T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/48 Esas
KARAR NO : 2024/72
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 13/03/2020
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu eserin müvekkiline ait ... isimli hikaye ve dizi projesi olduğunu, ... isimli dizinin müvekkilinin hiçbir bilgisi ve onayı olmadan intihal oluşturmak suretiyle ... ekranlarında yayınlandığını, müvekkilinin eserlerinde töre mağduru kadınları,, çocuk gelinleri, berdeli, göç sorunlarını işleyen ödüllü bir yazar olduğunu, ... dizisinin giriş bölümündeki çıkış hikayesinin '' ...'' kitabındaki yine yazara ait ... isimli öykü olduğunu, müvekkilinin bu hikayesinin ... 5. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı tasdikname ile tasdiklenmiş olduğunu, müvekkilinin öyküsünün Aralık/2005 yılında ... internet dergisinde 59 sayfalık uzun özeti ile yayınlandığını, Eylül/2011 yılında müvekkiline ait olan '' ...'' isimli öykü kitabında ... adıyla kısa öykü tarzında yayınlandığını, 2012 yılında müvekkilinin ...'da düzenlendiği öykü atölyesine ait ortak kitap olarak yayımlanan ... isimli kitapta müvekkilinin ... isimli hikayesinin de yayımlandığını, müvekkilinin ... isimli hikayesinin ...'de yayınlanan ... dizisinin ana hikayesini oluşturduğunu, iş bu davaya konu öykü ve projenin daha önce ... ve ... dizilerinde kullanıldığını, müvekkilini bu iki yayına karşı ikame ettiği davaları kazandığını ve her iki davanın da kesinleştiğini, ... ve ... dizileri çok iyi gelir getirdiği için aynı öykünün üçüncü kez kullanıldığını, yapımcı ve tv kanallarının bile bile intihal etmelerinin nedeninin denenmiş ve başarılı olmuş bir projenin yüksek gelirinin olması olduğunu, elde edilecek kazancın eser sahibinin uzun sürecek dava süreci ve dava donucu elde edilecek küçük tazminat bedelleri de göze alınabilecek riskler kapsamında görüldüğünü, ... dizisinin 1.bölümünün ...'da 2.5 milyonun üzerinde izlendiğini, davaya konu olayda ...'de ... ve ...imzası ile başlayan dizide öykünün ve ana karakterlerin adı bile değiştirilmeksizin birebir kopyalanarak olay akışı ile birlikte yapılmış ve dizi bahsi geçen .... ve ... dizilerindeki intihal oranını çok daha fazla aştığını, intihalin dışında hayatın olağan akışına uymayan sıkı benzerlikler ve tesadüfler mevcut olduğunu, müvekkile ait öykü ile yayınlanmakta olan dizi arasında müvekkilinin hikayesinin başkarakterinin adının ... olduğunu ve dizide de bu ismin değiştirilmediğini, dizinin müvekkilinin ... hikayesi ile başlayıp kuyu metaforu ile çıkış yaptığını, hikaye, olay akışı, konu bütünlüğü, hikaye bütünlüğü, çatışma, içerik karakterler açısından kısmen ayniyet ve benzerlikler gösterdiğini, izleyiciler ve köşe yazarlarının ... dizisi hakkında ... dizisi ile aynı olduğuna dair pek çok yorum yapıldığını, müvekkilinin davaya konu intihal ile ilgili olarak tüm davalılara ... 37. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüm davalılara ihtarname keşide etmiş olup; ... Şirketi'nin de ihtarnameye konu taleplerin karşılanmayacağını bildirdiğini, müvekkilinin eserinden yola çıkarak hazırlanan söz konusu dizi izinsiz işleme mahiyetinde olup; bu durum müvekkilin 5846 Sayılı Kanundan doğan adın belirtilmesi ve umuma iletim manevi hakları ile işleme, çoğaltma, yayma ve sair tüm mali ve manevi haklarına tecavüz niteliği taşıdığından ve dizinin halen davalı kanalda yayınlanmakta olması dolayısıyla öncelikle müvekkilinin zararının daha da büyümemesi için tedbir kararı verilmesini, FSEK'ten doğan mali ve manevi hakları ihlal edilen müvekkili lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin FSEK md. 68 uyarınca üç katına tekabül eden 3.000,00 TL nin müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini, müvekkili şirket ile yapımcı ... arasında akdedilmiş "..." isimli diziyi konu alan Televizyon Dizisi Yapım Sözleşmesi'nin “Üçüncü Kişi Talepleri” başlıklı 4.6. maddesine göre; Dizi’ye ilişkin tüm eser ve/veya hak sahiplerin ve/veya diğer tüm üçüncü kişilerden gelebilecek her türlü taleplerden ve bu kişilerin başlatacağı her türlü hukuki ve cezai takiplerden münhasıran diğer davalı ... sorumludur. Bu itibarla hiç bir surette davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere; dizinin hikaye (öykü) ve senaryosunun yayınlanmasından doğan talepler bakımından müvekkili şirketin hukuki ya da cezai hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle tüm taleplerin tamamen diğer davalı ...’e yöneltilmesi gerektiğini, “...” isimli televizyon dizisinin oluşturulmasına ilişkin her şey dış yapıma ait olup, müvekkil şirketin bu yapım sürecine hiç bir katkısı bulunmadığını, dizinin tamamen diğer davalı ... tarafından hazırlanmış olup, yayına hazır halde müvekkili şirkete kaset teslimi olarak sunulduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket ve diğer davalılara keşide edilen ihtarname üzerine, müvekkili şirketin derhal diğer davalılardan Dizi’nin yapımcısı olan ve Sözleşme çerçevesinde taleplerin muhatabı olan ... ile iletişime geçerek ve konunun detayları hakkında bilgi talep ettiğini, diğer davalı ... ise, üçüncü kişi taleplerinin tek muhatabı olarak Davacı'nın ihtarnamesine karşılık olarak ... 8. Noterliği tarafından keşide ettiği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek, söz konusu cevabı bilgilendirme amacıyla müvekkili şirkete de gönderdiğini, davacının davasına dayanak gösterdiği öyküler, daha önce hiç işlenmemiş ve tamamen kendisinin düşünce gücüne dayanan özgün eserler değildir. Nitekim, Davacı’nın dilekçesinde sözünü ettiği ve maalesef ülkemizin acı bir gerçeği olan töre, töre intikamı, çocuk gelinler, berdel ve göç sorunlarını işleyen bir çok kitap, sayısız sinema filmi ve televizyon dizisi mevcut olduğunu, hali hazırda dahi bir çok televizyon kanalında bu konuları işleyen televizyon dizileri yayınlandığını, Türkiye için genel bir hikaye olan berdel, ağa ve töre kavramlarından bahsedilen her içeriğin Davacı'nın söz konusu hikayeleri ile benzerlik taşıdığını ileri sürmek abesle iştigal olduğunu, müvekkili şirkete ait televizyon kanalında yayınlanan “...” isimli dizinin davacının iddia ettiği gibi hikayelerinin işlenmesi suretiyle meydana getirilmiş olmasının mümkün olmadığını, diğer davalılar arasında yer alan ...'in de dava konusu Dizi'nin öykü ve ilk 4 bölümün senaryosunun kendisine ait olduğunu ve kendisinden izin alınmadan yayınlandığını iddia ederek müvekkil şirket ve diğer davalı ... aleyhine dava açmış, bu dava da Mahkememizin 2020/135 E. Sayılı dosyası halen derdest olduğunu, bu dava sonucunda verilecek kararın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, mahkeme aksi takdirde ise davacı tarafın müvekkili şirkete karşı haksız olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. Cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle diğer davalı tarafından mahkememize açılmış olan.. Esas sayılı davanın bu dava açısından bekletici mesele yapılması ile davaya konu ... isimli dizinin ana senaristi olan ...'a davanın ihbarını talep etmiş, esas yönden ise; davacının kitapları, FSEK hükümleri doğrultusunda eser koruması altında olsa da, hikayelerin içinde yer alan her unsurun, her temanın, her ismin eser koruması kapsamına sokulmasının mümkün olmayacağını, davacı, berdel ve töre gibi Türkiye açısından sosyal bir gerçeklik üzerinde, müvekkilin ticari markası olan, ayrıca çoğu sanat eserinde başlık olarak sıklıkla kullanılan "..." ismi üzerinde ve kuyu metaforu gibi çoğu efsanalerden gelen anonim unsurlar üzerinde tekel hakkı olduğunu düşündüğünü, anılan unsurlar, davacının hususiyetini taşıyan özgün unsurlar olmadığı için FSEK kapsamında eser koruması şemsiyesi altına dahil edilemeyeceklerini, bu nedenle intihalden bahsedilmesinin mümkün olmayıp haksız gelir elde etme amacı taşıyan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılardan ...'e usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmakla; dava dilekçesine karşı cevap dilekçesini yasal süresi içerisinde mahkememiz dosyasına ibraz etmediği anlaşılmıştır.
İlk olarak ... 2. FSHHM ... Esas ... Karar 06/01/2021 tarihli kararı ile dosyanın ... 2.FSHHM ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, birleşen dosya ... 4.FSHHM 'ye devrolmuş ... 4.FSHHM ... Esas sayılı dosyasının 22/03/2022 tarihli duruşmasında birleşen dosyanın yeniden tefrik edilerek yeni bir esas üzerinden devam olunmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyaya sunulan 08/09/2021 bilirkişi raporunda özetle; ülkemizde ve dünyada birçok konunun tema, fikir, olay binlerce farklı biçimde işlendiği, bunun yanında bazı konular, temalar ve olayların kendi gerçekçiliği içinde belli benzerlikleri ve kalıpları olduğu, bu açıdan bakıldığında davacının başarılı bir yazar duyarlılığı ve diliyle anlatı yanı sıra karakterin iç dünyalarını derinlemesine işleme biçimiyle hususiyet kazandırdığı, ancak intihal iddiasında bulunduğu konular bağlamında irdelendiğinde ülkemizde, Ortadoğu coğrafyasında hatta klasik edebiyat ve bir çok film ve kitapta işlenmiş ve artık klişeleşmiş konular olduğu, bu konuların kendi doğası içinde var olan neden sonuç ilişkisi içinde bir gelişimi, akışı, bütünlüğü içerdiği bu bağlamda kan davası olan iki ailenin çocuklarının kaçmasının tehditler, yeni pazarlıklar, şantajlar ve saldırganlıklar içermesinin bazı kan davalarının berdel ile çözüme bağlanmasının da bu klişe bütünün bir parçası olarak mevcut olduğu; davacı ... dizi projesinin de yine klişe olan kumalar arası rekabetin ve çatışmanın kumaların birbirlerine karşı kurduğu kumpaslara dönüşmesi ( ki bu tarafların eseri arasındaki temel bir farklılık oluşturmaktadır ) klişesi ve bu klişeye sahte bir kan davasıyla perdelenmesi ve ardından berdel olayına bağlanmasının da önemli ölçüde klişe olduğu, ancak bu klişe bütününün doğal bir parçası olan kan davası, berdel gibi benzeri unsurları eserin yarattığı kahraman ve anti kahramanlar, bu iki yapı arasındaki ana çatışması ve özellikleri açısından işlemesinin davacının eserinden hususiyeti farklı bir biçimde kurgulandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosya tefrik edildikten sonra Mahkememize sunulan 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu ... isimli öykü, ... isimli öykü ve ... dizi projesi özeti incelendiğinde olayı, karakteri, örgüsü ile kendine ait uslüp barındıran hususiyet taşıyan bir metin olmakla FSEK 2/1 anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının davaya konu yaratımların FSEK 11'deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, davacı tarafın ..., ... (öykü), ... (TV dizi projesi) ile davalı tarafın eseri ... isimli TV dizisi arasında; karakterlerin gelişimi, düğüm, ana olay örgüsü, yan karakterlerin hikayeye katkıları, çatışma gibi dramatik yapı unsurları dikkate alınarak yapılan incelemede eserlerin birbirlerinden farklı yapılarda olması, “...” konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, İsim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, Ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, Karakterlerin dramatik yapı unsurlarından “amaçları'nın, motivasyon kaynaklarının farklı olması dikkate alındığında FSEK anlamında mali veya mani hak ihlaline sebebiyet verecek bir hususa rastlanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 21/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacının öykü ve dizi projesi çalışmalarının “eser” niteliği bulunduğu kök raporda tespit edildiği, diğer yandan davalının TV dizisinin de hususiyet taşıyan bir eser oluşturduğu, davalı kullanımı, davacının eserinin dayandığı konu ve olgulardan esinlenme içerebilirse de benzerliğin intihal düzeyinde olmadığının tespit edildiği, davalının, davacı eserinden bir işleme eser oluşturduğunun da söylenemeyeceğini, zira işleme eser işlenilen ana eseri temel alarak yeni bir eser türetilmesini içerdiğini, oysa yapılan karşılaştırmalardan da görüleceği üzere davacının öyküsünden bir dizi oluşturulduğunu söyleyecek bir benzerlik düzeyi olmayıp tam aksine pek çok farklılık, davalı dizisini başlı başına bir eser olarak ortaya koyduğunu, zira olayda davacının öyküsünden ya da projesinden çekilmiş bir dizi değil, farklı bir eserden çekildiği tespit edilen bir TV dizisi olduğunu, yukarıda da ifade edildiği gibi “Berdel” konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, İsim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, Ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, Karakterlerin dramatik yapı unsurlarından “amaçları "nın, motivasyon kaynaklarının farklı olması... ifadeleri durumu net olarak ortaya koyduğunu, konunun ait olduğu coğrafi bölgeyi temel alan ve ana konusu insan ilişkileri olan birçok dizi ve sinema filminde onlarca ortak nokta ama yine bir o kadar da ayrışan noktayı görmenin mümkün olduğunu, Karadeniz Bölgesi, Balkanlar veya Ege Bölgesi'nin ana coğrafya olarak seçildiği birçok yapımda karakterlerin isimlerinden profillerine, şivelerinden kıyafetlerine, mesleklerinden çekim mekanlarına, çatışma konularından bir araya geldikleri olaylara baktığımızda benzerlikleri ve konunun akışına bağlı olarak bir o kadar da ayrışan noktayı görmenin mümkün olduğunu, her hakkın kutsal olduğunu, özellikle de düşünce ürünlerinin korunması ve hak ettiği şekilde takdir görmesi gerektiğini, ancak davacının söz konusu öyküsü ile ilgili yine yukarıda da açıkça ifade edildiği gibi yapılan karşılaştırmalardan da görüleceği üzere davacının öyküsünden bir dizi oluşturulduğunu söyleyecek bir benzerlik düzeyi olmadığını, tam aksine pek çok farklılık, davalı dizisini başlı başına bir eser olarak ortaya koyduğunu, davalının marka tescili ayrı bir hukuki kisve oluşturmakta olup, işbu davadaki telif haklarına bir dayanak teşkil etmeyeceğini, işbu sebeplerle kök raporda da davalının böyle bir hakka dayalı yetkilerinden söz edilmediği, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde davalı ...'in senaristi, davalı ... Ltd. Şti.'nin yapımcısı olduğu, diğer davalı ...A.Ş. ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli televizyon dizisinin, kendisine ait "..." isimli hikaye ve dizi projesi ile "..." adlı hikayeden intihal yapılarak oluşturulduğunun beyan edilerek tecavüzün tespiti, meni, durdurulması, maddi ve manevi tazminat talepli bu davanın açıldığı, dosyada tefrik kararından önce ve sonra olmak üzere iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporlarının uyumlu oldukları, raporlar arasında bir çelişkinin bulunmadığı, raporlarda davacıya ait "..." isimli hikaye ve dizi projesi ile "..." adlı hikaye ile davalı ... Ltd. Şti.'nin yapımcısı olduğu, diğer davalı ... A.Ş. ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli televizyon dizisinin hikayeleri, olay örgüleri, konuları ve karakterleri yönünden karşılaştırıldığı, ikinci heyetten alınan raporda ilk heyetten alınan rapor ile uyumlu olarak davacı tarafın ..., ... (öykü), ... (TV dizi projesi) ile davalı tarafın eseri ... isimli TV dizisi arasında; karakterlerin gelişimi, düğüm, ana olay örgüsü, yan karakterlerin hikayeye katkıları, çatışma gibi dramatik yapı unsurları dikkate alınarak yapılan incelemede eserlerin birbirlerinden farklı yapılarda olması, “Berdel” konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, isim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, karakterlerin dramatik yapı unsurlarından “amaçları'nın, motivasyon kaynaklarının farklı olması dikkate alındığında FSEK anlamında mali veya manevi hak ihlaline sebebiyet verecek bir hususa rastlanmadığının tespit edildiği, raporların denetime elverişli ve yeterli olduğu, mahkememizce hükme esas alındığı,
davacıya ait "..." isimli hikaye ve dizi projesi ile "..." adlı hikaye ile davalı ... Ltd. Şti.'nin yapımcısı olduğu, diğer davalı ... A.Ş. ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli televizyon dizisinde kullanılan töre ve berdel konularının aynı coğrafi bölgeyi içeren eserlerde kullanılan genel ve anonim konular olduğu bu nedenle bu konuların taraflara ait eserler yönünden tek başına hususiyet katan nitelikte olmadığı, davacıya ait eserler ile davalı tarafa ait davaya konu dizi filmi hikayeleri, olay örgüleri, konuları ve karakterleri yönünden tüm unsurlarıyla birlikte karşılaştırıldığında davacıya ait eserlerin bütünündeki hususiyetin, davaya konu dizi filmde baskın unsur ve hak ihlali oluşturacak nitelikte kullanılmadığı, bulunmadığı ve davalı tarafça yapılmış hak ihlalinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 373,20 TL eksik harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye irad kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tecavüz talebi yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!