T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/609 Esas
KARAR NO : 2024/273
DAVA : Sigorta (... Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 08/11/2019
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (... Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili 08.11.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin murisi olan ...'ın 13.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak eşi ..., oğlu ... ve kızı ...'ün kaldığını, muris 05.02.2019 tarihinde ...bankası ... Şubaesi'nden 150.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, aynı gün 150.000,00 TL vefat teminat tutarlı kobi grup hahat sigortası adıyla ... sigortası poliçesi yapıldığını, sigorta primininde ödendiğini, kredinin ilk taksiti muaccel olmadan sigortalı murisin vefat ettiğini, bunun üzerine ... sigortası poliçesi kapsamında vefat tazminatı ödenerek kredi borcunun kapatılması ve artan bakiye olması halinde kendilerine ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davalı tarafından verilen 12.09.2019 tarihli cevapta sigortalının 05.02.2019 tarihinden önce kalp hastalığı olduğunu ve şirketlerine bildirim yapılmadığı gerekçesiyle tazminat ödemesi yapılamayacağının belirtildiğini, oysaki sigortalı müteveffanın kalp hastası olmadığını, murisin kalp hastalığından da vefat etmediğini, ayrıca davalı şirket tarafından hazırlanan ve kredi kullandıran banka tarafından tamamen kendi alacağını garanti altına almak için ve hiçbir aydınlatma yapılmadan doğrudan imza kutucukları gösterilerek imzalattırılan sigorta poliçesi incelendiğinde de sağlık soruları ile kısmının boş bırakıldığı, murisin sadece gösterilen yerler imza attığının görüldüğünü, tüm bunlara rağmen müvekkilleri tarafından davalı sigorta şirketinin vefat tazminatı ödememesi nedeniyle davacı müvekkiller tarafından 04.10.2019 tarihinde ... Arabulculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığının, davacıların her an Halkbankası tarafından kredi borcundan dolayı icra takibi başlatılması ihtimalide olduğunu, kredi miktarlarının yüksek olduğu da nazara alınırsa davacıların ödeme güçlüğü yaşayacağını, açıklanan bu nedenlerle; haklı davalarının kabulünü, davalı sigorta şirketinin muris ... ile olan ... numaralı ... sigortası poliçesi kapsamında 150.00,00 TL vefat teminatından sorumlu olduğunun ve bu vefat tazminatının kapatılması gerektiğinin tespitini, böylece vefat teminatı tutarınca davacıların murisi kredisinden dolayı sorumlu olmadıklarının belirlenmesini, vefat tazminatından kredi borcu ödendikten sonra artan bakiyenin olduğunun belirlenmesi veya yargılama sürecinde davacılar tarafından kredi ödemesi yapılacak olması halinde taraflarınca harçları ödenmek suretiyle faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara istirdatına, uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek söz konusu ... sigortasıu ile teminat altına alınmış olan muris ...'ın ...bankası ... Şubesinden kullanmış olduğu kredi borcunun vefat tarihi itibariyle durdurulmasını, faiz işletilmemesini, dava sonuçlanıncaya kadar icra takibine konu edilmemesine ve kararın ... A.Ş.'ne gönderilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili 14.11.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın ... sigortasına ilişkin olduğunu, bu nedenle 6502 sayılı Tüketici Kanunu gerğince davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın gören yönünden reddi gerektiğini, davaya konu sigorta poliçesi üzerinde ...Bankası A.ş. ... Şubesinin daini mürtehin kaydı bulunduğunu, sigortalının bankaya olan borcunun ödenip ödenmediği kredi, kredi borcunun kapatılıp kapatılmadığı araştırılmaksızın hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından kredi kullanan kişilerin isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alındığını, bu kapsamda muris sigortalının şirketleri nezdinde davaya konu edilen... başlangıç tarihli ... nolu sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını, murisin vefatından sonra mirasçılarının davalı şirkete başvurduğunu, rizikonun gerçekleşmesi sebebi ile sigorta tazminatı için talepte bulunulduğunu, davacılardan riziko için gerekli evrakların istendiğini, sigortalının sözleşmenin başlangıç tarihinden önce gelen mevcut bulunan kalp hastalığını ... nolu poliçesi için 05.02.2019 tarihli sağlık beyan formında beyan etmemesi nedeni ile tazminat talebinin reddedildiğini, davacıların tazminata hak kazanmadığına ilişkin beyanlarına halel gelmemek üzere davaya konu sigorta poliçesi ile ilgili olarak ...Bankası A.Ş. ... Şubesi dain-i murtehin bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle görev itirazlarının kabulü ile davanın görevsizlik nedeni usulden reddini, davanın husumetten reddini, usule itirazlarının mahkemece yerinde görülmemesi halinde dosyanın öncelikle ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ihbar olunmasını, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... Bankası vekili 12.08.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu talebinin açık muhatabı sigorta şirketi olduğunu, sigorta teminatında yer alan şartların yerine gelip gelmediği, poliçeye konu teminatın ödenip ödenmemesinin tamamen sigorta şirketinin nezdinde olduğunu, bu karardan müvekkilinde zarar gördüğünü, alacağını poliçeden tahsil edemediğini, ... Bankasının dain-i mürtehin sırfatı ile öncelikli talep hakkı bulunmadığını, murisin poliçe kapsamında kalan bir rizikodan kaynaklı olarak kredi borcunu ödeyememesi halinde poliçe teminatından öncelikli olarak bankanın kredi alacağı karşılanacak bakiyesi yönünden ise kanuni mirasçılar alacaklı olacağını, davacılar vekilinin müteveffanın kalp rahatsızlığı olmadığını, hastane kayıtlarında ve kullandığı ilaçlar listesinde bu yönde bir kayıt olmadığını, yalnızca 12.05.2016 tarihinde ... Üniversitesi Hastanesinde iskemik kalp hastalığı ön tanısı konduğunu, fakat buna ilişkin bir bulguya rastlanmadığını beyan ettiğini, işbu ... sigortası tanzim edilirken davacı ile birlikte matbu olmayan bir şekilde içeriği bilgisayar ortamında karşılıklı anlaşılan şartlara göre müşteriye özel olarak ... sigortası başvuru formu düzenlendiğini, murisin 30.07.2020 tarihi itibari ile bulunan ana para borcunun 120.000,00 TL olduğunu, asıl mağdurun banka olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davacıların kredi ödemelerinin durdurulması talebinin bankayı açıkca mağdur edeceği sabit olduğundan reddini, sigorta tazminatından ödeme yapılmadan önce bankanın güncel alacağı şubeden sorularak bu kısmın bankaya ödenmek üzere mahkemeye depo edilmesini, aksi kanaatte ise bankaya ödenmesine karar verilmesini, davalının yanında feri müdahil olarak davaya katılma taleplerinin kabulünü, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporları, ATK Raporu, ... 2. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası, tedavi kayıtları, SGK yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
26.07.2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Muris ...’ın vefat tarihinden önce muayene, tetkik, tanı ve/veya ön tanı, tedavi ve ilaç bilgilerinin incelenmesi neticesinde hastada kr. İskemik kalp hastalığını destekleyen bir bulgunun olmadığı, hastada kalp damar hastalığı için kullanılan herhangi bir ilaca rastlanmadığı, Fer’i müdahil ... Bankası A.Ş.’nin muris ...’a ... müşteri numarasına bağlı kullandırılmış Kooperatif Kredileri Ödeme Tablosu dahilinde; 13.07.2019 vefat tarihi itibariyle toplam 177.483,75-TL tutarında alacağı bulunduğu, 08.11.2019 dava tarihi itibariyle toplam 157.192,08-TL tutarında alacağı bulunduğu, İcra dosyası kapsamında ... Kredi ve Kefalet Kooperatifine yapılan kredi 1.taksit tutarı da dikkate alınmak suretiyle davacı mirasçılar tarafından Kooperatif Kredileri Ödeme Tablosu dahilinde 04.02.2021 tarihi itibariyle toplam 59.356,66-TL tutarında taksit ödemesi yapılmış olduğu, Fer’i müdahil ... Bankası A.Ş.’nin muris ...’a ... müşteri numarasına bağlı kullandırılmış Kooperatif Kredileri Ödeme Tablosu dahilinde; 04.02.2021 tarihi itibariyle toplam 118.127,09-TL tutarında alacağı bulunduğu, Dava tarihi itibariyle toplam taksit tutarının 157.192,08-TL bulunduğu, vefat tarihi itibariyle ise ödenmesi gereken taksit toplam tutarının 177.483,75 TL olduğu, vefat tarihi itibariyle ... Sertifika no.lu Kobi Grup ... Sigortası Sözleşmesi Sertifikası kapsamında -sigortalının sigorta süresi içinde vefatı nedeniyle- dain-i mütrehin bankaya ... Bankası A.Ş. ... Şubesi), borç kadar olan (150.000,00 TL ana para ve diğer ferileri) tutarın poliçe şartları gereği ödenmesi gerektiği, bununla birlikte 04.02.2021 tarihi itibariyle ise toplam 118.127,09-TL tutarında alacak tutarına borcun indiği, süreç içerisinde ödenen bedellerin ferileri ile birlikte davacı mirasçılara işbu dosyadan iade edilip edilmemesi hususundaki ek karar tesisi konusundaki nihai takdir ve değerlendirmenin ise hukuki değerlendirme açısından Sayın Mahkeme’ye ait olacağı, " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
07.02.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Mutevvaffa ...’ta ...Poliçesini imzaladığı sırada Kronik İskemik Kalp Hastası olduğuna ait herhangi bir bilgi ve belge yoktur. Varis Hastalığı için tedavi görmüştür. Varis Hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı saptanmamıştır. Ölüm Şekli Akut Miyokard İnfarktüsü olarak bildirilmiş olmakla birlikte bununla ilgili bir doküman dosya içerisinde yoktur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
29.05.2023 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "Kişi ile ... A.Ş. arasında 5.2.2019 başlangıç tarihli ... sigortası sertifikası imzalanıldığı, 13.7.2019 tarihinde öldüğü bildirilen ... oğlu, 1954 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde; Adli dosyada kayıtlı bilgilerde;1-Kişi ile ... A.Ş. arasında 5.2.2019 başlangıç tarihli ... sigortası sertifikası imzalanıldığı kayıtlı olduğu,2-Tıbbi belgelerden söz konusu sözleşme tarihi öncesinde kişide;” benign prostat hiperplazisi, renal kolik, üreter taşı, irritabl barsak sendromu, varis, venöz yetersizlik (kronik), (periferik), periferik ve serebral (serebrovaskuler) damar hastalıkları” hastalık tanılarının kayıtlı olduğu,Dosya kapsamında mevcut ...Ün Eğitim, Uygulama ve Araştırma Hastanesi ...’nin 12.5.2016 tarihli raporunda tanı kısmında
Tanı:Kronik iskemik kalp hastalığı, Venöz yetersizlik (kronik), (periferik)” kayıtlı olmakla birlikte ... Eğitim, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi ABD nın Arş ..., ... imzalı 14.10.2019 tarihli raporunda;” ... Protokol numaralı ... 12.05.2016 tarihinde kliniklerine müracaat ettiği, yapılan tetkiklerde hastanın kronik iskemik kalp hastalığı bulunduğuna dair bir bulgu olmadığı” kayıtlı olduğu, 3-Dosya kapsamında kişiye reçete edilen ilaçlar listesinde; kişiye 26.5.2008, 19.11.2008, 5.4.2010 tarihlerinde Beloc Zoc 50 mg tablet isimli ilacın (etken madde: Metoprolol olan ve yüksek kan basıncı ve göğüs ağrısını (anjina pektoris) önlemek için - kalp yetmezliğinde - bazı çarpıntılarda - düzensiz kalp aktivitesinin (aritmi) belirli türlerinde kullanılma endikasyonu olan ) reçete edilmiş olduğu, 4-Kişinin 13.7.2019 tarihinde ... Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne ölü olarak getirildiği, kardiyopulmoner resüsitasyon (yeniden canlandırma işlemleri) , elektriksel kardiyoversiyon uygulanıldığı, eks kabul edildiği kayıtlı olduğu, kişi hastaneye ölü olarak getirilmiş olduğundan kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak ölüm anına ait ekg, eko , kardiak enzim tetkiki gibi bir tıbbi belgesi bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik incelemeler ile toksikolojik analizler de yapılmamış olduğu cihetle; Mevcut bulgular ile kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği, 2-Kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinden sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıklarının ölüm olayında etkisi ve katkılarının olup olmadığı hususunda kesin değerlendirme yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
01.08.2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Fer’i müdahil ... Bankası A.Ş.’nin muris ...’a ... üşteri numarasına bağlı kullandırılmış Kooperatif Kredileri Ödeme Tablosu dahilinde; 13.07.2019 vefat tarihi itibariyle toplam 177.483,75-TL tutarında alacağı bulunduğu, 01.11.2022 Banka ödeme belge tarihi itibariyle toplam 55.452,14-TL tutarında alacağı bulunduğu, Sayın Mahkemeniz tarafından davalı sigorta şirketince ... Sertifika no.lu Kobi Grup ... Sigortası Sözleşmesi Sertifikası kapsamında sigortalı ...’ın sigorta süresi içinde vefatı nedeniyle ve poliçe şartları gereği 13.07.2019 vefat tarihi itibariyle kredi poliçe teminat/tazminat tutarı olan 150.000,00-TL’nin faiz ve ferileri ile birlikte ödenmesi gerektiğine karar verildiği takdirde; 13.07.2019 tarihi ile 01.11.2022 tarihi arasındaki dönem içerisinde davacı mirasçılar tarafından fer’i müdahil Banka’ya ödenen tutarlar gözetilmek ve 01.11.2022 tarihi itibariyle dain-i mürtehin sıfatıyla Banka sigorta alacak kısmını oluşturan 55.452,14-TL tutarındaki kalan kredi borç miktarı da mahsup edilmek suretiyle; davacı mirasçılara faiz ve ferileri ile birlikte iade edilmesi gereken toplam tutarın 94.547,86-TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
04.01.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Sayın Mahkemeniz tarafından davalı sigorta şirketince ... Sertifika no.lu Kobi Grup ... Sigortası Sözleşmesi Sertifikası kapsamında sigortalı ...’ın sigorta süresi içinde vefatı nedeniyle ve poliçe şartları gereği 13.07.2019 vefat tarihi itibariyle kredi poliçe teminat/tazminat tutarı olan 150.000,00-TL’nin faiz ve ferileri ile birlikte ödenmesi gerektiğine karar verildiği takdirde; 13.07.2019 tarihi ile 12.12.2023 tarihi arasındaki dönem içerisinde davacı mirasçılar tarafından fer’i müdahil Banka’ya ödenen tutarlar gözetilmek ve 12.12.2023 tarihi itibariyle dain-i mürtehin sıfatıyla Banka sigorta alacak kısmını oluşturan 17.947,00-TL tutarındaki kalan kredi borç miktarı da mahsup edilmek suretiyle; davacı mirasçılara faiz ve ferileri ile birlikte iade edilmesi gereken toplam tutarın 132.053,00-TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, mirasçılar tarafından ... sigortası kapsamında muris tarafından kullanılan Kobi Kredisi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesi davasıdır.
Muris ile davalı arasında düzenlenen ... sigorta poliçesinde kredi veren banka lehine dain mürtehin kaydının yer alması taraflar arasında kararlaştırılabilir. Bu durumda rizikonun gerçekleşmesi/sigortalının ölümü halinde poliçeden doğan alacak hakkı, rehin alacaklısına aittir. Bu nedenle sigortalının mirasçılarının talep ettiği tazminat, dain ve mürtehinin muvafakati olmadan ödenemez. Bu nedenle sigortalı/mirasçıları tarafından açılacak davalarda dain mürtehin hakkına haiz bankanın davaya muvafakat edip etmeme hakkı bulunmaktadır. Ancak alacaklı bankanın davaya muvafakat edip etmeme hakkı bulunsa da her hak gibi bu hakkın da Türk Medeni Kanunun (TMK) 2. maddesi uyarınca iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanılması gereklidir.
Bununla birlikte kredi borcu ödenmemiş olması halinde sigorta bedelini talep hakkı öncelikle bankaya aittir. Ancak kredi borcunun bir kısmı ödenmiş ise ödenen miktar kadar tazminat talep etme hakkı mirasçılara, kredinin ödenmeyen kısmı yönünden talep hakkı yine bankaya aittir. Diğer bir ifade ile kredi borcunun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumda kredi borcunun artan kısım için bankanın onayına ihtiyaç bulunmamaktadır. Poliçelere esas kredi borcunun artan kısmı için bankanın onayına ihtiyaç bulunmadığı gibi, kalan kredi borcu için icra takibine girişilmesi durumunda dava dışı alacaklının muvafakatinin sorulmasına da gerek bulunmamaktadır (Yargıtay 17. HD'nin 2020/1031 Esas, 2020/8512 Karar sayılı kararı). Kaldı ki açılan davanın menfi tespit ve istirdat davası olması nedeniyle dain-i mürtehin bankanın açılan davaya muvafakat edip etmemesi önem arz etmemektedir.
Sigorta sözleşmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401/(1). maddesinde: "Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin ... süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin ... süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Sigorta ettiren; prim ödeme, doğru beyanda bulunma, ağırlaşan rizikoyu bildirme, rizikoyu bildirme, rizikodan sonra zararı azaltma ve kurtarma yükümlülüğü altındadır.
Sigortacı ise; TTK'nin 1421/(1) maddesi gereğince; "Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur." hükmü gereğince sigortacı poliçe verme ve riziko gerçekleştiğinde sigorta tazminatı ya da bedelini ödeme yükümlülüğü altındadır.
Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. Riziko ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nin 1439. maddesinde:
"(1)Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez.
(2)Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan, "Aydınlatma Yükümlülüğü" başlıklı TTK 1423. Maddesi: "Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.
Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler." hükmünü haizdir.
Yukarıda açıklanan madde hükmüne göre poliçenin sigortalıya tesliminden sonra sigortalı tarafından 14 gün içinde itiraz edilmemişse geçerli hale geleceği düzenlenmiştir.
Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK 1435, 1439 ve 1440. maddeleri her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakta ise de, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile ... sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, ... Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. ... Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Gerek TTK'nun 1435. maddesi ve gerekse ... Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Huzurdaki davada davacı murisinin kullanmış olduğu banka kredisi nedeniyle, ... sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; poliçenin düzenlenmesinden sonra davacı murisi vefat etmiştir.
29.05.2023 tarihli ATK raporunda; "Kişinin 13.7.2019 tarihinde ... Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne ölü olarak getirildiği, kardiyopulmoner resüsitasyon (yeniden canlandırma işlemleri), elektriksel kardiyoversiyon uygulanıldığı, eks kabul edildiği kayıtlı olduğu, kişi hastaneye ölü olarak getirilmiş olduğundan kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak ölüm anına ait ekg, eko, kardiak enzim tetkiki gibi bir tıbbi belgesi bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik incelemeler ile toksikolojik analizler de yapılmamış olduğu cihetle; mevcut bulgular ile kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği, kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinden sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıklarının ölüm olayında etkisi ve katkılarının olup olmadığı hususunda kesin değerlendirme yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde düzenlenen, sigorta sözleşmesinin kurulması sırasında doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü gereği, sigorta ettirenin sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Davacılar murisinin poliçe tarihinde mevcut hastalıkları ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığı bilimsel olarak tespit edilemediğinden ve bu durum davacıların aleyhine yorumlanamayacağından, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunduğundan davanın bu anlamda kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Eldeki davada, muris tarafından kullanılan kredi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, ödenen bedelin iadesi ile teminattan arta kalan miktarın (muris tarafından ödenen taksitlerin) davalı sigorta şirketinden faizleriyle birlikte tahsil edilmesi talebi bulunduğundan sayılan talepler bakımından dava yığılması söz konusudur. Yatırılan başvurma harcı, her iki talebi de kapsamaktadır. Bunun yanında her talep yönünden de karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Davalı sigorta şirketine karşı açılan istirdat davası yönünden ise, mirasçılar tarafından murisin ölümünden sonra ... Bankasına ödenen 132.053,00 TL ödendiği anlaşılmakla ve ödemelerin tamamının murisin ölümünden sonra davacı mirasçılar tarafından ödendiği anlaşılmakla bu talep yönünden davanın kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile davacıların murisinin çekmiş olduğu krediden dolayı borçlu olmadığının ve kalan taksitlerin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine, teminattan arta kalan miktarın (muris tarafından ödenen taksitlerin ve kredi borcundan arta kalan) davalı sigorta şirketinden faizleriyle birlikte tahsil edilmesi talebinin arta kalan miktar ya da mursi tarafından ödenen bedel bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı yanca arabuluculuk görüşmelerine katılınmadığından da tam sorumluluğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A-Feri müdahil ... Bankası ile davacıların murisi ... arasında düzenlenen 150.000,00 TL bedelli ve 23.01.2019 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle davacıların borçlu olmadığının TESPİTİNE,
B-Feri müdahil ... Bankası ile davacıların murisi ... arasında düzenlenen 150.000,00 TL bedelli ve 23.01.2019 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kısmının davalı ... A.Ş.'den tahsil edilmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
C-Davacılar tarafından Feri müdahil ... Bankasına ödenen 132.053,00 TL’nin dava tarihi olan 08.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
D-Teminattan arta kalan miktarın davalı sigorta şirketinden faizleriyle birlikte tahsil edilmesi talebinin REDDİNE,
2-Menfi Tespit Talebi Yönünden;
A-Alınması gereken 10.246,50 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 4.086,83 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.159,67 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
B-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 24.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Ödenen Bedelin İadesi Talebi Yönünden;
A-Alınması gereken 9.020,54 TL nispi karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
B-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 21.128,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 4.086,83TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 737,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.875,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!