T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/864 Esas
KARAR NO : 2024/243
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davalı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı aracın 22.05.2022 tarihinde kaza yaptığını, kaza sonucu aracın tam hasara uğradığını ve ... işlemi uygulandığını, davalı şirketin kasko sigorta poliçesi uyarınca müvekkiline rayiç bedel olarak 365.000,00 TL ödeme yaptığını, bu rakamın düşük olduğunu ve daha yüksek bedel talep edildiğini ancak davalının talebi karşılıksız bıraktığını, davalıya verilen ibranameye şerh düşülmesi nedeniyle ibranamenin geçersiz olduğunu, Yargıtay kararlarında da müvekkili tarafından verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğunun belirtildiğini, ibranamenin dava açma hakkını engellemediğini, davalı şirkete bakiye rayiç bedelin ödenmesi için ekli ihtarnamenin gönderildiğini, bu ihtarın davalı şirkete 04.07.2022 tarihinde ulaştığını, ancak bir cevap alınamadığını, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2017.39812 sayılı kararında, rayiç değerin 2000 TL düşük belirlendiğinin, bu miktarın aracın değerinin % 6,25ine karşı geldiğini ve vazgeçilemez bir meblağ olduğunun vurgulandığını, dava açmak zorunda kaldıklarını ve şimdilik 10,00 TL bakiye araç değerinin poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Yargıtay kararlarında bu hususun açıklandığını, somut olayda davacının talep konusuna ilişkin ekspertiz raporu aldığını, meblağın belirlendiğini, ancak yine de belirsiz alacak davası açtığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusunun tamamen ve açık şekilde belli olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açmanın hukuki yararının olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı talebinin yasal olmadığını, hasarla ilgili olarak müvekkili şirkette hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme sonucu ekspertiz raporu doğrultusunda aracın ... işlemine tabi tutulduğunu, kaza tarihinde aracın rayiç değerin 365.000,00 TL olduğunu, alınan ekspertiz raporunda rayiç bedel olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporu alınması halinde raporda rayiç değerin kaza tarihi itibariyle aracın yaşı, Kmsi, durumu, yakıt türü, marka ve modeli dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, aracın çekme belgesi alınarak ... işleminin tamamlandığını, bu kapsamda sigortalının mutabakatnamesinden de anlaşılacağı üzere dava konusu araçla ilgili bakiye alacağının kalmadığını, bu nedenle davanın davanın reddinin gerektiğini, poliçe şartları gereğince araçtaki hasarın satış bedelinin % 40ı düşülerek tazminat bedelinin belirleneceğini, somut olayda davacının aracın tescil belgesini ibraz etmediğini, poliçeye göre müvekkilinin, aracın bedelini tam ödeyerek aracın hurdasını kullanma hakkı kazandığını, aracın hurdasının satıldığını, bu bedelin aracın değerinden düşülmesi gerektiğini, gerçek zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının yasal faiz talep edebileceğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, 45 gün beklenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin başvurusunu inceleyip ödeme yaptığını, bu nedenle temerrüde düşmediğini, faizin yasal faiz olması gerektiğini ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini
talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 22/05/2022 tarihli kaza nedeniyle davacının davalıdan bakiye araç değeri talebinde bulunup bulunamayacağı, öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin 21/03/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere İTÜ Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsünde görevli ... ve sigortacılık alanında uzman bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 12/07/2023 tarihli raporda özetle;
"... Dava konusu olayda dava dışı sürücü ..., yönetimindeki... plakalı aracıyla dönel kavşağa girmeden önce kavşak içinde seyreden ve geçiş önceliğine sahip olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca ilk geçiş hakkını vermesi, bu aracın geçişinden sonra kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, dikkatsiz ve dalgın seyrettiğinden olayda % 100 oranında tamamen kusurludur.
Sürücü ... ise ... plakalı aracıyla dönel kavşak içinde seyri sırasında kavşak dışından aşırı hızla gelip aracına çarpan sürücüye karşı kazayı önlemek için alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuzdur.
HASAR YÖNÜNDEN HESAPLAMA VE KANAAT:
Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2021 model olup 35.717 Kmdeki araçtaki hasara ilişkin olarak dosyadaki ekspertiz raporuna göre araçta toplam 147.618,13 TLlik hasar mevcuttur.
Dosyada davacıya ait ... plakalı araçtaki hasara ilişkin olarak ... Şti. tarafından düzenlenen kasko ekspertiz raporu mevcuttur.
Anılan ekspertiz raporunun incelenmesinden, araçta 114.900,39 TLlik parça değişiminin gerektiği, 10.200,00 TLlik işçilik yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Anılan raporda, aracın kazadan önceki 2. El rayiç satış değerinin 365.000,00 TL olduğu, aracın hasarlı haliyle sovtaj değerinin 229.500,00 TL olduğu, ödenecek tutarın 135.500,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Yapılan TRAMER sorgulamasına göre aracın dava konusu kazasından önce bir trafik kazası geçirmediği belirlenmiştir:
Yapılan araştırmaya göre kaza tarihi itibariyle aracın kasko sigorta değeri aşağıda gösterildiği üzere 272.900,00 TLdir.
... Dolayısıyla anılan ekspertiz raporunda belirtilen 365.000,00 TLlik araç değerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davacının davalı şirketten talep edebileceği bakiye araç değeri zararı mevcut değildir.
" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mahkememizin12/12/2023 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız davacı tarafın itirazlarını karşılar şekilde ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 29/01/2024 tarihli ek raporda özetle;
"Davacının davalı şirketten talep edebileceği bakiye maddi zararının olmadığı,
Davacı vekilinin itirazlarında belirttiği hesaplama yöntemine katılmanın mümkün olmadığı" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Bu kapsamda yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; alınan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği, Mahkememizce itibar edilebilir bulunduğu, raporda yapılan tespitlere göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dava dışı sürücünün ise % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ancak yerleşik içtihatlarına göre değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği, bu doğrultuda bilirkişi raporunda ekspertiz raporunda belirtilen araç değerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirtildiği, davacıya kasko değeri 272.900,00 TL iken 365.000,00 TL miktarında kasko değerinden daha yüksek bir bedel ödendiğinden kasko değerinin düşük belirlendiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda davacının davalı şirketten talep edebileceği bakiye araç değeri zararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 30/04/2024
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!