T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/617 Esas
KARAR NO : 2024/250
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/11/2019
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12.11.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı Sigorta Şirketi tarafından ... numaralı ZMMS ile sigorta edilen ... plakalı araç ile 18.03.2018 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki zabıta aracıyla ...Caddesinde davacı müvekkile çarpmak suretiyle kaza yaptığını, kaza sonucunda davacının ciddi şekilde yaralandığını, söz konusu olay nedeniyle olay sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda sürücünün 2918 sayılı TKT'nın 52/a-b Yönetmelik Madde 101/(a-) maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in aracı kullanan sürücü olması sebebiyle ve diğer davalı ... Başkanlığı kaza yapan aracın ruhsat sahibi olması nedeniyle davacının kaza sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararlardan hukuken sorumlu bulunduğunu, davalının tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu yaşamış olduğu sağlık problemleri nedeniyle ağır efor kaybı olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde 2.000,00 TL'ye garson olarak çalıştığını, açıklanan bu nedenlerle; 1.000,00 TL hastane masrafları, 1.000,00 TL efor kaybı sebebiyle olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini, adli yardım taleplerinin kabulünü, HMK ilgili hükümleri gereğince ... plakalı arasın trafik kaydı üzerine satışının engellenmesi bakımından tedbir konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili 13.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazları bulunduğunu, davanın konusunun meydana gelen trafik kazası sebebiyle maddi-manevi tazminat olduğunu, görev yönünden davaya Asliye hukuk Mahkemelerinin bakması gerektiğini, davaya husumet itirazlarınında bulunduğunu, belediye görevlisi diğer davalı ...'in karıştığı kazanın göreviyle bir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafından savcılığa yapılan şikayet sebebiyle soruşturma izni verilmesi için ... Kaymakamlığı'na yazı yazıldığını, akabinde Kaymakamlığın yazısı doğrultusunda Belediye Teftiş Kurulu Müdürlüğü'nce inceleme yapıldığını, incelemeye konu olayın trafik kazası tespit tutanağına göre ...Caddesinin kesiştiği noktada iki yönlü trafiğe açık olan yol üzerinde 18.03.2018 tarihi 18.40 sularında meydana geldiğini, söz konusu tutanakta kazanın özeti kısmında olay ile ilgili olarak müşteki tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ihlal edildiğinin belirtildiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde aslen davacının kusuru bulunmadığını, müvekkili idareye atfedilecek bir kusur veya ihmal olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi Vekili 19.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 18.03.2018 tarihli kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine 02.03.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 43873096-0 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 360.000,00 TL olduğunu, davacının hasar başvurusu sonucu yapılan incelemede sigortalının kusursuz olduğu anlaşıldığından trafik poliçesi genel şartlar A.3. Maddesi uyarınca ödeme yapılamadığını, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri, tedavi ve ulaşım giderlerinin tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; davalı sigorta şirketinin ve sigortalı kusuruz olduğundan davanın esastan reddini, aksi kanaati halinde geçici iş göremezlik, efor kaybı nedeni,yle maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin ZMMS poliçe kapsam dışında olduğundan başvurunun reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve İhbar Olunan ... Şirketi'ne dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadıkları ve duruşmaya katılmadıkları görüldü.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ATK Raporu, ... 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, Araç Tescil ve Mülkiyet Kayıtları, Hasar Dosyası, Islah Dilekçesi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
13.08.2021 Tarihli ATK Kusur Raporunda Özetle; "A) Davalı sürücü ...'in %60 (Yüzde Altmış) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ...'in %40 (Yüzde Kırk) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
10.07.2023 Tarihli ATK Maluliyet Raporunda Özetle; "Mevcut belgelere göre İkram ve Keziban oğlu 2002 doğumlu ...'in 18.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; 1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, 2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
23.10.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "a) Kazazede...‘in olay tarihi itibariyle 15 Yıl 11 Ay 3 Günlük ve 9 Aylık Geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğu, 13.11.2019 sorgu tarihli SGK Belgesinde davacının SGK Başlangıç tarihinin kaza tarihinden sonra 19.06.2019 ve kaza tarihi itibariyle aktif çalışmasının olmadığı görülmüş olup yukarıda bir örneği sunulan Yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı, b) Belgelendirilemeyen paramedikal giderler kapsamında kişinin tedavi sürecinin uzunluğu ve yaralanmanın ağırlık ölçüsü ve kaza tarihi de dikkate alındığında tedavi gideri için 2.000,00 TL ‘nin uygun olacağı, c) Kaza nedeniyle oluşan yaralanması nedeniyle 2 ay geçici olarak bakıma muhtaç olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, d) Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin olmadığı görüldüğünden heyetimiz dâhilindeki doktor bilirkişinin mütalaasına istinaden kazazede yönünden sadece Geçici Bakıcı Gideri hesabı yapılacaktır. Geçici Bakıcı Gideri hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, e) Davacı ... ’in hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 2.435,40 TL, Tedavi Gideri zararının 2.000,00 TL olduğu, davalılar ya da dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici Bakıcı Gideri + Tedavi Gideri ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri + Tedavi Gideri zararından herhangi bir tenzil yapılmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH:
Davacı vekili 24.01.2024 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde 1.000,00 TL olarak talep edilen hastane masrafları nedeniyle istenilen maddi tazminat taleplerini 4.435,40 TL olarak ıslah ettiği, manevi tazminat taleplerinin ise dava dilekçesinde belirtilen 50.000,00 TL olarak bildirdiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının iş göremezliğinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın, 09.11.2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS ile sigortalı davalı belediyede çalışan sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı zabıta aracıyla...Caddesinde davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verildiği, işbu davanın maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Olay nedeniyle ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasının açıldığı, yapılan tahkikat sonrasında ... 22.Asliye Ceza Mahkemesinin...Esas sayılı ceza davasının açıldığı, yapılan yargılamada davalı ...'in taksirle yaralamadan dolayı cezalandırılmasına karar verildiği ve karara itirazın reddi ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen trafik kazasında kusur durumunun tespiti için hazırlanan 13.08.2021 tarihli ATK kusur raporunda; davalı sürücü ...'in %60 (Yüzde Altmış) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in %40 (Yüzde Kırk) oranında kusurlu olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hazırlanan rapora davalı belediye tarafından itiraz edilmiş ise de itirazların hazırlanan raporda değerlendirildiği, raporun ceza dosyasında alınan rapor ile örtüğü anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Meydana gelen trafik kazasında davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş 10.07.2023 tarihli raporda; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bildirilmiştir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü,..., ... Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:22/12/2020, E:2019/5206, K:2020/8874; T:14/01/2021, E:2020/2598, K:2021/34 Karar sayılı ilamları).
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen kapsamda dosyamıza sunulan 23.10.2023 tarihli aktüerya hesabında; SGK Belgesinde davacının SGK Başlangıç tarihinin kaza tarihinden sonra 19.06.2019 ve kaza tarihi itibariyle aktif çalışmasının olmadığı görülmüş olup yukarıda bir örneği sunulan Yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı, belgelendirilemeyen paramedikal giderler kapsamında kişinin tedavi sürecinin uzunluğu ve yaralanmanın ağırlık ölçüsü ve kaza tarihi de dikkate alındığında tedavi gideri için 2.000,00 TL'nin uygun olacağı, kaza nedeniyle oluşan yaralanması nedeniyle 2 ay geçici olarak bakıma muhtaç olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, davacı Yunus İçen’in hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 2.435,40 TL, Tedavi Gideri zararının 2.000,00 TL olduğu, davalılar ya da dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici Bakıcı Gideri + Tedavi Gideri ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri + Tedavi Gideri zararından herhangi bir tenzil yapılmadığı," belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.
Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. İşletenin tehlike ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu, ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir.
Huzurdaki davada, davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS ile sigortalı davalı belediye çalışanı sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı zabıta aracıyla ... Caddesinde yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verildiği, davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalline geldiğinde ön ilerisinde yaşanan arbede nedeniyle kaplama içinde bulunan ve beyanında gördüğü ve megafonla ikaz ettiklerini belirttikleri yayalara karşı etkin tedbir alması, görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurarak seyrine daha dikkatli devam etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, dikkatsiz seyri esnasında kaplama içinde hareket alanında bulunan davacı yayaya çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda kusurlu olduğu, davacı yaya ..., olay mahallinde kaplama içerisinde bulunduğu sırada beyanında gördüğünü belirttiği kamyonete karşı korunma tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde kaplama içinde bulunduğu sırada hareket alanında bulunduğu aracın kendisine çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamda sürücü ve işleten bakımından kurtuluş beyyinesi olayımızda bulunmamakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı ... Belediye Başkanlığı ve davalı ... yönünden kabulü gerekmiştir.
İşletenin tehlike sorumluluğu ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, ancak işletenin KTK’nın 91/1 maddesi uyarınca sorumluluğunu üstlenen sigortanın genel ilke gereğince zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiği ve kendileri için kurtuluş beyyinesi düzenlenmediğinden maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne, geçici bakıcı giderinden kaynaklı 2.435,40 TL tazminatın ve tedavi giderinden kaynaklı 1.200,00 TL zararın kaza tarihi olan 18.03.2018 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 17.12.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, geçici iş göremezlik talebi yönünden davanın reddine ve tedavi giderleri yönünden ise davacının kusuru oranında indirim yapılarak karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2022 Tarih, 2021/13671 Esas ve 2022/9141 Karar sayılı kararı).
TBK'nun 56. maddesinde; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne, TMK'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmüne yer verdiği anlaşılmaktadır.
Manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. (HGK 2004/13-291E.-370K) Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.(Ahmet Çelik, Manevi Tazminata Ölçü Arayışı, Serozan, agm.,sf.86)
Yukarıdaki anlatımla davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu kapsamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasındaki ciddiyet, iyileşme süresi, davacıda kaza nedeniyle kemik kırığının oluşması, bu nedenle çekilen acı her ne kadar çok ise de, ceza dosyası içeriği gibi hususlar yanında olayın oluş şekli ve davacının %40 kusurlu oluşu, tarafların sosyo ekonomik durumlarına, olay tarihine, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak ve nesafet kaidelerine ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre meydana gelen elim olayda davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletmek için, bir kısım davacının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın maddi tazminat yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
A-Geçici bakıcı giderinden kaynaklı 2.435,40 TL tazminatın ve tedavi giderinden kaynaklı 1.200,00 TL zararın kaza tarihi olan 18.03.2018 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 17.12.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-Geçici iş göremezlik talebi yönünden davanın REDDİNE,
2-Davanın manevi tazminat yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
Kaza nedeniyle 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve davalı Eyüp Sultan Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
4-Alınması gereken 427,60 TL nispi karar harcından yatırılan ıslah 12,00 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 415,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 12,00 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.635,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar tarafına verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
8-Dava açılırken alınması gereken 427,60 TL nispi karar harcının davalı ... ve davalı ... Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
9-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ...Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar vekilleri lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve davalı ...Belediye Başkanlığına verilmesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 184,80 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.135,20 davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
12-Adli yardım kapsamında suçüstü ödeneğinden karşılanan 427,60 TL başvuru harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.845,00 TL ATK masrafı ve 1.653,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.925,60 TL yargılama giderinin hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 1.532,45 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesi 9.393,15 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
13-Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 64,90 TL yargılama giderinin hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 55,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ... Belediye Başkanlığı tarafına verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
14-Davacı tarafından yapılan 75,00 TL yargılama giderinin hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 10,52 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
15-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Belediye vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!