T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17 Esas
KARAR NO : 2024/218
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 09.01.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı Sigorta Şirketine ... poliçe numaralı ihtiyari mali mesuliyet kasko ile sigortalı... plakalı aracın 26.06.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasar almasına sebep olduğunu, bu kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında gerçekleşen hasara ve değer kaybı zararının poliçe limitleri dahilinde tazmini amacıyla ... plakalı aracın ZMM sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, buna göre müvekkiline ait araçta istonkosuz ve KDV'li 50.293,72 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplamda 70.293,72 TL zarar meydana geldiğini, ... plakalı aracın ZMM sigorta şirketince 30.000,00 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı olmak üzere 50.000,00 LT ödeme yapılarak poliçe limiti tüketildiğini, buna göre müvekkiline ait araçta gerçekleşen 20.293,72 Tl bakiye hasar bedelinin davalının Kasko İMM sigortacı olan davalı şirketçe ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, açıklanan bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. Madde gereğince kısmi olarak davanın kabulü ile şimdilik 100,00 TL bakiye hasar bedelinin poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 26.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kısmi dava şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu talebin muaccel olmadığını, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmemesinin hukuki sonucu davalı şirket açısından muacceliyet süresinin başlamaması olduğunu, müvekkili şirket sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçede limitin 250.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin KDV sorumluluğunun bulunmadığını, KDV dahil şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın öncelikle görevsizlik itirazı kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddini, yine mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hasar Dosyası, SBGM yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini davasıdır.
Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 3.maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun mad. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır.
Huzurdaki dava, davacının maliki aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle hasar bedelinin tahsilinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacı gerçek kişi olup, davalı sigorta şirketinden tazminat talebinin nedeni, kazaya karışan araç ile davalı sigorta şirketi arasındaki kasko poliçesinin olmasıdır.
Dava konusu olan aracın GİB sorgulaması sonucu kullanım şeklinin "hususi" olduğu, davacı vekilinin de beyanlarının bu doğrultuda olduğu, dava konusunun TTK 4.maddesi kapsamında kalmadığı ve davanın ticari dava sayılmadığı, davacının ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici sıfatına haiz bulunduğu, mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmış, davanın görev nedeni ile reddine, HMK 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinin ardından iki haftalık yasal süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-Harç, vekâlet ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!