T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/131 Esas
KARAR NO : 2024/229
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2022
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ... İli, ... İlçesi hudutları içerisinde bulunan ... ve ... sicil numaralı IV. Grup arama ruhsatına haiz sahada maden işletmesine yönelik faaliyet gerçekleştirmek üzere bir adi ortaklık kurulduğunu, bu adi ortaklık neticesinde müvekkilinin davalı şirkete 240.000,00 TL bakiye para verdiğini, işbu adi ortaklığın konusunu oluşturan maden işletmesine ait ... adına verilen ... ve ... sicil numaralı IV. Grup arama ruhsatının T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ... sayılı yazısı ile iptal edilmesi üzerine işbu adi ortaklığın konusuz kaldığını, bundan dolayı müvekkilinin vermiş olduğu bakiye paranın kullanılmadığını, fakat davalı tarafından da müvekkile iadesinin gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine davalı borçlunun ... 28. İcra Dairesi ...E. sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine ilişkin itirazda bulunduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin, ... ile davacı şirket arasında ... ili ... ilçesi hudutları içerisinde yer alan .:... ve ... sicil numaralı IV grup arama ruhsatına haiz sahada maden işletmesine yönelik faaliyet göstermek için adi ortaklık kurulduğunu, davalı vekilince dosyaya sunulan 15 Ekim 2017 tarihli toplantı tutanağının 3.maddesinde '' ruhsat üzerine % 100 garantili sondajlar yapılıp işletme ruhsatı alınması sağlanacak. Bu işlemde üç ortak bürokratik gücüyle katkıda bulunacak, masraflar Tüylüoğlu tarafından yapılacak'' şeklinde belirtilmiş olan ilgili maden sahasında sondaj işlemlerinin yapılması ve işletme ruhsatının alınmasına kadar gerekli masrafların davalı tarafından karşılanacağının iş bu tutanakla sabit olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirket hesaplarına gönderdiği ödeme tutarlarının sondaj çalışması yapılması işi için olup müvekkili şirket tarafından sondaj çalışması için bu paraların kullanıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen sondaj işlerini yapmış olup davacı şirket tarafından maden işletmesine ait ...ve ... sicil numaralı IV grup arama ruhsatına ilişkin ruhsat harcı ödenmediğinden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09.10.2018 tarihli yazısı ile ruhsatın iptal edildiğini, davacı tarafın ödemesi gereken ruhsat harcını ödemediğinden ... tarafından ruhsat iptal edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin bu konuda bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın dosyaya sunulan toplantı tutanağında görüldüğü üzere işletme ruhsatı alınmasına kadar yapılacak tüm masraflardan sorumlu olduğunu, dolayısıyla bu sorumluluk kapsamında müvekkili şirkete ödeme yaptığını, davacının yapmış olduğu bu ödemelerin yine toplantı tutanağında belirtildiği şekilde işletme ruhsatı alındıktan sonra masrafların karşılığında davacıya ödeme yapılacağını, ancak davacı tarafın harcı ödememesi üzerine ruhsat iptal edildiğinden işletme ruhsatı alınamadığını ve adi ortaklık konusu maden işletmesinin faaliyete geçemediğini, dolayısıyla maden işletmesi faaliyete geçmediğinden davacıya yapılacak bir ödeme söz konusu olmadığını, davacı tarafından, başlatılan icra takiplerinin mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
...28. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı uyap dosyası, ödeme dekontu, çek görüntüleri, ticaret sicil gazetesi, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında ... İli, .. İlçesi hudutları içerisinde bulunan ... ve ... sicil numaralı IV. Grup arama ruhsatına haiz sahada maden işletmesine yönelik faaliyet gerçekleştirmek üzere kurulan adi ortaklık nedeni ile davacının davalıya 240.000,00 TL verip vermediği, adi ortaklığın konusuna ilişkin faaliyet başlamadan ortaklığın konusuz kalıp kalmadığı, davacı tarafından davalıya para verilmişse iadesi gerekip gerekmediği, paranın sondaj çalışması yapılması işi için olup olmadığı, sondaj işlerinin davalı tarafça yapılıp yapılmadığı, davacı tarafın ruhsat harcını ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, ruhsatın iptal nedeni, ruhsatın iptalinde davalının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili ... 28. İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı sözleşmenin feshine yönelik sebepsiz zenginleşme tutarının tahsiline ilişkin olarak 240.000,00 TL asıl alacak, 43.250,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 283.250,00 TL alacağın asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranda işleyecek yasal faizi ile tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesinde özetle, takip alacaklısıyla yapılmış bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, takip alacaklısına borçlarının bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları ispat ile yükümlüdür.
Deliller toplandıktan sonra, öncelikle davalı defterleri incelenerek talimat yolu ile bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişi SMMM ... mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Davalının 2017 yılına ait cari hesap ekstresinde davacı şirket tarafında, davalı şirkete (2) adet işlemle toplamda 50.000,00 TL gönderildiği, 20.000,00 TL'nin davalı şirket tarafından 02.11.2017 tarihinde geri ödendiği, 09.11.2017 tarihinde ... Bankası aracılığıyla davalı şirketin ... Bankasında mevcut iban numarasına gönderilen 30.000,00 TL'nin 31.12.2017 tarihli alacak kalanı olduğu, 2018 yılı cari hesap ekstresinde davacı şirket tarafından, davalı şirkete (3) adet işlemle ... Bankası aracılığıyla davalı şirketin ... Bankasında mevcut iban numarasına toplamda 70.000,00 TL EFT işlemi yapılarak para gönderildiği, 18.04.2018 tarihinde 140.000,00 TL tutarında çekin davacı şirket tarafından elden teslim edildiği, 2017 yılından devir eden ile birlikte 240.000,00 TL davacı şirketin 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olduğu, dava dosyasında davacı şirket tarafından delil olarak sunulan (4) adet banka dekontu ile (1) adet çek alındı belgesi bilindiği, davalı şirketin bilanço esasına tabi olduğu, muhasebe kayıtlarının bu esasa göre tutulduğu, 6102 sayılı TTK 64/3 maddesine uygun olarak yapılması gereken ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinden 2018 yılına ait yevmiye defteri kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, HMK 222 maddesi gereğince ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olması, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği, bu sebeple ticari defterlerin davalı lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, davacı taraf şirketten alınan ve 340.Sipariş Avansları Hesabında 18.04.2018 tarihinde kaydedilen çek nedeniyle davalının davacıya 140.000,00 TL borçlu olduğu beyan edilmiştir.
Davalı defterlerinin incelenmesinin ardından dosya mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenerek talimat yolu ile alınan rapor gözönünde bulundurularak rapor düzenlenmesi için Maden Mühendisi ..., Sözleşme Uzmanı ... ile SMMM ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup aşağıda belirtildiği şekilde hükme esas alınmıştır.
Davacı alacaklı takip talebinde takip tarihi itibariyle 7.541,42 TL işlemiş faiz talep etmektedir. Davacı, davalıya iş ortaklığı için verdiği para için faiz talep edebilmesi için davalıyı temerrüde düşürmesi gerekir. Dosyada verilen paranın ödenmesini içerir bir ihtarname mevcut değildir. Bu nedenle davacının dava öncesi faiz talebinin mümkün olmadığı ve dolayısıyla takip tarihi ile temerrüt söz konusu olduğundan, takip tarihi itibarı ile faize hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının sunduğu CD içeriğinde bulunan kayıtlardan davalı şirkete 240.000 TL avans verdiği kayıtlıdır. Davacı tarafından davalıya toplam 240.000 TL verildiği görülmektedir. Davacının, davalıya 240.000 TL verdiği her iki tarafın ikrarındadır. Davalı taraf, davacının verdiği avansın ve/veya ortaklık katkı payının adi ortaklığın işleri ile harcandığını beyan etmektedir. Davalı tarafça 240.000,00-TL’nin adi ortaklığın işlerine harcandığı kanıtlanamamıştır.
Teknik Açıdan, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen bir ruhsat nezdinde yapılacak ortak yatırımın detayları ile ilgili bilgilerin taraflar arasında toplantı tutanağı şeklinde yazılarak imzalandığı görülmektedir. Davacı firma tarafından davalı firmaya aktarılan 240.000 TL’nin sondaj çalışmaları için kullanıldığı davalı firma tarafından iddia edilmektedir. Yine davalı firma maden ruhsat bedelinin davacı firma tarafından ödenmediği için ruhsatın iptal edildiğini savunmaktadır. Maden Kanunu'nun ilgili maddelerine göre Ruhsat Bedelinin tamamının her yıl Ocak ayının sonuna kadar ilgili kuruma yatırılması zorunludur, Ocak ayının sonunu kadar bedel yatırılmadığı takdirde yatırılmayan kısmının Haziran ayının son gününe kadar gecikme faizi ile birlikte yatırılması gerekmektedir. Aksi halde ruhsatın bildirime kalmaksızın iptal edilecektir. İmza altına alınan toplantı tutanağının 3. ve 4. maddelerinde davacı firma tarafından yapılacak 150.000 TL masrafın içerisinde bu ruhsat bedeli olan 42.000 TL’nin de olduğu belirtilmektedir. Yine bu tutanakta masrafların davacı firma tarafından karşılanacağı belirtilmekte beraber ruhsat harcı ödemesinin ilgili idareye kimin tarafından yapılacağı belirtilmemiştir. Kaldı ki ruhsat harcını ödeme sorumluluğu ruhsat sahibindedir. Ruhsat sahibi ise ...'dür.
Sonuç olarak, maden işletmesine yönelik faaliyet gerçekleştirmek üzere kurulan adi ortaklık nedeni ile davacının davalıya 240.000,00-TL ödediği sabittir. Taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin TBK m. 639/b.1 uyarınca “ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesi sebebiyle sona erdiği” kanaatine varılmıştır. Anılan bedelin, sondaj çalışması yapılması işi için kullanıldığı kanıtlanamadığından ortaklık bedeli için ödendiği ve davacının bu bedelin tamamının iadesini talep edebileceği kabul edilmiştir. Nitekim TBK m. 643 hükmüne göre ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verilir. Ruhsat bedelinin ilgili kuruma ödenmesi ruhsat sahibinin sorumluluğunda olduğundan davalının ve davacının konuyla ilgili kusurunun olmadığı kabul edilerek davalı tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 240.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 240.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 16.394,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 3.420,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.973,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacı tarafından yatırılan 3.420,96 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 1.118,44 TL'sinin davalıdan, bakiye 201,56 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 38.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 41,00 TL posta giderlerinden oluşan 1.241,00 TL yargılama giderlerinden 189,49 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 564,00 TL tebligat, talimat ve posta giderlerinden oluşan toplam 11.144,70 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 9.442,99 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!