T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/114 Esas
KARAR NO : 2024/333
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2016
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin ... Ticaret Siciline ... no ile kayıt edilen ... Tic. Ltd. Şti 'nin kurucu ortaklarından birisi olduğunu, müvekkilinin şirket sermayesinin % 10'una karşılık geldiğini, müvekkilinin davalı şirketteki ortaklarıyla arasındaki tatsızlıklar sonrasında davalı şirketin çalışmalarına müdahale etmeyen müekkilinin bugüne kadar şirketten herhangi bir talepte de bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı görülmediğini, müvekkiline ait hisselerin tamamının sahte " hisse devir sözleşmesiyle " davalılardan ...'a devredildiği tespit olunduğunu, bu nedenle müvekkiline ait hissenin sahtecilikle yapılan devrinin iptaline, usulsüz devir tarihinden itibaren müvekkiline ödenmesi gerekip ödenmeyen kar payı alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL alacağın ait olduğu dönemden itibaren yütürelcek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava sonuna kadar her türlü devir ve mal kaçırma işlemlerine engel olunması için şirket kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafın mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada; Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun bir şekilde yapılan hise devrinin iptalinin talep edilebilmesi 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu işlemin davacının da beyan ettiği ve dava konusu evrakta da belirtildiği gibi ... tarihinde gerçekleştirildiğini, dava süresinin 14/12/2010 tarihinde dolduğunu, müvekkili ... 'a husemet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, sahtecilik iddiasıyla yapılan başvurunun huzurdaki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, işlemi gerçekleştiren noter ve ilgilerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, usul ve yasaya uygun bir devir işlemi söz konusu olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini bizzat kendisinin ifade ettiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı olan müvekkiline ait hisselerin davalının görevli olduğu dönemde noterlikce düzenlenen sahte senetle diğer ortak ...'a devredildiğini, Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesindeki devir eden imzasının müvekkilinin imzasının taklidi suretiyle atılan sahte bir imza olduğunu, yapılan incelemede imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, sahte belgeyle gerçekleştirilen hisse devir senedinin iptali talebiyle devir alan ... ve ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine ...4. ATM'nda açılmış olan yargılama sonrasında Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/3912 E.-2019/6188 K. Sayılı kararıyla bozulduğunu, bozma ilamı doğrultusunda ... 4 ATM dosyasının derdest olduğunu ve husumet eksikliğinin giderilmesi için noter aleyhine dava açma zorunluluklarının doğduğunu beyanla, ... Ltd. Şti.'ndeki müvekkiline ait hissenin sahtecilikle ...'a yapılan devrin iptaline ve işbu dosyanın ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada; davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; Dosyaların birleştirilmesi yönünde kanuna aykırı bir hüküm verildiğini, bu şekilde kanun metninde ve gerekçesinde açıkça belirtilen, dava içinde tarafları farklı yeni bir davanın görülmesi şeklinde bir usul, yargılama hukukuna da mümkün olmadığını, resmî senetlerdeki sahtelik iddiasının, evrakı düzenleyen ve senetten lehine sonuç çıkarana karşı açılacak ayrı bir davada görülerek, karara bağlanması gerektiği yönündeki ilkelerin çiğnendiğini, bu nedenle müvekkili açısından açılan sadece mevcut resmi sözleşmede varolduğu iddia edilen sahteciliğin tespitine ilişkin ayrı bir dava açılarak bunun görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesini ve Mahkemece bu hususun işbu davada bekletici mesele yapılması ile yetinilmesi gerekirken, müvekkilce yerine getirilmesinin mümkün olmadığını ve taraflar arasındaki asıl uyuşmazlıkla müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığı halde, şirket hissesinin devrinin iptali ve karpayı alacağına ilişkin açılan işbu davanın usul ve yasaya uygun olmadığını, öncelikle 1999 yılında işbu şirketin kurulduğunu ve işlemin 2000 yılında yapılmış olduğunu ve davalı tarafça devirden davacının özgeçmişi ve benzeri belgelerde bahsederek de haberdar olduğunun delillendirildiği gözetilerek, ... ismiyle gerçekleştirdiği pekçok şiddet eylemi neticesinde uzun yıllar hapis yatan ve sabıkaları bulunan davacının MK.2.maddesinde gösterilen hak ve nesafet ilkesine uygun bir şekilde davranıp davranmadığının incelenmesini ve dürüstlük kuralına aykırı açıldığı anlaşılan davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesini, aksi taktirde dava konusu sözleşmenin noterlikte ve İTO'nda bulunan asıllarının getirtilerek herbir nüsha üzerindeki davacıya ait imza ve yazı örnekleriyle, davacıdan duruşma sırasında alınacak oturarak,ayakta, sağ ve sol elle imza örnekleri, işlem tarihi olan 2000 yılına yakın olmak üzere Vergi Dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu, İTO, Davacı tarafından sunulması gereken hesabı olan bankaların ilgili şubeleri, davacıya ait mahkeme ve cezaevlerinde mevcut bulunan yazı ve imza örnekleri ile karşılaştırmaya yeter sayıda ve çeşitte yazı ve imza örneğinin toplanarak, Üniversitelerin Adli Tıp Grafoloji Araştırma ve Uygulama Merkezleri ve/veya Adli Tıp İhtisas Kurumundan rapor alınması suretiyle davacıdan sahtecilik olgusunu usulünce ispatlamasının istenmesini, aksi halde açtığı davanın reddine karar verilmesini, davacının müvekkili noter yönünden kar payına dayalı talebinin, müvekkilinin kar payına ilişkin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili yönünden HMK 208/4.fıkrası uyarınca bu şekilde bir talepte bulunulamayacağı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, talep ve haksız fiile dayalı ise ayrıca zamanaşımına uğramış olduğu hususunun gözetilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Birleşen davada; İhbar olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davanın müvekkil şirkete davalı ... tarafından ihbar edildiğini, davalının cevap dilekçesinde mesleki mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu olayın bahse konu poliçe teminatı kapsamında olduğunu, ancak müvekkili şirkete yapılan tebligatta poliçe suretinin ve başka bir belgenin iletilmediğini, davalı Kazım Vatanperver adına dava konusu olayı kapsayan bir poliçe tespit edilemediğini, bu itibarla Müvekkili Şirket nezdindeki poliçenin (poliçe numarasının) iletilmesi gerektiğini, davaya ve ihbara ilişkin tüm cevap ve beyan hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle müvekkil Şirketi nezdinde düzenlendiği iddia edilen poliçenin, dava konusu olay yeri ve tarihini gösterir belgelerin taraflarına tebliğini, müvekkil Şirketin ihbar olunan konumunda bulunması nedeniyle müvekkil şirket hakkında hüküm tesis edilmemesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ATK raporu, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, hisse devrinin iptali ile davalı limited şirketten kar payı tahsili ve sahtelik iddiasına ilişkindir.
Asıl davadaki taraflar arasındaki uyuşmazlık, İstanbul 20 Noterliğince yapılan ... tarih ve ... yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesindeki devreden ... ismi altındaki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı, sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, birleşen davadaki uyuşmazlık ise ... 20 Noterliğince yapılan ... tarih ve ... yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesine yönelik sahtelik iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
... 20 Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin onaylı sureti noterlikten getirtilip incelendiğinde; Davacı ...'in .... 20 Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi ünvanlı, şirketteki 500.000.000 TL. Lik hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte şirket ortaklarından ...'a devir ve temlik ettiği,devir bedelini nakden ve tamamen aldığı,devrettiği hissenin devir alan adına kayıt ve tescil edilmesine muvafakat ettiğini beyan edip sözleşmeyi devir eden olarak davacı ...'in,devir alan olarakda davalı ...'ın imzaladığı görülmüştür.
... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şirketi ünvanlı, şirketteki hisse devrinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği ve sicile işlendiği görülmüştür.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası akıbetinin sorulması için müzekkere yazıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gelen cevabi yazıda ... soruşturma sayılı dosyasında 08/01/2016 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, verilen takipsizlik kararının 20/01/2016 tarihinde Müşteki ... 'in iş yerinde olmadığından bölge muhtarlığına tebligatın teslim edildiği, 22/12/2016 tarihine kadar Başsavcılığın ... soruşturma sayılı dosyasında verilen takipsizlik kararına karşı itiraz dilekçesi verilmediği belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2016/6 esas 2017/613 karar sayılı 25/04/2017 tarihli karar ile "Davanın zamanaşımı nedeni ile reddine" dair hüküm kurulmuş, Mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2017/726 Esas ve 2018/478 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiş, istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2019 tarihli 2018/3912 esas 2019/6188 karar sayılı ilamı ile;
"1- Dava, limited şirket hisse devir işleminin iptali ve tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, ... 20.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanan Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinde, hisseyi devreden kısmındaki isminin altında bulunan imzanın kendi eli ürünü olmadığını ve sahte olduğunu ileri sürmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, sahtelik iddiasının ileri sürülmesi için öngörülmüş bir zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Bu bakımdan davanın zamanaşımına uğradığından bahisle usulden reddi ve bu yöne vaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile bölge adliye mahkemesince verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2- Diğer yandan, davada noter tarafından onaylanan sözleşmedeki imzanın sahteliği iddia edilmektedir. Bilindiği üzere, noterlerin görevleri dairesinde onayladıkları senetler, HMK'nın 204/2. maddesi uyarınca resmi senet niteliğinde olup aynı kanunun 208/son maddesi uyarınca resmi bir senetteki imzanın sahteliği hakkındaki iddianın, ancak, ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstermek suretiyle açılacak davada incelenip karara bağlanması gerekmektedir. Bu itibarla, davada husumetin ilgili noterliğe de yöneltilmesi gerekirken, davanın eksik hasımla açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, HMK'nın 208/son maddesinde öngörülen yöntemle, davacıya ilgili noter hakkında dava açmak üzere önel verilmesi, dava açıldığı takdirde işbu dava ile birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması ve kamu düzenine ilişen bu husus bakımından HMK'nın 355. maddesi hükmü de gözden kaçırılmak suretiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bölge adliye mahkemesince verilen hükmün bu nedenle de re'sen bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." değerlendirmesiyle bozulmasına karar verilerek Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ilgili evraka resmiyet kazandıran noter taraf gösterilmek suretiyle açılan davaya ilişkin ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ...Karar sayılı 12/11/2020 tarihli karar gereği dosyanın Mahkememizin 2020/114 esas sayılı ile HMK 166 maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, ... 20 Noterliğince yapılan ... tarih ve ... yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesindeki devreden ... ismi altındaki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor hazırlanmak üzere dosyamız İstanbul ATK 'ya gönderilmiş, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen ... tarihli raporda özetle;
"İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı " belirtilmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinde bulunması üzerine Mahkememizin 17/11/2023 tarihli ara karar gereği "1-)Davacı tarafın Tedbir talebinin Kısmen Kabulü ile;
-Dava konusu davalı ... Tic. Ltd. Şti'nde davalı Davalı ... adına kayıtlı hisselerin üzerine dava değerinin(10.000.TL.) %15 i oranında teminat yatırılması halinde üçüncü gerçek ve tüzel kişilere devir ve temlik edilemeyeceği yönünde TEDBİR KONULMASINA;
-Teminatın yatırılması halinde; tedbir kararının birer örneğinin davalı şirkete ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
2-)Davacı tarafın diğer tedbir taleplerinin üçüncü gerçek ve tüzel kişilerin hakkını kullanmasını önemli ölçüde etkileceği gözönünde bulundurularak Reddine" dair karar verilmiştir.
Davacı tarafın talepleri doğrultusunda Mahkememizin 15/11/2023 tarihli ara kararı gereğince İstanbul ... Noterliğince yapılan ... tarih ve ... yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesi ve yapılan genel kurullar göz önünde bulundurularak hisse devir tarihinden itibaren var ise davacının talep edebileceği kar payı alacağının hesaplanarak rapor hazırlanmak üzere dosyamız Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 07/05/2023 tarihli raporda özetle;
"A- Davacının Hisse Devri Sözleşmesinin İptali Talebi Yönünden: Davacının, davalı şirketteki 9610 oranında hissesinin davalı ...'a devrine ilişkin düzenlenen ... 20.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi'nin iptali talebine ilişkin hukuki ve nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
B- Davacının Kâr Payı Alacağı Yönünden: Hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının kâr payı alacağını talep edebileceği yönünde karar verilmek istenmesi halinde, davacının 05.01.2016 dava tarihi itibariyle, yukarıdaki tabloda hesaplandığı şekilde 2003-2016 yılları arasında 399.943,89 TL kâr payı alacağı hesaplandığı" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Davacı vekili 08/05/2024 tarihli harçlandırılmış dava değerinin arttırılmasına ilişkin dilekçesinde özetle; Davalı ....Ltd.Şti.’ndeki müvekkiline ait hissenin sahtecilikle ...’a yapılan devrinin iptaline, %10 hissesinin yeniden müvekkili adına tesciline, müvekkiline ödenmesi gerekip ödenmeyen kar payı alacaklarından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açtıkları belirsiz alacak yönünden 10.000.00 TL tazminat talebinin 389.943,89 TL arttırılması suretiyle toplam: 399.943,89 TL tazminatın davalılardan tahsiline, hükmolunacak tazminat alacağına ait olduğu yıllardan başlayarak hesaplanacak yasal ticari faiz yürütülmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Davacı vekilinin talep arttırım dilekçesinin davalılara tebliğe çıktığı, tebliğ edilerek parçasının döndüğü görülmüştür.
Bu doğrultuda alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu edilen limited şirket hisse devir sözleşmesinde hisseyi devreden kısmında yer alan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden davacının noter senedinin sahteliği ve hisse devrinin iptali taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Ancak sahtelik iddiası dışında davacı tarafça asıl davada dağıtılmayan kar payının tahsili isteminde de bulunulmuş ise de sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereler sonucunda dosya kapsamına alınan belgelere göre, davalı şirketin kar payına ilişkin herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı, davacı tarafça genel kurul kararı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve belgenin de dosyaya kazandırılmadığı, genel kurul kararının varlığı yönünde bir iddianın ileri sürülmediği, limited şirketlerde şirketin kar elde etmiş olmasının kendiliğinden limited şirket ortağına kar payı talep etme yetkisi vermeyeceği, şirket ortaklarına kar payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklara kar payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir karar alınması gerektiği, somut olayda ise bu yönde alınan bir kararın bulunmadığı, kar payı dağıtımı koşullarının oluşmaması nedeniyle davacı tarafın asıl davadaki bu isteminin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından asıl dava yönünden; ... 20. Noterliğince yapılan ... tarihli ve ... yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesindeki hisse devrinin yoklukla malul olduğunun tespiti ile davacı yönünden hisse devrinin iptaline, davacının alacak talebinin ispatlanamadığından reddine, birleşen dava yönünden; ... 20. Noterliğince yapılan ... tarihli ve ... yevmiye nolu noter senedinin sahteliğinin tespiti ile davacı yönünden hisse devrinin iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-A; Asıl dava yönünden;
... 20. Noterliğince yapılan ... tarihli ve ... yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesindeki hisse devrinin yoklukla malul olduğunun tespiti ile davacı yönünden hisse devrinin iptaline,
b-Davacının alacak talebinin ispatlanamadığından reddine,
B; Birleşen dava yönünden;
... 20. Noterliğince yapılan ... tarihli ve ... yevmiye nolu noter senedinin sahteliğinin tespiti ile davacı yönünden hisse devrinin iptaline,
2-a-Asıl dava yönünden; Karar tarihine göre alınması gereken 427,60- TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 6.870,78 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 6.443,18-TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
2-b-Birleşen dava yönünden; Karar tarihine göre alınması gereken 427,60- TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Birleşen dava yönünden; peşin alınan 54,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-a-Asıl davada kabul edilen talep yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-b-Asıl davada reddedilen talep yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 61.991,58 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine,
4-c-Birleşen davada; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-a-Asıl dava yönünden; Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvuru harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.228,00-TL ATK faturası, 1.120,21 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 7.378,71 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-b-Birleşen dava yönünden; Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 62,20- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl ve birleşene davada, Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
7-Kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay sonrasında teminatın yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, birleşen dava davalı vekilinin ve asıl dava davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 28/05/2024
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!