin ise resen tespit edilmesi mümkün değildir. Zira 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinde dava sebebi olarak hukuki sebepler değil maddi vakıalar esas alınmıştır.
5846 sayılı Kanun'da eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanına manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi (md. 14), adın belirtilmesi yetkisi (md. 15/1), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (md. 16 ve md. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı (md. 17/1 ve 17/3) şeklindedir. Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı (md. 21), çoğaltma hakkı (md. 22), yayma hakkı (md. 23), temsil hakkı (md. 24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (md. 25) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte 5846 sayılı Kanun'da mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenlenseler de pay ve takip hakkı (md. 45), cayma hakkı (md. 58) ve vazgeçme hakkı (md. 60) da 5846 sayılı Kanun'un eser sahibine tanıdığı haklardandır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı tarafından taraflarına elden bağış kapsamında teslim edilen ancak sonrasında rıza dışı alınan exlibris eserlerinin iadesine ilişkin iş bu davayı açtığı, bu haliyle davacının açıkça dava sebebi olarak kendi zilyetliğine dayandığı; kaldı ki davacı tarafın açıkça davanın zilyetliği şu anda elinde bulunduran davalı gerçek kişiye yönelttiği, dava dilekçesindeki anlatımlardan sabit olduğu üzere dava dışı tüzel kişiliği bulunan bağışlamanın tarafı olduğu iddia edilen ...'nin davalı olarak gösterilmediği, davalının savunma olarak da kendi eser hak sahipliğine dayanmadığı anlaşılmıştır.
Dolayısıyla somut dava eser üzerinde hak sahipliği iddiasına dayanılmaksızın, elden bağışlanma yoluyla dava dışı ...'den zilyetliği ele geçirildiği iddia olunan taşınırın iadesine yönelik dava ikame edilmiş olup, dava sebebi olarak FSEK kapsamında mali hak sahipliği iddiasına dayanılmadığı açıktır.
5846 Sayılı Yasadan kaynaklanan bir hakkın varlığı, yokluğu veya tecavüze ilişkin bir uyuşmazlık olmayıp, açıkça dava dışı ...'den zilyetliği ele geçirildiği iddia olunan menkullerin geçerli bir bağışlama ile davacıya geçip geçmediği ve beraberinde; davalı tarafından bu taşınırlara yönelik zilyetliğin geri alınmasının hukuki geçerliliği ve davacının iade istemi uyuşmazlığı teşkil etmektedir. Kaldı ki ne dava dilekçesinde iddia olarak, ne de cevap dilekçesinde savunma olarak exlibris eserlerinin eser sahipliği yönünden bir iddiaya dayanılmamış olup; davacı elden bağışlanma ile zilyetlik iddiasına; davalı da dava dışı ...'den yönünden geçerli bir bağışlanma olmadığı savunmasını ileri sürdüğünden 5846 sayılı Kanun'da eser sahibine tanınan mali ve manevi hakların ve bu kapsamda eser sahipliğinin tartışılması mümkün olmayan uyuşmazlıkta zilyetliğine dayanılan ürünlerin eser niteliğinin görevli mahkemenin tespitine yönelik bir farklılık yaratmadığı kanaati ile 5846 Sayılı Yasadan kaynaklanan bir hakkın varlığı, yokluğu veya tecavüze ilişkin bir uyuşmazlık olmadığından ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığından, genel mahkemelerin görevli olduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan nedenlerle;
1-HMK 114/1-c ve HMK 115/2 madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Mahkememizin görevsizliğe ilişkin davanın usulden reddine yönelik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde öncesinde ... 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı sebebiyle dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğundan olumsuz görev uyuşmazlığı çıkacağından görevli mahkemenin tespiti ve merci tayini için dosyanın İstanbul BAM ilgili daire başkanlığına resen gönderilmesine,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 11/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!