WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1
KARAR NO : 2024/59

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 16/11/2018 tarihinden bugüne insan kaynakları, iletişim, organizasyon, etkinlik, pazarlama ve yönetim danışmanlığı alanında hizmet veren bir şirket olduğu, ... markasını kurulduğu günden bu yana etkin ve aralıksız şekilde kullandığı, dilekçe ekinde sunulan vergi levhası, muhtelif fatura örnekleri, broşürler, davacının etkinliklerine dair paylaşımlar ve davacının sosyal medya hesaplarına ilişkin görüntülerin bu hususu doğrular nitelikte olduğu, davalının davacıdan ... markası altında muhtelif dönemlerde etkinlik hizmeti satın aldığı, davalının ... davacıya ait olduğunu ilk elden bildiği, taraflar arasında ticari ilişki oluştuğu ve hizmet bedeli karşılığı davalıya 11/01/2021 tarihli iki adet fatura kesildiği, davalının kötüniyetli olarak beraber iş yaptığı firmanın markasını haksız yere kendi adına tescil ettirdiği, davacının markayı bilfiil kullanıldığı, 16/11/2018 tarihinden beri sayısız faaliyet ve etkinlik düzenlendiği, markanın gerçek hak sahibi olduğu, davalının, davacı ile hizmet ilişkisi tamamlandıktan sonra kötü niyetli şekilde davacının markasını tescil ettirerek aynı sektörde faaliyet göstermeye başladığı, haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı adına tescil edilen “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalının marka tescilinden doğan hakların sahibi olduğu, davacı tarafından tescil edilen bir markanın bulunmadığı, davacı tarafından sunulan belgelerin markasal kullanımı kanıtlamaya yeterli olmadığı, davalının “...” ibareli markasının tüketicilere ulaşma ve ayırt edicilik fonksiyonu için çalışmalar yaptığı, tüketiciye daha kolay erişim imkânı sağlamak adına: ... , ... adlı web sitelerinin arka plan çalışmaları ile ilgilendiği, yine markasının iletişim fonksiyonunun sağlanması adına ... adlı sosyal medya hesabı ile faaliyetleri hakkında tüketicilere bilgilendirici içerikler sunduğu, Türkiye’nin en köklü takım aktiviteleri ve kurumsal etkinlik organizasyon şirketi olan “...” adlı kuruluşun markası olmakla birlikte bu çatı altında her geçen gün yaptığı etkinlikler ile markasını geliştirmeye devam ettiği, dilekçe ekinde ... ekran görüntülerinin sunulduğu,netice itibariyle davalının kendi adına tescilli markasını kullandığı ve hükümsüzlük kararı verilmesine ilişkin herhangi bir hukuki durum bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnternet üzerinde resen, davalı ve davacı vekilleri tarafından dosyaya sunulan deliller incelendiğinde; Davacının ...markasını ve bu isimdeki marka logosunu “...” yılından itibaren kullandığı, davalının ise delil dilekçesinde de belirttiği Instagram hesabının ilk paylaşımının Ocak 2023 yılına ait olduğu, Davacı yanın...markası üzerinde SMK 6/3 kapsamında önceki hak sahibi olduğu, önceki kullanıma dayalı hükümsüzlük koşullarının ... sayılı markanın tescilli olduğu sınıftaki “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil)” açısından oluştuğu, ... sayılı markanın kötü niyetli bir tescil olduğu yönünde kanaat oluştuğu ancak tamamen hukuki bir niteleme olan bu husustaki takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu hususunda görüş ve kanaat bildirmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar."
6769 sayılı SMK'nun 5.maddesinde "(1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
Gerçek Hak Sahipliğine Dayalı Hükümsüzlük Talebinin Değerlendirilmesi
Bilindiği üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3 hükmüne göre, “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir”.
Yine aynı kanunun 6/6 hükmüne göre; “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir”.
Sınai Mülkiyet Kanunun 25/1 inci maddesine göre Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ıncı maddesinde belirtilen hallerde markanın hükümsüzlüğü mahkemeden talep edilebilir. Bir marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istismal eden ve piyasada maruf hale getiren gerçek hak sahibine aittir. Markayı tescil ettirmeden piyasada ilk kez kullanan ve maruf hale getiren kişi, gerçek hak sahipliğine dayalı olarak hükümsüzlük davası da açabilir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca, markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile oluşur ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayını tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Önce tescil ettiren kişi, o işaret üzerinde marka ile ilgili mal ve hizmetler için inhisar ve daha sonra başkasının marka olarak tescil ettirmesini men etme hakkını kazanır. Öncelik ilkesi şöyle ifade edilebilir: daha önce tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir işaret yada ondan ayırt edilemeyecek kadar onunla ayniyet içinde bulunan bir işaret ,aynı mal veya hizmetler yahut aynı türdeki mal ve hizmetler için bir kere daha başkası tarafından marka olarak tescil edilemez; önce yapılan tescil sonrakileri önler.
Marka tescil başvurusu ile idari nitelikte bir inceleme süreci harekete geçer ve başvuru ile marka hukuku anlamında öncelik hakkı elde edilir . Bu hak, başkasının aynı işareti aynı mal ve hizmet için marka olarak tescil ettirmesine engel olduğu gibi, başvuru sahibine, mirasla geçen, kabili devir, haciz, rehin ve lisans konusu yapılabilen tescili hedefleyen bir bekleme hukuki durumu sağlar . Bu bekleme hukuki durumundan doğan hak, marka tescil işlemlerinin takibi, gereğinde itiraz, yanlışlıkların düzeltilmesi, başvurunun geri çekilmesi haklarını kapsar, ancak başvuru sahibine işareti marka olarak kullanma ve marka olarak korumak hakkı vermez, başvurusu yapılmış marka haksız rekabet hükümlerine göre korunur .
Önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez. Başka bir deyişle önceye dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan men edemez.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, TPMK kayıtlarına göre hükümsüzlüğü talep edilen markanın; ... başvuru numaralı ... markasının davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, "..." markasını kendisi ile yapılan ticari iş ilişkisi nedeniyle davalı tarafından bilindiği ve bu ilişki sonrasında kötü niyetli olarak davalı adına tescil ettirildiği, davacının 16/11/2018 tarihinden günümüze kadar "..." markasını kullandığını iddia ederek önceki hak sahipliği iddiası ile SMK m.6/3 ve davalının kötü niyetli marka tescili ile SMK m.6/9'a dayandırmıştır.
Davalı adına 10.02.2022 başvuru tarihli ve ... tescil numaralı ... ibareli marka; ... Sınıfta ve .... Sınıfta tescillidir. Davacıya ait ... web sitesi incelenmiş, ilgili web sitesinin ... marka logosu olarak görselini kullandığı, https://... web sitesine ait ilk arşiv kaydının “Şubat 2020” tarihine ait olduğu, ... adı sahiplilik bilgileri incelendiğinde Alan adını kayıt altın alan firmanın davacı “... Ltd Şti” olduğu alan adının ilk olarak “22 Kasım 2018” tarihinde satın alındığı, yine bu tarihlerde aynı internet sitesi ile bağlantılı sosyal medya hesaplarının da davacı tarafça alındığı bilişim uzmanı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Yine davacı ... ibareli ticaret unvanının 16.11.2018 tarihinden beri sahibi olarak, Davalının ... sayılı ...markası .... ve ... sınıftaki mal ve hizmetler için 10.02.2022 tarihinde başvuru tarihinden çok önce dava konusu markayı kullandığı, faturalarda da ilgili markanın aktif olarak kullanıldığı, ... markasının davacı tarafından davalı marka başvuru tarihi olan 10.02.2022 tarihinden önce etkinlik organizasyonu hizmetinde marka etkisi yaratacak ve marka fonksiyonlarını yerine getirecek şekilde kullanıldığı ve belirtilen hizmet açısından davacının önceki kullanıma dayalı hakkı nedeniyle... sayılı markanın sınıf listesinde yer alan ... Sınıfta kullandığı anlaşılmaktadır. Bu noktada eskiye dayalı kullanım nedeniyle, üstün ve öncelikli hak, hangi mal ve hizmetler için elde edildiyse o hizmetler yönünden hükümsüzlüğe sebebiyet vereceğinden davacının tüm sınıflar yönünden kötü niyetli tescil iddiasının değerlendirilmesi gerekmiştir.
SMK 6/9 Yönünden Değerlendirme
Bilindiği üzere, kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için yapılan başvurudur.
Yargıtay HGK 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararında kötü niyeti belirlemek için bilme ve bilmesi gerektiği unsurlarını vurgulamak amacıyla “…davalının tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, kullanacağı işaretin bir başkasına ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğu..” şeklinde bir ilke ortaya koymuştur.
Kötüniyetli marka başvurusunda TTK nın 18/3 hükmü anlamında basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranılmadığı da göz önüne alınmalıdır. Doktrinde de isabetli olarak belirtildiği üzere; kötü niyetin geniş yorumlanması ve gerçekte kullanmayıp, yedekleme veya marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik markaların kötü niyetli marka başvuru olarak kabul edilmesi gerekir . Bu çerçevede tanınmış bir markanın TPMK’da tescil edilmemesini fırsat bilip Türkiye’de tescil ettirme, ticari ilişki içerisinde bulunulan şirketin ticaret unvanını bu şirketten habersiz biçimde marka olarak tescil ettirme , yabancı bir markanın ileride Türkiye’ye geleceğini düşünerek yabancı markayı Türkiye’de tescil ettirmek somut olaya göre kötüniyetli tescil sayılabilecektir.
Davalıya ait ... web sitesi incelenmiş, ilgili web sitesinin marka logosu olarak Davacının da web sitesinde kullandığı, görselini kullandığı, davalıya ait ... web sitesine ait ilk arşiv kaydının “Nisan 2023” tarihine ait olduğu, davalıya ait ... alan adı sahiplilik bilgileri incelendiğinde Alan adını kayıt altın alan kişi yada firmanın gizli olduğu alan adının ilk olarak ”4 Nisan 2022” tarihinde satın alındığı, davalı tarafın delil dilekçesinde belirttiği “...” kullanıcı adlı “...”instagram hesabı incelendiğinde; hesabın ilk gönderisinin “31 Ocak 2023” tarihine ait olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı markanın başvurulduğu 10.02.2022 tarihinden önce taraflar arasında iş ilişkisi bulunduğu, davacının davalıdan hizmet satın aldığı ve davalı tarafından davacı şirket adına 11.01.2021 tarihli iki adet fatura düzenlendiği, İngilizce bir sözcük olan ve Türkçe’de “...” anlamına gelen “...” sözcüğünün organizasyon hizmetleri açısından ayırt edici bir marka olduğu, tesadüfen bir araya gelebilecek bir kelime öbeği olmadığı, davacı tarafından Kasım 2018 tarihinden beri kullanıldığı tespit edilen marka ile birebir aynı şekil, renk ve tertip tarzını içerir şekilde tesadüfen tescil ettirilmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının ... sayılı markanın başvuru anında iyi niyetli olmadığı kanaati ve bir bütün olarak tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüz kılınmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile; Davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 247,70 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 bilirkişi ücreti, 135,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.135,00 TL ve 385,40 TL harç (peşin+başvuru+vekalet) olmak üzere toplam 6.520,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır