WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/298 Esas
KARAR NO : 2024/255

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 03.05.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin hepsiburada adli internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işletmecisi olduğunu, davacı şirketin sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisi ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satması için gerekli alt yapıyı sağladığını, davalı ile "... Satıcı Üyelik Sözleşmesi" akdedildiğini, davalının davacı şirkete ait olan internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirdiğini, davacı şirket tarafından icra takibine söz konusu bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davalı tarafından ;... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 09.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yıllardır süre gelen ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkil şirketin davacının Hepsiburada internet sitesi üzerinden elektronik ticaret faaliyetini sürdürdüğünü, hatta taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklı olarak davalı tarafından alacaklı olduğu ... 14. İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibi bulunduğunu, davacının iddia ettiği ürün iadelerinin ödemelerinin davalı firma tarafından yapılmamasına yönelik tutarları kabul etmediklerini, iade edilen ürünler ile ilgili davalı firmaya ulaşan herhangi bir iade faturası da mevcut olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın işbu davanın ikamesinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde alacağın cari hesaba dayandığı açıklanan bu nedenlerle; davacının açmış olduğu davanın reddini, davacının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davalı lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ... 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Axa Sigorta yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Talimat ile alınan 25.11.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davalı vekili ... dava dosyasına sunduğu dilekçe ile davalı şirket defterlerinin yerinde incelenmesini talep etmiştir.... Mahkemece de ara karar ile davalı şirketin 2021-2022 yılları ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi olarak; Davalı vekili ... cep telefonundan iki defa aranarak davalı şirket ticari defter ve belgelerinin inceleme için hazır edilmesi talep edilmiştir. Çok uzun süre beklenmesine rağmen ne davalı şirketten ne de davalı vekilinden defter ve belgelerin hazır edildiği ile ilgili olarak tarafıma geri dönüş olmamıştır. Bunun üzerine davalı şirketin adresine 24.11.2023 tarihinde gidilmiş olup herhangi bir ticari defter ve belge hazır edilmemiştir. Şirket çalışanları tarafından davalı şirket yetkilisi ve ortağı... aranmış olup ... şirket defterlerinin İstanbul'da tutulduğunu belirterek Mali Müşaviri ile görüşeceğini belirtmiştir. Netice itibari ile şirket defter ve belgeleri hiçbir şekilde hazır edilmemiştir. Yerinde inceleme demek defter ve belgelerin inceleme için hazır edilmiş olması demektir. Netice itibari ile davalı şirket muhasebesinin İstanbul da tutulduğunu belirterek ne defter ne de belgeleri hazır etmemiştir." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
17.01.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı tarafa ait 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 33.441,54 TL alacaklı olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konusunda taktirin mahkemede olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, cari hesap ilişkisi olduğundan bahisle açılan itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634 Esas ve 2018/633 Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı takibe yaptığı itirazda, davacı yana borçlu olmadığı savunması ile takibe itiraz etmiş ve huzurdaki davada cevap dilekçesi ile savunmasını yaparak dava konusu alacağın olmadığı aksine davacı yanın borçlu olduğunu savunmuştur. Bu durumda ispat yükünun davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki gereği mal ve ürünlerin teslim edilip edilmediği, mal karşılığı bedelinin ödenip ödenmediği ile bedelin ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, davacı yanca ticari defterler yerinde incelemede hazır edilmesine rağmen, davalı yanca ne talimat mahkemesinde ne de Mahkememizce yapılan incelemede sunulmamıştır.
Bu kapsamda dosyamıza sunulan 17.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "Davacı tarafa ait 2021 , 2022 yılları ticari defterlerin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmıştır. Bu yıla ait defterlerin tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmaktadır. Davacı tarafın defter kayıtlarına göre düzenlenmiş davalıya ait 2021 ve 2022 yılları hesap ekstresi rapor ekine eklenmiştir. Davacı taraf kayıtlarına göre düzenlenmiş hesap ekstresine göre davacının davalıdan 33.441,54 TL alacaklı olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora davalı yanca itiraz edilmiştir.
Davalı yan bilirkişi raporunda alacaklı oldukları savunulan ... 14. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra takibi söz konusu hesaplama yapılırken dikkate alınmadığını ve kendilerinin alacaklı olduğu bahsedilmiş ise de icra takibine yapılan itiraz için açılan bir davanın olmadığı ve bu takibin işbu davada dikkate alınmayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin itirazlarının reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura ve açık hesap alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ... 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 33.441,54 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihi olan 22.04.2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi uygulanarak devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 33.441,54 TL alacağın %20'si olan 6.688,31 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.284,39 TL peşin harçtan peşin yatırılan 403,89 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.880,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 403,89 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 295,75 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.905,14 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır