WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/170 Esas
KARAR NO : 2024/379

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 10.03.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiler gereği davacıya cari hesap nedeniyle borçlandığını, davacının cari hesap alacaklarının ödenmemesi nedeni ile davalı aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, açıklanan bu nedenlerle; ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 06.04.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete herhangi bir cari hesap sözleşmesi yahut cari hesap mutabakatı tebliğ edilmediğini, davacı şirketine her ne kadar satış 08.11.2022 ve 19.11.2022 tarihinde iki adet satış faturası göstermekte ise de söz konusu satış faturalarını da kabul etmediklerini, cari hesapta belirlenen alış faturaları için ise davalı şirketin gıda üreticisi olup davacı firmaya gıda nitelikli sebze satımı gerçekleştirdiğini, karşılığında da davacı firmaya bedelinin ödendiğini, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın tümden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, Garanti Bankası yazı cevabı, taraflara ait BA/BS formları, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
12.09.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Tarafların 2022 Yılı'na alt ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapılmış olduğu ve ticari defterlerin sahibi lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 109.082,59 TL alacaklı olduğu, Davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 34.165,â1 TL alacaklı olduğu, Tarafların kayıtları sonucu oluşan alacak-barç bakiyeleri arasındaki uyumsuzluğun davacı taraf kayıtlarında görülen ... tarih, ... kayıt numaralı 43.000,00 TL tutarındaki banka gönderisi ile 31.10.2022 tarih , 39170 kayıt numaralı 100.624,00 TL tutarındaki banka gönderisinin davalı taraf kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
11.01.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Tarafların 2022 Yılı’na ait Ba-Bs beyanları karşılıklı olarak birbiri ile uyumlu olup ibraz ettikleri hesap ekstrelerinde görülen faturaların tamamının beyan edildiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı taraf kayıtlarında görülen 28.102022 tarih , ... kayıt numaralı 43.000,00 TL tutarındaki banka gönderisi ile 31.10.2022 tarih , ... kayıt numaralı 100.624,00 TL tutarındaki banka gönderilerinin davalı taraf kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı , bu gönderilere ait banka dekontlarının fotokopilerinin davacı tarafından ibraz edilerek örneklerinin kök raporda bulunduğu, Dekontların teyidinin ilgili bankadan sorulması konusunun takdirinin Sayın Mahkeme’de olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura ve cari hesap sözleşmesinden bahisle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634 Esas ve 2018/633 Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, alacağın fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki olduğunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olmakla malların teslim edildiğini ispatlaması gerekmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmıştır.
Davacı yanın ticari defterlerinin incelendiği 12.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların 2022 Yılı'na alt ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapılmış olduğu ve ticari defterlerin sahibi lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 109.082,59 TL alacaklı olduğu, davalı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 34.165,41 TL alacaklı olduğu, tarafların kayıtları sonucu oluşan alacak-borç bakiyeleri arasındaki uyumsuzluğun davacı taraf kayıtlarında görülen... tarih, ... kayıt numaralı 43.000,00 TL tutarındaki banka gönderisi ile 31.10.2022 tarih, 39170 kayıt numaralı 100.624,00 TL tutarındaki banka gönderisinin davalı taraf kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı, tespiti yapılmıştır.
Davalı vekilinin itirazları üzerine Mahkememizce dava dosyamızda alınan 12.09.2023 tarihli raporun 6. ve 7. Sayfalarında yer alan dekontların onaylı suretinin Garanti Bankasından istenilmiş ve bu kapsamda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 11.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların 2022 Yılı’na ait Ba-Bs beyanları karşılıklı olarak birbiri ile uyumlu olup ibraz ettikleri hesap ekstrelerinde görülen faturaların tamamının beyan edildiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı taraf kayıtlarında görülen ... tarih, ... kayıt numaralı 43.000,00 TL tutarındaki banka gönderisi ile ... tarih, ... kayıt numaralı 100.624,00 TL tutarındaki banka gönderilerinin davalı taraf kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı, görülmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporundan da anlaşılacağı üzere tarafların ticari kayıtları arasındaki uyumsuzluk davalının eksik kayıt yapması olduğu açıkça anlaşılmış olmakla fatura arşılığının davalı yanca ödenmediği anlaşılmıştır.
TTK m. 1530/2 uyarınca, tarafların sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırdıkları hallerde, borçlu, alacaklıya herhangi bir ihtarda bulunmasına gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve sözleşmede şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanacağı belirtilmiş, ancak dava dosyasında davacı tarafından davalıya çekilen ihtar ve buna bağlı temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 6.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 109.458,59 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihi olan 29.12.2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi uygulanarak devamına, usulüne uygun temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 109.458,59 TL alacağın %20'si olan 21.891,72 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 7.477,11 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 1.344,24 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.132,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.344,24 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.842,05 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.057,60 TL'sinin davalıdan 62,40 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 122,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.828,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 2.781,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harcı, 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 525,60,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 8,70 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır