WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/47 Esas
KARAR NO : 2024/343

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 21.01.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.01.2019 ile 31.10.2019 tarihleri arasında davalı şirketi bünyesinde Yönetim Kurulu üyesi olarak çalıştığını, davacının yönetim kurulu üyesi olarak almış olduğu aylık huzur hakkı miktarının Şirket genel kurul kararı ile 2.750,00 TL olarak belirlendiğini, davacının davalı şirketten ödenmemiş toplam 22.500,00 TL huzur hakkı alacağı olduğunu, taraflar arasında 01.11.2019dan 01.08.2021 tarihine kadar aylık 2.943 TL üzerinden danışmazlık ilişkisi tesis edildiğini, davacıya sadece 2 aylık ödeme yapıldığını, davacının toplam hizmet süresinin 21 ay olduğunu, kalan 19 aya ait hizmet bedelinin ödenmediğini, toplam 55.917,00 TL danışmazlık hizmet bedeli alacağı bulunduğunu, ayrıca davacının davalı şirketin tüm banka hesaplarının icralar nedeniyle bloke olduğu dönemde şirket masraflarının karşılanması için yönetim kurulu üyesi ... isimli kişiye 2 ayrı ödemede toplam 5.000,00 TL borç para gönderdiğini, davalıdan ödeme alamayınca icra takibi başlattığını, icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan bu nedenlerle; borçlunun itirazının iptalini, icra takibinin ... 12. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun borca itirazının iptalini, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 15.02.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; söz konusu uyuşmazlıkta görevli olan iş mahkemeleri olduğunu, davacının davalıya ait iş yerinde yönetim kurulu üyesi olarak hak ettiği alacakları tarafına ödendiğini, davalının danışmazlık hizmeti vermediğini, davacının ileri sürdüğü hususların haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddialarda bulunduğunu, davacının danışmazlık hizmeti bedeli talep ettiği aylara ilişkin davalıya danışmazlık hizmeti verdiğine ilişkin hiçbir delilde sunamadığını, davalı şirket ortakları var iken davacı tarafından 5.000,00 TL şirket masrafı olarak kullanılması için ödünç olarak verilmesi hususunun kabulünün mümkün olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı hakkında açılmış bulunan işbu davanın esastan reddi ile takibin iptalini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı-alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, ... Bankası yazı cevabı, ... 12. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
02.05.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1.Davacının davalı şirkette 31.12.2018 – 05.11.2019 tarihleri arasında bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan 8 ay x 2.750 = 22.000 TL huzur hakkı alacağı olduğu, 2. Davacının davalı şirketten danışmanlık hizmet alacağı olduğuna dair somut bir belge ve veriye rastlanmadığından davacı iddiasının ispatlanamadığı, 3. Davacının davalı şirkete borç para verdiği iddiasını tevsik edici bir belgeye rastlanmadığından davacı iddiasının ispatlanamadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
26.10.2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Davacının itirazları değerlendirilmiş kök raporumuzda değiştirilmesi gereken bir durum olmadığına davacının
iddia ettiği alacak tutarının kök raporumuzda olduğu gibi olduğu sonucuna ulaşılmakla hukuki tavsif ve takdir sayın yargı makamına ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı huzur hakkı, danışmanlık ücret alacağı ve davalı şirkete verilen borç paranın tahsili davasıdır.
Davacı yan, 01.01.2019 ile 31.10.2019 tarihleri arasında davalı işverenlik bünyesinde aralıksız yönetim kurulu üyesi olarak çalıştığını, şirket genel kurul kararı ile aylık huzur hakkının 2.750 TL olarak belirlendiğini, davacının ödenmemiş 22.500 TL huzur hakkı alacağı bulunduğunu, şirket kayıtlarında bu alacağın bulunduğunu, ayrıca davacı ile davalı şirket arasında 01.11.2019'dan 01.08.2021 tarihine kadar aylık 2.943 TL üzerinden danışmanlık ilişkisi tesis edildiğini, 21 aylık danışmanlık hizmet süresine karşın sadece 2 aylık ödeme yapıldığını, ödeme dekontlarının mevcut olduğunu, ödenmeyen 19 aylık ( 2.943 x 19 ay) 55.917 TL danışmanlık hizmet bedeli alacağı bulunduğunu, davalı şirketin tüm banka hesaplarının icralar nedeniyle bloke olduğu dönemde şirket masraflarının karşılanma yönetim kurulu üyesi dava dışı ... isimli kişiye 2 ayrı ödemede toplam 5.000 TL borç para gönderildiğini, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia etmiştir.
Davalı yan savunmasında, davacının danışmanlık hizmeti verdiğine ilişkin hiçbir delil sunamadığını/sunamayacağını, davacının herhangi bir huzur hakkı alacağının söz konusu olmadığını, ayrıca davacının yönetim kurulu üyesi ...'e göndermiş olduğu paranın şirketin bir ilişkisi olmadığını kaldı ki banka havalesinin aksi kanıtlanmadığı sürece bir borç tahsili olduğunu bu sebeple davacının başka bir kişiye göndermiş olduğu paradan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını şeklinde ifadelere yer verilerek davanın reddi, takibin iptali haksız ve kötü niyetli olarak hazırlandığını savunmuştur.
Davalının bilirkişi tarafından gerekli görülmesi halinde ticari defter ve kayıtlarının yerinde de incelenerek ve bu hususta bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, ilgili alacak kalemlerinin ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, davacının huzur hakkı-danışmanlık ücreti ve banka havalesi yoluyla yapılan alacağının olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
02.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...Huzur hakkı yönetim kurulu toplantılarına katılan üyelere, her toplantı için ayrı ödenen bir bedeldir. Huzur hakkının miktarı esas sözleşme ile belirlenebileceği gibi genel kurul kararı ile de kararlaştırılabilir. Diğer bir ifade ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenebilmesi için esas sözleşmede bir hüküm bulunması ya da genel kurulun bu yönde bir karar almış olması gerekir. Dolayısıyla esas sözleşmede bir hükmün bulunmadığı veya genel kurul kararının olmadığı bir durumda yönetim kurulu üyelerine bu tür bir ödeme yapılması söz konusu değildir. Bu noktada ayrıca ifade etmek gerekir ki; huzur hakkı TTK m. 394'te yönetim kurulunun mali hakları kapsamında düzenlenen haklardan olup; söz konusu hükümde yere alan ücret hakkı ile birlikte/ücret hakkına ek ödenmesi kararlaştırılan bir hak olabileceği gibi, ücret hakkı yerine (ikisi de aynı anlamda olarak) tek bir hak olarak da kararlaştırılmış olabilir. Nitekim uygulamada da huzur hakkı daha çok, ücret hakkına ek, toplantı başına, bir çeşit toplantıya katılım bedeli olarak değil, yönetim kurulunun ücret hakkı anlamında, tek bir miktar olarak belirlenmektedir ki; dava konusu uyuşmazlıkta da durumun bu şekilde olduğu; dolayısıyla her ne kadar davacının huzur hakkı olarak nitelendirmek suretiyle talep de bulunmuş da olsa, kastedilenin ücret hakkı olduğu tarafımızca değerlendirilmekte olup; aşağıdaki açıklamalarımız da bu kabule bağlı olduğunu belirtmek isteriz.
Ticaret sicil Gazeteleri incelemesinde davacı ...'nın ... 24.Noterliği ... tarih ... sayı ile tasdikli ... tarihli ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 08.06.2020 tarihine kadar Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildiğine ilişkin kararın 15.01.2019 tarihinde tescil edildiği ve kararın ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Yönetim Kurulu Üyesi davacı ...'nın ... 24.Noterliği... tarih ... sayı ile tasdikli 05.11.2019 tarihli 32 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Yönetim Kurulu Üyeliğinin sona erdiğine ilişkin kararın 20.11.2019 tarihinde tescil edildiği ve kararın ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mübrez” ... ŞİRKETİ'NİN 16 EKİM 2019 TARİHİNDE YAPILAN 2018 YILI GENEL KURUL TOPLANTI TUTANAĞI”nın Gündemin 6. maddesi uyarınca “Şirket esas sözleşmesi ve ücretlendirme politikamıza uygun olarak verilen ve oylanan önerge üzerine 2019 yılı Genel Kurul Toplantısına kadar Yönetim Kurulu Üyelerinin her birine aylık net 2.200 TL; Bağımsız Yönetim Kurulu üyelerinin her birine aylık net 2.750 net ücret ödenmesi oy birliğiyle kabul edildi” ifadelerine yer verilmiş olduğu;
Gündemin 7. maddesi uyarınca; “Yönetim Kurulu Üyesi ...'den boşalan üyeliğe ...'nin, ...'dan boşalan Yönetim Kurulu Üyeliği'ne Bağımsız Üye Sayın ..., ...'den boşalan üyeliğe Bağımsız Üye Sayın ..., ...'ten boşalan üyeliğe Sayın ...'nın, ...an üyeliğe ...'in ve ...'ten boşalan üyeliğe Sayın ...'ın atanmasının onaylanmışa oy birliği ile karar verildi” ifadelerine yer verilmiş olduğu görülmüştür.
Davacının davalı şirkette 31.12.2018 ila 05.11.2019 tarihleri arasında Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı Mart 2019 ila Ekim 2019 arası 8 aylık bağımsız yönetim kurulu üyeliği iddia etmektedir. 8 aylık bağımsız yönetim kurulu üyeliği hakkı huzur ücreti 8 ay X 2.750 TL/ay — 22.000,00 TL olarak hesap edilmektedir.
Sayın Mahkeme tarafından genel kurul toplantı tutanağında belirtilen davacıya ait ... Bankası IBAN numarası hesap ekstresinin celp edilmiş olduğu görülmüştür. Banka hesap ekstresinin incelemesi neticesinde davacıya ödenmiş olan bir hakkı huzur ücret ödemesine rastlanmamıştır.
Davacı yan, iddiasını ispata yönelik davalı şirket tarafından Sermaye piyasasına gönderilen 06.11.2020 tarihli Fon Kullanım Raporunda şirketin ...'ya 8 ay x 2.750 — 22.000 TL borcu olduğuna yönelik sunduğu yazı ekindeki Ek.(b) tablo görülmüştür. Netice olarak, davacının bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak 8 ay karşılığı (8 ay x 2.750) 22.000 TL huzur hakkı alacağı olduğu değerlendirilmekte olup nihai takdir sayın mahkemenindir.
Dosyada taraflar arasında akde bağlanmış bir danışmanlık sözleşmesine rastlanmamıştır. Davacının iddia ettiği danışmanlık faaliyeti Gelir Vergisi Kanunu Md. 2 kapsamında “ Ticari Kazanç” hükmünde olup; davacı ... tarafından öncelikle mali idareye mükellefiyet tesis ettirilmesi gereken işlerdendir. Dosyada davacı tarafından mükellefiyet tesis ettiği gösterir belgeye rastlanmamıştır. Bu durumda davacı tarafından danışmanlık hizmeti verildiğine dair belge de yoktur.
Davacı ... Bankası hesabından 3.000 * 2.000 olmak üzere toplamda 5.000 TL'nın davacının davalı şirket Yönetim Kurulu Üyesi ... şahsi hesabına havale göndermiş olduğu görülmektedir. Davacı tarafından gönderilen bu tutarların davalı şirket tüzel kişiliğine verildiğine dair dosya kapsamında bir belgeye rastlanmamıştır. Davalı şirket için davacının gönderdiği 5.000 TL'nin şirket kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti de mümkün olamamıştır.
Davacının davalı şirkette 31.12.2018 – 05.11.2019 tarihleri arasında bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan 8 ay x 2.750 = 22.000 TL huzur hakkı alacağı olduğu, Davacının davalı şirketten danışmanlık hizmet alacağı olduğuna dair somut bir belge ve veriye rastlanmadığından davacı iddiasının ispatlanamadığı, Davacının davalı şirkete borç para verdiği iddiasını tevsik edici bir belgeye rastlanmadığından davacı iddiasının ispatlanamadığı," belirtilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine hazırlanan 26.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Davacının itirazları değerlendirilmiş kök raporumuzda değiştirilmesi gereken bir durum olmadığına davacının
iddia ettiği alacak tutarının kök raporumuzda olduğu gibi olduğu sonucuna ulaşılmakla hukuki tavsif ve takdir sayın yargı makamına ait olduğu," belirtilmiştir.
Bu kapsamda alacağının varlığını ispat etmesi gereken davacı olduğu, ancak huzur hakkı dışında alacağını ispat edemediğinden davacı vekiline “davalı şirketten danışmanlık ücret alacağı ve davalı şirkete borç para verildiğine” yönelik yemin deliline dayanılacak ise yemin metnini hazırlaması ve mahkememize sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yemin metni sunulmadığı takdirde, yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmiştir.
Yemin metni sunulmuş, şirketi temsile yetkili ve olması halinde yemini eda edecek ortak/müdür(ler)in isim, adres ve kimlik bilgilerini sunmak üzere davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bildirilmediği takdirde davalı yanın yeminden imtina ettiği ve yemine konu hususları ikrar ettiğinin kabul edilmiş sayılacağının ihtar edilmiş ve davalı yanca sunulan dilekçe kapsamında yemin metni usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak duruşma gün ve saatinde şirket temsilcisinin hazır olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilince 28/05/2024 tarihli duruşmada; "Şirket yetkilisi önceki celse hazır bulunmuştur. Bizden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı yeminini eda edememiştir. Bu nedenle yeniden yemin metninin kendisini tebliğini talep ederiz. Aksi kanaatte ise mahkemece davanın reddine karar verilmesi," talep edilmiş ise de Mahkememiz önceki celse 1 nolu ara kararında da bahsedildiği üzere duruşma gün ve saatinde şirket yetkilisi hazır bulunmadığından ve HMK'nın yemine ilişkin 225 ve devamı maddeleri uyarınca yeniden davetiye çıkarılması talebinin reddine karar verilerek, davacının huzur hakkı yönünden bilirkişi raporunda hesaplanan kısım, davacının davalı şirketten danışmanlık ücret alacağı ve davalı şirkete borç para verildiğine ilişkin taleplerinin ise tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 22.000,00 TL huzur hakkı alacağı, 55.917,00 TL danışmanlık ücreti ve 5.000,00 TL borç karşılığı alacak olmak üzere toplam 82.917,00 TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihi olan 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 82.917,00 TL alacağın %20'si olan 16.583,40 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 5.664,06 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 1.424,56 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.239,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.424,56 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 673,20 TL'sinin davalıdan 6,80 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 194,55 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.786,65 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 4.757,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır