WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/715 Esas
KARAR NO : 2024/278

DAVA : İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2014
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketle imzalanan,18.05.2013 tarihli sözleşmenin 1. maddesine uygun olarak, “yerli ve/veya yabancı stratejik ortak bulunması” talebine uygun olarak yabancı ortak bulunduğunu ve tarafların mutabakatı ile ortaklık sözleşmesi imzalanarak, sözleşme şartlarının gerçekleştiğini, bu sözleşme gereği ... A.Ş.-... A.Ş.nin davalı ... A.Ş.ye hisse alım bedeli ve sermaye arttırımı olmak üzere toplam 52.000.000.TL yatırım yapmak üzere anlaşma sağlandığı, toplam tutarın 37milyon T.L.sinin ... A.Ş.ye, bir kısmının ...' nin şahsına ödendiğini, 52 milyon TL.nin 15 milyon TL.sinin 31.12.2014 tarihine kadar klinik ruhsatlarının A ve B tipi ruhsatlara dönüştürülmesi koşuluna bağlandığını, işlemin halihazırda gerçekleşmiş kısmı olan 37 milyon TL.nin sözleşme gereği %1.5’i olan 550.000.TL. alacağının hesaplandığını, dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.nin davalı ... A.Ş.ye ortak olmasının sözleşmenin 7.c maddesi gereğince Sermaye Finansmanı olarak tanımlandığını, müvekkilin sermaye finansmanı işlemleri için tek yetkili danışman olduğunu, bu yetkilendirme kapsamında, ortaklık sürecinin sonuçlanmasına kadar işlemlerin müvekkil şirket nezaretinde ve danışmanlığında gerçekleştiğini, sözleşme gereğince müvekkile 50.000 TL ön ödeme yapıldığını, ancak kalan 500.000.TL.nin tüm şifahi ve yazılı taleplere rağmen ödenmediğini, bu kapsamda ... 24.Noterliğinden ... yevmiye no.lu ve ... tarihli ihtarname keşide ettiklerini, davalı vekil aracılığı ile, ... tarihinde, ... 34.Noterliğinin ... yevmiye no.lu cevabı ile sözleşmeyi ve borcu inkar ettiklerini, bunun üzerine yasal takip yaptıklarım, ilk başta sözleşmeyi inkar eden davalının, icra takibine itirazda yazılı sözleşmeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilin edimlerini yerine getirmediğini ve sözleşme konusu işin gerçekleşmediğini iddia ettiklerini, davalının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, sözleşme gereğince ortaklık sağlandıktan ve ortaklık sermayesi ödendikten sonra bunun lansman ve basın toplantısının ... 12.02.2014 tarihinde yapıldığını belirterek, borcun ödenmeyen 500.000 TL' lik kısmı için işleyecek ticari faiz ile birlikte %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının vekil şirket aleyhine 08/07/2014 tarihinde ilamsız icra takibi yolunda başvurduğunu, 519.568,90.TL. tutarın tahsili talebiyle icra takibi başlattığını, icra takibine karşı şirket tarafından, 14/07/2014 tarihinde takibe itiraz edildiğini, itiraz doğrultusunda ... 5. icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibe itiraz sonucunda davalının huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiğini, Davacının alacağının dayanağı olarak 18/05/2013 tarihli sözleşmeyi gösterdiğini ancak davacının bu sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, ayrıca sözleşme konusu yatırım ve/veya yatırımların gerçekleşmemiş olduğundan, davacının müvekkil şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, sözleşme edimlerinin tamamının yerine getirildiği iddia ediliyorsa bile, yatırım nedeniyle hak edecekleri bedelin muhatabının ... olduğunu, nitekim ...’nin dava konusu sözleşme imzalandığında müvekkil şirketin tek ortağı olduğunu, yapıldığı iddia edilen yatırımdan menfaat sağlayanın da kendisi olacağını, davayı ...'ye ihbar ettiklerini, bu nedenle davacı şirketin müvekkil şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini, %20 Tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ihbarda bulunan iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi olarak bahse konu sözleşmeyi davalı şirket adına imzaladığını, davalı şirketin tacir olduğunu 6102 sayılı TTK 39/1 maddesi uyarınca tacirler ticari işletmeleri ile ilgili işlemleri ticari unvanları ile yapmak ve imzalarını unvanın altına atmak zorunda olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin TTK'nun ilgili maddesinin gereğini yaparak dava konusu sözleşmeyi şirketin ticaret unvanıyla yaparak altına imza attığını bu nedenle müvekkiline rucu durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu davada taraf olamayacağını beyan etmiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi raporu, ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 18/05/2013 Tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi, Davacı tarafça keşide edilen 30/05/2014 Tarihli İhtarname, Davalı tarafça Keşide edilen 10/06/2014 Tarihli ihtarname, Taraflar arasında yapılmış mail yazışmaları ve taraflarca ibraz edilen diğer deliller, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
Dosyaya sunulan 30.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;
"... şirketinin ortaklık yapısı değişikliği ve yeni ortak olarak ... şirkete girmesiyle sermaye finansmanı sağlandığı konusunda taraflararasında anlaşmazlık olmadığı, esas konunun bu finansmanın Davacı tarafın girişimleriyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi olduğu,
Davacının kendisinin bulduğunu belirttiği ortaklık bağlantısının nasıl hangi şartlarda olduğu konusunda sadece e-posta mesajlarını sunduğu, e-posta mesajlarının incelenmesinde genellikle pay devri ve ortaklık Göz çalışanları tarafından ... Araştırma çalışanlarına ve iletilen konularda ... Araştırma'dan görüş alındığı, tarafların birlikte çalıştıklarından şüphe olmadığı, E-posta yazışmaları Davacının Davalıya pay devri sürecinde danışmanlıkverdiğini doğrular nitelikte olduğu,
Ancak e-posta mesajlarının Davalı Şirkete ortak bulunması işinin Davacı tarafından sağlandığını göstermediği, Davacının bulduğunu belirtiği ... ile nasıl temasa geçildiği, bu şirketler ile... arasında geçen e-posta veya imzaladıkları protokol bilgisi gibi belgelerin bulunmadığı, nitekim 22.05.2014 tarihli mesajda Davacı açıkça sadece Davalı Şirkete danışmanlık verdiğini açıklamış, eposta gönderdiği ve ...'e yeni ortağı olan ... Holding ile ortak olma sürecinde herhangi bir anlaşma yapılmadığını ortaya koyduğu,
...'e bulunana fonun Davalı tarafindan bulunduğunun değerlendirilmesinde ise; ispat yükü iddia eden olayla ilgili hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkarak davacıtarafında olmakla birlikte, Davalı tarafın kendi lehine olacak hiçbir belgeyi delil olarak sunmadığı, Davalı taraf, pay devri ile ilgili e-posta yazışmalarında niçin ... çalışanlarının e-posta adreslerinin yer aldığını ve ...'ya niçin "danışmanlık bedeli” olarak 59.000 TL ödediğini açıklayamadığı,
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda ...'e sermaye finansmanı için fonun ...tarafından kendi girişimleri ile bulduğu yönünde yeterli kanıya ulaşılamadığı, ancak pay devri sürecinde ...'e teknik destek vererek danışmanlık sundukları, görüş ve kanaatine ulaşılmıştır."
Sonucuna yer verilmiştir.
Davacı ticari defterlerinin incelendiği 16.06.2024 tarihli SMMM bilirkişi raporunda;
"Davacı’nın , Davalı ... ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarına göre Davalı Şirket’in herhangi bir bakiyesi olmadığı görülmektedir." tespitine yer verilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, finansal danışmanlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 18.05.2013 tarihli Finansal Danışmalık Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede, danışmanlık hizmetini veren davacı " ...", davalı ise hizmeti alacak müşteri olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin " işin konusu" başlıklı 1.maddesinde, danışmanlık konuları sayılmış ve bunlardan birinin de " müşteriye yerli veya yabancı stratejik veya finansal ortak bulunması (Sermaye Finansmanı) olduğu belirtilmiştir. Davacının yükümlülüklerine ilişkin 2. maddede, davacı tarafından, proje kapsamında gerekli olan dökümantasyonun yapılması, yatırımcılarla gerekli görüşmelerin organize edilerek yürütülmesi, çeviri işlemlerinin yapılması, hazırlanacak raporlar, anlaşma, beyan ve garantilerin incelenmesinin yapılacağı açıklanmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise, müşteri olan davalının, davacının vereceği danışmanlık hizmetine karşı başarı primi ve ücretleri ile performans primlerini ayrı ayrı ödemeyi kabul ettiği, 7/d bendinde ise, sermaye finansmanın temin edilmesi durumunda, temin edilen sermaye tutarının net %1.5 'ine tekabül eden miktar +KDV'nin Sermaye Finans Başarı Primi olarak ilgili ortaklık/satış sözleşmelerinin imza edildiği tarihi müteakiben onbeş gün içerisinde, müşteri tarafından veya kurulmuş/kurulacak ortak girişim şirketi tarafından nakden ve defaten davacıya ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin süresine ilişkin 6. maddesinde ise, sürenin 1 yıl olduğu, taraflardan birinin diğerine on beş gün önceden sözleşmeyi yenilemek istemediğini yazılı olarak ihbar etmemesi durumunda 1'er yıllık sürelerle kendiliğinden yenilenmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Davacı taraf, bu sözleşmeye dayalı olarak ... A.Ş ve ... A.Ş'nin davalı şirkete sermaye ödemesi yapmak suretiyle ortak olmasının sağladığı, bu hizmetin sermaye finansmanı hizmeti olduğu ve adı geçen şirketler tarafından davalı şirkete 52 milyon sermaye ödemesi yapılmak üzere anlaşma sağlandığı ve 37 milyonun davalı şirket ile şirketin yetkilisi ...'ye ödendiği, geri kalan 15 milyonun ödemesinin 31.12.2014 tarihine kadar klinik ruhsatlarının A ve B tipine dönüştürülmesi koşuluna bağlandığı, 37 milyon ödenmiş olduğuna göre sözleşmenin 7/c bendi gereği, ödenenin %1.5'i olan 555.000 TL sermaye başarı pirimine hak kazandığı, bu miktarın 50.000TL'sinin ödenmesine rağmen geri kalan 505.000TL'sinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, sözleşmeyi kabul etmekle birlikte adı geçen şirketlerin davalı şirkete ortak olmasının davacının faaliyeti ile değil, davalı şirket yetkilisinin girişimi ile olduğu, davacının sözleşmesel edimlerini ifa etmediğini savunmuştur.
Taraflar arasında Finansal Danışmalık Hizmetleri Sözleşmesinin imzalandığı ve dava dışı ... A.Ş ile ... A.Ş'nin davalı şirkete sermaye koymak suretiyle ortak oldukları ihtilafsızdır. İhtilaf, bu ortaklığın, davacının danışmanlık hizmetinin ifası sonucu olup olmadığı ve buna bağlı olarak sermaye başarı primi alacağının bulunup bulunmadığı konusundadır.
Mahkememizce 2014/1523 esas üzerinden yapılan yargılamada 2018/1053 karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 43. Hukuk Dairesi'nin 2020/439 esas 2021/1150 karar sayılı ilamı ve "HMK 222/1 maddesine göre, ticari davalarda mahkeme ticari defterlerin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Bu doğrultuda mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişse de, alınan kök ve iki ayrı ek rapordaki açıklamalardan ticari defterlerin incelenmediği davalı şirketin sadece muavin kayıtlarına bakılarak sonuca varıldığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, tarafların iddia ve savunması kapsamında, delillerin toplanması ve her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenip, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile bir karar verilmesi gerekirken" gerekçesi ile kaldırılmıştır.
BAM kararında belirtilen hususlarda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin incelenmesi ile;
Davalı ... şirketinin ortaklık yapısı değişikliği ve yeni ortak olarak ... Yatırım ve ... Turkey şirkete girmesiyle sermaye finansmanı sağlandığı konusunda taraflararasında anlaşmazlık olmadığı, esas konunun bu finansmanın Davacı tarafın girişimleriyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı kendisinin bulduğunu belirttiği ortaklık bağlantısının nasıl hangi şartlarda sağlandığı konusunda e-posta mesajlarını sunduğu, e-posta mesajlarının incelenmesinde genellikle pay devri ve ortaklık hakkında davalı ... çalışanları tarafından davacı ... Araştırma çalışanlarına iletilen konularda davacı ... Araştırma'dan görüş alındığı pay devri sürecinde danışmanlık hizmeti verildiği anlaşılmaktadır. Ancak e-posta mesajları davalı şirkete ortak bulunması işinin davacı tarafından sağlandığını göstermemektedir. Nitekim 22.05.2014 tarihli mesajda davacı açıkça sadece davalı şirkete danışmanlık verdiğini açıklamıştır. Ortaklık sözleşmesinin davacının girimleri ile sağlandığına ilişkin kesin bir delil bulunmadığı gibi, 225.05.2024 tarihli e-mail ile davacı ...'ün yeni ortağı olan ... Holding ile ortak olma sürecinde herhangi bir anlaşma yapılmadığını kabul etmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde bilirkişi raporunda raporun içeriği ile çelişkili olacak şekilde yer alan ... çalışanları tarafından ... Araştırma çalışanlarına yönlendirilen ve iletilen konularda ... Araştırma'dan görüş alındığı ve davacının pay devri sürecinde danışmanlık verdiği şeklindeki tespite konu e-mail kayıtları ve içeriklerini kabul etmediklerini belirterek, pay devrinde danışmanlık hizmeti alındığa ilişkin e-mail kayıtlarını inkar etmiştir. 12.10.2023 tarihli celsenin 4 nolu ara kararı ile "Davalının sunulan e-mail kayıtlarını inkar etmiş olması nedeni ile e-mail kayıtlarının doğruluğunun tespiti için dosyanın; tarafların iddia ve savunmaları kapsamında inceleme yapılmak üzere resen seçilecek bilirkişiye tevdiine, bilirkişiye işin mahiyetine göre 3.000,00 TL ücret takdirine, Verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının yatırılmaması halinde e-mail kayıtlarının delil durumunun dosyada mevcut belgelere göre değerlendirileceğinin ihtarına" karar verilmiştir. Davacı verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini depo etmediğinden, inkar edilen e-mail kayıtlarının gerçekliğini ispatlayamamıştır. Mahkememizce dosyada mevcut diğer deliller ve varlığı inkar edilmeyen e-mail kayıtları ve mesajlara göre uyuşmazlık sonuçlandırılmıştır.
Davalı taraf, pay devri ile ilgili davacı ... Araştırma'ya "danışmanlık bedeli” olarak 59.000 TL ödeme yapmıştır. Bilirkişi raporunda bu ödemenin nedenle yapıldığının açıklanmadığı belirtilmiş ise de, davalı vekili 26.10.2023 tarihli dilekçesi ile bu ödemenin dosyada mevcut delillerden ve tanık anlatımlarında da anlaşılacağı üzere davacı firmanın bir takım toplantılar tertip etmesi ve tercümanlık hizmeti vermesi gibi bir kısım hizmetler karşılında yapılan ödeme olduğunu açıklamıştır. Dosyada bulunan e-mail kayıtları da davalıya pay devri dışında bir kısım hizmetlerin verildiğini açıklamakla, 59.000,00 TL ödemenin uyuşmazlık konusu dışında verilen bir kısım hizmetler karşılığı yapılan ödeme olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme aracılık(simsarlık) sözleşmesi olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1 maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.
Davacı ticari defterlerinin incelendiği 16.06.2024 tarihli SMMM bilirkişi raporu ile davacının davalı şirket ile ilgili olarak cari hesap kayıtlarına göre davalı şirketin herhangi bir bakiyesi olmadığı sabittir.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda davacı; davalı ...'e sermaye finansmanı için dava dışı ... A.Ş ile ... A.Ş'nin davalı şirkete sermaye koymak suretiyle ortak olmalarını kendi girişimleri ile sağlandığını ve ortaklık sözleşmesinin kendi girişimleri ile kurulduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan, alınan 6.026,35 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 5.598,75 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 76.700,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan toplam 6.205,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır