WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/555 Esas
KARAR NO : 2024/37

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davalı şirket ile ticari ilişki kapsamında davalının, müvekkili şirketten 13.04.2018 tarihinde 203 adet bayan pardösü almış olduğunu, müvekkili şirket tarafında ... seri nolu 16.443 TL bedelli fatura düzenlendiğini, ayrıca sevk irsaliyesinin davalı şirket çalışanı tarafından imzalanmış olduğunu, yine 30.04.2018 tarihinde davalı şirketin müvekkilinden 493 adet bayan pardösü aldığını, bu işlem içinde ... seri nolu 93.433,64 TL bedelli fatura ve sevk irsaliyesi düzenlenmiş olduğunu, 26.07.2018 tarih ve ... seri nolu 2.359,04 TL bedelli fatura ve 26.07.2018 tarih ve ... seri nolu 582,48 TL bedelli faturaların, davalı borçlu tarafından ödenmiş olduğunu, bu sebeple icra takibinde talep ettikleri toplamda 2.941,52 TL olan davalı ile müvekkili şirket arasındaki son iki fatura alacağının ödenmiş olması sebebiyle takibe ve davada 109.987,64 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devam ettiklerini, bu nedenlerle ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz haksız olduğundan davalının takip konusu alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin, davacı tarafa borcu bulunmadığını, müvekkilinin, davacı tarafın çalışan ... ve ... isimli kişilere davacı tarafa teslim etmesi içi toplamda 16.000 Doları borcunun karşılığı olarak teslim ettiğini, müvekkilinin, davacının şirketinde halihazırda da çalışmaya devam eden ... isimli şahsa 5000 Dolar, ... isimli şahsa 11000 Dolar teslim ettiklerini, kendilerine teslim edilen parayı davacı şirket adına teslim aldıklarını kendi el yazılarıyla yazarak imza altına alındığını, müvekkilinin ödemeyi banka kanalıyla yapmak istediğini ancak davacı tarafın hesaplarında bloke olduğunu söyleyerek ısrarla ödemeyi çalışanlarına teslim etmesini istemiş olduğunu, müvekkilinin ısrarı üzerine davacının çalışanlarına elden ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, borcu ödemediklerini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının asıl alacağa faturanın düzenlendiği tarihten başlayarak faiz işletmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğinden takip öncesine faiz işletilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine, haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, kabul anlamına gelmeksizin davacının alacaklı olduğu kanaatine varılsa dahi ödenmiş tutar hesap edilerek alacaktan indirim yapılmasına, davacı alacağı olmadığı halde kötü niyetli olarak davanın ikame edildiği için davacının takip konusu alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, SGK kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, davalıya satışı yapılan ve teslimi sağlanan pardösü alım-satımı nedeniyle düzenlenen fatura tutarlarının ödenmediğinden bahisle başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf ise davacının şirket çalışanları ... isimli şahsa 5000 Dolar, ... isimli şahsa 11000 Dolar teslim ettiklerini, kendilerine teslim edilen parayı davacı şirket adına teslim aldıklarını kendi el yazılarıyla yazarak imza altına alındığını, ödemeyi banka kanalıyla yapmak istediklerini ancak davacı tarafın hesaplarında bloke olduğunu söyleyerek ısrarla ödemeyi çalışanlarına teslim etmesini istemesi nedeniyle elden ödeme yapmak zorunda kaldıklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça takibe konu fatura miktarının geçerli bir şekilde davacıya ödenip ödenmediği, davacının ... 31 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 31.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 16.443,00-TL fatura, 93.433,64-TL fatura, 582,48-TL fatura, 2.359,04-TL fatura, 5.866,77-TL işlemiş faiz, 33.757,03-TL işlemiş faiz, 207,82-TL işlemiş faiz, 841,69-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.491,47-TL'lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçluya 28/07/2020 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 29/07/2020 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 23/11/2021 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız tarafların 2018-2020 yılı ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor tanzimi için Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 25/02/2022 tarihli raporda özetle;
" 1) Davacı ve davalı yanlara ait Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri inden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
2) Davacı ve davalı yanlara ait ticari defterlerde davacının, icra takip tarihi olan 23.07.2020 tarihi itibariyle davalı yandan 109.876,64 TL alacaklı olduğu,
3) Davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davalı tarafından davacı adına davacı çalışanlarına ödenmiş olduğu iddia edilen 5.000,-USD'lık ve 11.000,-USD'lık ödemenin davalı ödemesi olarak kabul edilmesi halinde, davacının her iki yan ticari defterlerinde kayıtlı alacağı olan 109.876,64 TL'den toplam 16.000,-USD karşılığı TL olan 65.070,40 TL'yi düşüm yaptığımızda, davacının 23.07.2020 İcra takip tarihi itibariyle 44.806,24 TL alacaklı olacağının hesaplanmış olduğu,
4)Sayın Mahkeme tarafından, sadece davacı çalışanı olan ...'a ödenmiş ve imzalı olan 11.000,-USD ödemenin, davalının davacı yana ödemesi olarak kabul edilmiş olduğunda, davacının her iki yan ticari defterlerinde kayıtlı alacağı olan 109.876,64 TL'den 11.000 USD'ın karşılığı 44.735,90 TL'yı düşüm yaptığımızda davacının 23.07.2020 İcra takip tarihi itibariyle 65.140,74 TL alacaklı olacağının hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5)Davalı tarafından davacı adına toplam olarak 16.000,-USD ödeme yapmış olduğu iddia edilen şahıslar olan ... ve ...'ın Şişli SGK tarafından gönderilmiş cevap yazı eklerine göre, ilgili dönemlerde davacı çalışanı olduğu, ...'nın Muhasebe Meslek Flemanı olarak, ...'ın Depo olarak çalışmış oldukları, bu şahısların davacı şirketi temsile yetkili olduklarına dair bir belgenin dosya içeriğinde görülmemiş olduğu,
6)Dava dosyası incelemelerinde, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye veya davalının temerrüde düşürülmesine neden olan bir ihtarnameye rastlanmamış olduğundan, işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu,
7)Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan 3095 istinaden icra takip tarihi olan 23.07.2020 tarihinden itibaren tarafından kanaat getirilecek asıl alacağına, Davacının icra takibinde talep etmiş olduğu gibi, yıllık %13,75 ve değişen oranlarda ticari (avans) faizi, talep edebileceği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mali bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre, davacı ve davalı tarafların ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın ilgili hükümleri yönünden usülüne uygun tutulmuş olduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde, davalıdan 23.07.2020 icra takip tarihi itibariyle 109.876,64 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinde, davacıya 23.07.2020 icra takip tarihi itibariyle 109.876,64 TL borçlu olduğu, taraflar arasında cari hesap bakiye farkı bulunmadığı, tarafların BA-BS Bildirimlerinde fark olmadığı, her iki taraf cari hesaplarında tüm faturaların kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ödeme savunmasını oluşturan ve dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde;
11.000 USD ödeme belgesi üzerinde “... adına 11.000 $ Elden teslim aldım.” açıklaması ile ...'ın kimlik bilgilerinin ve imzasının yer aldığı, ancak hangi tarihte ödeme yapılmış olduğuna ilişkin bir tarihin mevcut olmadığı görülmüştür.
5.000 USD ödeme belgesi üzerinde ise “5.000,-$ Teslim Aldım.” açıklamasının ve... Tic.Ltd.Şti. adı ve 2 telefon numarasının ...'nın ön yüz kimlik fotokopisi görüntüsü altında yazılmış olduğu, ancak herhangi bir tarihin ya da imzanın bulunmadığı görülmüştür.
Davalı tarafın savunmasında adı geçen dava dışı ... ve ...'ın 2018 yılında davacı şirket çalışanı olup olmadığının tespiti için SGK ya müzekkere yazılmış, ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 30/07/2021 tarihli müzekkere cevabına göre ...'nın muhasebe meslek elamanı, ...'ın ise depo görevlisi olarak davacı şirkette çalıştığı anlaşılmıştır.
Sunulan belgeler üzerinde isimleri yer alan davacı şirket eski çalışanlarının dinlenmelerine karar verilmiş ise de davacının eski çalışanlarına ulaşılamadığı, yargılamanın geldiği aşama ve mevcut delil durumu göz önüne alınarak şirket çalışanlarının dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafça yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi üzerine davalı vekiline yemin metnini hazırlayıp sunması için süre verilmiş, davalı tarafça sunulan yemin metni davacı şirket temsilcisine HMK m.228 hükümleri doğrultusunda meşruhatlı davetiye ile gönderilmiştir.
HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamanki temsilcisidir (Aynı şekilde Yargıtay 23. HD 2014/3002 E, 2014/8085 K). Bu nedenle yemin konusu vakıalar yemin teklif tarihindeki şirket yetkilisine sorulmuştur.
Mahkememizin 12/12/2023 tarihli celsesinde davalı şirket temsilcisinin yeminin anlam ve önemi hatırlatılarak alınan yeminli beyanında "Ben fatura bedellerinin nakit olarak çalışanlara yapılmasına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadım, bahsedilen çalışanların şirket adına para teslim alma yetkisi yoktur, ancak ... ön muhasebede bulunduğundan makbuz karşılığında verilen parayı alabilir, davalı tarafından sunulan resmi bir makbuz yoktur, ... şoför olarak çalışmaktaydı, resmi şekilde ... ve ...'e verilmeyen herhangi bir parayı biz bu kişilerden almadık, bahsedilen tarihlerde satılan ürünlerin bedeli bize ödenmemiştir
" şeklinde beyanda bulunmuş, beyanında ısrar edip etmediği sorulduğunda beyanında ısrar ettiğini belirtmiştir.
Yapılan tespitler doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı taraflara ait ticari defterlerde davacının, icra takip tarihi olan 23/07/2020 tarihi itibariyle davalı yandan 109.876,64 TL alacaklı olduğu ve tarafların BA-BS bildirimlerinde fark olmadığı tespit edilmiş, davalının kendi ticari defterlerinde dahi kayıtlı olmayan davalı tarafından davacı adına davacı çalışanlarına ödenmiş olduğu iddia edilen 11.000 USD'lık ödemenin, davacı şirket adına ödeme alma yetkisi bulunmayan depo görevlisi olarak hizmet ifa eden çalışana yapıldığı ve 5.000 USD'lık ödemenin ise muhasebe elamanı çalışana yapıldığı ileri sürülen belge üzerinde herhangi bir tarih ya da imzanın yer almadığı nazara alındığında geçerli bir ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalı iddialarının ispata muhtaç kaldığı, davalı tarafından davacıya bir borç ödemesi yapıldığı kabul edilse bile davacı şirket adına temsil ve ödeme almaya yetkisi olan kişiye ödeme yapıldığının ispat edilemediği, kötü ödeyenin tekrar ödemek zorunda kalacağı, usulüne uygun yapılmış ödeme makbuzu kabulünün mümkün olmadığı, davalı tacirin TTK'nın 18. maddesi uyarınca basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu, bu şekildeki ödemelerin davalının davacıya karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, netice itibariyle ödeme yapıldığı hususunda ispat yükü üzerinde bulunan davalının iddiasını ispatlar kesin delil sunamaması, davacının yemini eda etmesi ile davalı tarafın iddiasının ispata muhtaç kalması karşısında davanın kabulüne, alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile, davalının ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin toplam 109.987,64-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 7.513,26 TL harçtan peşin alınan 1.110,86- TL harcın mahsubu ile bakiye ‭ 6.402,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 1.110,86- TL peşin harç, 950,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 1.373,06‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı şirket yetkilisi ve vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 23/01/2024

Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır