T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/324 Esas
KARAR NO : 2024/161
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirkete ... no.lu ve 28.11.2019/2020 vadeli İŞYERİM PAKET POLİÇESİ ile sigortalı olan ...'ın faaliyet gösterdiği ... adresinde 18.07.2020 günü hırsızlık olayı meydana geldiğini, bu olayda sigortalı işyerinin camlarının kırılması, akü ve sair emtia çalınması sonucu maddi zarara uğradığını, sigortalının güvenlik ve koruma hizmetlerini sağlaması için davalı özel güvenlik şirketi ... ile anlaştığını, ancak davalı şirketin sigortalı ile arasındaki güvenlik hizmeti sözleşmesindeki borç ve yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hırsızlık olayının vuku bulduğunu, nitekim davalı şirket ile sigortalı arasındaki sözleşmesel ilişki kaynaklı sigortalı işyerinde hırsızlık gibi olayların engellenmesi amacıyla alarm sistemi mevcut olup hırsızlık olayı sırasında bu alarm sisteminin devreye girmediğini, hırsızlık olayının sigortalı tarafından müvekkiline ihbarı sonucu eksper raporu alındığını ve müvekkili şirketin sigortalısına 01.09.2020 tarihinde 65.277,66 TL tazminat ödediğini, ibranameden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin sigortalısının hasarla ilgili dava ve talep haklarını müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkili şirketin sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalının yükümlü ve borçlu olduğu koruma ve güvenlik sağlama edimini yerine getirmediğinden sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğundaki alarm sisteminin devreye girmemesi nedeniyle hırsızlık olayının vuku bulduğunu, davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... nolu dosyası ile 27.06.2022 tarihinde davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yasal süresinde mesnetsiz itiraz ettiğini, icra dosyasının yetkisizlik nedeniyle ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına gönderildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ve itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Öncelikle ... ile müvekkili şirketi arasında Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, akdedilen sözleşme uyarınca sistemin tam, eksiksiz ve çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, bu durumun davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu montaj formunda da görüldüğünü, sistemin sorunsuz bir şekilde çalıştığının sinyal raporu ile sabit olduğunu, dolayısıyla gerçeğe ve hukuka aykırı davanın reddinin gerektiğini, hırsızlık olayının meydana gelişinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü tam olarak yerine getirdiğini, sinyal raporunun daha sonra dosyaya sunulacağını, müvekkilinin ayıplı hizmetinden bahsedilemeyeceğini, TBK 52. Maddesine göre davacının müterafik kusurlu olduğunu, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, mallarını umuma açık alanda muhafaza ettiğini, açık alanda hiçbir önlem almadığını, herhangi bir koruyucu ekipmanla bu bölgeyi çevirmediğini, bu kusurun müterafik kusur olduğunu, dolayısıyla olay müvekkilinin yükümlülüğü dışındaki bir durumdan kaynaklandığını, davacının hırsızlığı önleyebilecek gerekli önlemleri almadığını, 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, zara görenin zararı doğurna fiile razı olmuş veya zararın doğmasında veya artmasına etkili olmuşsa hakimin tazminatı indirebileceğini hatta tamamen kaldırabileceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin sigorta hükmünde olmadığını, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu, garanti sözleşmesi olmadığını ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında tarafların kusur durumu, davacının sigortalısına ödediği zarar miktarı nedeniyle rücuen tazminat talebinde bulunma şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının ... 19. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarında toplanmaktadır.
Davaya konu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 65.277,00-TL asıl alacak, 18.845,83-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.122,83 TL'lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçluya 04/07/2022 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 04/07/2022 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 21/11/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere güvenlik uzmanı, makine mühendisi ve sigortacılık alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 15/02/2024 tarihli raporda özetle;
"HASAR YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KANAAT:
Yukarıda özetlenen ekspertiz raporunun HASAR MİKTARI kısmında, işyerinde yapılan inceleme ve ölçümler sonucu toplam hasar miktarının kırılan lamine vitrin camı ile çalışan aküler toplamı olarak teminat dışı hasar düşüldüğünde 65.277,66 TL olarak hesaplanmıştır.
Anılan ekspertiz raporunda belirlilen akü fiyatları ile lamine vitrin camı fiyatı, davacının sigortalı işyerinin belgeleriyle ve piyasa rayiçleriyle uyumludur. Dolayısıyla toplam maddi zarar 65.277,66 TL'dir.
SİGORTA MEVZUATI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME VE KANAAT:
... a ait işyerinin, davacı Sigorta tarafından ... no’lu ve 28/11/2019- 28/11/2020 vadeli İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır. Poliçede hırsızlık hasarları sigorta güvencesine alınmıştır.
Dava konusu hasarın hırsızlık sebebiyle meydana gelmesi sebebiyle; Hırsızlık Sigortası Genel Şartları incelendiğinde;
Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.l. maddesi “ Sigortanın Konusu” nu düzenlemiştir.
“Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün;
1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek,
1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek,
1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek,
1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak,
1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar, teminat altına alınmıştır.”
Amir hükmü kapsamında dava konusu A.1. maddesinde tanımlanan şekilde gerçekleşmiş hırsızlık hadisesidir.
Genel Şartlar A.2. maddesinde “Sigorta Bedelinin Kapsamı” belirlenmiştir.
“Sigortalıya ve kendisiyle birlikte sürekli oturanlara ve çalışanlarına ait sigortalanabilir kıymetler sigorta kapsamı içindedir.
Sigortalı yerlerde bulunan sigorta konusu kıymetler; a) Nitelikleri bakımından madde veya gruplara ayrılmış ise bu madde ve gruplardan herhangi birinin içine giren, b) Tek bir sigorta bedelinde belirtilmiş ise bu bedele ilişkin tanımın içine giren, her şey poliçede ayrıca belirtilmiş olsun olmasın sonradan edinilmiş olsa dahi sigorta teminatı kapsamı içindedir. Hırsızlık eylemini gerçekleştirmek amacıyla sigortalı kıymetlerin bulunduğu yerlere girilmesi veya bu yerlerin açılması esnasında verilecek tahribat da sigorta teminatı kapsamındadır. Sigorta sözleşmesine, teminat altına alınacak kıymetlerin muhafazası için özel hükümler konabilir. Bu takdirde sigortacı, söz konusu kıymetlerin sigorta sözleşmesinde öngörülen şekillerde saklanmadığını ispat etmedikçe tazminat ödemekten kaçınamaz.” Amir hükmü çerçevesinde teminat kapsamına alınmış olduğu görülmektedir.
Sigortalı mahalde 18.07.2020 tarihinde vuku bulan hasar poliçe teminatı kapsamında meydana gelmiştir.
Dava konusu olayda davacı sigortacı geçerli bir sigorta poliçesine dayanarak , poliçe teminatı kapsamındaki zararı sigortalısına ödediğini belgelemiştir.
Davacının T.T.K. 1472. madde kapsamında davalılara dava hakkının bulunabilmesi için sigortalısının davalıya dava ve talep hakkının varlığını ispat etmesi gerekir.
Dosya kapsamında sigortalı emtiada zarar meydana geldiği ispatlanmıştır. Davacının, zarar sorumlulularına karşı talep ve dava hakkının bulunduğu kanaat olunmaktadır.
Davacı sigortacının rücu davası açabilmesi için T.T.K. 1472.md. gereğince;
-Geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunması ,
-Meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunması,
-Sigortalının zarar verenlere karşı talep ve dava hakkının bulunması gerekir.
Dava konusu olayda davacı sigortacı geçerli bir sigorta poliçesine dayanarak , poliçe teminatı kapsamındaki zararı sigortalısına ödediğini belgelemiştir.
Davacının T.T.K. 1472. madde kapsamında davalılara dava hakkının bulunabilmesi için sigortalısının davalıya dava ve talep hakkının varlığını ispat etmesi gerekir. Bu hususta ispat vesikalarının sunulduğu görülmüştür.
Davacının zarar sorumlulularına karşı talep ve dava hakkının bulunduğu kanaat olunmaktadır.
SORUMLULUK YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davacı, hırsızlık nedeniyle dava dışı sigortalıya ödediği bedeli davalıdan talep etmektedir.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalı şirketin sözleşme kapsamında, emtianın çalındığı mahallin güvenliğini üstlendiği belirlenmiştir.
Davacının bu talebinin dinlenebilmesi için dava dışı zarar gören sigortalının halefi olması gerekir. Halefiyet, TBK. m. 127’de genel olarak düzenlenmiş ve son fıkrada “diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır” ifadesine yer verilmiştir. Bu atıf hükmü ile kastedilenlerden biri de somut olayda uygulama alanı bulacak TTK. m.1472’dir. Zarar sigortalarına özgü bir düzenleme olan hüküm “Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigorta ettirenin yerine geçer. Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir” şeklindedir.
Borçlar Hukuku bakımından özellikle üzerinde durulması gereken sigortalının zarar verenlere karşı talep ve dava hakkının bulunup bulunmadığıdır.
Yukarıda yer verilen sektörel inceleme doğrultusunda davalının, güvenlik hizmetleri sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediği sonucuna ulaşılmaktadır. Davalının, davacının sigortalısına karşı yükümlülüklerinin ihlal edildiği ve borcun gereği gibi ifa edilmemesine dayanan bir alacak hakkı mevcut olacağı kanaat olunmaktadır.
Somut olayda zararı doğuran olay hırsızlıktır. Hırsızlığın gerçekleşmesinde sektörel incelemeye göre davalının kusurlu olacağı kanaatine varılmaktadır.
İŞLEMİŞ TİCARİ AVANS FAİZİ YÖNÜNDEN İNCELEME VE KANAAT:
Asıl alacak: 65.277,00 TL
Ödeme tarihi: 01.09.2020
Takip tarihi: 13.04.2023
İşlemiş gün sayısı: 954 gün
Reeskont ve Avans Faiz Oranları
Yürürlük Tarihi Reeskont İşlemlerinde Avans İşlemlerinde
Uygulanan İskonto Oranı (%) (*) Uygulanan Faiz Oranı (%)
31.12.2021 14,75 15,75
31.12.2022 9,75 10,75
24.06.2023 15,75 16,75
01.09.2023 25,75 26,75
42 satır daha
İşlemiş ticari faiz miktarı:
65.277,00 x 486 / 365 x 0,1575 = 13.689,39 TL
65.277,00 x 365/365 x 0,1075 = 7.017,27 TL
65.277,00 x 102/ 365 x 0,16,75 = 3.055,50 TL
TOPLAM 23.762,16 TL'dir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklandığı üzere:
1.Dava konusu hırsızlık olayının meydana gelişinde davalı şirketin % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
2.Davacının poliçe teminatı kapsamında meydana gelen zararı ödediği ve davalıya karşı talep ve dava hakkının bulunacağı,
3.Davacı şirketin talep edebileceği maddi zararının 65.277,00 TL olduğu
4.Davacı şirketin talep edebileceği işlemiş avans faizi miktarının 23.762,16 TL olduğu" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Alınan raporun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun nitelikte düzenlenmiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği görüldüğünden yeni rapor alınması yönündeki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirketin % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı şirketin poliçe teminatı kapsamında kalan zararı sigortalısına ödediği ve TTK'nın 1472.maddesine göre zarar sorumlularına rücu hakkının bulunduğu anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak davalının ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarı belirlenebilir olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak davalının ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla kaldığı yerden devamına,
2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 4.472,60 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.022,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.450,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.022,54 TL harç, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 93,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 11.821,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 12/03/2024
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!