T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : 2024/194
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2020
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Mahkememizin 2020/681 E sayılı dosyasından tefrik edilen dava dosyasına ait dava dilekçesinde davacı vekili özetle; Müvekkilinin davalı şirketlere sunduğu danışmanlık ve iş takibi hizmeti nedeniyle davalılardan alacağının bulunduğunu, davalılara verilen hizmetlerin ..., ..., ...'da arsa, proje araştırması yapılması, raporlamalar ve pazarlık süreçlerin yürütülmesi, .. İli, ... ilçesinde inşaat yapımı için yüklenici araştırması ve yüklenici adayları ile görüşmeler yapılması, İl içinde ve dışında kiracılardan kira bedellerinin tahsil edilmesi, yeni kiralamalar konusunda görüşmeler kiralama işlemler, problemli kiracıların takibi, gayrimenkul yönetimi hizmetleri kira toplama, pazarlık süreçleri, kira bedeli tespiti hususunda danışmanlık, inşaatlar ve taşınmazlar hakkında danışmanlık faaliyetleri, projelendirme işlemleri olduğunu ve tüm bu konularda organizasyonları sağlama ve iş takibi faaliyetleri karşılığında müvekkilinin fatura düzenlediğini ancak fatura bedellerini tahsil edemediğini ileri sürerek davalı ... Şirketi'nden 26.414,30 TL alacağın tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişitr.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin yetkilisi ve ortakları tarafından, davalı şirkete ve şirket yetkilisinin hesabına ödemeler yapılmış olduğunu, müvekkili şirketlerin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, ödemelerin, davacı tarafça yok sayıldığını ve davacı tarafça mükerrer ödeme talep edildiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Fatura örnekleri, ihtarname, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, faturalardan kaynaklanan alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı ...’e sunduğu danışmanlık ve iş takibi hizmeti nedeni ile düzenlenen 26.414,30 TL bedelli 113019 nolu faturaya dayalı olarak davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı varsa miktarı hususlarındadır.
Davacı vekili ... 23. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 1 Numaralı Muhatap ...A.Ş.'den 26.414,30 TL, 2 nolu muhatap ... A.Ş.'den 42.249,99 TL, 3 nolu muhatap ...A.Ş.'den 5.798,08 TL ödenmesi ihtarında bulunmuştur. Davacının alacaklarının davacı şirkete ait ...bank ... iban nolu banka hesabına 7 iş günü içinde ödenmesini aksi takdirde yargı gideri, vekâlet ücreti ve faizi ile birlikte tahsili için hukuki yollara başvuracakları ihtaren bildirilerek davalı taraf temerrüde düşürülmüştür. İhtarname 17.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 iş günü içerisinde alacaklarının ödenmesi talep etmiştir. Tebliğ tarihinden sonra 7. İş günü 28.09.2020 tarihi olup, davalı taraf bu tarih itibariyle temerrüde düşmüştür.
Davalı taraf ... 48. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı cevap ihtarnamesi ile, ... 23. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarda iddia edilen tüm hususların gerçeğe aykırı olduğunu, ilgili ihtarnamede bahsi geçen hiçbir hususu kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
Deliller toplandıktan sonra, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya SMMM bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, Bilirkişi kök ve er raporları, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup aşağıda belirtildiği şekilde hükme esas alınmıştır.
Davacıya ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Davacı ile ...Tic.A.Ş. arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Davacı taraf davalıya danışmanlık hizmeti vererek bu hizmet karşılığında fatura kestiğini ve davalının ise bu fatura bedelini ödemediğini ifade etmektedir. Davalı vekili ise davacının müvekkiline danışmanlık işi verdiğini ikrar etmekte ancak danışmanlık bedellerinin ödendiğini savunmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasında mal/hizmet alımı ve faturaların miktarı ile ilgili problem bulunmamaktadır. Davacı tarafından, davalıya 01.11.2019 tarihinde 26.414,30 TL tutarlı fatura kesilmiştir. Davacı bu faturayı yevmiye defterinde 01.11.2019 tarihinde 120 Alıcılar ... hesabına borç kaydetmiştir. Davalı tarafından bu fatura kabul edilmiş olduğundan bu aşamadan sonra davalı borçlu olmadığına dair ispat yükü borcu ödediğini iddia eden davalı tarafa düşmektedir.
Davalı şirket elektronik defter kullanmaktadır. Davalının davacıdan 26.414,30 TL tutarlı fatura aldığı ve faturaya 04.11.2019 tarihinde 26.414,30 TL ödeme yapmış olduğu tespit edilmiştir, davalı kayıtlarında davacıya borcu olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
Davalının davacıya yapmış olduğu a.7.000,00 TL tutarlı ödeme : Dava Dışı ... tarafından ... Bankası vasıtasıyla ... İBAN “ ... ... ödeme + ... “ açıklaması ile 19.07.2019 tarihinde ödendiği, b.7.114,30 TL bedelli avans ödemesi : Dava Dışı ... tarafından ... Bankası vasıtasıyla... İBAN “ ... için ödeme + ... “ açıklaması ile 05.11.2019 tarihinde ödendiği, c.7.000+7.114,30 = 14.114,30 TL tutarlı ödeme dava dışı ... tarafından yine dava dışı ...’a ... açıklaması ile ödendiği, davalı taraf davacıya olan ödemesini tek bir kalem virman açıklaması ile kayıt etmiş ancak iki adet dava dışı kişiye 14.114,30 TL bedelli ödemede bulunduğu, ödeme dekontları incelendiğinde dekontların “...“açıklaması ile ödendiği anlaşılmıştır.
Birden çok borçta, borçlu ve alacaklının bildirimine göre BK madde 101- Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır… hükmü bulunmaktadır. Borçlu taraf ödemeyi dava dışı kişiye “...“ açıklaması ödemiştir. Dava dışı ...’ın yine dava dışı ...’ ödediği 14.114,30 TL’nin BK m. 101, davacı alacağından tenzil edilmesi gerekir. Çünkü yine aynı kanunun 86.maddesinde borçlu ödemenin hangi borç için yapıldığını belirleme özgürlüğüne sahiptir. Alacaklı itiraz edemez. Borçlu bir bildirimde bulunmamışsa, ödeme, borçlardan muaccel olana kabul olunur. Muaccel borç birden çoksa,önce takip edilene, takip edilen yoksa,vadesi önce dolana mahsup yapılır. Vadeler aynı ise,ödeme mahsubu orantılı olarak yapılır. Hiçbir borcun vadesi gelmemişse, ödeme bunların içinde teminatı en düşük olana yapılır... hükmünü haizdir. Davacı tarafın bu ödemeyi kabul etmemesi durumunda da; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2009/22641, Karar: 2010/3781 gereği davalı tarafından sunulan iki adet ödeme belgelerinin davacı alacaklı tarafından “...“ dışındaki bir ilişki nedeniyle gönderilmiş olduğunun ispat edilmesi gerekecektir. Bu durumda, davacının, davalıdan 26.414,30-14.114,30 = 12.300 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Davacı taraf, davalı ... şirketine kestiği fatura bedeli olan 26.414,30 TL'yi talep etmektedir. Dava dışı ... tarafından yine dava dışı ...’a 14.114,30 TL “... “ açıklamalı, ... 4 ATM ... esas sayılı dosyadan da mahsup edilen 12.300,00 TL ile birlikte davacıya 26.414,30 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin ..., ..., ... Esas sayılı dosyaları nedeniyle davacı, davalıdan 74.462,30 TL talep etmektedir. Banka dekontları ile banka hesap ekstrelerinde yapılan incelemede, dava dışı ... ile davacıya toplamda 74.462,30 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Dava dışı 3. Kişilerce yine dava dışı 3. Kişiye yapılan ödemelerin de, ödeme belgelerinin davacı alacaklı tarafından “...“ dışındaki bir ilişki nedeniyle gönderilmiş olduğu ispat edilemediğinden davalı ödemesi olduğu ve davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın Reddine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 427,60 TL ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Mahkememizin 2020/681 E sayılı dosyasında Arabuluculuk ücretine ilişkin olarak hüküm kurulmuş olduğundan işbu dava açısından yeniden değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!