WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/262 Esas
KARAR NO : 2024/196

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2021
KARAR TARİHİ : 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesine istinaden davalıya ticarethane aboneliği verilerek enerji satışı gerçekleştirildiğini, ... tesisat numaralı davalı şirket tarafından alınan enerjiye karşılık ödenmesi gerekip de ödenmeyen 10.02.2020 son ödeme tarihli ve 55.163,91 TL bedelli, 10.03.2020 son ödeme tarihli ve 62.707,98 TL bedelli, 10.04.2020 son ödeme tarihli ve 47.809,09 TL bedelli, olmak üzere 3 adet fatura bulunduğunu, söz konusu faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine; dava konusu takip ile toplam 146.972,12 TL fatura alacağı, 27.542,42 TL işlemiş faiz ve 4.957,64 TL faiz, faizin KDV tutarı olmak üzere toplam 179.472,18 TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiğini, davalının bedelleri ödememesi üzerine ... 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalı tarafından 01.09.2020 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aboneliğinin bulunduğu ... tesisat numaralı elektrik saatinin faturalarının hep aynı seviye ve aralıkta çıktığını, ancak taleplerine konu olan 31.01.2020 tarihli (10.02.2020 son ödeme tarihli) faturanın gerçeklere ve hayatın olağan akışına tamamen aykırı bir şekilde ve 55.163,91 TL olarak geldiğini, aynı şekilde 29.02.2020 tarihli 62.707,78 TL tutarlı faturanın da gerçeklere ve hayatın olağan akışına tamamen aykırı bir şekilde geldiğini, 31.03.2020 tarihli e faturada 47,809,09 TL müvekkili şirketin kullanımına göre fazla ücret kesildiğini, 29.02.2020 tarihli faturada ilk okuma tarihinin 01.02.2020, son okuma tarihinin ise 29.02.2020 tarihi olduğunu ve 28 günlük fatura bedelinin 62.707,98TL olarak belirlendiğini, 31.03.2020 tarihli faturada ilk okumanın 01.03.2020 son okuma tarihinin ise 31.03.2020 olduğunu 30 günlük enerji tüketiminin ise 47.809,09TLolarak belirlendiğini, faturalardaki ilk okuma son okuma günlerine bakıldığında 28 günlük enerji tüketiminin 62.707,98 TL iken, 30 günlük enerji tüketiminin 47.809,09 TL olduğunu, enerji tüketimiyle fatura ücretlendirmesindeki çelişkinin ortada olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde saatin arızalı olma ihtimali veya faturanın hatalı okunmuş olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkili işyerinin Bavul imalathanesi olduğunu ve Sanayi Teşvik Belgesi olmasına rağmen davacının müvekkili şirketle yaptığı sözleşmede sanayi tarifesi değil de ticaret tarifesini uyguladığını, davacı şirketin sözleşme aşamasında müvekkili şirketi yeterince bilgilendirmediğini, sayaç çarpan değerinin ve sayacın düzgün çalışıp çalışmadığının belirlenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
...27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı uyap dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, fatura örnekleri,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ... tesisat numarası ile davacıdan aldığı enerjiye karşılık davacının davalıdan 10.02.2020 son ödeme tarihli ve 5.163,91 TL bedelli, 10.03.2020 son ödeme tarihli ve 62.707,98 TL bedelli, 10.04.2020 son ödeme tarihli ve 47.809,09 TL bedelli, olmak üzere 3 adet faturaya dayalı alacağı olup olmadığı, alacağı varsa asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz uygulanmayacak ek alacak miktarları, saatin arızalı olup olmadığı, davaya konu faturanın hatalı okunmuş olup olmadığı, davalının Ticarethane tarifesinden mi Sanayi tarifesinden mi faydalanması gerektiği hususlarındadır.
İlgili ... 27. İcra Müdürlüğünün ...sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 146.972,12 TL asıl alacak, 27.542,42 TL uygulanmış faiz, faiz 4.957,64 TL uygulanmayacak ek alacak olmak üzere toplam 179.472,18 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesinde özetle; Takip alacaklısına borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları ispat ile yükümlüdür.
Elektrik Mühendisi ...'den alınan ilk raporda özetle, dava konusu ... no.lu elektrik tesisatına ilişkin olarak Davalı ... Ltd. Şti. adına 01.08.2019 ile 31.07.2020 tarihleri arasındaki dönem itibariyle abonelik sözleşmesi bulunduğu ve davaya konu borcun kaynağının ise ... no.lu elektrik tesisatı adına düzenlenmiş 10.02.2020, 10.03.2020 ve 10.04.2020 son ödeme tarihli 3 adet ödenmemiş elektrik faturası (enerji) bedeli olduğu, söz konusu elektrik faturalarının dosya kapsamına ibraz edilmiş olduğu, davalının fatura bedellerinin oluştuğu dönemde ilgili ... no.lu elektrik tesisatının yasal abonesi olarak görüldüğü ve bu dönemde aboneliğinin iptal edildiğine veya dava konusu faturaların abone tarafınca ödenmiş olduğuna dair herhangi bir kaydın (belgenin) dosya kapsamında mevcut olmadığı, davacı tarafından davaya konu faturaların ilgili mevzuat kapsamında ve sözleşme kapsamında düzenlenip düzenlenmediği ve uygulanması gereken faiz ve faizin KDV'si bedeli hususu incelendiğinde davacının sayaç üzerinde belirlenen tüketim miktarları üzerinden Enerjisi Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen Elektrik faturalarına esas tarife tablosunda yayınlanan fatura dönemlerine ait AG ticarethane grubuna ilişkin düzenlen birim fiyatlara göre (indirimsiz) hesapladığı, ayrıca bu fatura tutarlarına gecikme faiz bedeli de dahil edildiği, ancak gecikme faiz bedellerinin geriye dönük hangi faturalara istinaden talep edildiğinin belirlenemediği, taraflar arasındaki sözleşmenin Elektrik Enerjisi Tedarik Protokolü Sözleşme bedeli ve fatura tutarının hesaplanma yöntemi başlığı altında Davalı tarafa Ticarethane Perakende Tek Zamanlı Enerji Birim Bedeli üzerinden %5(yüzde beş) indirim oranı ile elektrik tedarik edileceği, söz konusu indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak birim bedelinin, müşteriye ait ve işbu tedarik protokolüne konu sayaç/sayaçların ilgili tüketim dönemindeki tüketimi ile çarpılması suretiyle Aktif Enerji Bedeli bulunacağı, bu durumun aksi yönünde bir bilgi sözleşme içerisinden tespit edilemediği, davaya konu 10.02.2020, 10.03.2020 ve 10.04.2020 son ödeme tarihli 3 adet ödenmemiş elektrik faturası (enerji) bedeli toplamı fonlar ve vergiler dahil 154.619,58 TL olarak hesaplandığı, buradan 10.02.2020 tarihli faturadan davacı tarafından belirtilen teminat tutarı tenzil edildiğinde, davalının dava konusu 3 adet faturaya ilişkin toplam 135.910,72TL ödenmemiş borcu bulunduğu, ilgili yönetmelik ve sözleşme maddelerinde belirtilen 6183 Sayılı Yasa kapsamında 3 (üç) adet faturanın son ödeme tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa yansıtılması gereken gecikmiş gün faizinin 11.289,69 TL ve faizin KDV'sinin 2.032,14 TL olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 37.maddesi uyarınca davalı tarafından sayacın arızalanması veya ölçme hassasiyetinden şüphe edilmesi halinde, dağıtım şirketinden sayacın kontrolü talep edilmeli ve yetkili dağıtım şirketi tarafından ilgili sayacın Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne muayene için gönderilmesi gerektiği ancak dosya münderecatındaki bilgilerden davalı tarafından yetkili dağıtım şirketine bu konuda resmi bir talepte bulunulmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında, Davalının ... abone grubu Ticarethane tarifesi Tek Terimli Tek Zamanlı perakende satış tarifesi üzerinden aboneliğinin bulunduğu, bu nedenle dava konusu faturaların ticarethane tarifesi üzerinden hesaplanarak tahakkuk edilmesi gerektiği, EPDK Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar 3.maddesi uyarınca davalının sanayi sicil belgesinin bulunması durumunda bu sicil belgesini yetkili perakende şirketine veya yetkili dağıtım şirketine sunması gerektiği ve tarife değişikliği için başvuruda bulunması gerektiği ancak Davalı tarafından sanayi sicil belgesi ile tarife değişikliği yapılması hususunda davacı tarafa herhangi bir başvuru yapılmadığı bu hususta davacının kusurunun bulunmadığı beyan edilmiştir.
Davacı vekili, ilk rapora itiraz dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin faturalandırma ve ödeme başlıklı 5.maddesinde “son ödeme tarihine kadar borç ödenmediğinde son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı AATUHK’ nın 51. Maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme zammı günlük olarak tahakkuk ettirilir. Bu halde Tedarikçi takip eden ilk fatura dönemi bakımından müşteriye EPDK tarafından belirlenen ve müşterinin tüketim terim ve gerilimine göre tabi olduğu tarifeyi ilgili tarifeye ilişkin usul esaslar dahilinde uygulama hakkına sahiptir.” şeklinde olduğunu, dilekçe ekinde sundukları ödeme cetvel ve tablolarından görüleceği üzere davalı şirketin dönem faturalarını ya hiç ödemediği ya da son ödeme tarihi geçtikten sonra ödeyerek sözleşmeden doğan asli edinimini yerine getirmediğini, işbu dilekçe ekinde sundukları fatura bedellerinin ödeme tarihini gösteren tablolardan anlaşılacağı üzere davalının dava konusu edilen 01/2020 tarihli fatura döneminden önceki dönem fatura borçlarını son ödeme tarihi geçtikten sonra ödemiş olduğunu, dava konusu edilen ..., ...ve... dönemli borçlarının ödenmediği hususunda da herhangi bir şüphe bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeden doğan edimini gereği gibi ifa etmemesi üzerine müvekkili şirketin yukarıda anılan sözleşme hükmü gereği ödeme yapılmayan fatura dönemini takip eden dönemde birim bedel üzerinden %5 indirim yapmamış olduğunu ve EPDK tarafından belirlenen tarifeye göre fatura bedeli tahakkuk ettirildiğini, ayrıca faturalara eklenen gecikme faizlerine ilişkin olarak; faturaların hiç ödenmeyen veya son ödeme tarihinden sonra ödenen faturalar sebebiyle takip eden fatura döneminde alacak kalemlerine mevzuatlara uygun olarak gecikme faizi eklendiğini belirtmiştir.
Davacı vekilinin itirazları incelenerek ek rapor düzenlenmesi için dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, ilk ek raporda özetle, dava konusu elektrik fatura borçlarının oluştuğu 2020/01, 2020/02 ve 2020/3 dönemlerinde davalı .. Şti.'nin dava konusu adrese ait ... no.lu elektrik tesisatının yasal abonesi olduğu, davalı tarafından takibe konu 10.02.2020, 10.03.2020 ve 10.04.2020 son ödeme tarihli faturaların ödenmiş olduğuna dair herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, davalının sorumluluğundaki tesisat üzerinden..., ... ve ... dönemlerinde tüketilen elektrik bedelinden sorumlu olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve Elektrik Piyasası tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında hesaplanan (10.02.2020 son ödeme tarihli faturadan güvence bedeli tenzil edilmiştir.) toplam ödenmemiş elektrik tüketim bedeli borcunun 143.304,56 TL olduğu, ilgili yönetmelik ve sözleşme maddelerinde belirtilen 6183 Sayılı Yasa kapsamında 3 (üç) adet faturanın son ödeme tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa yansıtılması gereken gecikmiş gün faizinin 11.944,79 TL ve faizin KDV'sinin (%18) 2.150,06 TL olduğu beyan edilmiştir.
Davacı vekili, ek rapora itiraz dilekçesinde özetle, Davacı tarafından gerçekleştirilen tahakkuk işleminin mevzuata uygun olduğunu, kök rapor ile çelişkili ve eksik hesaplama içerir ek raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi kök raporunda "taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen faturalarda fatura dönemlerindeki EPDK elektrik tarife tablosunda yayınlanan Ticarethane Perakende Tek Zamanlı Enerji Birim Bedeli üzerinden %45 indirim oranı uygulanması gerektiği ancak bu indirimin takibe konu faturalarda uygulanmadığı " şeklinde görüş bildirilmekle hatalı hesaplama yapılarak tarifedeki birim bedel üzerinden %45 indirim yapılmış ve tahakkuk etmesi gereken bedelin eksik hesaplanmış olduğunu, sözleşmenin Faturalandırma ve Ödeme başlıklı 5. maddesinde, "Son ödeme tarihine kadar borç ödenmediğinde son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı AATUHK'nin 51. maddesine göre, belirlenen gecikme zammı oranında gecikme zammı günlük olarak tahakkuk ettirilir. Bu halde Tedarikçi, takip eden ilk fatura dönemi bakımından Müşteriye EPDK tarafından belirlenen ve Müşterinin tüketim terim ve gerilimine göre tabi olduğu tarifeyi, ilgili tarifeye ilişkin usul esaslar dahilinde uygulama hakkına sahiptir." denilmekte olduğunu, sözleşmeye göre, tedarikçinin asli edim yükümünün, müşterinin (abonenin) elektrik tüketimini ihtiyaç duyduğu anda ve yoğunlukta karşılamak olduğunu, abonenin asli edim yükümünün ise tükettiği elektriğin bedelini ödemekten ibaret olduğunu, davacı şirket sözleşmeden doğan yükümlülüğünü gereği gibi ifa etmişse de davalı şirketin dönem faturalarını ya hiç ödemeyerek ya da son ödeme tarihi geçtikten sonra ödeyerek sözleşmeden doğan asli edimini yerine getirmemiş olduğunu, davalı şirketin, dava konusu edilen 01/2020 tarihli fatura döneminden önceki dönem fatura borçlarını son ödeme tarihi geçtikten sonra ödemiş olduğunu, dava konusu edilen 01/2020, 02/2020 ve 03/2020 dönemli borçlarının ödenmediği hususunda ise halihazırda herhangi bir şüphe bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeden doğan edimini gereği gibi ifa etmemesi üzerine Müvekkili Şirketin yukarıda anılan sözleşme hükmü gereği ödeme yapılmayan fatura dönemini takip eden dönemde birim bedel üzerinden %45 oranında indirim yapmamış ve EPDK tarafından belirlenen tarifeye göre fatura bedeli tahakkuk ettirmiş olduğunu, bu husus göz ardı edildiğinden söz konusu raporda eksik hesaplama yapılmış olduğunu, bilirkişi kök raporunda, asıl alacağın 135.910,72 TL, gecikmiş gün faizinin 11.289.69 TL ve KDV' sinin 2.032,14 TL olduğuna ilişkin tespit ve hesaplama yapılmış ise de, tarifeye göre tahakkuk yapılmasında hata bulunmadığına dair yeni görüşü ışığında ek raporunda, asıl alacağın 143.304,56 TL, gecikmiş gün faizinin 11.944,79 TL ve KDV' sinin 2.150,06 TL olduğuna ilişkin olarak kök rapor ile çelişkili ve yine gerçek alacak tutarından tamamen farklı bir tespit ve hesaplama yapılmış olduğunu, ek raporda davacı müvekkili şirket tarafında tarifeye göre tahakkuk yapılmasında hata bulunmadığına dair görüşü yerinde olsa da kök raporda benimsenen görüşün tam aksi olan ve değişim sebebi gösterilmeyen işbu yeni görüş sebebi ile kök raporda yapılan hesaplama ile çelişkili ve gerçek alacak tutarından tamamen farklı olan bu ikinci hesaplamanın hükme esas alınması olanağı bulunmadığını, asıl alacak tutarı hatalı hesaplanmış olduğundan asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanan gecikmiş gün faizi ve KDV hesabı da hatalı olmuş olduğunu, yeni bir bilirkişiden rapor tanzimi halinde, asıl alacak tutarının 146.972,12 TL, gecikmiş gün faizinin 27.542.442 TL ve KDV' sinin 4.957.64 TL olduğunun anlaşılacağını belirtmiştir.
Davacı vekilinin ilk ek rapora itirazları dikkate alınarak kök raporda benimsenen görüşün tam aksi olan ve değişim sebebi gösterilmeyen yeni görüş sebebinin açıklanması için aynı bilirkişiden ikinci ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu ikinci ek raporunda özetle, Dava konusu elektrik fatura borçlarının oluştuğu ..., ... ve ... dönemlerinde Davalı ...Ltd. Şti. nin dava konusu adrese ait ... nolu elektrik tesisatının yasal abonesi olduğu, Davalı tarafından takibe konu 10.02.2020, 10.03.2020 ve 10.04.2020 son ödeme tarihli faturaların ödenmiş olduğuna dair herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, Davalının sorumluluğundaki tesisat üzerinden ..., ... ve ... dönemlerinde tüketilen elektrik bedelinden sorumlu olduğu, davacının, davalının önceki faturalarını zamanında ödememiş olması sebebiyle, davaya konu ..., ... ve ...dönemlerine ait fatura bedeli tahakkuklarında taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ve protokol kapsamında indirim yapmayarak EPDK tarafından belirlenen tarifeye göre fatura bedeli tahakkuk etmesinde hata olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve Elektrik Piyasası tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında hesaplanan (70.02.2020 son ödeme tarihli faturadan güvence bedelinin tenzil edildiği, toplam ödenmemiş elektrik tüketim bedeli borcunun 143.304,56 TL olduğu, 10.03.2020 ve 10.04.2020 son ödeme faturalarında talep edilen 1.456,87 TL ve 1.651.23 TL gecikme faizi bedelleri, gecikme faiz hesabı tekrardan her fatura için yapıldığından asıl alacak bedellerine dahil edilmediği, dava konusu ödenmemiş 3 faturaya ilişkin olarak davacı tarafından talep edilen 146.972,12TL asıl alacak bedeli ile kendi tarafından belirlenen 143.304,56TL asıl alacak bedeli arasındaki farkın, bu gecikme faizi bedellerinin asıl alacak bedellerine dahil edilmemesinden kaynaklı olduğu, ilgili yönetmelik ve sözleşme maddelerinde belirtilen 6183 Sayılı Yasa kapsamında 3 (Üç) adet faturanın son ödeme tarihinden takip tarihine kadar asıl alacağa yansıtılması gereken gecikmiş gün faizinin 11.944 79 TL ve faizin KDV'sinin (418) 2.150,06 TL olduğu beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin mükerrer faiz işletilmediği yönündeki itirazının ve faiz uygulanmayacak ek alacak talebinin incelenmesi için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, Elektrik Mühendisi Adnan Urgancı tarafından bütüncül inceleme yapılarak düzenlenen rapor, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır:
Davacı ile davalı şirket arasında ... numaralı tesisat için ticarethane tipi Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmede davalının ticarethane grubu aktif enerji bedeli üzerinden %5 indirim uygulanarak ve EPDK tarife fiyatlarından hesaplama yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak, faturaların son ödeme tarihine kadar hiç ödenmemesi veya geç ödenmesi halinde indirim yapılmayacağı sözleşme ekindeki protokolde yer almıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davalının AG abone grubu Ticarethane tarifesi tek terimi tek zamanlı perakende satış tarifesi üzerinden aboneliğinin bulunduğu, bu nedenle dava konusu faturaların ticarethane tarifesi üzerinden hesaplanarak tahakkuk edilmesi gerekmektedir. EPDK Tarife Uygulamalarına göre davalının Sanayici Belgesini tedarik şirketine elektrik dağıtım şirketine sunarak tarife değişikliği için başvuruda bulunması gerekmektedir. Ancak, davalı, sanayici belgesini sunarak tarife değişikliği yapılması hususunda davacı şirkete başvurmamıştır. Davacı tedarik şirketinin bu hususta resen uygulama yapması mecburiyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı şirketin tahakkukları ticarethane tarifesinden yapması EPDK Kararlarına uygun bulunduğu kanaatine varılmıştır.
İcra takibindeki 10.02.2020 son ödeme tarih ve 55.163,91 TL bedelli, 10.03.2020 son ödeme tarih ve 62.707,98 TL bedelli, 10.04.2020 son ödeme tarih ve 47.809,09 TL bedelli fatura bedelleri taraflar arasında yapılan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine uygun olarak hesaplanmıştır. Sözleşme eki protokolde; Müşteri tarafından son ödeme tarihine kadar fatura ödenmediğinde tedarikçi tarafından %5 indirimin uygulanmayacağı ve EPDK tarifesinin indirimsiz uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bundan dolayı, davalı şirket faturaları ya hiç ödemediğinde ya da geç ödediğinden davacı şirket, icra takip konusu faturalarda %5 indirim yapmaması sözleşme eki protokole uygundur. Ancak, gecikme zammı ve KDV’leri hatalıdır.
Gecikme zammı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili kanunu 51.maddesindeki %19,2 zam oranına göre faturaların son ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar hesaplanmıştır. Gecikme zammı şu şekilde yapılmıştır. Fatura bedellerinin KDV’siz hali belirlenmek suretiyle %19,2 zam oranı uygulanmıştır. Çünkü, yerleşik Yargıtay kararlarına göre KDV’ye faiz uygulanmaz. Akabinde gecikme zammının %18 KDV’si hesaplanmıştır. Nihayet, fatura bedelleri, gecikme zamları ve KDV’leri toplanarak davacının toplam alacağı hesaplanmıştır. Davacı şirketin asıl alacağı 146.972,12 TL, Gecikme zammı 10.408,86 TL, Gecikme zammının KDV 1.873,59 TL, Davacı şirketin toplam alacağı 159.254,57 TL'dir.
Dosya içeriğinde yapılan incelemede elektrik sayacının arızalı olmadığı, hatalı okumanın söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Önceki yıla göre oluşan tüketimdeki artışlar davalı şirketin faaliyetlerindeki artıştan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
Davacı şirket, işlemiş gecikme zammını 27.542,42 TL ve gecikme zammının KDV’sini 4.957,64 TL hesaplamıştır. Halbuki, raporun yukarısında da ayrıntılı ve açıklamalı olarak hesaplandığı üzere takip tarihine kadar işlemiş gecikme zammı 10.408,86 TL, gecikme zammının KDV’si de 1.873,59 TL hesaplanması gerekmektedir. Bu nedenle davacı şirketin gecikme zammı ve KDV hesaplaması muteber olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak,
Davacının, davalıdan 10.02.2020 son ödeme tarih ve 55.163,91 TL bedelli, 10.03.2020 son ödeme tarih ve 62.707,98 TL bedelli, 10.04.2020 son ödeme tarih ve 47.809,09 TL bedelli, toplam 16.5680,98 TL asıl alacağı vardır. Ancak, 18.708,86 TL’si teminatından mahsup edildiğinden davacının davalıdan toplam asıl alacağı 146.972,12 TL'dir. Davalının kullandığı elektrik enerjisini ölçen sayacın arızalı olmadığı ve sayacın endeks okumalarında hata bulunmadığı anlaşılmaktadır. Faturaların son ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş gecikme zammı 10.408,86 TL ve gecikme zammının KDV’si 1.873,59 TL'dir. Davacı, gecikme zammını 27.542,42 TL, gecikme zammının KDV’sini de 4.957,64 TL hatalı olarak fazla hesaplamış olduğundan kadri maruf değildir. Taraflar arasındaki elektrik satış sözleşmesine göre davalı Ticarethane tarifesine tabidir. Davalı, sanayici belgesini haiz olsa bile belgeyi tedarik veya dağıtım şirketine sunmadığı ve tarife değişikliği başvurusunda bulunmadığı için sanayi tarifesine geçirilmemiştir. Bu nedenlerle, davacının davalıdan 159.254,57 TL talep edebileceği anlaşılmış, davalı tarafından ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 146.972,12 TL asıl alacak, 10.408,86 TL gecikme zammı (uygulanmış faiz) ve 1.873,59 TL gecikme zammının Kdv si (faiz uygulanmayacak ek alacak ) olmak üzere toplam 159.254,57 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ... 27. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 146.972,12 TL asıl alacak, 10.408,86 TL gecikm zammı (uygulanmış faiz) ve 1.873,59 TL gecikme zammının Kdv si (faiz uygulanmayacak ek alacak ) olmak üzere toplam 159.254,57 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 10.878,67 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.167,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.711,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacı tarafından yatırılan 2.167,58 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 1.171,30 TL'sinin davalıdan, bakiye 148,70 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 25.480,73 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 25.480,73 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 2.800,00 TL bilirkişi ücreti, 472,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 3.331,3 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 2.956,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır