WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/172 Esas
KARAR NO : 2024/56

DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/03/2015
KARAR TARİHİ : 14/03/2024

Mahkememizden verilen 24/01/2017 tarih 2015/55 Esas ve 2017/4 Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 09/03/2020 Tarih 2017/4450 Esas ve 2020/625 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, Mahkememiz 2021/172 Esas sayılı dosya numarasına kayıt olan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ortağı olduğu ...Ltd. Şti.nin uzun yıllardan bu yana kimya sektöründe Türkiye'nin en büyük kimya fuar organizasyonlarını gerçekleştirdiğini, 2002 yılından bu yana sadece kimya sektörüne hizmet sunmak amacıyla yola çıkan ...'un, 2006 yılında ilk fuari olan “...” ile fuarcılık sektörüne de adım atmış ve 2006 yılından bugüne sektöre toplam 8 farklı fuar kazandırarak toplamda 20 tane etkinlik yapmış bir organizasyon şirketi olduğunu, müvekkilinin "...”, "...”, “..." ve türevleriyle ilgili seri marka hakkına sahip olup, bu ibarelar üzerinde ... ve ... inci sınıflar nezdinde münhasır marka hakkı bulunduğunu, TPE nezdinde... başvuru numarası ile ilan edilen “...", ...başvuru numarasıyla ilan edilen “...” ibareleri üzerinde müvekkilin münhasıran hakkı olduğunu, “...” ve "...” ibarelerine ilişkin hem ... hem de ....sınıflarda başvuruda bulunulduğunu, Müvekkilin söz konusu markalar ve türev ibarelerini organizasyonu gerçekleştirdiği fuarlarda ve tüm tanıtım materyallerinde yoğun bir şekilde kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, davalılar tarafından bir süredir “..." adıyla fuar düzenleyeceklerine ilişkin reklam ve tanıtım yapılmakta olduğunu, davalılar tarafından “...” adıyla fuar organizasyonu yapılması ve buna ilişkin tanıtım çalışmalarında “...” ibaresinin kullanılması şeklindeki kullanımlarının müvekkilin marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ayrıca söz konusu kullanımların müvekkile ait diğer seri markaları açısından da ihlal niteliği taşıdığını, dava konusu “...” şeklindeki markasal kullanımının müvekkile ait markalara ayniyet derecesinde benzemekle birlikte müvekkilinin "..." kök ibareli seri markası bakımından tüketici/müşteri nezdinde işletmesel bağlantı kurma ve dolayısıyla karıştırılma ihtimaline de sebebiyet verdiğini, davalı tarafça “...” ibaresini kullanmasının hem tecavüze hem de iltibasa açıkça yol açtığını, davalı şirketlerin dava konusu ibareyi organize edecekleri fuar kapsamında Fuar adı olarak kullanmalarının hem TTK haksız rekabet hükümlerine hem de 558 sayılı KHK'ya aykırı olduğunu, davalıların dava konusu eylemlerinin müvekkilin haklarına tecavüz teşkil etmiş olduğunun ihtar edilmesine rağmen, kusurlu davranışlarıyla müvekkilinin markalarına tecavüz etmeye devam ettiğini, davalıların haksız rekabete neden olan söz konusu kullanımları neticesinde müvekkil şirketin zarar görmesine sebebiyet verdiğini beyan ederek; davalılar tarafından haksız bir şekilde kullanılan, müvekkilinin markalarına tecavüz eden ve aynı zamanda iltibas tehlikesi oluşturan "..." ve "..." ibarelerini taşıyan tüm araç ve gereçlere el konulmasını, "..." ve "..." ibarelerine yer verilen tabela, web sitesi, etiket, broşür ve her türlü belge ve doküman ile sair dijital, görsel, işitsel ve yazılı reklam / tanıtım materyallerinin kullanımının durdurulmasını, bunların toplatılıp, muhafaza altına alınması hususlarını kapsar şekilde İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesine, Davalı şirket tarafından haksız olarak kullanılan; “...” ve “...” ibarelerinin, müvekkil şirkete ait TPE nezdinde ... başvuru numarasıyla ilan edilen “...", ...başvuru numarasıyla ilan edilen “..." ve yine içinde "...” ve “...” ibarelerinin geçtiği seri markalarına 6102 sayılı TTK ve 556 sayılı KHK uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil eder eylemlerinin Tespitine, markalara tecavüz ile haksız rekabetin Önlenmesine, Giderilmesine, tecavüz sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortada kaldırılmasına, kusurlu davranışlarıyla müvekkil şirketin tescilli markalarına tecavüz eden, haksız rekabete neden olan ve müvekkil şirketin zarar görmesine sebebiyet veren davalılardan 50.000,00 TL tutarında Manevi Tazminatın Tahsiline, tazminat alacağına ihtarname tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davalıların dava konusu eylemlerinin müvekkilin haklarına tecavüz teşkil etmiş olduğunun ihtar edilmesine rağmen, kusurlu davranışlarıyla, müvekkilin markalarına tecavüz etmeye devam eden, haksız rekabete neden olan ve müvekkil şirketin zarar görmesine sebebiyet veren davalılardan müvekkilin uğramış olduğu zarar ve yoksul kalınan kazanç miktarının 556 sayılı KHK'nın 66/1-b maddesi gereğince belirlenmesine ve şimdilik 10.000-TL'nin ihtarname gönderildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte Maddi Tazminat olarak tahsiline, davanın tazminat talepleri yönünden HMK'nın 107 inci maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak görülmesine, davalı hakkında verilecek hükmün, masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek gazetelerden birinde ilanına karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fuar organizasyonları yapmakta olan bir firma olduğunu, dava konusu fuara ait markaların sahibi ve sorumlusu olan dava dışı ... şirketinin mevzuat gereği Türkiye'de doğrudan fuar düzenleme konusunda lisans sahibi olmadığından müvekkili şirkete müracaat etmesiyle organizasyon ile ilgili çalışmaları yapması için bir mutabakat sağlandığını, müvekkili şirketin sadece bir organizatör konumunda olduğunu, dolayısı ile huzurdaki marka ihtilafının tarafı olmadığını, müvekkili şirketin web sayfasında, reklamlarında ve sair hiç bir reklam ve yayın organında söz konusu fuarın ilişkin reklam, tanıtım ve sair izahatın söz konusu olmadığını, diğer davalı ve dava dışı ... şirketinin kimya, cam, metal, temizlik gibi alanlarda faaliyet göstermekte olup, 30 senedir kimya sektöründe yer aldığını, ... şirketinin ülkemizde tescil için başvurduğu "..." ve “...” markalarının Avrupa Birliği İç Pazarı Uyumlaştırma Ofisi nezdinde de zaten tescilli olduğunu, şirketin 1986 yılından bu yana sayısız ülkede “...” markasını kullanarak kimya fuarı düzenlemiş olduğunu, dolayısıyla söz konusu firmanın Türkiye'de de bu bilinen ve uzun süredir kullandığı markası tahtında “...” adı altında bir fuar düzenleyeceğini, davacı tarafın markalarında yer alan “..." ibaresinin ayırt edici bir unsur olmadığını, ...limited şirketinin uzun zamandır kullandığı “...” markası bağlamında “..." adı altında fuar düzenlemesinin davacı tarafın tescilli markalarına bir tecavüz teşkil etmediğini beyan ederek; öncelikle müvekkili şirket açısından davanın esasa girilmeden husumet yönünden reddine; ihtiyati tedbir talebinin reddine; haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 30 senedir kimya alanında konferans, sergi seminer ve yarışmaların düzenlenmesi ile ilgili faaliyetlerde bulunduğunu, ayrıcı 1986 yıllarından bu yana çıkardığı “...” adlı dergi ile de kimya sektöründe öncü bir kuruluş olarak faaliyet gösterdiğini, davacının davasına dayanak gösterdiği marka başvurularının, davacının müvekkilin Türkiye'de uzun yıllardır zaten kullanmakta olduğu “...” markası altında bir fuar düzenleyeceğini öğrenmesinden hemen sonra yapıldığını ve kötü niyetle yapılmış olan bu başvurulara Türk Patent Enstitüsü nezdinde itirazda bulunulduğunu, ayrıca “...” ibaresinin “kimya” kelimesinin İngilizcesi olan “...” ibaresinin ilk hecesi olduğunu ve dolayısıyla davacının tek başına “..."” ibaresi üzerinde hak iddia edemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından “....” markasının 30 yılı aşkın süredir dünya çapında kullanıldığını, esasında müvekkil şirketin "...” tescilli ve tescilsiz markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, ...'ın ... ( OHİM ) nezdinde ... sayılı ve 22.10.2014 başvuru tarihli “...” markası ile ... sayılı 22.10.2014 başvuru tarihli “...” markası ile tescilli olduğunu ve ... sınıflarda topluluk markası olarak korunmakta olduğunu,“...” markasının İngilizcede “...” anlamına gelen “...” ibaresinin ilk hecesi olan “...” ibaresi ile “...” anlamına gelen “...” ibaresinin ilk hecesi olan “...” ibaresinin birleştitilmesi sonucu yaratılmış ve tamamen müvekkil şirketler grubuna ait bir marka olduğunu, Bunun yanı sıra kimya endüstrisinde faaliyet gösteren birçok Türk katılımcının müvekkil markasını uzun süredir yakından tanıdığını, müvekkili şirketin marka haklarının hukuki düzenleme ile korunmakta olduğunu ve tescil ettirmiş olduğu alan adları, çıkartmış olduğu dergiler, broşürler ve diğer bütün sunulan evraklar da, müvekkilin “...”" ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu gösterdiğini, davacı yanın müvekkil ile aynı sektörde faaliyet göstermekte ve müvekkilin faaliyetleri dahil markaları ile ilgili bilgi sahibi olduğunu, buna rağmen müvekkilin markasının henüz Türkiye'de tescil ettirmemiş olmasından kaynaklanan boşluktan faydalanarak “...” ibaresini kendi adına tescil ettirmek için başvurularda bulunduğunu, ... yetkililerinin müvekkil ile yaptıkları yazışmalarda da belirttiği üzere müvekkil şirket ile uzun yıllardır devam ettirilen iş dayanışmasının müvekkilin İstanbul'da “...” adıyla bir fuar düzenleme kararını almasıyla bozulduğunu, müvekkilin bu fuarı düzenlemesiye ...'in deyişiyle “onlara ait bölgede onlarla rekabet eder” hale geldiğini, ...'in müvekkilin İstanbul'da düzenleyeceği fuardan önceden haberdar olduktan sonra, hatta bu fuarın gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğini öğrenmek maksadıyla 23.09.2014 tarihinde ... yetkililerinin e-posta yoluyla müvekkil ile iletişime geçerek bu etkinliğin yapılmamasını talep ettiklerini ve aralarında yapılmış olan işbirliğini anlaşmasını feshetme kararı aldıklarını belirttiklerini, bu yazışmaların ertesi günü olan 24.09.2014 tarihinde ...'in sahibi ...'ın TPE'ye ...sayılı “...” ve 25.09.2014 tarihinde ...sayılı “...” marka başvurusunda bulunulmasının bir tesadüf olamayacağını beyan ederek; usul ve esasa aykırı davarın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 16/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... (...) kelimesinin Kimya anlamına gelen bir kısaltma olup; kimya ile ilgili tüm fuar adlarında, yerli ve yabancı organizasyonlarda kullanılmakta olduğu, ... kelimesinin (...) “özel” anlamına gelip; “...”( Kimya alanına özel) ifadesi olduğu ve sadece davalı şirketçe kendi grup organizasyonlarında kullanılan bir ibare olduğu, "..." ibaresinin davacı şirket tarafından ...olarak 2006 senesi itibari ile kullanılmaya başlandığı, 2016 yılında 7. Kez bahsi geçen organizasyonun düzenleneceği, bu itabarla ... ibaresinin 10 yıl gibi bir süredir kullanıldığının anlaşıldığı, Davalı şirketin ise ... ibaresini “...” olarak geçen zincir grup organizasyonlarında düzenlemekte oldukları bölgeye göre “...”, “...”, “...” gibi ünvanlar ile düzenlemekte olduğu, en eski organizasyonlarının 2016 yılında 31.kez düzenlenecek olan “..." Fuarı olduğu, bu bağlamda en eski kullanım olarak bakıldığında davalı şirketin ... Organizasyonu yapıyor olması vesilesiyle “...” ibaresi geçen en eski organizasyonun sahibi olduğunun anlaşıldığı, Türkiye'de Kimya alanında “...” ve “...” iharelerini 2006-2015 seneleri arasında sadece davacı şirket tarafından kullandığının görüldüğü, "..." ve "..." ibarelerinin Kimya alanında düzenlenen organizasyonlar arasında sadece davacı şirketin "..." Fuarı'nda 2006 senesinden beri kullandığının tespit edildiği, davalı şirketin ise “...” ve “...” ibarelerini “...” olarak 2015'te organize etmeyi planladıkları ... Fuarı için kullanmaya başladıkları, "..." ve "..." ibarelerinin ise Türkiye'de davalı şirketin kullanımı ile ... Fuarı 2015 ile kullanılmaya ve duyurulmaya başlandığı, Bu tarihten önce... ibaresinin Türkiye'de kullanılmamış olduğu, Türkiye'de 2015 tarihden önce "..." veya "..." ibareleri geçen bir fuar da organize edilmediği, "..." ibaresinin ise yurtdışında yalnızca davalı şirketçe yapılan organizasyonlarda uzun bir süredir kullanıldığnın tespit edildiği, ..., ..., ... gibi farklı kıtalarda düzenlenen grup organizasyonlarında kullanıldığı, ...'nın 2016 yılında ..kez düzenleneceği göz önüne alındığında davalı'nın ... ibaresinin en eski ve uzun süreli kullanıcısı olduğu kanısına varıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkilerin 2010 yılından itibaren stand kiralama ve reklam işbirliği anlaşmaları kapsamında geliştiğinün düşünüldüğü, bu suretle davacının bu tarihten beri "..." ibaresinin davalı tarafından ticari faaliyetlerinde kullandığından haberdar olduğu sonucuna ulaşılabileceği, internet ortamında yapılan incelemede ... ibaresini içeren alan adlarının dahi "..." ve "..." a yönlendirdiğinin anlaşıldığı, ... ve ... ibarelerininin isim ve logo olarak kullanımlarının değerlendirilmesinde; ismin kullanımında ... ve ... ibarelerini birarada kullanan iki organizasyonun davacı ve davalı şirketler olduğu, Davacının "..." adını, davalının ise “...” adını kullanmakta olduğu, genel algıda ... ve ... tabirlerinin ortak olduğunda ve logoda vurguları benzer olduğundan ortalama bir algıda karıştırılmasının olası olduğu, tüm benzer logo ve ibare kullanımlarında olabileceği gibi, ancak ... ve ... kelimelerinin genel tabirler olup, ... gibi ayrıştırıcı ibareler ile fuar ünvanlarının birbirinden ayrıştırılmış olduğu ve iki ayrı organizasyon olduğunun anlaşılabildiği, logo kullanımında davalı şirketin logo olarak zincir marka olarak benimsenen logo dışında yeni ve farklı dizayn kullandığının da fark edildiği, neticede her iki organizasyonunun logolarının renk ve biçim olarak birbirinden farklı olduğu ve iki farklı organizasyon oldukları algısı verildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 2015/55 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 24/01/2017 Tarih 2015/55 Esas ve 2017/4 Karar sayılı kararı ile davanın Reddine karar verildiği, kararın davacı vekilinin 21/06/2017 tarihli dilekçesi ile istinaf edildiği, istinaf üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 Tarih 2017/4450 Esas ve 2020/625 Karar sayılı ilamıyla Mahkememiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, ilgili ilam gereğince dosya mahkememize tevzi olarak 2021/172 Esas numarasını almış olduğu anlaşılmış olup, yargılamaya devam olunmuştur.
KANAAT VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalılar tarafından davanın açıldığı tarihten sonra ... adıyla fuar düzenleneceğinin, düzenlenecek bu fuara ilişkin bu ismi kullanarak reklam ve tanıtım yaptıklarının, davalıların bu kullanımlarının davacıya ait... başvuru numaralı ... ibareli ve ...başvuru numaralı ...ibareli markalar ile dava dilekçesinde belirtilen içinde ... ve ... ibarelerinin bulunduğu markalar yönünden tecavüz oluşturduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dosya içerisindeki beyanlardan ve delillerden davacı ile davalı ...'nin kimya ile ilgili fuar organizasyonları yönünden faaliyette bulundukları, dava tarihinden sonraki tarihte yapılması planlanan ... isimli fuar organizasyonunun davalı ...'ye ait olduğu, diğer davalı tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de bu davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davalı ...'nin Türkiye'de fuar düzenlemek için lisansı bulunmadığından davalı ...'tan yukarıda belirtilen fuarın düzenlenmesi için hizmet aldığı, davalılar arasında bu şekilde ticari ilişkinin bulunduğu beyan edilmiş olup bu beyandan davaya konu fuar organizasyonunun reklam ve tanıtım faaliyetlerinin davalılar tarafından birlikte yapıldığının değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle davalı ... vekilinin husumet itirazlarının yerinde olmadığı, davacı tarafından yapılan ... numaralı ... ibareli ve ... numaralı ... Eurasıa Artkim ibareli marka başvurularının yapılan itiraz üzerine TPMK tarafından reddine karar verildiği, dosyamız davacısı tarafından bu marka başvurularına ilişkin olarak itiraz üzerine TPMK tarafından verilen red kararının iptali ve markaların tescili talepli ... başvuru numaralı marka yönünden ... 3. FSHHM'nin... Esas ... Karar, ... başvuru numaralı marka yönünden ... 1. FSHHM'nin ... (bozma öncesi ... Esas) ... Karar sayılı dosyaları ile dava açıldığı, ... 3. FSHHM'nin... Esas ... Karar, ... 1. FSHHM'nin ...(bozma öncesi... Esas) ... Karar sayılı dosyalarında yapılan yargılamalar neticesinde ... ibaresinin davalı tarafından davacıdan daha önce uzun yıllardır fuar organizasyonlarında kullanıldığının, bu ibarenin davalı yönünden tanınmış marka olduğunun, yukarıda belirtilen markaların başvuru tarihlerinden önce davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunun, davalı tarafından bu ibarenin davacıdan önce uzun yıllardır kullanıldığının davacı tarafça bilinebilecek durumda olduğunun, davacının marka başvurularının kötüniyetli olduğunun belirtilerek davaların reddine karar verildiği, ... 3. FSHHM'nin ...Esas... Karar sayılı kararının İstinaf ve Yargıtay incelenmesinden geçerek 04/11/2019 tarihinde, ... 1. FSHHM'nin ... (bozma öncesi ... Esas) ...Karar sayılı kararının İstinaf ve Yargıtay incelenmesinden geçerek 16/02/2023 tarihinde kesinleştiği, davacının ... başvuru numaralı ve ...başvuru numaralı marka başvurularının reddedildiği ve buna ilişkin tescili için açılan davalarda da davanın reddine karar verildiği, mahkeme ilamlarının kesinleştiği, dosyamızda alınan bilirkişi raporunda da yukarıda belirtilen kesinleşen dava dosyalarında tespit edildiği gibi davalının ... ibaresini fuarın gerçekleştiği yerin adı da eklenmek suretiyle davacıdan daha önce uzun yıllardır kullanıldığının tespit edildiği, bu marka ibareleri yönünden davacının kanun korumasından yararlanamayacağı, davacının ... başvuru numaralı ve ... başvuru numaralı markalar dışındaki dava dilekçesinde belirttiği içinde ... ve ... ibarelerinin bulunduğu markalar yönünden tecavüz oluştuğu iddiaları yönünden; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... ibaresinin kimya ibaresinin ingilizcesinin kısaltması olduğu, kimya ve buna ilişkin fuar sektöründe kullanılan bir ibare olduğu, yine ... ibaresinin bölgenin adının ingilizcesi olduğu bu nedenle bu ibarelerin tek başına ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, davacıya ait dava dilekçesinde belirtilen yukarıda belirtilen markalar dışındaki markalar incelendiğinde de davacı tarafa ait ... ve ... ibarelerinin tek başına kullanıldığı tescilli markanın bulunmadığı, bu ibarelerin başka ibarelerle kullanılmasıyla oluşturulan markaların tescil edildiği, davacının ... başvuru numaralı ve ... başvuru numaralı marka başvurularının reddedildiği ve buna ilişkin tescili için açılan davalarda da davanın reddine karar verildiği, mahkeme ilamlarının kesinleştiği, ... ibaresinin kullanıldığı davacı adına tescilli başka markanın bulunmadığı, davalı tarafça kullanılan ... ibaresinin davacı adına tescilli diğer markalar yönünden ayırt edici nitelikte olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalıların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 1.024,65 TL peşin harçtan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 597,05 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
6-Davalı ... Org. Ltd. Şti. Tarafından posta masrafı olarak yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Org. Ltd. Şti.'ye ödenmesine,
7-Davalı .... Tarafından posta masrafı olarak yapılan 14,85 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ....'ye ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yarılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza