WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/457 Esas
KARAR NO : 2024/282

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 27/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında ...’da 20-22 Şubat 2020 tarihleri arasında düzenlenecek fuara katılım kapsamında Fuar Katılım Sözleşmesi (Sözleşme olarak anılacaktır) imzalandığını, sözleşme kapsamında muhataba 63.686,47 TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin müvekkili şirkete iadesinin istendiğini, bu isteğin davalı tarafından “sözleşmeden doğan tüm edimleri yerine getirdikleri” gerekçesi ile reddedildiğini, talebin reddedilmesi nedeniyle, müvekkili şirketin fuara katılım için hazırlıklar yapmakta iken, fuar tarihinin Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanı ...’ın fuara katılımı nedeniyle davalı tarafından tek yanlı kararla değiştirildiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderilerek sözleşmenin iptali ve ödenen bedelin iadesinin istenildiğini, davalı şirketin fuar tarihinin ...’ın katılamaması nedeniyle değiştirildiğini kabul ettiğini ancak sözleşmenin iptalini kabul etmediğini, ihtarnameyi reddettiğini, bununla birlikte davalı şirketin bu güne kadar fuar organizasyonunu halen yapmadığını, müvekkilinin fuar tarihinin hangi gerekçe ile değiştirilmesi halinde fuara katılımının zorunlu olduğu sözleşmenin 10.maddesinde düzenlendiğini, bu maddeye göre sadece 9. maddede sayılan mücbir sebepler ile yurtdışındaki organizatörden kaynaklanan bir sebeple meydana gelebilecek nedenle fuar tarihinin değiştirilmesi halinde iptal hakkının kullanılamayacağı, sözleşmenin bunun dışındaki nedenlerle tarihte değişiklik yapılması halinde ise, katılımcının fuara katılmamayı tercih etme ve bedelin iadesini talep hakkının doğduğu sözleşmenin 15. maddesinde kabul edildiğini, sözleşmenin 15. maddesinde, 9. ve 10. maddeler dışındaki nedenlerle, fuar tarihinin değiştirilmesi ve katılımcının yeni tarihte katılımı tercih etmemesi halinde davalının aldığı ödemeyi iade edileceğinin açıkça kabul edildiğini, dolayısıyla (Cumhurbaşkanı danışmanı ...'ın katılamayacağı gerekçesi ile de olsa) bu değişiklik davalının tek yanlı kendi kararı ile yapılan bir değişiklik olup, tüm bu nedenlerin dışında davalının fuarı halen düzenlememiş olmasının da sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil etmekte olup, bu şartlar altında artık sözleşmenin devamının müvekkili şirketten beklenmesinin mümkün olmaktan çıktığını, müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğunu, munzam zarar ve kur farkı dahil, fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla 63.686,47 TL'nin ödenen paranın iadesinin reddedildiği 08/01/2020 tarihinden, ödeme tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 27/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davacı ile arasındaki sözleşmede bildirilen fuar tarihinin değiştirilmesine dayalı istemde bulunmasının sözleşmeye ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların aksine fuar tarihindeki değişikliklerin davalının keyfi davranışlarından kaynaklanmadığını, yapılan değişikliklerin taraflar arasındaki sözleşmeye de uygun olduğunu, basiretli tacir sıfatını haiz davacının
başlangıçtan itibaren değişikliklere onay vererek sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca organizatörün belirleyeceği zaman cetvelindeki işlemlerin yürütülmesi ile ilgili organizasyon şartlarına uymak zorunda olduğunu,
sözleşmenin 10. maddesi uyarınca sözleşmede sayılan mücbir sebepler nedeniyle veya yurt dışındaki organizatör tarafından herhangi bir sebeple organizatör’ün iradesi dışında meydana gelebilecek gelişmeler sonucu fuarın tarihinin
değiştirilmesinin ve başka bir tarihte yapılacak olmasının katılımcıya sözleşmeyi iptal hakkı doğurmayacağını, katılımcının ana organizatör tarafından belirlenen yeni tarihte fuara katılmakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin 22. maddesi uyarınca fuar katılımcısının sözleşme gereği yapacağı seyahat ve satın alacağı turizm hizmetlerine dair davalının hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin 23. maddesi uyarınca fuar tarihinin değişmesi ya da fuarın iptal edilmesi durumunda katılımcının turizm programı değişikliği nedeni ile yaşayabileceği olası ek maliyetlerde, organizatörün herhangi bir yükümlülüğünün söz konusu olmayacağını, sözleşmenim 27. maddesi uyarınca sözleşmeyle ilgili olarak belirtilen veya daha sonra belirlenen programlarda fuarın düzenleneceği ülkedeki şirketlerle yapılacak sözleşmelerin genel hükümlerinin geçerli olduğunu, oluşabilecek değişikliklerin organizatör tarafından fuar katılımcısına bildirileceği ve bu değişikliklerden organizatörün sorumlu olmayacağını, bu düzenlemelerin davaya konu fuarın düzenleneceği ülkedeki ana organizatör tarafından fuar düzenlemesi ile ilgili olarak değişiklik yapılması halinde fuar tarihinin değiştirilmesi dahil olmak üzere bu değişikliklerden davalı şirketin sorumlu olmayacağını ortaya koyduğunu, davacının bu değişikliklere uymayı kabul ettiğini, sözleşmede dikkate alınacak ağırlıklı unsurun fuar tarihi değil, ...’da düzenlenecek fuara katılım hususunun olduğunu, sözleşmenin 5., 10. ve 27. maddelerindeki düzenlemelerin de fuar tarihinin değil, davacının fuara katılımının öncelikli olduğunu ve fuar tarihinde hangi hallerde değişiklik yapılmasına davacının başlangıçtan itibaren onay ve izin verdiğini somutladığını,...’daki bütün fuarların ve fuar alanının ana organizatörünün ... Ticaret Odası olduğu ve özellikle fuar tarihine ilişkin tüm işlemlerin ... Ticaret Odası ve Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın direktifleri doğrultusunda belirlendiğini, fuar tarihlerindeki değişikliklerden davalının sorumlu tutulma olanağının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi ek ve kök raporları, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
04/05/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu fuarın muhtevası nazara alındığında edimin sonraki bir tarihte ifa edilebilmesi mümkün olsa da, alıcının bu edimden elde edeceği menfaatin ortadan kalktığı şeklinde yorumlanabileceği ve bu yönü ile imkânsızlığın söz konusu olabileceği, Kusurun, tazminat sorumluluğun doğması açısından önem arz eden bir kavram olduğu, huzurdaki davanın ise konusu itibariyle kusur (tazminat) sorumluluğuna ilişkin
olmayıp; davacı tarafından ifa edilen bedelin iadesine ilişkin olduğu; bu nedenle tarafların üstlendikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade ile yükümlü oldukları, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. maddesi dikkate alındığında katılımcının (davacının) ağır yükümlülükler altına girdiği ve tüm riskleri üstlendiği; öte yandan dosyaya mübrez sözleşme suretinin de önceden hazırlanıp; içeriği hakkında karşı tarafa karşılıklı görüşme ve pazarlık imkânı sunulmadan kabul ettirilen sözleşme niteliğini haiz olduğu, bu durumda ilgili hükmün yazılmamış sayılabileceği ve böylelikle taraflar açısından bağlayıcı olmayacağı, fuar Katılım Sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin 63.686,47 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin davalıya ödendiği, ancak karşı edimin ifa edilmediği; dolayısıyla davalının bu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iade etmesi gerektiği, ancak Muhterem Mahkemece anılan hükmün genel işlem koşulu niteliğini haiz olmadığı ve dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının, fuarı erteleme hakkı söz konusu olacağından davacının da ücret ödeme yükümlüğünün devam edeceğinin ifade edilebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
16/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Kök rapordaki görüşümüzü aynen muhafaza etmekle birlikte Fuar Katılım Sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin 63.686,47 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin davalıya ödendiği, ancak karşı edimin ifa edilmediği; dolayısıyla davalının bu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iade etmesi gerektiği; Muhterem Mahkemece anılan hükmün genel işlem koşulu niteliğini haiz olmadığı ve dolayısıyla taraflar arasında bağlayıcı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının, fuarı erteleme hakkı söz konusu olacağından davacının da ücret ödeme yükümlüğünün devam edeceğinin ifade edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE
: Dava, sözleşmeye aykırılık nedeni ile ödenen bedelin iadesi davasıdır.
Davanın konusu taraflar arasında yapılan fuar katılım sözleşmesi gereği yapılacak fuarın ertelenmesi nedeniyle davacının ödediği fuar ücretinin iadesi için açtığı alacak davasıdır.
Taraflar fuara katılım için sözleşme yapmış daha sonra bu fuar üç kez ertelenmiştir. Ertelemelerin nedeni davalının iradesine bağlı olmayıp ... ile ... devletlerinin anlaşmalarından kaynaklanmıştır. Bilirkişilerin de raporunda da izah ettikleri gibi objektif kesin vade söz konusudur. Anlaşma 16/07/2019 tarihlidir. Sözleşme bedeli 16.848,00 Euro olup karşılığı 63.686,47 TL olarak ödenmiştir. Davacı şirketin davalıya fuar bedeli olarak TL karşılığı bedelin parçalar halinde davalıya ödendiği ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından fuar tarihlerinin ertelenmesi nedeniyle ifanın gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Davalı taraf ise ertelemenin kendisinden kaynaklanmadığına ilişkin savunmasının da değerlendirmek gerekir. Burada davalının kusurunun olmadığı açıktır. Ancak fuarın birden fazla kez uzun tarihli olarak ertelenmesi karşısında davacı fuardan bekleyeceği menfaat ortadan kalkacağından davacıya yeni tarihli fuarlara katılarak sözleşmenin gerçekleşmesini beklemek ve davacıyı sözleşme ile bağlı saymak hakkaniyete aykırı olacağı değerlendirmesinde bulunma imkanı var ise de taraflar arasında yapılan sözleşmenin 10. maddesinin de değerlendirilmesi gerekir. Sözleşmenin bu maddesine göre fuarın tarihi değişse ve ertelense bile davalı taraf bu sözleşmeyi iptal edemez ve yeni belirlenen tarihte davalının fuara katılımı zorunludur. Bilirkişiler her ne kadar bu maddenin davacıyı ağır yükümlülükler altına aldığını mübrez sözleşmenin önceden hazırlanıp içeriği hakkında karşılıklı görüşme ve pazarlık imkanı sunulmadan kabul ettirilen sözleşme niteliğinde olduğunu yazmış iseler de taraflar tacir olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadırlar. Ayrıca sözleşmeye konu ücretin miktarı da davacının mahvına yol açacak düzeyde olmadığından Türk Borçlar Kanununda ki tacirlere sözleşmeyi iptal etme imkanını veren maddelerden faydalanması sağlamaz.
Bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da "sözleşme serbestisi" ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalan- ması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.
TBK ve TTK’da genel işlem koşullarına aykırılığa ilişkin öngörülen yaptırımın hukuki nitelik ve sonuçlarındaki ciddi farklılığının yanı sıra TTK m.55/1-f hükmü ile genel işlem koşullarının haksız rekabet teşkil ettiği hallere yönelik ticari bir hüküm getiren TTK öncelikle uygulama alanı bulur (TTK m.1/2). Eş deyişle ticari niteliği haiz iş ve işlemlerde genel işlem koşulları denetimi haksız rekabet hallerine münhasır biçimde TTK m.55 çerçevesinde yapılmalıdır. Adi borç ilişkilerinde haksız rekabet halinde TBK m.57 tatbik edileceğinden bu hallerde genel işlem koşulları varsa TBK m.20-25’in uygulanacağı tereddüt içermez. Bu açıdan genel işlem koşullarının haksız rekabet teşkil ettiği ticari sözleşmelerde öncelikle TBK m.20-25 değil TTK m.55 hükmü uygulanmalıdır. Genellikle de bu hüküm oldukça yeterli bir korunma sağlamaya kâfidir. Kaldı iki her iki normun koruma altına aldığı hukuki menfaat de farklılık arz etmektedir. Doktrinde isabetli olarak belirtildiği üzere TTK m.55/1-f hükmü dürüst ve bozulmamış rekabet ortamının oluşturulmasını, TBK m.20-25 ise sözleşme dengesinin temini amaç edinmektedir. Ancak genel işlem koşullarına ilişkin yorum, değiştirme yasağı ile söz konusu hükmün geçersizliğinin saptanması vb. TTK’nın hüküm sevk etmediği yani boşluk bulunan hallerde TBK hükümlerinin uygulama kabiliyetini korumakta olduğu da gözden kaçırılmamalıdır (OĞUZMAN, Kemal / ÖZ, Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt:1, Gözden Geçirilmiş 11.Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2013, s.92)
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, dava konusu 16/07/2019 tarihli sözleşmenin matbu ve standart şekilde hazırlanmış sözleşme iken özellikle 10.maddesi matbu metinden ayrılarak özel düzenlemenin yapıldığı ve bu sözleşmenin her iki tarafça imzalandığı görülmekle, dava konusu sözleşmenin taraflarca müzakere edildiği, varılan mutabakat ve "sözleşme serbestisi" dahilinde imzalandığı, sözleşmenin bu maddesine göre fuarın tarihi değişse ve ertelense bile davalı taraf bu sözleşmeyi iptal edemez ve yeni belirlenen tarihte davalının fuara katılımı zorunludur, davalı tarafça davacıya sözleşmeye aykrılıık nedeniyle yapılmış bir bildirimin bulunmadığı gözetildiğinde, "sözleşmede yer alan hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu" savunmasına itibar edilmeyecektir (İstanbul BAM 3.HD. 26/12/2022 Tarih, 2022/898 Esas ve 2022/3310 Karar sayılı kararı).
Yukarıda anlatılan gerekçe ile mahkememiz bilirkişilerin buna ilişkin yorumlarına katılmamıştır. Bu durumda dava haksız olup reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan alınan 1.087,61 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 660,01 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır