T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/78 Esas
KARAR NO : 2024/361
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 01.02.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın davalı firma ile uzun süredir ticari ilişki içerisinde olduğunu, davalı firmanın müvekkilinden ürünler satın aldığını, davaya konu olayda ise, müvekkili firmanın davalı tarafa satın aldığı ürünlere istinaden ; 29/07/2023 tarihinde ..., 25/08/2023 tarihinde ..., 04/09/2023 tarihinde ... nolu faturaları kestiğini, ancak davalının bu peşin bedelli fatura karşılıklarını ödemediğini, müvekkili firmanın da davalıya peşin ödeme yapacağı için anlaştığı ve ticari teamül olan % 10 iskontonun davalıdan iadesi için, 29/09/2023 tarihinde ... nolu fiyat farkı faturasını kestiğini, davalının tüm talep ve aramalara rağmen yine müvekkili firmaya hiçbir ödeme yapmadığını, buna istinaden taraflarınca ... 19. İcra Dairesi... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının işbu icra takibine ve yetkiye hiçbir yasal dayanağı olmaksızın itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde ilk 3 faturayı kabul ettiklerini, son fiyat farkı faturasını kabul etmediklerini belirttiklerini, öncelikle davalının sistem üzerinden kesilen E - faturaların tamamını onayladığını, faturaların hiçibirine karşı yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı ile müvekkil firma arasında mal alım satımına dayalı ticari bir ilişki olduğunun açık olup, TBK 89. ve HMK 10. Maddeleri birlikte dikkate alınarak yetki itirazına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davalıırı da faturaları ve aradaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, diğer yandan yüksek yargı içtihatlarında da para borcu götürülecek borç olduğundan, borcun ifa yeri olan alacaklının bulunduğu yerin icra dairelerinin de yetkili sayıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, davalının alacakları ödemeyi burada da reddettiğini. Buna istinaden anlaşamama son tutanağı tutulduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile alacak likit olduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 26.02.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmadan sadece Ticari ürünler aldıklarını, işletilecek faiz ilgili İİK maddeleri gereğince ticari temerrütfaizi olması gerektiğini, reeskont avans faiz uygulaması ile ilgili davacı şirketle herhangi bir sözleşmelerinin olmadığını ve takip dayanağı belgelerin ve davaya delil teşkil eden belgeler arasında da göremediklerini, davaya konu olayda davacı firma tarafından taraflarına düzenlenen ürün teslimine ilişkin 3224,3658 ve ... numaralı faturalara tutarlarına ve bu faturalara ait delil listesinde sunulan ayrıntılı tahsilat listesindeki vade tarihlerine itirazlarının olmadığını, 29/09/2023 tarihinde ... nolu fiyat farkı faturası adı altında kesilen faturaya itirazlarının mevcut olduğunu, takip talebinde bulunan tavacı tarafın, takip dayanağı olarak sunduğu faturalarda şirket adreslerinin ... yazılı olmasına rağmen, takibin açılması gereken yetkili ... İcra daireleri olması gerekirken İlamsız Takiplerdeki Yetki Kuralları çerçevesinde İcra dairesini yanıltmak için açık adreslerini takip talebinde belirtmediğini, davacı tarafça taraflarına gönderilmiş herhangi bir ihtarname veya başkaca belge olmadığını, bundan dolayı vadesi gelmiş faturalarda faiz takip tarihi veya vadesi gelmemiş faturalar için vade tarihinde işleyebiliceğihi, takip tarihi öncesi işletilen tüm faiz ve vade farklarına faize itiraz ettiklerini, takip dayanağı faturalardan sadece ... 3.287,69 TL faturaya ve işletilen faizine itiraz ettiklerini, diğer 3 fatura ile ilgili faiz hesaplanmadan sadece ana para üzerinden takibin yetkili mercilerde yapılmasını talep ettiklerini, herhangi bir ihtarname olmaması sebebiyle İşlemesi gereken faiz kararlaştırılan vade tarihi veya vadesi gelmiş faturalarda takip tarihinin göz önüne alınarak hesaplanması gerektiğini, savunmuştur.
DELİLLER: ... Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, ... Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı yan davalı ile olan ticari ilişkisi nedeniyle 29/07/2023 tarihinde ... nolu fatura, 25/08/2023 tarihinde ... nolu fatura, 04/09/2023 tarihinde ... nolu fatura ve davacı firmanın da davalıya peşin ödeme yapacağı için anlaştığı ve ticari teamül olan % 10 iskontonun davalıdan iadesi için, 29/09/2023 tarihinde ... nolu fiyat farkı faturasını kestiğini, davalının tüm talep ve aramalara rağmen yine müvekkili firmaya hiçbir ödeme yapmadığını, buna istinaden taraflarınca ... 19. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine geçildiği, davalının yalnızca fiyat farkı için kesilen 3.287,69 TL fatura, işlemiş faiz ile icra dairesinin yetkisi için itiraz ettiği, dava konusu 29.589,23 TL’lik (18.715,27+5.773,68+5.10,28) faturalara davalı yanca herhangi bir itiraz bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı yan savunmasında da yalnızca fiyat farkı faturasını kabul etmediği, diğer faturalar yönünden itirazının olmadığını ve ödeyemediğini beyan etmiştir.
Davalı yan icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de; yapmış olduğu itirazın, dava konusu alacağın fatura alacağından kaynaklı olması ve götürülecek borçlardan olması nedeniyle alacaklının da bağlı bulunduğu icra dairelerinde yapılabileceğinden reddine, karar verilerek işin esasına girilmiştir.
Kural olarak fiyat farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların baştan itibaren satımının bu şekilde yapılmış olması gerekir. Dolayısıyla fiyat farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı da önemlidir. Taraflar arasında fiyat farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların fiyat farkı alacağına yönelik teamülen satıldığını gösteren kayıt da bulunmamaktadır. Dolayısıyla tarafların tacir olduğu dikkate alındığında davacının yalnızca sözlü anlaşmaya dayalı olarak fiyat farkı talep etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla açılan davanın fiyat farkı alacağı kapsamında reddi gerekmiştir.
Davacı vekili itirazın iptali davasını tüm takip alacağı için açmış ise de davalı/borçlunun açıkça da beyan ettiği üzere itiraz yalnızca fiyat farkı faturası için yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/7692 E - 2022/912 K. sayılı 09/02/2022 tarihli kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3765 E - 2024/1532 K. sayılı 27.02.2024 tarihli kararları ile; "...davalı icra takibine konu edilen borca kısmi itirazda bulunmuş olup, mahkemece borçlunun borca itiraz ettiği kısım dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, icra takibine konu tüm alacak miktarı yönünden hüküm kurulması 6100 sayılı HMK 24. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğundan bozulmasına," karar verdiği görülmekle davalının talebinden fazlası üzerinde iptal kararı verilemeyeceği açıktır.
Yukarıda anlatılan gerekçe ile davanın itiraz edilen 3.287,69 TL fatura ile 2.827,83TL(1.866,78+504,37+417,94+38,74) işlemiş faiz yönünden esastan reddine, davanın 29.589,23 TL’lik (18.715,27+5.773,68+5.10,28) kısmı yönünden davalı yanca herhangi bir itiraz bulunmadığından usulden reddine, icra takibinde istenen faizin de usulüne uygun olarak ihtar ile temerrüt oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Açılan davada davalı yan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmakla, İİK 72. maddesi kapsamında kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın itiraz edilen 3.287,69 TL fatura ile 2.827,83TL(1.866,78+504,37+417,94+38,74) işlemiş faiz yönünden REDDİNE,
2-Davanın 29.589,23 TL’lik (18.715,27+5.773,68+5.10,28) kısmı yönünden davalı yanca herhangi bir itiraz bulunmadığından USULDEN REDDİNE,
3-Davalının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
4-Alınması gereken 427,60 TL peşin harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!