T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/224 Esas
KARAR NO : 2024/81
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana saç sektöründe ticari faaliyetlerine devam ettiğini, şirket çatısı altında kullanılan "..." markasının TPE nezdinde müvekkil adına koruma altına alındığını, müvekkili şirketin bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullanarak hizmet kalitesini haklı bir üne kavuşturduğunu ve bilinen, aranan bir marka haline getirdiğini, netice olarak müvekkilin işletmesinin tescilli markası ile ilişkilendirilir bir hale geldiğini, müvekkil şirket adına tescilli "..." ibareli markanın neredeyse aynı sayılacak benzeri niteliğindeki "..." ibaresinin davalı tarafından ticari amaçlı olarak kullanıldığını, bu kullanımdan haksız kazanç elde edildiğini ve SMK'nın 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz eyleminin gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalıya tecavüzün durdurulmasına ilişkin ... 6. Noterliği tarafından ... Yevmiye numarasıyla ...tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafın iş bu ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen müvekkil adına tescilli markaya karşı devam ettirdiği tecavüz fiilini sonlandırmadığını, ayrıca davalının haksız rekabet teşkil eden söz konusu kullanımdan dolayı müvekkili şirketin zarara uğradığını beyan ederek; öncelikle mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tecavüz konusu cihazlara el konularak bunlar üzerindeki markaların silinmesine ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasına, davalının müvekkilin marka hakkına karşı işlediği tecavüz fiilinin tespitine, söz konusu fiilin durdurulması ve ortadan kaldırılmasına, müvekkil şirketin tecavüz sebebiyle uğramış olduğu şimdilik 1.000,00 tl maddi ve 50.000,00 tl manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava Davalısı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyet konusunun genel olarak medikal cihaz imalatı ve satışı olduğunu, müvekkil şirketin davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde ne davacının ne de diğer şirketler tarafından tescili alınmış hiçbir markanın kullanımını gerçekleştirmediğini, marka tecavüzünde bulunmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının cins bir ismi kullanarak haksız kazançlar elde etmeye devam etmeye çalıştığını, özellikle "..." yani Türkçe anlamı olarak "..." gibi cins bir ismi bu denli geniş çapta kullanan davacının, aynı sektördeki kişilerin "..." yani "..." kelimesi ile ilgili olarak herhangi bir alanda dahi çalışmasına müsaade etmeme amacı taşıdığını, diğer davalılardan da görüleceği üzere davacı yanın açıkça sektörde tekelleşmeye çalıştığını, ayrıca müvekkil şirket ile diğer şirketlerin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, bahsi geçen "..." markasının davacı tarafın markasıyla karışıklık oluşturmadığını ve benzerlik göstermediğini, her iki markanın iştigal konularının birbirinden farklı olup, her iki tarafın kendi tescili bulunan alanlarda işlemler gerçekleştirdiğini, her iki kelimenin İngilizce dilinde farklı anlamlara geldiğini, "..." markasının "..." anlamını taşımaktayken "..." markasının "..." anlamına geldiğini, bu doğrultuda anlamları farklı olan iki kelimenin birbirine benzerlik taşıdığı iddiasıyla dava ikame edilmesinin açıkça kötüniyet teşkil ettiğini, müvekkil şirketin bahsi geçen "..." "..." ve "..." ibareli markaları tescil etmek gayesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurduğunu, müvekkilin başvurusunun kabulü ile markaların koruma altına alındığını, bununla beraber davacı tarafın bahsi geçen dava konusu markalara tescil başvuru süresi içerisinde itiraz etmediği gibi süresi içerisinde marka tescili iptal davasını da ikame etmediğini, ayrıca davacının SMK m. 157, Türk Borçlar Kanunu kapsamında davasını süresi içerisinde açmadığını, davacı tarafın tazminat talepleri yönünden ise öncelikle bir marka tecavüzünün bulunması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından hiçbir şekilde marka tecavüzünde bulunulmadığını beyan ederek; süresinde açılmayan huzurdaki davanın öncelikle zaman aşımından ötürü reddine, davacının iş bu davayı ikame etmekte yararı bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının haksız ve kötüniyetli davasının esastan reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacıya ait davaya konu 10.12.2019 başvuru ve 06.10.2020 tescil tarihli ... kod numaralı markanın markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ... Sınıfında “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).
Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (... ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” hizmetleri bakımından; ... Sınıfında “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” hizmetleri bakımından davacı yan adına tescilli olduğu, davalılardan ...’in kullanımlarının "..." ve "..." unsurlarını ihtiva ettiği, davalılardan ...’a ait olduğu iddia edilen ... Instagram sosyal medya hesabında makineler üzerinde ve tanıtıcı paylaşımlarda "..." unsurunun doğrudan kullanıldığı, davalılardan ... Şirketi’nin ise "... ..." ve "..." şeklindeki markasal kullanımlarının tespit edilebildiği, ilgili cihazların yağ yakma vaadi ile hizmet sağlanması sırasında kullanıldığı, ilgili cihazlar ile “vücuda yeni bir şekil kazandırılması”nın taahhüt edildiğinin anlaşılabildiği, markasal kullanımlarda farklı bölgelerde yer alan sair harf ve şekil unsurları ile marka ve markasal kullanımların birbirlerinden uzaklaştıkları, bu eksende arz edilen durum ve marka ile markasal kullanımlar arasında var olan şekil, okunuş, anlam vs. farklılıklar çerçevesinde tespit edilen markasal kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilemeyeceği, davalılar tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan kullanımların davacı yana ait görselini ihtiva eden markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olmadıklarına ilişkin görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 21/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; kök raporda da arz edildiği üzere; davalılardan ...’in kullanımlarının "..." ve "..." unsurlarını ihtiva ettiği, davalılardan ...’a ait olduğu iddia edilen... sosyal medya hesabında makineler üzerinde ve tanıtıcı paylaşımlarda "..." unsurunun doğrudan kullanıldığı, davalılardan ... Ticaret Limited Şirketi’nin ise "... " ve "..." şeklindeki markasal kullanımlarının tespit edildiği, ilgili cihazların yağ yakma vaadi ile hizmet sağlanması sırasında kullanıldığı, ilgili cihazlar ile “vücuda yeni bir şekil kazandırılması”nın taahhüt edildiğinin anlaşıldığı, bu doğrultuda, kök raporda arz edilen; davacı tarafın davaya konusu markasının işitsel mahiyette “...” şeklinde okunduğu, ilgili unsurun dilimizde “...” anlamını ihtiva ettiği, davalıların olduğu iddia edilen kullanımların davacı yana ait şekil unsurunu ihtiva eden markanın şekil unsurundan uzaklaşılmak ile birlikte “...”, “...”, ...”, “...” şeklinde okunuşları ihtiva ettikleri, ilgili unsurların dilimizde herhangi bir anlam ihtiva etmedikleri, davacı markaları ve davalı yana ait markasal kullanımın farklı unsurlar ile başlayıp bittikleri, marka ve markasal kullanımların farklı bölgelerde ihtiva ettiği ... unsurunun ihtilaf konusu markasal kullanıma konu ürün ve hizmet bakımından zayıf marka muhteviyatında olduğunun değerlendirildiği, dava konusu ibarelerin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabulüyle dosyaya 08.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan uzman görüşlerine itibar edilmediği, her ne kadar taraf markaları farklı bölgelerde olsa da ... unsurunu ihtiva ediyor ise de ilgili unsurun kullanıma konu makinelerin gerçekleştirdiği işlem ile sektörel bazda örtüştüğü, marka ve markasal kullanımlarda farklı bölgelerde yer alan sair harf ve şekil unsurları ile marka ve markasal kullanımların birbirlerinden uzaklaştıkları, bu eksende arz edilen durum ve marka ile markasal kullanımlar arasında var olan şekil,
okunuş, anlam vs. farklılıklar çerçevesinde tespit edilen markasal kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilemeyeceği yönündeki kanaatlerinin devam ettiği ve kanaati değiştirecek herhangi bir veri veya itirazın dosya münderecatında yer almadığı, kök raporda arz edilen görüş ve kanaatlerinin devam ettiği görüş ve kanaatleri bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/92 Esas 2020/3984 Karar sayılı kararında " 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden herkesin kulllanımına açık olan ve bu sebeple ayırt edicilik düzeyi zayıf ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması ve bu hususta kimseye tekel hakkı verilmemesi gerekir. Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyalarında davacı vekilince sunulan dava dilekçelerinde ... numaralı "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğunun, asıl dava ve birleşen dava davalılarının davacının bu markasına tecavüz oluşturacak kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, TPMK kayıtları incelendiğinde ... numaralı "..." ibareli markanın ... Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden olmak üzere davacı adına tescilli olduğu, asıl dava ve birleşen dava davalılarından süresi içerisinde yalnızca mahkememizin birleşen 2022/225 esas sayılı dosyasındaki davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesi sunulduğu cevap dilekçesinde davalı şirketin medikal cihaz imalatı ve satışı alanında faaliyet gösterdiğinin, davalı adına tescilli ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." ibareli markalarının bulunduğunun, davalının davacı markalarına tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunmadığının beyan edildiği, ... numaralı "..." ibareli markanın ... Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden, ... numaralı "..." ibareli markanın ... sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden ve ... numaralı "..." ibareli markanın ... Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden birleşen dava davalısı ... adına tescilli olduğu, davacı vekilince asıl dava ve birleşen davalarda dava dilekçesinin ekinde davalıların tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğu iddiası yönünden davalılara ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesaplarının görsellerinin sunulduğu, davacı tarafça iddia edildiği gibi davalıların davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alındığı, alınan raporlar incelendiğinde asıl dava davalısı ...'ya ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesabının kapalı olduğunun bu nedenle herhangi bir tespit yapılamadığının belirtildiği, birleşen mahkememizin 2022/227 esas sayılı dosyasının davalısı ...'e ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesabının incelenmesinde bu sosyal medya hesabının bu davalıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir beyan ve bilginin bulunmadığının, sosyal medya hesabında ... ve ... ibaresi bulunan ürünün tanıtımının yapıldığının anlaşıldığı, birleşen mahkememizin 2022/226 esas sayılı dosyasının davalısı ...'a ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesabının incelenmesinde hesap adının ... olduğu, sosyal medya hesabında ... ibaresinin bulunduğu cihaz tanıtımının yapıldığı, birleşen mahkememizin 2022/225 esas sayılı dosyasının davalısı ...'a ait olduğu iddia edilen instagram hesabının incelenmesinde kapalı olduğunun bu nedenle herhangi bir tespit yapılamadığının belirtildiği, bu davalıya ait olduğu tespit edilen ... kanalında ise "..." ve "..." ibarelerinin bulunduğu cihazların tanıtımının yapıldığının anlaşıldığı, davalı ... tarafından sosyal medya hesabı ve bu hesapta belirtilen iş yerinin kendisine ait olmadığı belirtilmiş ise de dosya içerisine alınan vergi kayıtlarından davanın açıldığı tarihte sosyal medya hesabında belirtilen iş yeri adresinde bu davalının faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, davalı ...'nın davacı tarafça iddia edilen kullanımlarının tespit ve ispat edilemediği, davalı ... yönünden sosyal medya hesabının ve kullanımlarının bu davalıya ait olduğunun tespit ve ispat edilemediği, bu davalıya ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesabındaki kullanımlar ile davalı ... yönünden sosyal medya hesabındaki kullanım ve davalı ... yönünden ... hesabındaki kullanımlara ilişkin olarak tecavüz iddiası değerlendirildiğinde bu kullanımlarda üzerinde ... ibarenin esas unsur olarak bulunduğu cihazların tanıtımının yapıldığı, bu cihazların zayıflama, vücutta yağ yakma ve şekillendirme amacıyla kullanıldığının belirtildiği, davacıya ait "..." ibareli markanın tıbbi hizmetler ve güzellik bakım hizmetleri yönünden tescilli olduğu, shape me ibaresi İngilizce olup Türkçe şekillendir beni anlamına geldiği, davaya konu ... ibaresinin bulunduğu cihazların kullanıldığı faaliyet alanı ile davacının markasının tescilli olduğu güzellik bakım hizmetleri ve tıbbi hizmetler birlikte değerlendirildiğinde davacı marka ibaresinin ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olduğu, ayırt edicilik gücü zayıf marka yönünden koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi ortadan kaldırılabileceği, davacı markasının "..." ibaresinden oluştuğu, tecavüz oluşturduğu iddia edilen kullanımların ise davacı markasının ilk kelimesi olan shape ibaresinin başına ... ve ... harflerinin eklenerek ... ibaresinden oluştuğu, davacının ayırt edicilik gücü zayıf bu marka karşısında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ... ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğu, karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığı, davaya konu ... ibareli kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı anlaşılmakla yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Birleşen mahkememizin 2022/225 Esas sayılı dosyasında açılan dava yönünden davanın REDDİNE,
3-Birleşen mahkememizin 2022/226 Esas sayılı dosyasında açılan dava yönünden davanın REDDİNE,
4-Birleşen mahkememizin 2022/227 Esas sayılı dosyasında açılan dava yönünden davanın REDDİNE,
5- a) Asıl dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcının peşin yatırılan 870,96 TL'den mahsubu ile 443,36 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- a) Birleşen mahkememizin 2022/225 Esas sayılı dosyasında açılan dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcının peşin yatırılan 870,96 TL'den mahsubu ile 443,36 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen marka hakkına tecavüz talepli dava yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Limited Şirketi ne verilmesine,
c) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Limited Şirketi'ne verilmesine,
d) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Limited Şirketi ne verilmesine,
e) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7- a) Birleşen mahkememizin 2022/226 Esas sayılı dosyasında açılan dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcının peşin yatırılan 870,96 TL'den mahsubu ile 443,36 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen marka hakkına tecavüz talepli dava yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
c) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
d) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
e) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8- a) Birleşen mahkememizin 2022/227 Esas sayılı dosyasında açılan dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcının peşin yatırılan 870,96 TL'den mahsubu ile 443,36 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
b) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/04/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!