WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/373
KARAR NO : 2024/27

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 23/09/2021
KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülen dava ve birleşen davada yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurucusu ...’ın ülkemizin ilk üniversite hazırlık dershanesi olan ve ... Aş. tarafından kurulmuş olan ‘’...’’ isimli ticari işletmeyi ... 3.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ... Aş’den devir aldığını, ... yılında ... tarafından alındığında ...’ta tek şube olarak faaliyet göstermekte iken gün geçtikçe şube sayısını arttıran ...’nin günümüz itibari ile Türkiye genelinde ... şubeye ulaştığını, ...’ın, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapılması amacıyla 1997 yılında ...Aş.’yi, 2005 yılında ise müvekkili ... Aş.’yi kurduğunu, Müvekkili şirketin, ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ...numaralı markaların sahibi olduğunu, İş bu markaların ... 5.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ...Aş. tarafından müvekkili şirkete devredildiğini, Türk Patentte de devir-tescil işlemlerinin tamamlandığını, Markaları müvekkili şirkete devreden şirketin, ‘’...’’ markalarıyla gerçekleştirdiği eğitim ve öğretim hizmeti sunumunun 1997 yılında dershanecilik hizmeti ile başladığını, daha sonra Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Kurs olarak devam ettiğini, müvekkili şirketin de ... esas unsurlu markaları devraldıktan sonra eğitim öğretim hizmeti alanında aynı şekilde kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 1997 yılından bu yana gerçekleşen kullanımların da müvekkilinin kullanımlarına eklenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, markaları ve kullanımlarını ... alan adlı internet sitesinde ve diğer sosyal medya hesaplarında da tanıttığını, Müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının eskiye dayalı kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı Türk Patent tarafından da kabul edildiğini, mahkeme kararları ve bilirkişi raporları ile de ayırt ediciliğin kabul edildiğini, Müvekkilinin, 1997 yılından bu yana tanınmış ... ve Şekil ibareli tanıtım işaretini tescilli ticaret unvanı, işletme adı ve tescilli marka olarak kullanmakta iken, müvekkili ile aynı sektörde ticari faaliyette bulunan davalı şirketin, müvekkilinin tescilli markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer tanıtım işaretlerini kullanmaya başladığını, Davalı tarafın, Medeni Kanun’un 3.maddesi gereğince meslekten olarak bilmesine veya bilmesi gerekmesine rağmen, kötü niyetli olarak birebir aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini haksız ve hukuka aykırı surette kullanarak müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini, Müvekkilinin tescilli ticaret unvanı ve markalarıyla davalıların kullandıkları tanıtım işareti arasında, aynı alanda faaliyette bulunmaları nedeniyle yararlanıcılar tarafından karıştırılması ve bu karışıklar sonucunda müvekkilinin ciddi ölçüde zarar göreceğinin kaçınılmaz olduğunu, Davacı müvekkilinin tescilli ve tescilsiz marka haklarına, tescilli ticaret unvanı ve işletme adına karşı geçekleştirilen vaki tecavüzün ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, ... 1.FSHHM...D.İş sayılı dosya ile verilen ihtiyati tedbir kararının devamını, davalı aleyhine verilecek kararın 6769 sayılı SMK 149/1(g) hükmü gereğince masrafı davalı tarafından karşılanmak kaydı ile tirajı en yüksek üç gazeteden birinde tamamen veya mümkün değilse özet olarak yayınlanmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmilini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçek dışı olup, taleplerinde haksız olduğundan davanın kabulünün mümkün olmadığını, ... ibaresinin kimsenin tekelinde olabilecek bir ibaretolmayıp, tek bir kişinin kullanımına da verilemeyeceğini, bilim ve fen ile ilgilenen her türlü kurum ve kuruluş tarafından kullanılabileceğini, Her ne kadar ... adının kimsenin tekelinde değilse de müvekkiline ait kurs merkezinin ayır edici özelliğinin ... olduğunu, bu markaya ilişkin marka tescil belgesinin bulunduğunu, başvurucunun amblemine bakıldığında bilim adamlarının görüldüğünü, bu kişilerin fotoğraflarının da kimsenin tekelinde olmadığını, marka tescil evrağından da anlaşılacağı üzere logoların aynı olmadığını, .... markasının, ... tarafından 10 yıl süre ile kullanılmak üzere alınmış ve akabinde müvekkili şirkete kiralandığını, markanın iptaline dair bir dava olup olmadığını hususunun dava dilekçesinde belirtilmediğini, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumunun onayladığı bir markayı kullandığını, Davaya esas teşkil eden Bilirkişi incelemesi sonrası, her ne kadar öncesinde de ... ibrası bulunsa da, olası bir karışıklığın giderilmesi için müvekkili tarafından yeni bir tabela yaptırıldığını, müvekkilini kiralamış olduğu markaya uygun bir tabela taktırıldığını, Müvekkili tarafından açılmış bir internet sitesinin mevcut olmadığını, her ne kadar bazı sitelerde müvekkilinin telefon numarası ve adresinin bulunduğu ve kullanılan fotoğrafın başvurucu yan haklarını ihlal ettiği beyan edilmiş ise de kendilerinin de belirttiği üzere müvekkiline ait bir internet sitesinin mevcut olmadığını, Müvekkilinin tescili yapılmış bir marka ile eğitim öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, algısı yüksek bir tüketici kitlesine sahip olduğunu, bu kitle ile talepte bulunanın markanın bir kolu veya şubesi olduğu için değil... olduğu sebebi ile müvekkilinin tercih edildiğini, Haksız davanın reddi ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
... 2.FSHHM ...Esaslı Birleşen Dosyanın 23.11.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine açmış oldukları tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve ref’i istemli ... 4.FSHHM’nin ... E. dosyası ile işbu dosyanın taraflarının ve maddi vakıaların aynı olması nedeniyle birleştirilmesini, ... 1.FSHHM ... D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararının devamını, Davalı yanın, davacının tescilli ve tescilsiz marka haklarına, tescilli ticaret unvanı ve işletme adına karşı gerçekleştirdiği vaki tecavüz nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak belirsiz olduğundan şimdilik 5.000-TL maddi tazminat ve 10.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 15.000-TL tazminatın, 6769 sayılı kanunun 151/2-C maddesi ile TTK 56.maddesi uyarınca hesap edilmek suretiyle tespiti ile ilk eylem tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, Davalı aleyhine verilecek kararın 6769 sayılı SMK 149/1(g) hükmü gereğince masrafı davalı tarafından karşılanmak kaydı ile tirajı en yüksek üç gazeteden birinde tamamen veya mümkün değilse özet olarak yayınlanmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 11/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraf markalarının yüksek derecede benzerliği, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi, davalı faaliyetlerinin davacının tescilli markaları kapsamında olması sebebi ile markalarının karıştırılma ihtimali olduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bu hizmetlerin aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir hizmet yerinde başka bir hizmeti almak istediklerinde değil, alıcıların hizmetlerin birbirinde farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımların davacı yan markaları ile karıştırma ihtimali yarattığından davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz edildiğine, Davacı tarafın markalarını uzun suredir fasılasız kullanması, sektörde ayırt edici gücünün yüksek olmasından kaynaklı davalı tarafından bilinmeme ihtimalinin bulunmaması, buna rağmen davalının, davacıya ait ... görselini kullandığı dikkate alındığında, davacının marka haklarının ihlal ettiği, aynı sektörde faaliyet göstermesinden kaynaklı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bu hizmetlerin aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas yaratacağı sebebi ile davacı taraf marka kullanımlarının haksız rekabet oluşturacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 13/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Sayın Mahkemenin ek rapor görevlendirmesinde dava tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiği takdiri üzerine;
 Öğrenci sayısının 122 olarak kabul edilmesi halinde lisans bedelinin ;
2017-2018 dönemi için 122 x 63,50 = 7.747,00-TL,
2018-2019 dönemi için 122 x 85,00 = 10.370,00-TL,
2019-2020 dönemi için 122 x 91,25 = 11.132,50-TL,
2020-2021 dönemi için 122 x 115,00 = 14.030,00-TL,
2021-2022 dönemi için 122 x 205,00 = 25.010,00-TL olmak üzere toplam 68.289,50-TL olabileceği,
 Öğrenci sayısının 138 olarak kabul edilmesi halinde ;
2017-2018 dönemi için 138 x 63,50 = 8.763,00-TL,
2018-2019 dönemi için 138 x 85,00 = 11.730,00-TL,
2019-2020 dönemi için 138 x 91,25 = 12.592,50-TL,
2020-2021 dönemi için 138 x 115,00 = 15.870,00-TL,
2021-2022 dönemi için 138 x 205,00 = 28.290,00-TL olmak üzere toplam 77.245,50-TL olabileceği, Etüt merkezine sınav hazırlık kursları statüsünde faaliyet gösteren davalının sözleşme başlangıç bedeli olarak 2 dönem için sözleşme yapılması gerektiği kanaatinin kabulü halinde talep edilebilecek başlangıç bedelinin 6.350,85- TL + 20.500,00- TL = 26,850,85-TL olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın asıl davada marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile hükmün ilamı istemine ilişkin olduğu, birleşen ... 2.FSHHM'nin ... esas, ...karar sayılı dosyasının ise marka tecavüzüne dayalı SMK 151/2-c maddesi uyarınca maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı yana ait ... nolu ... okulları şekil (... görselleri ve ... işareti) ... ve ... Sınıf için 29.6.2016 tarihinde, ... kod numaralı ... ... , ... kod numaralı "çizgi üstü ... dershaneleri dershanede doğru şıkkınız eğitim ciddi kurumları işidir şekil”, ... kod numaralı "...”, ... kod numaralı "...", ... kod numaralı özel eğitim ..., ... kod numaralı "...",... nolu ... işareti şekil, tescil nolu markalarının bulunduğu, yine davacının ...kod numaralı “... ", ... şekil, ... nolu ... şekil ibareli marka başvurularını gösterir marka tescil belgelerine göre davacının ... ve .... Sınıfta 2008 yılından beri muhtelif tarihlerde marka tescili bulunduğu halen de seri marka kapsamında başvurularının bulunduğu Türk Patent ve marka kurumun 24.1.2017 tarihli yazıları kapsamından ve marka tescil belgelerinden anlaşılmıştır.
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Somut olaya dönüldüğünde, davacıya ait... tescil nolu “...” ibareli markanın ve bu ibareyi içeren türevlerinin eğitim ve öğretim hizmetlerinin de de dâhil olduğu ... emtia sınıflarında davacı adına tescilli olduğu ve halen geçerli olduğu, ... ibaresi ... markalarının davacı ...A.Ş. firması adına kayıtlı olduğu, dava konusu Nice ... Sınıf “eğitim öğretim hizmetleri” kapsamında tescilli olduğu ve koruma sürelerinin devam ettiği, davacıya ait ... uzantılı web sitesinin web archive uygulaması üzerinden yapılan incelemesinde 2000 yılından itibaren ..., ...görselinin fasılasız şekilde kullanıldığı görülmüştür. Yine dosyada mübrez delil kapsamında da davacının ....görseli üzerinde gerçek hak sahibi olduğu ve markaları ayırt edici unsur haline getirdiği, davalı taraf, dava dışı şahıstan marka kullanımına ilişkin lisans aldığını belirtmiş ise de ilgili markanın SMK m.155'deki açık düzenleme uyarınca, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davacıya ait ...görselini kullandığı dikkate alındığında, davacının marka haklarının ihlal ettiği, aynı sektörde faaliyet göstermesinden kaynaklı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu haliyle davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımların davacı yan markaları ile karıştırma ihtimali yarattığından, tarafların faaliyet konusunun eğitim ve öğretim hizmeti olarak aynı olduğu, markaların kelime unsurlarının aynı olduğu, aynı hizmet türünde davacı markasının iktibas suretiyle kullanılarak SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz edildiği kanaatine varılmıştır.
Haksız rekabet, TTK 54. maddesi vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuçlar doğuran hareket ve fiillerin tümünü ifade eder. Diğer bir deyişle haksız rekabet, rakipleri ezmek ve onları iktisadi faaliyet alanından uzaklaştırmak amacıyla ve hüsnüniyet kurallarına aykırı suretlerle başvurulan, kanuna, nizama, adaba ve teamüle göre teviz edilemeyecek hareketlerin tamamıdır. Bu bağlamda başkasının serbestçe ifaya hakkı olduğu rekabet hareketini mene veya onu rekabet sahasından çıkarmaya ve kendi edalarını daha avantajlı göstermeye yarayan yasal olmayan vasıtaları kullanan kişi haksız rekabet fiilini işlemiş olur. TTK 55/1-a-4 bendine göre “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” haksız rekabet sayılır. Burada iktibas fiilinin iltibas kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerekmekte olup dava konusu aynı ibare kullanımının tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı kanaatine varılmıştır.
Birleşen dava bakımından tazminat incelemesi
Davacı yan tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-c kapsamında lisans seçeneğine belirlenmesini talep etmiştir. .. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ... tarihinde müzekkere yazılarak davalı dershanenin kuruluş tarihinden itibaren kaç öğrencisinin bulunduğu hakkında bilgi istendiği, 19.07.2022 tarihli müzekkere cevabında e-otomasyon sisteminde kayıtlı öğrenci listesinin gönderildiği, yazılan müzekkere sonucunda hak ihlali süresinin tespit bakımından bilirkişilerce hesaplama yapılmış, sunulan emsal sözleşmelerde 2015 yılında etüt merkezi olarak yapılan lisanslamada 5.000,00-TL başlangıç ücreti ve her öğrenci için belirlenen 50,00-TL+KDV üzerinden sözleşme akdedildiği, sözleşmenin 7.Ücretler başlıklı maddesinin 2.bendinin3.paragrafında (4.sayfa) " Tespit edilen bu hizmet bedeli olan 50 TL, 2015-2016 eğitim-öğretim yılı için geçerli olup takip eden yıllarda, her yılın eğitim öğretim döneminin başlangıcında; hizmet bedeli yıllık enflasyondan az olmamak üzere arttırılacaktır." Hükmünün bulunduğu, her yıl için başlangıç ücreti hesaplaması yapılamamakla beraber 2017 yılında tespit adresinde faaliyete başlayan davalı için davacı ile sözleşme yapmış olsa idi ilk sözleşmenin süresi bitmiş ve sözleşmenin yenilenmesi gerekeceğinden etüt merkezi statüsündeki faaliyet için 2 kere başlangıç ücreti hesaplamasının yapılması gerektiği, dava tarihine kadar olan süre hesaplamaya dahil edilmiştir.
Bilirkişi tarafında SMK 151/2-c kapsamında 2017-2018 dönemi için 138 x 63,50 = 8.763,00-TL, 2018-2019 dönemi için 138 x 85,00 = 11.730,00-TL, 2019-2020 dönemi için 138 x 91,25 = 12.592,50-TL, 2020-2021 dönemi için 138 x 115,00 = 15.870,00-TL, 2021-2022 dönemi için 138 x 205,00 = 28.290,00-TL olmak üzere toplam 77.245,50-TL olabileceği, 2-etüt merkezi e sınav hazırlık kursları statüsünde faaliyet gösteren davalının sözleşme başlangıç bedeli olarak 2 dönem için sözleşme yapılması gerektiği kanaatinin kabulü halinde talep edilebilecek başlangıç bedelinin 6.350,85- TL + 20.500,00- TL = 26,850,85-TL olabileceği, hesaplanmıştır.
Davacı vekilinin 22/11/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 95.140,35 TL'ye çıkardığı görülmüştür.
Bilindiği gibi marka hukukundaki tazminat davalarında davacının uğradığı zarar/karşı tarafın elde ettiği kazanç, yada sunulan emsal lisans sözleşmeleri kapsamına göre davacının talep edilebileceği lisans yapılan yargılamada tam olarak tespit edilemiyorsa mahkeme tarafından dosyaya sunulu deliller kapsamına göre borçlar kanunu hükümlerine göre de mahkemece resen değerlendirme yapabilmektedir.
Zararın belirlenmesi, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş olarak yorumlanamayacağı gibi ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte de olmamalıdır. Somut olayda davalının tacir olarak kusuru bulunduğundan tazminat bakımından sorumluluğunun da doğduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, davalı kullanımlarının sabit olması, ihlal süresi, kullanılan mecra ve bilirkişi raporundaki hesaplamalar TBK md. 50,51 hükümleri dikkate alındığında 95.140,35-TL'nin somut olay özelinde makul sayılabileceği, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek bir tutar olmadığı gözetildiğinde hak ve nesafet kurallarına göre maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı manevi tazminat da talep etmiştir. Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, ,davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacı marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu dolayısı ile 10.000-TL manevi tazminatın uygun olabileceği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde asıl dava ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, tecavüz eylemi aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden hükmün ilanına de karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Asıl davanın KABULÜ İLE davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına, ticaret ünvanı ile işletme adına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bunların önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçlara el konularak toplatılmasına, kararın kesinleşmesine müteakip imhasına,
2-Birleşen ... 2.FSHHM'nin ... esas sayılı davası yönünden davanın KABULÜ İLE,
a)95.140,35 TL maddi tazminatın 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine,
B)10.000,00 TL manevi tazminatın 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm özetinin kararın kesinleşmesine müteakip Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeten birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına
4-a) Asıl dava yönünden ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-b) Birleşen dava yönünden ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 7.182,13 TL karar harcından peşin ve tamamlama harcı ile yatırılan toplam 1.795,54 TL'nin mahsubu ile kalan 5.386,59 -TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-a) Asıl dava yönünden ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-b) Birleşen dava yönünden ; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-c) Birleşen dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/4, 13/2 uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan: 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 137,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.887,50 TL ve 1.914,14 TL harç (peşin+başvuru+tamamlama) olmak üzere toplam 5.801,65 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş Sayılı dosyasında yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti 95,00 posta gideri olmak üzere toplam 3.095,00 TL ve 165,60 TL harç (vekalet+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.260,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır