T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/229 Esas
KARAR NO : 2024/85
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 03.04.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... nolu hatlara ilişkin abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı adına düzenlenen Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz 2022 tarihli faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı da toplamda 11.746,74 TL olan borca ilişkin ... üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğunu, davacı tarafından başlatılan yasal takibe itirazda bulunulduğunu, takibin itiraz üzerine durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulünü, ... Esas sayılı dosyasına vakii itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği ve duruşmalara da kendisini temsilen kimsenin katılmadığı görüldü.
DELİLLER: ... Esas sayılı dosyası, Mart 2022 faturası, Bilirkişi Raporu, Arabuluculuk Anlaşamama tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
05.12.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Fatura içerikleri incelendiğinde, faturalara aylık kullanım ücretlerinin, vergilerin, telsiz taksit ve ruhsat ücretlerinin yansıtıldığı, ilk dönem faturasında kampanya kapsamında indirim uygulandığı, indirim tutarlarına faturada yer verildiği, Hizmetin sunulmadığı, ya da kusurlu olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Davalı tarafça faturaların ödendiğine dair herhangi bir dekont ya da makbuz sunulmadığı, Taraflar arasında imzalanmış olan abonelik sözleşmesinde, zamanında ödenmeyen faturalar için gecikme faizi uygulanacağı ve gecikme faizi oranlarına faturalarda yer verileceği belirtilmiş olup, davalı adına düzenlenen faturalarda aylık gecikme faizi oranının %4 olduğunun belirtildiği, Tüm bu tespitler doğrultusunda; davacı şirketin takipte 10.084,30 TL Asıl Alacak, 13,20 TL Masraf, 1.649,24 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 11.746,74 TL Toplam Alacak talep edebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için alacak davasıdır.
Davaya dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine abonelik sözleşmesi kapsamında hazırlanan faturaların ödenmediği ve alacağın tahsili için işbu davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce; incelenmek üzere abonelik sözleşmesinin örnekleri davacı kurumdan istenmiş, davacı kurum GSM abonesine ait abonelik sözleşmesi ve bu kapsamda hazırlanan faturalar dosyamız arasına alınmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Davacı yan abonelik sözleşmesi ile verilen hizmet nedeniyle hazırlanan faturayı ibraz ederek alacağını talep etmiş, davalı ise davaya cevap vermemiştir. Bu kapsamda dava konusu alacağın dayanağı GSM aboneliği nedeniyle düzenlenen faturalar, sözleşmeler incelenerek, her bir hat için, taahhütler ve kampanyalara göre; yararlanılan kampanyalar ve ücretlendirme şekli itibariyle incelenerek ve denetime elverişli rapor hazırlanması için mobil telefon aboneliği, telefon hattının işleyişi, bilişim ve telekomünikasyon alanı konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 05.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında Abonelik Sözleşmesi akdedildiği ve ayrıca 12 aylık taahhütname kapsamında davalı adına tahsis edilmiş olan hattın indirimli kampanyaya dahil edildiği, Abonelik sözleşmesi ve taahhütnamelerde davalı şirket yetkilisi imza ve kaşesinin yer aldığı, taahhütname ekinde imza sirkülerinin, vergi levhası suretinin, kimlik kartı suretinin yer aldığı, Taraflar arasında imzalanmış olan taahhütnamede; taahhütnamenin süresinin, indirimli ve indirimsiz fiyatlarının, taahhüte aykırılık durumunda yansıtılacak tutarların belirlenmiş olduğu, Fatura içerikleri incelendiğinde, faturalara aylık kullanım ücretlerinin, vergilerin, telsiz taksit ve ruhsat ücretlerinin yansıtıldığı, ilk dönem faturasında kampanya kapsamında indirim uygulandığı, indirim tutarlarına faturada yer verildiği, Hizmetin sunulmadığı, ya da kusurlu olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, Davalı tarafça faturaların ödendiğine dair herhangi bir dekont ya da makbuz sunulmadığı, taraflar arasında imzalanmış olan abonelik sözleşmesinde, zamanında ödenmeyen faturalar için gecikme faizi uygulanacağı ve gecikme faizi oranlarına faturalarda yer verileceği belirtilmiş olup, davalı adına düzenlenen faturalarda aylık gecikme faizi oranının %4 olduğunun belirtildiği, Tüm bu tespitler doğrultusunda; davacı şirketin takipte 10.084,30 TL asıl alacak, 13,20 TL masraf, 1.649,24 TL işlemiş faiz olmak üzere 11.746,74 TL toplam alacak talep edebileceği, görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ancak herhangi bir itirazın yapılmadığı görülmekle, raporun usul ve yasaya uygun olduğu da görülmekle verilen hizmet kapsamında alacağın varlığı kabul edilmiş ve davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin; 10.084,30 TL asıl alacak, 1.649,24 TL işlemiş faiz, 13,20 TL masraf üzerinden takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 11.746,74 TL alacağın %20'si olan 2.349,35 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 802,42 TL peşin harçtan peşin yatırılan 200,61 TL harcın mahsubu ile 601,81 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 11.746,74 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 200,61 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 262,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.168,36 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.21/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!