WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/711 Esas
KARAR NO : 2024/296

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türkiye'nin önde gelen mağazalar zincirinden oluşan ..., ..., ..., ...., ..., ..., .., ... gibi çok sayıda firmaya toptan tekstil ürünlerinin satışını yaptığını ve halende yaptığını, müvekkili şirketin büyük cirolara sahip bir konumda iken pandeminin etkisi ve ülkede yaşanan dolar kuru artışından ve ürün tedarik konusunda olumsuz etkilendiğini, müvekkili şirketin sürekli ürün temin ettiği ve çalıştığı firmalardan biri olan ... grubundan 17 miylonluk ürün teslimi konusunda sipariş aldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında kar anlaşması bulunduğunu, buna göre müvekkilinin .... zincirinden aldığı siparişlerin tamamını kendisi üreterek davalıya teslim edecek bunun karşılığında müvekkili tarafından davalıya fatura düzenlenecek davalının ise müvekkili tarafından üretilen ürünleri müvekkilinin sipariş aldığı ... kendi kar payı olan %10 u düşerek kalan miktarı müvekkiline havale edeceğini, bu kapsamda müvekkilinin ilk etapta yaklaşık 9 milyonluk fatura oluşturup davalıya gönderdiğini, müvekkilinin maddi sıkışıklığı ve yüklü siparişi temin etmesi için davalı firmanın müvekkiline 9.900.000 TL ödeme gerçekleştirdiğini, bu ödemenin müvekkili tarafından kesilen 8.771.808 TL faturalandırılan ürünlerin beledini tahsil ettiğini, davalının üzerine karlı bir şekilde ... karlı bir şekilde geri aldığını, müvekkili firmanın ... arasında 17 milyonluk ürün temini anlaşması olduğu halde pandeminin etkisi, arz noktasında yaşanan sorunlar nedeni ile kalan 7 milyonluk siparişi hazırlayamadığını, bu arada üretim maliyetlerinin 4 katına çıktığından geri kalan ürünleri temin edemediklerini, ancak davalının 17 milyonluk ürün teslim edilecekmiş gibi %10 luk kar almak için daha sonraki kapamaya istinaden 3.250.000 TL bedelli iki adet çek, ve müvekkili hesabına 1.944.000 TL havale ettiğini, müvekkilinin geri kalan 7 milyonluk ürünleri temin edemeyince davalının müvekkiline gönderdiği çek bedellerini sözleşmeye uyulması amacı ile müvekkilinin muhasebe personeli... tarafından bankadan davalının görevlendirdiği kişiyle birlikte gidilerek tahsil edilerek davalı firmaya bankada nakit olarak teslim edildiğini, muhasebeler aralarında kapama yapmamaların rağmen şirket sahipleri kendi aralarında konuşarak müvekkilinin hesabına kapama karşılığı olarak 1.944.000 TL havale ettiğini, kendilerinin de bu tutarı çekip tekrar davalı firmaya iade ederek iade faturası düzenlediklerini, iade edilen 944 bin TL nin bankadan çekilerek davalının yetkilendirdiği ...'a iş yerinde teslim edildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak şok markete teslim edilmek üzere anlaşılan 17 milyonluk ürünlerin tamamı teslim edecek gibi müvekkiline iki çek ve 1.944.000 TL havali yaptığını, havale edilen tutar için iade faturası düzenlediklerini, ve davalıya gönderdiklerini, iki çek bedeli ve fatura bedelinin de davalıya geri ödendiğini, ayrıca müvekkili şirket yetkilisi ... nun davalıya cirolayıp 550.000 TL lik çek verdiğini, ayrıca müvekkilinin davalıya 280.000 TL ve aynı tarihte 28.000 TL yi müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalı firma yetkilisi ...'a havale ettiğini, ancak davalı şirket müvekkiline ödeme yapmış gibi, resmi belgede görüntü çizdiğini ancak havale ve çek bedellerini bizzat kendileri aldığını, müvekkilini tongaya getirerek bizzat davalı tarafından tahsil edilen iki çek bedeli ve iade fatura düzenlenen tutar ve kar paylarını hesaplayarak müvekkili aleyhine ... 19 İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkiline fiili hacze gelindiğinde ürünlerin muhafaza altına alınacağı tehdidi altında istemeden borcu kabul ettiğini ve borçlunun zorlaması ile senetler verdiğini, müvekkili tarafından senetler verildiği halde ekim 2022 tarihinde iki ayrı günde ve ard arda fiili hacze gidildiğini ve müvekkilinin 3 iş yerindeki tüm ürünlerin muhafaza altına alındığını, taraflar arasında sadece müvekkili üzerinden kar etme amacıyla anlaşılan %10 luk bir anlaşma olduğunu, tarafların kendi aralarında sözlü olarak yaptıkları ve güvene dayalı anlaşma gereği davalı tarafın şok markete faturalandırdığı ürün bedellerinin %10 lik kısmını kesip iade etmek olduğunu, tarafların 17 milyonluk ürün üzerinde anlaşma yaptığını ancak pandeminin etkisi ile ürünlerin teminin ve maliyeti arttığından müvekkilinin 10 milyonluk ürün temin edebildiğinin davalının havale yaptığı 9.900.000 TL ödemeye karşılık müvekkilinin ürünleri temin edip teslim ederek faturalandırdığını, davalı da karını koyarak şok marketten tahsil ettiğini, faturayı fatura ile kapattığını, ancak devamında davalı sanki 17 milyonluk anlaşma ürünleri teslim edilmiş gibi görüntüde iki çek ve bir havale yaparak kendisince üzerine düşen ödemeyi yaptığı görüntüsü çizdiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde ürünlerin müvekkili tarafından temin edilip edildiği, davalı tarafın bu ürünleri bulacak güç ve konumda olmadığının açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenle alacaklı olduğunu iddia eden davalının öncelikle borcun sebebini, bir deyişle şok markete 9.900 TL lik ürün dışında başka ürünleri teslim ettiğine dair belgeyi ibraz etmesi gerektiğini, bu nedenle taraflar arasında takibe konu borçlandırıcı işlemin haksız ve kötü niyetli ve bir tezgahın sonucu olduğunun sabit olduğunu, her ne kadar müvekkilinin haciz mahallinde borcu kabul ettiğine ilişkin beyanı bulunmuş ise de bu iradenin gerçek iradesi olmayıp iradesi sakatlanmış ve baskı neticesinde bu beyanı vermek zorunda kaldığını, tarafları arasında ticari ilişki olmadığından dolayı davalının bu denli yüksek ödeme yapmasının beklenemeyeceğini, zira her bir alacağın bir sebebinin olması gerektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle icra takibinden dolayı zararlarının hesaplanarak müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini beyan ederek öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibinin yargılama boyuncu durdurulmasına, akabinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafa sadece kar payı oranında anlaşmalarının olması nedeni ile takibe konu belirtilen tutardan borçlu olmadıklarının tespitine davalı tarafından ... 19. İcra Dairesi ... E sayılı takibin dava sonunda iptaline, icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmaları halinde davanın İstirdat davası olarak devamına, ödenecek tutarların ve muhafaza altına alınan bedelin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Davasında:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacının dava dilekçesinin haksız ve kötü niyetli ve hukuka aykırı içerik ve taleplerden meydana gelen bir dava olduğunu, davacı tarafın iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, müvekkilinin davacı ile tamamı resmi faturalı olacak şekilde faaliyet yürüttüğünü, bu kapsamda müvekkilinin davacı firma ile anlaşmasına uygun olacak şekilde davacıdan tedarik ettiği ürünlerin ödemelerini verdiği ve alacak miktarının ticari kayıtlarda yer aldığını, ticari faaliyetleri kapsamında müvekkilinin davacıdan toplamda 7.112.417,24 TL miktarında alacağı olduğunu, bu doğrultuda taraflarca 31/05/2022 tarihinde cari hesap mutabakatı imzalandığını, müvekkilinin davacı borçludan olan alacağının defaaten talep ettiğini ancak davacı borçlunun borcunu ödemekten kötü niyetli olarak kaçındığını, gelinen noktada müvekkilini tüm iyi niyetli çabalarına rağmen alacaklarına kavuşamadığını, bunun üzerine son çare olarak ... 21 ATM nin ... d.iş sayılı dosyası ile 7.112.417,27 TL borç miktarı üzerinde ihtiyati haciz talep ettiğini, mahkemenin kabul kararı neticesinde ... 19. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile esas takibe geçtiklerini, davacıya borçluya yönelik başlattıkları icra takibinin usulüne uygun şekilde borçluya tebliğ edildiğini, davacının süresi içinde ödeme emrine herhangi bir itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, kesinleşen takip kapsamında çıkılan hacizlerde muhafaza yapıldığını ve yapılan muhafazalara ilişkin kıymet takdirlerinin icra dosyası kapsamına alındığını, davacı tarafından yapılan kıymet takdirlerine de itiraz edilmediğini, bu süreçte borca itiraz etmeyen davacı tarafa ilk olarak 21/06/2022 tarihinde hacze çıkıldığını, haciz mahalinde şirket sahibi ve yetkilisi ... tarafından toplamda 5.750.000 TL bedelinde 9 adet senedin müvekkilini verildiğini, bu senetlerin 3 tanesinin şirket yetkilisi tarafından haciz gününde düzenlendiğini, 31/10/2022 , 30/11/2022 ve 31/12/2022 vade tarihli toplamda 750.000 TL şahsi senetler olduğunu, diğer 6 adet senet ise ... tarafından davacı firmasına yönelik düzenlenen ... nun kefil olarak imzasının yer aldığı senetler olup şirket yetkilisi ... tarafından müvekkiline cirolanan senetler olduğunu, bu doğrultuda müvekkili tarafından hakları saklı kalmak kaydıyla muhafaza yapılmaktan vazgeçildiğini, senetlerin vadesinin beklendiğini, bu süreçte 03/08/2022 tarihinde borca katılım sözleşmesi yapıldığını davacı şirket sahibi ve yetkilisi ... borca katılım sözleşmesi imzalayarak borcu tekraren kabul ettiğini, ancak bahse konu senetlerden ilk 2 vadesi gelen ve davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenen şahsi senetlerin ödenmediğini, Gelinen noktada borçlu ihtiyati haciz kararı verilen 13.06.2022 tarihinden bu yana geçen süreye rağmen müvekkilimizin alacaklarını kötü niyetli olarak ödemekten kaçınmış, yapılan anlaşmaya da uymayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini ve huzurdaki davayı açtığını, davacının huzurdaki davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini, borç miktarının cari hesap kayıtlarında bulunduğunu, davacı firmanın borcunu kabul edecek şekilde cari mutabakatı imzaladığını, davacının müvekkiline bir takim paraların iade edildiğini iddia ettiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın imzasının taklit edildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, borcun ödenmesinin geciktirilmesi amacıyla ortaya atılan iddialara olduğundan dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan hacizlerde taşkın haciz yapıldığı iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkili ile olan ilişkisinin mal tedariği olduğunu, müvekkilinin ödemesini yaparak mal teslim aldığını ve teslim aldığı mallara ilişkin davacı tarafa fatura düzenlenerek cari kayıtları işlendiğini, bu hususun dışında başka bir ilişki bulunmadığını, bu kapsamda müvekkilinin başka firmalarla olan ticari ilişkilerinin iş bu davaya konu edilmeye çalışılmasının haksız ve kötü niyetli olup dikkate alınmaması gerektiğini, kaldı ki sözleşmelerin nispiliği ilkesi ile ticari sırların korunması bakımından müvekkilinin başka firmalarla olan ticari ilişkilerinin davacı firmayı ilgilendirmediğini beyan ederek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli davası nedeni ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER;
Bilirkişi raporu, borca katılma sözleşmesi, ticari defter ve kayıtlar, senet ve çek suretleri, yazılan müzekkere cevapları, tarafların dayandıkları ve dosya içeriğinde mevcut tüm deliller.
Mali konularda uzman bilirkişiden alınan raporda;
"Bahse konu sözleşmede yer verilen senetlerin, raporun yukarıdaki bölümlerinde “taraflar arasındaki cari hesap farklılıkları” başlığı altında yer alan 6.300.000,00 TL tutarındaki işlemlerden 5.750.000,00 TL lik kısmını ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu senetlerin davalı yanca kayıtlara alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Zira senetlerin tümünün vadesi dava tarihinden sonra olup, davacı kayıtlarında ilk 3 senedin vadesinde ödenmemesi nedeni ile dava tarihinden sonraki bir tarihte (senetlerin vade tarihlerine göre) iade edilmesine dayalı olarak, ticari defter kayıtlarında davalı yanın tekrar alacaklandırıldığı görülmektedir.
İncelenen davacı şirkete ait 2021-2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdik/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
Davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, dava tarihi itibarıyla davalı yana 812.417,26 TL borçlu olduğu,
İncelenen davalı şirkete ait 2021-2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdik/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,
Davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, dava tarihi itibarıyla davacı yandan 7.112.417,27 TL alacaklı olduğu,
2021 yılında taraf ticari defter kayıtları ve bunlara bağlı borç/alacak bakiyelerinin birbirleri ile mutabık olduğu görülmekle, taraflar arasındaki cari hesap farklılıklarının, davacı yan kayıtlarında yer alan toplam 6.300.000,00 TL tutarındaki 9 adet senet ile 1 adet çek çıkışına ilişkin kayıtların, davalı şirket ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı,
Davaya konu mutabakat mektubundaki imzaya, davacı şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiğinden bahisle itiraz edildiği anlaşılmakla birlikte, taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde 31.05.2022 tarihi itibarıyla tarafların 7.112.417,27 TL borç/alacak bakiye tutarında mutabık oldukları, bir başka deyişle davacı yan mutabakat mektubundaki imzaya itiraz etmiş ise de tarafların incelemeye sundukları ticari defter kayıtlarına göre mutabakat mektup tarihinde, mektupta yer alan bakiyenin her iki taraf ticari defter kayıtlarında borç/alacak tutarı olarak yer aldığı, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu,
Dosyaya davalı yanca sunulan 03.08.2022 düzenleme tarihli “borca katılma sözleşmesi” nde yer verilen senetlerin, raporun “taraflar arasındaki cari hesap farklılıkları” başlığı altında yer alan 6.300.000,00 TL tutarındaki işlemlerden 5.750.000,00 TL lik kısmını ifade ettiği, bu durumda söz konusu senetlerin davalı yanca kayıtlara alınması gerektiği, zira senetlerin tümünün vadesinin hem “borca katılma sözleşmesi” nden hem de dava tarihinden sonra oldukları,
Cari hesap farklılığından geri kalan 550.000,00 TL tutarındaki çekin ise davacı yanca davalı yana teslim edildiğinin belge ile ispat edilmesi gerektiği, dosya içerisinde çek görüntüsüne rastlanmış olmakla birlikte, bahse konu çekin davalı yana teslimini gösteren herhangi bir belgeye rastlanmadığı, çekin davalı kayıtlarında da yer almaması karşısında teslimin davacı yan tarafından ispatlanması gerektiği, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu,
Çekin davalıya verildiğinin davacı yanca ispatlanması halinde davacı yanın dava tarihi itibarıyla kendi ticari defter kayıtlarında göründüğü gibi davalı yana 7.112.417,27 – 6.300.000,00 = 812.417,27 TL borçlu olacağı,
Davalı yanın sözleşmeye konu edilen senetleri kayıtlarına alması gerektiğinden, dava tarihi itibarıyla davacı yandan 812.417,27 TL alacaklı olabileceği, senetlerin “borca katılma sözleşmesi” ne konu edilmiş olmaları, tamamının vadelerinin sözleşme ve dava tarihinden sonra olmaları ve bu senetlerin vadelerinde ödenmemeleri halinde muaccel olacakları yönündeki sözleşme hükümleri dikkate alındığında, dava tarihi itibarıyla senetlerin ilgili dönemde kayıtlara alınmaması nedeniyle cari hesapta yer alan tutar üzerinden alacak talep edilemeyeceği,"
Tespitlerine yer verilmiştir.
03.08.2022 tarihli Borca Katılma Sözleşmesi;
"1- Borçlu ve borca katılan şahıs işbu protokole konu borcun 8.437.863,97 TL varlığını 03.08.2022 tarihinde gayri kabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder.
2- Sözleşmenin konusu; Borçlu ... TİC. A.Ş. (...) 'nin borcunun (8.437.863,97 TL), borca katılan şahıs ile birlikte sulh ve indirim teklifinde bulunması, borç miktarının sulhen ve indirimle -5.100.000,00TL- (Beşmilyonyüzbintürklirası) olarak ödenmesi, ödeme günü ve şeklinin belirlenmesine ilişkindir.
3- Borca katılan şahıs ... (T.C.:) borçlu ...TİC. A.Ş. (...)' nin ... 19. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada bulunan toplam borcuna TBK m. 201 hükmü uyarınca borca katıldığını, bu borçtan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dosya borcunun -5.000.000,00-TL değerinde ürün teslimi ve ayrıca -100.000-TL karşılığında ödenmiş sayılacağı hususunu aşağıda kararlaştırılan şartlarda ödeyeceklerini kabul beyan ve taahhüt eder. (Tahsil harcı ve sair rüsüm harç ve vergiler borçlu ve borca katılana ait olmak üzere)
4- Teslim edilecek ürünlerin değerlemesi alacaklı tarafından yapılacak olup tutar tespitinde anlaşılamaması halinde mutabık kalınamayan tutar kadar borcu borçlu nakit olarak ifa edecektir. Bu tutarın ifasında oluşabilecek herhangi bir aksaklık ya da eksiklik doğrultusunda alacaklı elinde bulundurduğu alacak senetlerini tahsilat amacı ile tasarruf edebilecektir.
5- Ürünlerin teslimi konusunda anlaşılması halinde ürünlerin teslimi alacaklı tarafından gösterilen adrese tüm nakliye masrafları borçlu tarafa ait olmak üzere borçlu tarafından gerçekleştirilecektir.
6- Ürünlerin teslim süresi tamamlanıncaya kadarki sürede ortaya çıkabilecek he türlü vergi resim ve harç borçlu tarafa aittir.
7- Borçlu ve borca katılan şahıs işbu borca katılma sözleşmesinde aşağıda belirlene vade ve miktarda ödeyeceklerini kabul beyan ve taahhüt ederler.
ÖDEME GÜNÜ
01.08.2022-30.08.2022 (Tarihleri arasında KDV hariç olmak üzere ürün teslimi olarak müvekkil ...LTD. ŞTİ.ne teslim edilecektir.) 5.000.000,00 TL
ÖDEME TUTARI
31.08.2022, 50.000,00 TL
30.09.2022, 50.000,00 TL
8. Borçlu ve borca katılan, Sulh bedeli olarak kararlaştırılan -5.100.000,00- (Beşmilyonyüzbintürklirası) nin 5.000.000,00TL kısmı mal olarak müvekkilimize teslim edilecek olup geriye kalan 100.000 TL. ise yukarıda belirlenen vade ve miktarda alacaklı vekilinin ... Şubesinin... numaralı banka hesabına Havale / EFT ile ödenecektir.
9. Sulhen ve indirimle belirlenen tutarın gününde ve tam olarak ödenmemesi halinde işbu borca katılım sözleşmesi hükümsüz hale gelecek, sulh ve indirim ortadan kalkarak alacağın tümü faiz ve ferileriyle birlikte muaccel hale gelecektir. Ayrıca daha öncesinde borçlu tarafından rızaen tarafımıza verilen;
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 31.10.2022 vade tarihli 250.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 30.11.2022 vade tarihli 250.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 31.12.2022 vade tarihli 250.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 31.01.2023 vade tarihli 500.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 28.02.2023 vade tarihli 500.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 31.03.2023 vade tarihli 1.000.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 30.04.2023 vade tarihli 1.000.000 TL tutarlı
21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 31.05.2023 vade tarihli 1.000.000 TL tutarlı
10- 21.06.2022 düzenleme tarihli ... düzenleme yerli 30.06.2023 vade tarihli 1.000.000 TL tutarlı senetler muaccel hale gelmiş sayılacak ve borca karşılık olarak icra takibine konu olacaktır. Borca katılım sözleşmesine konu olan borcun kararlaştırılan şartlarda ve vadesinde ödenmesi halinde ise yukarıdaki senetler hükümsüz hale gelecek olup borçlu tarafa iade edilecektir.
11- İş bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda İstanbul icra daireleri ve mahkemeleri yetkilidir.
12- İş bu sözleşme borca katılan şirket ve şahıs, borçlu ve alacaklı vekili tarafından 03.08.2022 tarihinde düzenlenmiş olup 10 madde 2 sayfa ve 4 nüsha olarak hazırlanmıştır."
Şeklindedir.
GEREKÇE :
Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başaltılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
... 19. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasında davalı cari hesap alacağından kaynaklanan 7.112.417,27 TL asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili için davacıya karşı takip başlatmıştır. Davacı taraf takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine talep etmiştir.
Taraflar arasında icra takibine konu borcun ödenmesi için 03.08.2022 tarihli borca katılma sözleşmesi imzalanmıştır.
03.08.2022 tarihli Borca Katılma Sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin davalı ... Şirketi (Alacaklı), davacı ... Şirketi (Borçlu) ve dava dışı ... (Borca katılan) tarafından imzalandığı, sözleşmede davacının 8.437.863,97 TL tutarındaki borcu gayri kabili rücu kabul ve beyan ettiği, bahse konu borç tutarının sulhen ve indirimle 5.100.000,00 TL olarak belirlendiği, dosya borcunun 5.000.000,00 TL ürün teslimi (01.08.2022-30.08.2022 tarih aralığında) ve 100.000,00 TL karşılığında (31.08.2022 tarihinde 50.000,00 TL ve 30.09.2022 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere) ödenmiş sayılacağı, protokol şartlarının yerine getirilmemesi halinde daha önce borçlu tarafından verilen 9 adet toplam 5.750.000,00 TL tutarındaki senetlerin (30.06.2022) muaccel hale gelmiş sayılacağı ve icra takibine konu olacağı hususlarının taraflarca imza altına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin haciz mahallinde borcu kabule ilişkin beyanın gerçek iradesi olmadığını, iradesinin sakatlandığını ve baskı neticesinde bu beyanının verildiğini, devamında davalının dayatması neticesinde protokolü imzaladığını iddia etmiştir. İcra dosyası içeriğinde bulunan haciz tutanaklarının incelenmesinde iddiaları doğrular her hangi bir baskıya rastlanmadığı gibi, 31.05.2022 tarihi itibariyle davacının kendi defter ve kayıtlarına göre davalıya 7.112.417,27 TL borçlu olmasına karşın taraflar arasında imzalanan 03.08.2022 tarihli Borca Katılma Sözleşmesinde sulh yolu ile alacak miktarının 5.100.000,00 TL ye düşürülmesi tarafların protokolü müzakere ettikleri ve müzakere sonucu anlaşmaya vardıklarını göstermektedir. Haciz işlemi yasal olmakla tek başına baskı olarak değerlendirilemeyeceği gibi, haciz işlemi 21.06.2022 tarihinde yapılmış sözleşme ise 03.08.2022 tarihinde imzalanmıştır. Davacı iradesinin sakatlandığına dair her hangi somut bir delil sunmadığı gibi yapılan açıklamalar, davacı tarafın ticari defter, kayıtları ve haciz tutanaklarının içeriği ile borca katılma sözleşmesinin her hangi bir dayatma olmadan tarafların serbest irade ve rızaları ile imzalandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bilirkişi raporuna göre her iki tarafın defter ve kayıtları sahteliği ileri sürülen mutabakat formunun tarihi olan 31.05.2022 tarihi itibariyle uyuşmakta ve davalı yan davacıdan 7.112.417,27 TL alacaklı durumundadır. 31.05.2022 tarihinden sonraki hesap farklılıkları ise yukarıda yer verilen sözleşmede ayrıntıları yer alan 9 adet bono ve 1 adet çekin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasıdır. Davacı borçlu sözleşmede yer alan senetleri defterine kaydetmiş ise de, borca katılma sözleşmesi ile teminat olarak verilen senetlerin tahsil edildiğine dair dosyaya her hangi bir delil sunulmadığından bu senetlerin tahsil edilmediği sabittir. Dolayısıyla davacı tarafın bu yöndeki savunması mahkememizce kabul görmemiş ve ticari defterlerindeki tek taraflı bu kayıtlar lehine delil olarak dikkate alınmamıştır.
Dosyaya 31.05.2022 tarihli mutabakat mektubu fotokopisi sunulmuştur. Davacı taraf mektuptaki imzayı inkar etmiştir. Dosyaya sunulan e-mail yazışmalarından mektubun e-posta yolu le gönderildiği anlaşılmakatdır. Davacı taraf mutabakat mektubundaki imzaya itiraz etmiş ise de, tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre mutabakat mektup tarihinde (31.05.2022) mektupta yer alan bakiye he iki tarafın ticari defter kayıtlarında borç alacak (31.05.2022 tarihi itibariyle) tutarı olarak yer almaktadır. Dolayısıyla fotokopisi sunulan mutabakat mektubu ile davalı tarafın mutabakat mektubu tarihindeki kayıtları birbiri ile örtüşmektedir. 03.08.2022 tarihli borca katılma sözleşmesi de e-mail yolu ile gönderilediğinden aslı sunulamayan mutabakat mektubunu doğrulamaktadır.
Dosyaya sunulan 03.08.2022 tarihli borca katılım sözleşmesinde davacı ... 19. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında davalıya 8.437.863,97 TL borcu bulunduğu ve bu bedelin sulh yolu ile 5.100.000,00 TL ye düşürüldüğünü sözleşmeye koyduğu imzası ile kabul etmiştir. Davacı 03.08.2022 tarihli bu kabulünden sonra kabul ettiği borcu ödeme yaptığını ispatlaması gerekmektedir.
Borca katılım sözleşmesinde sulh yolu ile indirim yapılmış ise de sözleşmenin 9. Maddesinde yükümlülüklere uyulmadığı takdirde borca katılım sözleşmesinin hükümsüz hale geleceği, sulh ve indirimlerin ortadan kalkacağı alacağın tüm faiz ve ferileri ile talep edilebileceği hükmü yer almakta olup, davacı borçlu sözleşmede yer alan ürün teslimi ile ödeme ve nakit ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davalı alacaklı anılan sözleşme hükmüne göre tüm alacağını talep edebilecektir.
Davacı 550.000 TL bedelli çekin cirolanarak davalıya verildiğini savunmuştur. ...Bankası AŞ, ... şubesi, çek no ..., 550.000 TL bedelli çekin incelenmesinde; çek hamilinin davacı ...Anonim Şirketi olduğu, davacının çeki ... ya ciroladığı, ... nun da çeki ... a ciroladığı, ciro silsilesinde davalının bulunmadığı görülmüştür. Davalı şirket yetkilisi eda ettiği yemininde söz konusu çekin cari hesap dışında davacı tarafın zor durumda olması nedeni ile nakit olarak davacıya verilen para karşılığında alındığını ifade etmiştir. Davacı tarafın çekin uyuşmazlığa konu alacak nedeni ile verildiğini ispatlar her hangi bir delil sunmaması, ciro silsilesinde davalı şirketin yer almaması ve davalı şirketin teklif edilen yemini icra ederek bu çekin cari hesap dışında verilen borç para karşılığı düzenlendiğine ilişkin yemini karşısında davacı tarafın ispatlanamayan çekle ödemeye ilişkin iddiası kabul görmemiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 10.03.2022 tarihinde şirket yetkilisi ... tarafından 280.000 TL ve 28.000 TL miktarlı ödemeler yapıldığını belirtmiş ise de, 03.08.2022 tarihli Borca Katılma Sözleşmesinde davacının alacaklı olduğu miktar taraflarca imza altına alınmış olup, belirtilen ödeme sözleşme tarihinden önce olduğundan dikkate alınamamıştır. Diğer yandan tarafların defter kayıtlarının bu ödemelerden sonra 31.05.2022 tarihi itibariyle örtüşmesi de bu ödemelerin dikkate alınamayacağını göstermektedir.
Tüm bu açıklamalara göre; davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile dosya yansıyan açıklamalarından taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu sabittir. Davacı taraf 03.08.2022 tarihli sözleşmenin 1. Maddesi ile sözleşme tarihinde 8.437.863,97 TL borcu bulunduğunu kabul etmiştir. Sözleşmenin 7. Maddesine göre 01.08.2022-30.08.2022 tarihleri arasında ürün teslim etmek suretiyle 5.000.000,00 TL, 31.08.2022 tarihinde 50.000,00 TL ve 30.09.2022 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere borcun ödeneceği kararlaştırılmıştır. İspat yükü üzerinde olan davacı sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak borcun ifası için ürün teslim ettiğini ve ödeme yaptığını ispatlar her hangi bir yazılı delil sunmamıştır. Sözleşmenin 9. Maddesinde yükümlülüklere uyulmadığı takdirde borca katılım sözleşmesi hükümsüz hale geleceği, sulh ve indirimlerin ortadan kalkacağı alacağın tüm faiz ve ferileri ile talep edilebileceği hükmü yer almakta olup bu hükme göre davacı takibe konu tüm alacağını talep edebileceğinden, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İİK 72/3.maddesine göre, ihtiyati tedbir yolu ile ... 19. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takibe konu alacağın takdiren %20'i kadar nakit teminat yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatırılacak borca ilişkin paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine karar verilmiş ise de, teminat yatırılarak kararın infazı talep edilmediğinden davalının kötü niyeti tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyeti tazminatı talebinin reddine,
3- Davacı tarafından yatırılan 121.462,31 TL Peşin harçtan 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile 121.034,71‬ TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4- Davalılar vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince red olunan kısım üzerinden hesaplanan 375.124,00 TL. nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı tarafından yapılan 34,50 TL vekalet harcı ve 72,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 106,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024

Başkan
(e-imza)

Üye
(e-imza)

Üye
(e-imza)

Katip
(e-imza)