T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/698 Esas
KARAR NO : 2024/257
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12.10.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... ilinde saygın bir konuma sahip olup gerek yurt içi gerekse yurt dışı piyasasında tanınan bir firma olduğunu, basiretli bir tacir gibi işlerini takip ettiğini, yargılamaya konu icra dosyası haricinde herhangi icrai işlemle karşı karşıya gelmediğini, ancak davalı tarafından ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibi ile davacının haciz tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, ilgili icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davacı şirkete 15.08.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde itirazlarını sunmalarına rağmen icra hukuk mahkemesi tarafından tedbir kararı verildiğini, açıklanan bu nedenlerle; icra dosya borcunun tamamının dosyaya yatırılmış olmasından dolayı öncelikle başlatılan icra takibinin durdurulmasını, ardından borca konu çekin iptalini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötüniyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 16.11.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çekte ciranta konumunda olduğunu, çekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, çekin davadışı ...Şirketi tarafından kaybedildiğini, bu şirketin çekin iptali için .. 2. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açması davaya taraf olmayan davalı bağlamadığı gibi çekteki imzasını ve borç ilişkisinin ikrar eden davacıyı borçtan kurtaran bir sebep olmadığını, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeni ile müvekkilinin çekin kayıp/çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi bulunmadığını, müvekkilinin çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyi niyetli olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddini, davacının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: ... 14. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 11. İcra hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası, ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat Sayılı dosyası, ... yazı cevabı, ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ve takip dosyasına konu ... Bankası ... şubesine ait ... çek seri numaralı, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehtarı ...A.Ş. olan, 30.07.2022 keşide tarihli ve 15.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, davalının çekin iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı tarafından, davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ, dava dışı ... ŞİRKETİ, ... ŞİRKETİ, ...TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, ... ŞİRKETİ, ...ŞİRKETİ, ...ŞİRKETİ aleyhine 15.000,00 TL asıl alacak, 38,84 TL faiz, 1.500,00 TL Tazminat, 45,00 TL komisyon olmak üzere toplam 16.583,84 TL'lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin dava dışı borçlulara tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava konusu çek incelendiğinde, davalının bu çeki müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla iktisap etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı, yetkili hamildir. Gerçekten de hak sahipliğinin tespitine ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi hükmüne göre; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." Dava konusu çek incelendiğinde, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı görülmektedir. Bu durumda davalının anılan hüküm uyarınca meşru hamil sayılması gerektiği açıktır.
Dava konusu alacak, bir kambiyo senedine dayanmaktadır. Kambiyo senetlerinde, taraflar arasındaki ilişkilerden doğan defiler şahsi defilerdir (TTK m.687,825). Bu defiler taraflar arasında ileri sürülebilir. Temel ilişkinin geçersizliği, muvazaa, irade bozukluğu, gabin, ayıp, sözleşmenin ifa edilmediği ve zamanaşımı gibi defiler temel ilişkiden doğan defilerdir.
TTK mad. 818 hükmünün yollamasıyla çek için de uygulama alanı bulan TTK mad. 687 hükmüne göre; "Poliçeden dolayı kendisine haşvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.". Yine TTK m. 680 hükmüne göre; “Tedevüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez: meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.” Görüldüğü üzere temel ilişkiden kaynaklanan kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesinin tek istisnası, hamilin çeki iktisap ederken “bile bile borçlunun zararına hareket etmiş” yani kötüniyetli olarak hareket etmiş olması halidir.
Somut olayda, davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğu, bu çekin yaşanan hırsızlık olayı neticesinde kötüniyetli olduğu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiği sabit olan meçhul kişilerce ciro edilmek suretiyle kötü niyetli hamil tarafından dava konusu icra dosyasına konu edildiği, senet bedelinin gerçek hak sahibine ödendiği yönündeki iddiaları, kişisel defi niteliğinde olup, bu defilerin davalıya karşı ileri sürülebilmesi için TTK m.680 ve 687 hükümlerinde öngörüldüğü üzere, davalının çeki iktisap ederken bilerek davacının zararına ya da ağır kusurlu bir şekilde hareket etmiş olması gerekir. Eldeki davada, Mahkememizce davalı hakkında UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına suretleri alınan dava ve takip dosyaları uyarınca, davalıya ait benzer mahiyette birçok takip ve dava dosyasının olduğu, sadece davacıların farklı olduğu görülmüş, çalınan çekin aynı yöntem ile davalının eline geçtiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı hamilin kötüniyetli olduğunu kabulünün gerektiği, hamil olarak gözüken davalı hakkında dava konumuzla aynı mahiyette pek çok dava, soruşturma, takip olması sebebiyle bu aşamada davalının iyi niyetli kabul edilmesinin TMK Mad. 2 uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturacağı, çekleri çalınan kişiler yönünden de telafisi imkansız bir durumu ortaya çıkaracağı gözetilerek (benzer yönde İstanbul BAM 12. HD'nin 24/01/2019 tarihli, 2018/586 Esas ve 2019/77 Karar sayılı ilamı) açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacı/Borçlu ... Ltd. Şti.’nin, Davalı/Alacaklı ...’e ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına konu; ... Bankası ... şubesine ait ... çek seri numaralı, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehtarı .. A.Ş. olan, 30.07.2022 keşide tarihli ve 15.000,00 TL bedelli çekten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 1.132,85 TL harçtan, peşin+ıslah+tamamlama alınan 489,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 642,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 283,22 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 206,66 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı ve 159,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 741,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. 02/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!