WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : 2024/297

DAVA : Denkleştirme tazminatı
DAVA TARİHİ : 18/02/2020
KARAR TARİHİ : 16/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yurt içi ve dışında kargo taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, şirketin yurt içinde birçok yerde şube ve acentelerinin bulunduğunu, şirket çalışma prensipleri açısından şube örgütlenmesi olarak düzenlenen işyerlerini zaman zaman acentelere verdiğini, iş bırakmaları halinde tekrar şube örgütlenmesine geçtiğini, bu kapsamda müvekkili ile davalı şirket arasında 15/02/2016 tarihli ve 02/05/2017 tarihli acentelik sözleşmeleri ve ek sözleşmeleri uyarınca müvekkil tarafından davalı şirketin ... ve ... şubelerinin acentelik faaliyetini sürdürdüğünü, söz konusu sözleşmelere bağlı olarak gerçekleştirilen faaliyetler sırasında müvekkilinin oldukça başarılı olduğunu ve dönem içi işlemleri ile en fazla işlem yapan önemli biri olduğunu, davalı şirketin 2017 yılı Ağustos ayında ortaklık yapısında önemli değişiklikler olduğunu buna bağlı olarak yönetim kadrosu ve üst yönetim müşteri, çalışan, acente gibi paydaşlarına yönelik politikalarında değişiklikler yaptığını, bu kapsamda yeni yönetim tüm acentelerinden sözleşme şartlarında değişiklik isteğinde bulunduğunu söz konusu değişiklik acentelerin ücretlerinin hesaplanmasına aleyhe hususlar içerdiğinden bir çok acente mahalefet etmişse de müvekkili dışındaki acentelerin bu baskı altında söz konusu sözleşme değişikliğine onay vermek zorunda kaldıklarını, değişikliğe onay vermeyen müvekkili mevcut sözleşme kapsamında çalışmaya devam etmek istediğini davalı şirkete ihtarname ile bildirdiğini, bunun üzerine davalının fesih için gerekçeler oluşturmak için denedim faaliyetinde bulunarak çoğu haklı nedenle fesih gerekçesi dahi olmayacak nitelikte bazı hususları belirleyerek iki ayrı ihtarname ile fesih ihtarnemesi gönderdiğini, müvekkilinin fesih ihtarnamesine karşı, ihtarname içeriğinde ileri sürülen hususları ve bildirilen tespitleri kabul etmediğini ve feshin haksız fesih olduğuna, haksız fesih sebebi ile uğradığı tüm zararların tazmini yönünde hukuki yollara başvuracağına ilişkin cevabi ihtarneme düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak davalı taraf hiçbir haklı bir nedene dayanmaksızın müvekkilinin acentelik sözleşmesini feshettiğini, müvekkili tarafından faaliyeti yürütülen ... ve ... şubelerine ilişkin acentelik sözleşmelerinin feshinin hiçbir haklı ve geçerli nedenlere dayanmadığını, müvekkiline gönderilen ihtarname içeriğinde ... şubesinde yapılan denetimler neticesinde kasa açığının tespit edildiği, müvekkilinin kasa açığının tespitinin engellenmesi için faturalarda mükerrer kayıt yapıldığı, SGK kaydı olmaksızın işçi çalıştırıldığı, diğer şubede yapılan denetimler neticesinde ise aynı gerekçelerin yanı sıra kargaların birimde belletildiği, bu suretle müşterilerin ve şirketin yanıltıldığını, acentede kullanılan aracın kurumsal kimlik ve standartlara uygun olmadığı, kasa bülteninde açık bulunduğu ve bu hususların acentecilik sözleşmesinin ilgili maddelerine aykırı olduğundan sözleşmenin feshedildiğini, ancak bu hususların feshi haklı ve geçerli kılmadığını söz konusu sözleşmede yer alan bir çok hükmün emredici kurallara aykırı bulunduğunu, davalının hukuka aykırı hükümlere dayanak oluşturarak sebepler ürettiğini, davalının SGK kaydı bulunmaksızın işçi çalıştırıldığından bahsetmekte ise de böyle bir durumun olmadığını, davalının hangi verilere dayanarak bu yönde bir tespitte bulunduğunu bilmediklerini, davalı kasa nakit açığının tespitinin engellenmeye çalışıldığı ve bu durumun tutanak altına alındığını ileri sürmüş ise de 100 TL lik küçük meblağlı bir işlemin kasa nakit açığının tespitinin engellenmesine sebebiyet vermeyeceğinin izahtan veraset olduğunu, bu yöndeki tespitin dahi davalının kötü niyetli olarak sözleşmeleri feshettiğinin ve fesihlerin haksız olduğunun ispatı olduğunu, aracın kurumsal kimlik ve standartlara uygun olmadığı ve bu hususun akdedilmiş olan sözleşmeye aykırılık teşkil etmiş ise de söz konusu aracın acente faaliyetlerinde sürekli olarak kullanımının söz konusu olmadığını işlerin yoğun olduğu ve acente araçlarının yeterli gelmediği dönemlerde işlerin aksamaması ve müşteri mağduriyetine sebebiyet verilmemesi adına müvekkilinin şahsi aracını kullanmak durumunda kaldığını, kaldı ki kabul anlamına gelmemek le beraber bu hususun esasen geçersiz olduğunu belirttikleri sözleşme hükümlerinde dahi fesih sebebi olarak sayılmadığını, ayrıca davalı tarafından bugüne kadar denetimler yapılmış ise de karşılaşılan olumsuzluklar benzer nitelikte olmasına rağmen bir uyarıya dahi gerek duymadığını, müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarnamenin 25/01/2019, davalının sözleşmeyi fesih tarihinin ise ... olduğu dikkate alındığında müvekkilinin davalının yeni sözleşme imzalanması yönündeki dayatmalarını kabul etmemesi sebebi ile sözleşmelerin feshedildiği ve feshe dayanak oluşturması açısından haksız işlemlerin yapıldığının açık olduğunun ortada olduğunu, feshe dayanak gösterilen işlemlere ilişkin tutulan denetim tutanaklarının davalıdan talep ettiklerine ancak yasal zorunluluğa rağmen müvekkiline verilmediğini, yargılama aşamasında sözleşme feshine ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya ibraz edildiğinde karşı beyan ve delil haklarını saklı tuttuklarını, feshin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu nedenle müvekkilinin TTK 122 md kapsamında tazminat talebinde bulunma hakkı olduğunu, davalı tarafından ... ve ... şubelerinin kurulmasından 6 ay sonra söz konusu acentelerin devraldıklarını, acenteleri devraldıkları dönemde aylık cirosunun ortalama 90.000 TL iken müvekkilinin yüksek performansı ticari ve sosyal ilişkileri sayesinde acentelerin cirolarının her ay yükseldiğini ve sözleşmelerin feshedildiği ay itibarı ile acentelerin aylık cirolarının 550.000 TL ye çıktığını, dolayısıyla müvekkilinin faaliyetleri neticesinde yasanın aradığı şekilde davalıya büyük ölçüde menfaat sağladığının açık olduğunu, davalının sözleşmeleri feshinin haksız olduğunun, müvekkilinin davalının bu eylemi neticesinde büyük ölçüde maddi zarara uğradığını, sözleşmenin devam etmesi elde edebileceği gelirden haksız fesih sebebi ile mahrum kaldığını bu sebeple müvekkilinin denkleştirme tazminatına hak kazanması gerektiğini beyan ederek müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sebebi ile müvekkili lehine TTK 122 md kapsamında hak etmiş olduğu tazminata ilişkin sözleşmenin haksız feshedildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000 TL denkleştirme tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ileri sürülen denkleştirme tazminatı isteminin TTK md. 122/4 uyarınca zamanaşımına uğradığını, TTK uyarınca denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde ileri sürülebileceğini, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ... tarihinde feshedildiğini, huzurdaki davanın ise 18/02/2020 tarihinde ikame edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkil şirketin acentelik faaliyetini yürüttüğünü bu nedenle bağımsız tacir konumunda olan davacının TTK hükümleri uyarınca ticari faaliyetlerinin tümünde basiretli hareket etmek zorunda olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olan davacının yükümlülüklerine uygun davranmadığını, bu bağlamda taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı ile akdedilen sözleşmenin pek çok konuyu ve bu kapsamda taraflara düşen hak ve yükümlülükleri tafsilatlı olarak düzenleyen bir acentelik sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin bağımsız olarak şubelerini acente olarak işletmek üzere tacirlere devretmek ve işi kendi maaşlı personelleri yerine kendi işi gibi benimseyerek kar elde etme gayesi ile çalışacak acentelere bıraktığını bu bağlamda kurulu bir düzeni, tüm demirbaş ve mefruşatı ile şubesini ve kasasını o şubede kullanılacak araçları, müşteri portföyünü, tüm networkünü, ticari bilgi ve deneyimini (know-how) ticari marka ve logosunu ve benzeri tüm imkanları süresiz acentelik sözleşmesi ile acentenin kullanımına bıraktığını, sektöre yeni taşımacıların kazandırılması niteliğindeki bu işbirliğini uzun dönem devam ettirmeyi amaçlayan müvekkilinin acentelik sözleşmesini süresiz olarak akdetmekte ve keyfi fesih ve suiistimaller ile işbirliğinin zedelenmesini önlemek için de sözleşmede koruyucu hükümler öngördüğünü, acentelik sözleşmesinin her iki akit tarafı için de kazanç sağlayan bir ilişki olup uzun dönem devam etmesi her iki tarafın da menfaatini doğrudan ilgilendirdiğini, işin gerektirdiği şekilde işi ve işyerini ve çalışan personel sayısını ayarlama ve organize etme sorumluluğunun acentelik sözleşmesi hükümleri gereği acentenin kendisine ait olup bağımsız tacir niteliğini haiz acentenin bu iddialarının hukuk düzenince korunmayacağının ortada olduğunu, davacı tacir olup bağıtladığı acentelik sözleşmesined kararlaştırılan düzenlemelerin hüküm ve sonuçlarını bilip anlayabilecek durumda olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili tarafından çekilen ihtarname içeriğinde ... acentesi bakımından acentelik sözleşmesi hükümleri uyarınca müşterilerden tahsil edilen bedellerin aynı gün içinde müvekkil şirket banka hesabına yatırılması gerekirken iş bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, ve bu nedenle müvekkil aleyhine kasa bülteninde açık meydana geldiğini , aynı zamanda 10 adet kargonun teslim edilmediği halde teslim edilmiş gibi sistemde gösterildiği hususları tespit edilerek davacı tarafça acentelik sözleşmesine aykırı davranıldığının ortaya çıktığını, ... acentesi bakımından acentelik sözleşmesi hükümleri uyarınca müşterilerden tahsil edilen bedellerin aynı gün içinde müvekkil hesaba yatırılması gerekirken bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine kasa bülteninde açık meydana geldiğini, müşterilerden tahsil edilen tutarların tahsil edildiği halde bu şekilde gösterilmediği, birtakım kargolara ilişkin mükerrer kayıtların açıldığını, SGK girişi yapılmaksızın personel çalıştırdığı hususlarını tespit edilerek davacı tarafça acentelik sözleşmesine aykırı davrandığının ortaya çıktığını, davacının taraflarca düzenlenen acentelik sözleşmesine aykırı davrandığını ve müvekkili şirket tarafından davacının sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle acentelik sözleşmelerinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davacının denkleştirme tazminatı isteyebilmesi için aranan TTK md 12'de belirtilen kanuni şartların mevcut olmadığını, davacının denkleştirme isteminde bulunabilmesi için kümülatif nitelikteki üç şartın gerçekleşmesi gerektiğini, bunların müvekkilinin acentenin getirdiği yeni müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin sözleşmenin sona ermesi sebebiyle onun getirdiği yeni müşterilerde yapılan ve kısa süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etseydi elde edebileceği ücret isteme hakkını kaybetmesi, somut olayın özellik ve şartlarında denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi olarak sıralandığını, buna göre somut olay kapsamında belirtilen şartların gerçekleşmediğini, zira davacı tarafından müvekkil şirkete sağlanan bir portföy bulunmadığını gibi müvekkili şirketin müşterilerinin kargolarının taşıma faaliyetini üstenmiş, başka bir ifade ile davacının acentelik sözleşmesi kapsamında müvekkile sunduğu hizmetin esasen taşıma hizmeti olduğunu, davacıya bu bağlamda müvekkil tarafından ödenen hak edişler komisyon değil hizmete dair ödemeler olduğunu, davacıya acentelik bırakılırken kendisine zaten bir portföy sunulmuş olup bu anlamda davacının bu talebi dahi haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının müvekkiline herhangi bir portföy sunduğunun kabulü anlamına gelmemekle beraber davacının haksız fesih nedeniyle TTK uyarınca müvekkilinin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan acente sözleşmesinin feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse acentenin denkleştirme isteminde bulunamayacağını, bu nedenle denkleştirme tazminatı istenebilmesi için kanuni şartların mevcut bulunmadığını talep ederek öncelikle davanın TTK md 122/4 uyarınca zamanaşımı yönünden reddine, davacı iddialarının asılsızlığı dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı olarak ikame ettiği davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 11 ATM'NİN ... ESAS SAYILI DAVADA:
Davacı vekili dava dilekçesinde :
Davacı vekili birleşen ... 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına hitaben verdiği dava dilekçesinde özetle :müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15/02/2016 ve 02/05/2017 tarihlerinde akdedilen Acentelik Sözleşmeleri ve ek sözleşmeler gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirketin ... ve ... Şubelerinin acentelik faaliyetlerinin üstlenildiğini, ... 41. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı, ... tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnameleri ile sözleşmenin haksız bir şekilde feshedilmesine kadar acentelik faaliyetlerinin devam ettiğini, davalı tarafın sözleşme süresi içerisinde hem Acentelik Sözleşmesinin "Acente'nin Çalışma Alanında Yeni Acentelikler Açılması" başlıklı 6. maddesini hem de TTK.'nda yer alan "İnhisar" başlıklı 104. maddesini ihlal ettiğini, müvekkili şirketin çalışma alanında "müşterilere özel" başka birimler kurduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin konu aldığı ... ve ... acentelerinde faaliyetini etkin bir biçimde sürdürdüğünü, davalının ticari faaliyetlerini aksatmadan yerine getirdiğini, bölgede ülkece bilinen kargoculuk faaliyetleri ve iş potansiyeli yoğun olan ...., ..., ..., ..., ... isimli firmaların sıra sıra depo/mağaza vs. açtığını, müvekkilinin bu mağazalardan gelen arzı da karşılayabilecek potansiyelde olduğunu, dilekçede belirtilen firmalar ve adreslerin müvekkili şirketin acente sınırlarında olduğunu, davalı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olarak müşteriye özel birimler kurulmak suretiyle müvekkilinin tekel hakkının ihlal edildiğini, davalı tarafın mağazaların açılmasının akabinde müvekkili şirkete sözleşme maddesinde belirtilen imkanlarını artırması için süre de tanımadığını, yeni şubeler açması için bir teklifte dahi bulunmadığını, söz konusu müşterilerin binalarının içerisine yeni birimler kurduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten muvafakat almaya çalıştığını, yeni ek sözleşme imzalaması için baskı ve dayatmalarda bulunduğunu, müvekkilinin kendisi gibi diğer acentelerin aksine ek sözleşme imzalamaktan geri durduğunu, davalı şirketin sözleşmeyi imzalamaması halinde acentelik faaliyetine son verileceğini müvekkil şirkete karşı ileri sürdürdüğünü, baskılar sonucunda müvekkilinin acentelik faaliyetlerini mevcut sözleşmeler şartlarında devam etme isteğini beyan etmek amacıyla karşı tarafa ... 1. Noterliği’nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini, baskılarla imzalatılmaya çalışılan ve çıkarlarını zedeleyen hükümler içeren bir sözleşmeyi imzalamadığı için gerçek dışı vakıalar sebep gösterilerek sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiğini, müvekkili şirketin haksız fesihten kaynaklanan zararının giderilmesi için ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile haksız feshin tespiti ve denkleştirme tazminatı talepli olarak dava açtığını, mahkemenin gerekli görmesi halinde bu dosyanın incelenmesini, dilekçede açıklanan tüm sebeplerle sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin alan mahrumiyetini ihlal ederek tekel hakkını haksız bir şekilde elinden alınan müvekkilinin uğradığı zararın (mahrum kalınan karın) tespit edilerek sözleşmenin haksız feshedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL.'nin davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine tazminat davası açıldığını, anılan derdest dava ile huzurdaki davadaki dava konuları arasında bağlantı bulunduğunu, her iki davanın da aynı acentelik sözleşmesine dayandığını, taraflarının da aynı olduğunu, bu sebeple HMK.'nun 166. maddesi uyarınca dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası olarak bu davayı ikame etmesinde hukuki yararının bulunmadığını, basiretli bir tacirin faaliyetleri kapsamında bir maddi zararı olduğunu iddia ediyorsa varlığının belirlenebilir olduğunu, davacı tarafın yükümlülüklerine uygun davranmadığını, müvekkili şirket tarafından acentelik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı tarafın TTK.'nun 122. maddesinde belirtilen denkleştirme tazminatı ve TTK.'nun 123. maddesinde belirtilen rekabet yasağına aykırılık kapsamında tazminat isteyebilmesi için aranan kanuni şartların mevcut olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete sağlanan bir portföy bulunmadığını, müvekkili şirketin müşterilerinin kargolarını taşıma faaliyetini üstlendiğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle öncelikle davalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle davanın birleştirilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının iddialarının asılsızlığının dikkate alınarak haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ... 3 ATM'NİN ... ESAS SAYILI DAVADA:
Davacı vekili dava dilekçesinde :
Davacı vekili birleşen ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına hitaben verdiği dava dilekçesinde özetle :Müvekkili ile davalı arasında akdedilen 15/02/2016 tarihli ve 02/05/2017 tarihli Acentelik Sözleşmeleri ve Ek Sözleşmeleri uyarınca müvekkili tarafından davalı şirketin ... ve ... Şubelerinin Acentelik faaliyetleri sürdürdüğünü, her iki şubeden kaynaklı bakiye hak edişler (peşin ve vadeli alacaklar) halen ödenmediğini, bu hak ediş bedellerinin ödenmesi için açılan icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı yurt içi ve dışında kargo taşımacılığı alanında faaliyet gösteren yurt çapında örgütlenmiş bir şirket olduğunu, yurt içinde birçok yerde şubeleri ve acenteleri bulunmadığını, firmanın çalışma prensipleri açısından şube örgütlenmesi olarak düzenlenen işyerleri zaman zaman acentelere verilmekte veya acentelerin iş bırakmaları halinde tekrar şube örgütlenmesine geçildiğini, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 15/02/2016 tarihli ve 02/05/2017 tarihli Acentelik Sözleşmeleri ve bu ana sözleşmelere bağlı Ek Sözleşmeler uyarınca müvekkili tarafından davalı şirketin ... ve ... Şubelerini konu almak üzere Acentelik faaliyetlerine başlandığını ve sürdürüldüğünü, söz konusu sözleşmelere bağlı olarak gerçekleştirilen faaliyetler sırasında müvekkili ... oldukça başarılı olduğunu ve dönem içi işlemleri ile en fazla işlem yapan önemli acentelerden biri olduğunu, müvekkili tarafından takdirler alan ve örnek gösterilen bir acente halini aldığını, bu durum çeşitli toplantılarda davalı şirketin yetkilileri tarafından dile getirildiğini, taraflar arası cari hesap sözleşmesi ve ek protokollere göre ciro üstünden yüzde şeklinde hak ediş ödemesi yapıldığını, ancak müvekkilinin acentelik sözleşmesi feshedilirken içeride kalan hak edişleri (peşin ve vadeli alacakları) ödenmediğini, 14 Mart 2019 tarihinde müvekkili tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, ... 20. Noterliği ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 240.886,85 TL hak ediş alacağının ödenmesi talep edildiğini, bu ihtarnameden sonra bir kısım hak ediş alacağı ödendiğini, ancak tamamı ödenmediği için 16.04.2019 tarihinde ... 14. İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibi açıldığını, davaya konu icra takibinde takip çıkış rakamı 200.866,85 TL olduğunu, icra takibine itiraz eden davalı itiraz etmesine rağmen takipten sonra 50.000,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle huzurdaki dava bakiye kalan 150.866,65 TL'lik ana para, işlemiş ve işleyecek faiz, takip giderleri vs için açıldığını, davalının kısmi ödeme yapması borcun varlığını ispatlayan bir husus olduğunu, niteliği gereği hak ediş alacaklarının kesin meblağı cironun belli olması ile sonradan ortaya çıktığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davalının ... 14. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin bakiye kalan miktar için devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itiraz nedeniyle alacağın, yasal faizi ve %20'sinden az olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatı ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça ... 4. Asliye Ticaret Mah. ... E. sayılı dosya ile huzurdaki davaya konu acentelik sözleşmesi kaynaklı olarak konusu ve tarafları aynı olmak üzere tazminat davası ikame edildiğini, iş bu dava konuları arasında HMK. Md. 166 gereği bağlantı bulunması sebebiyle davaların birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirketin acentelik faaliyeti yürütüldüğünü, bu nedenle bağımsız tacir konumunda olan davacının TTK hükümleri uyarınca ticari faaliyetlerinin tümünde basiretli hareket etmek mecburiyetinde olduğunu, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olan davacı taraf yükümlülüklerine uygun davranmadığını, bu bağlamda taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığından ve söz konusu alacak iddiasının yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra takibine itiraz edildiğini, haksız şekilde başlatılan icra takibi ve bu dava nedeniyle davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arz ile izah edilen ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle, öncelikle davalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle davanın birleştirilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının iddialarının asılsızlığının dikkate alınarak haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25/01/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ibraz ederek dilekçesinde ; asıl davada bilirkişi raporları ile denkleştirme tazminatı taleplerinin haklılığının tespit edildiğini, talep edebilecekleri üst sınırın 778.597,72 TL olarak hesaplandığını, 10.000 TL olarak açtıkları davayı 768.597,72 TL arttırarak 778.597,72 TL ye arttırdıklarını müvekkili lehine TTK 122 maddesi kapsamında hak etmiş oldukları tazminata ilişkin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi talep ettiklerini, Birleşen ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında müvekkilinin 308.900,18 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle 190.317,22 TL olarak açtıkları dava değerini ıslah ederek 118.582,96 TL arttırarak 308.900,18 TL nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle kabulünü talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER;
İcra dosyası, ihtarnameler, bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtlar, faturlar, banka kayıtları, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
Davacı vekili 25.01.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, portföy tazminatı yönünden 10.000 TL olan dava değerini 768.597,72 TL, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ve ...K. Sayılı Dosyasında birleşen dava yönünden dava değerini 308.900,18 TL olarak belirlemiş ve dava değeri olan 190.317,22 TL yönünden itirazın iptali, ıslah edilen 118.582,96 TL yönünden alacak davası olarak dava tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tarafların tüm dosyalar yönünden yaptıkları bilirkişi ve posta ücretleri ortak olduğundan her bir dosya yönünden oranlama yapılarak (1/3) yargılama gideri kabul ve red oranına göre hesaplanmıştır.
GEREKÇE :
... Esas sayılı asıl dosyası hakkında;
Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinde “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.” hükmü düzenlenmiş olup, denkleştirme tazminatı talep koşulları belirlenmiştir.
Davacı ile davalı arasında 15/02/2016 tarihli ve 02/05/2017 tarihli acentelik sözleşmeleri ve ek sözleşmeleri uyarınca davacı, davalı şirketin ... ve ... şubelerinin acentelik faaliyetlerini sürdürmüştür.
Davalı acentelik sözleşmesini ... 41. Noterliği ...tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler ile haklı neden iddiasıyla fesih etmiştir.
Davalı tarafından davacı acenteye gönderilen ... 41. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinde. ... tarihli denetimde toplam 14.872,86 TL kasa açığının tespit edildiği, aynı denetimde 2.386.59 TL faturanın vadesinin geçtiği ve tahsil kabiliyetini yitirdiğinin belirlendiği, 05/02/2019 tarihindeki denetimde toplam 8.075,07TL kasa açığının tespit edildiği yapılan denetimde ..., ..., ..., ...., ..., ..., .., ... fatura numaralı 10 adet kargonun teslim edilmediği halde sistemde teslim düşüldüğünün belirlendiği, kullanılan ... plakalı aracın acentelik sözleşmesine uygun olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla acentelik sözleşmesi m. 20 ve 5 maddelerine aykırı hareket edilmesisebebiyle 02/05/2017 tarihli acentelik sözleşmesinin feshedildiği ihtar edilmiştir.
Davalı tarafından davacı acenteye gönderilen ... 41. Noterliği ...tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinde, 29/01/2019 tarihli denetimde acentenin müşteriler tarafından yatırılan paraları aynı gün içinde davalı şirket hesaplarına aktarmadığının tespit edildiği, 31/01/2019 tarihindeki denetimde anlaşmalı müşterilerden ..., ..., ... ile yapılan mutabakat kapsamında toplam 6.335,35TL nin müvekkil şirket hesabına aktarılmadığı ve açık oluştuğunun tespit edildiği, aynı denetimde 132 adet 3.795,61TL tutarında faturanın birimde bulunmadığı, vadesi geçen 346 adet 7.070,83Tl tutarındaki faturanın tahsil edilmediği ve tahsil edilebilirliğinin yitirildiğinin tespit edildiği, toplamda 17.267,58 TL açık oluştuğunun ortaya çıktığını, yapılan denetimde ... numaralı 100,00 TL tutarlı fatura için mükerrer kayıt oluşturulduğunun belirlendiği, ... ve ...'nın SGK'ya girişi yapılmadan çalıştırıldığının tespit edildiği ve dolayısıyla acentelik sözleşmesi m. 5 ve 20'ye aykırılık nedeniy2/05/2017 tarihli acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği ihtar edilmiştir.
Davalı vekili denkleştirme tazminatının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde ileri sürülebileceğini, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ... tarihinde feshedildiğini, huzurdaki davanın ise 18/02/2020 tarihinde ikame edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Dosyada mevcut Arabuluculuk son tutanağın incelenmesinde davacının 24.12.2019 tarihinde arabulucuya başvurduğu, arabuluculuk sürecinin 20.01.2020 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md 16/2 hükmü gereği Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağından eldeki dava süresinde açılmıştır.
Sözleşmenin haklı nedenle feshi yönünden yapılan bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan incelemede davalının haklı sebep olarak ileri sürüldüğü hususları ispatlar belgeye rastlanmadığı belirlenmiştir. Davalı acentelik sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ispatlamakla yükümlü olup feshin haklı nedenle yapıldığına ilişkin ispat yükünü sağlamadığından feshin haksız olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi ek raporlarında tespiti yapıldığı üzere acentenin faaliyet gösterdiği alanda iş potansiyelinde artış olmuştur. TTK' nun 122. Maddesinde düzenlenen sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ettiği ve acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybettiği mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ile sabit görülmüştür. Taraflar arasında acentelik ilişkisinin devam ettiği süre, İş potansiyelindeki artış, taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği süre boyunca davalının elde ettiği menfaat, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, denkleştirme tazminatının ödenmesinin TTK md. 122 gereği hakkaniyete uygun olduğu ve aynı maddede portföy tazminatı için önşart olarak düzenlenen üç şartın birlikte gerçekleştiği kabul edilerek hesaplanan 778.597,72 TL denkleştirme tazminatının ...tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hükmedilmiştir.
Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında;
Dava, cari hesap alacağının tahsili için başaltılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava değerini ıslah ile 308.900,18 TL olarak belirlemiş ve dava değeri olan 190.317,22 TL yönünden itirazın iptali, ıslah edilen 118.582,96 TL yönünden alacak davası olarak dava tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Cari hesap alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosyaya sunulan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. 05.02.2024 tarihli ek raporda tarafların sundukları tüm deliller ve 2016-2019 yıllarına ait belgeler incelenerek fiktif işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmiştir. İncelenen belgeler ek olarak dosyaya sunulmuştur.
Kök ve ek raporlarda incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan 308.900,18 TL alacağı bulunmaktadır. Davalı yanın ticari defterlerine göre ise davacının 119.678,20 TL alacağı bulunmaktadır. Davalı defterler arasındaki farkın fiktif işlemlerden kaynaklandığını ileri sürmüştür. 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda bu savunma yönünden yapılan incelemede davalının yaptığı ancak davacı kayıtlarında görünmeyen ödeme tutarının 188.262,68 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre 308.900,18 - 188.262,68= 120.637,50 TL davacı alacağı hesaplanmış olmakla, Davalının, ... 14. İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 120.637,50 TL TL asıl alacak ve 709,12 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz bakımından iptali ile takibin belirtilen miktarlar üzerinden kaldığı yerden takip talebinde yazılı şartlarla devamına, İİK md. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan hükmedilen toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istem ile, ıslah yolu ile talep edilen ve ispatlanamayan alacak talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında;
Davacı acente, davalı ... ile imzaladığı 15.06.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi m. 6 ve TTK md. 104 uyarınca kendisine tanınan tekel hakkının ihlal edildiğini belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.
TTK'nın 104.maddesi; "Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz." Hükmü gereği inhisar (tekel) esas olmakla birlikte, taraflar aksini yazılı olarak kararlaştırabilirler. Yani aksi kararlaştırılmak suretiyle aynı bölge için birden fazla acente bulundurulabileceği gibi aynı konuda faaliyette bulunan birden fazla ticari işletmenin acenteliğinin yürütülmesi de mümkündür.
Acentelik sözleşmesinin Acentenin çalışma alanında yeni acentelikler açılması başlıklı 6. Maddesi;
"İş bu sözlesmede yazılı 'acente' faaliyet alanı içerisindeki iş potansiyelinin artması sonucu, 'acente'nin mevcut kapasitesinin yeterli olmadığı gözlenirse (bu yöndeki belirleme ve takdir hakkı, ... Kargoya). '...', 'acente'den personel, araç, telefon vb. imkanlarını artırmasını isteyebilir veya acentenin çalışma alanında şube / acente açabilir.
'Acente' kendisine yapılacak yazılı bildirimden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde mevcut imkanlarını ...'nun talebine uygun olarak artırmadığı takdirde; '...' aynı çalışma alaniçerisinde, yeni bir şube veya acentelik tesis edebilir. Acente' '...'nun talepleri doğrultusunda mevcut imkanlarını artırmasına rağmen, potansiyelini karşılayamayacak duruma düşerse ve bu sorunun, imkan artırımı yoluyla çözülemeyeceği anlaşılır ise (bu yöndeki belirleme ve takdir hakkı da '...'ya aittir), '...', aynı çalışma alanında yeni bir şube açma veya acentelik tesis edilmesine karar verebilir."
15/06/2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi m. 6/1'de acentenin faaliyet alanındaki potansiyelinin artması ve acentenin mevcut kapasitesinin yeterli olmadığının tespiti halinde, davalı ... davacı acenteden mevcut kapasitesini artırmasını isteyebileceği gibi, yeni şube acente de açabilir. Sözleşmenin anılan hükmü ile acenteye tanınan inhisar hakkı, acentenin faaliyet alanındaki iş potansiyelinin artması ve acentenin mevcut kapasitesinin yeterli olmadığının tespiti şartıyla kaldırılabileceği kararlaştırılmıştır. Bilirkişi incelemesi ile davacı acente faaliyet alanında Trendyol, Mavi Jeans, Flo ve Erol Perde gibi firmalarin depo açmaları sebebiyle iş potansiyelinin artığı sabittir.
Davacı, davalının kendisinden kapasite artırımı isteme yoluna gitmeden şube açmasının inhisar hakkının ihlali olduğunu ileri sürmüş ise de, sözleşmenin 6/1 maddesinde "...imkanlarını artırmasını isteyebilir veya acentenin çalışma alanında şube / acente açabilir." hükmü mevcut olup, buna göre davalı davacıdan kapasite artımı talep edebileceği gibi, talep artırım yoluna başvurmadan doğrudan yeni bir şube ve acente açma hakkına da sahiptir. İnhisar hakkının aksi TTK md. 104 uyarınca yazılı olarak kararlaştırılmış olmakla, davalı tarafça yapılan şube açma işlemleri acentelik sözleşmesine uygun olduğundan davacının tazminat talebinin reddine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
... Esas sayılı asıl dosyası hakkında;
1- Taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile, 778.597,72 TL nin ...tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında;
1- Davalının, ... 14. İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının; 120.637,50 TL TL asıl alacak ve 709,12 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz bakımından iptali ile takibin belirtilen miktarlar üzerinden kaldığı yerden takip talebinde yazılı şartlarla DEVAMINA,
- Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- İİK md. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan hükmedilen toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası hakkında;
1- Davanın reddine,
Asıl davada
1-Alınması gereken 53.186,01.-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 170,78.-TL + 13.125,73 TL tamamlama harcı toplamı 13.296,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.889,50.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 115.004,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 170,78.TL peşin harç, 13.125,73 TL tamamlama harcı, 54,40 TL başvuru harcı, 7,80 TL vekalet harcı 1.624,58 TL bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 15.154,07‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davada
5-Alınması gereken 8.289,19.-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.239,81.-TL + 2.025,27 TL Islah harcı toplamı 4.265,08 TL nin mahsubu ile bakiye 4.024,11.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 475,00 TL sinin davalıdan 845,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 19.415,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 30.008,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan 2.239,81.TL peşin harç, 54,40.TL başvuru harcı, 2.025,27 TL Islah harcı 7,80.TL vekalet harcı bilirkişi ve posta masrafı 1.624,58 TL olmak üzere toplam 5.651,86‬.TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre %36 sının 2.034,66 ,TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davada
10-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar harcından peşin yatırılan 170,78.-TL nin mahsubu ile bakiye 256,82.-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11- Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 10.000 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
12-Davalı tarafından yapılan 1.333,33 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
13-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
14-Asıl ve birleşen davalar yönünden taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadasine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024

Başkan
(e-imza)

Üye
(e-imza)

Üye
(e-imza)

Katip
(e-imza)