WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/112 Esas
KARAR NO : 2024/84

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin trekking , tırmanma, macera yarışları, kayak ve snowboard dahil çeşitli sporlar için üretmiş olduğu ürünlerini 40’tan fazla ülkede müşterilerine sunduğunu ve dünyada en çok bilinen markalardan biri olduğunu, tüketicilere daha yüksek kalitede ürün ve hizmet sunabilmek adına ciddi yatırım ve araştırmalar yapan müvekkili şirketin bu alanda tescilli birçok tasarımı ve markayı elinde bulundurduğunu, müvekkili şirketin tasarımlarını ve markalarını Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde tescil ettirdiğini, Türkiye'de ulusal koruma sağlayacak tescillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla gerçekleştirildiğini, davalıya ait işletmede müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunun tespit edildiğini, ikame edilecek olan davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden bir çift “...” marka ve logolu spor ayakkabı satın alındığını ve taklit nitelikte ürün ve bu ürüne ait fişin dosyaya sunulduğunu, davalının müvekkil şirketin marka haklarını ihlal eden çok sayıda ürünün davalıya ait işletmede satışa sunulduğu ve ticari amaçla elde bulundurulduğunu beyan ederek; davanın kabulüne, bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; dava dilekçesinde belirtilen davalının adresinde yapılan davacının dayanak markalarına ilişkin tespit talebine konu 1 çift üründe (ayakkabı) kullanıma rastlandığı, dosyaya sunulan ve davalı adresinde tespit edilen ürün üzerindeki ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, tespit edilen ürünün davacı markasıyla ayniyet derecesinde benzerlik teşkil eder şekilde olduğu, dosyaya sunulan ve davalı adresinde tespit edilen ürünün davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, davacının dava dilekçesinde davalının eyleminin müvekkil şirketin bilgisi dahilinde olmadığının ve müvekkili şirketin sahip olduğu marka hakkının açıkça ihlal edildiğinin beyan edildiği, davalı adresinde tespit edilen ürünün orjinalliğine dair herhangi bir belge, lisans sözleşmesi ya da bu markalı malların satışına ilişkin kendilerine verilen herhangi bir izne dair evrakın dosyaya sunulmadığı sürece, davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmayacağı ve hukuki dayanağının bulunmayacağı, dolayısıyla dosyaya sunulan ürün ve davalı adresinde tespit edilen ürünün markanın kapsadığı mala/hizmete yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğuracağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti ile bunun durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli ve ... numaralı "..." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğunun davalının davacı adına tescilli bu markalara tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, süresi içerisinde davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı, davacı vekilince dava dilekçesinde davalının kullanımlarının tespiti yönünden delil tespiti talebinde bulunulduğu, davacı vekilinin delil tespiti talebinin kabul edilerek davalıya ait olduğu belirtilen iş yerinde tespit yapılarak bilirkişi raporu alındığı, dava dilekçesinde belirtilen ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli ve... numaralı "..." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu, ilgili vergi dairesinden gelen müzekkere cevabından delil tespiti yapılan iş yerinin tespit tarihinde davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, delil tespiti kapsamında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, davalıya ait olduğu anlaşılan iş yerinin faaliyetinin ayakkabı satımına ilişkin olduğu, davalının iş yerinde yukarıda belirtilen davacıya ait markaların bulunduğu bir çift ayakkabının tespit edildiği, tespit tarihinde iş yerinde davalı ayakkabı satımı faaliyetinde bulunmakla tespit edilen ayakkabının satışa sunulmak üzere ticari amaçla bulundurulduğu yönünde değerlendirme yapılması gerektiği aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, yukarıda belirtilen davacı markalarının ayakkabı ürününde tescilli olduğu, tespit edilen ayakkabının kullanılan markalar yönünden orjinal olduğunun, hukuka uygun olarak elinde bulundurulduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, tespit edilen ürünün davacı markalarının hukuka aykırı olarak kullanıldığı taklit ürün olduğunun anlaşıldığı, davalının tespit edilen bu kullanımının yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, davalıya ait tecavüze konu ürünlere el konulmasına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 247,70 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan: 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 242,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.242,50 TL ve 359,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.602,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza