WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/258 Esas
KARAR NO:2024/27

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:06/10/2009
KARAR TARİHİ:16/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili .... Tüketici Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkil banka tarfından davalı ...'a kredi kullandırıldığını, diğer davalı ... söz konusu krediyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldıklarını, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle davanın kabulü ile 3.787,14 TL asıl alacak 61.339,36 TL faiz 3.066,97 TL BSMV olmak üzere toplam 68.193,47 TL tutarı davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; asıl borçlu olarak gösterilen davalının hiç bir zaman bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun .... Ağır Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, bankaca dosyaya sunulan sözleşme asıllarının ön ve arka yüzlerindeki ve kredinin kullandırıldığını gösterir dekont asıllarındaki imzaların birbiriyle uyuşmadığını, alacaklının kötü niyetli olduğunu beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletn karşı tarafa yükletilmesine fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; ... Ağır Ceza Mahkemesindeki davada banka yöneticilerinin zimmet suçundan mahkumiyetlerine karar verildiğini , ve kararın Yargıtayca onandığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddine masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Tüketici Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda 30/10/2013 tarih, 2009/... Esas, 2013/... Karar sayılı kararımız ile davanın reddine karar verilmiştir.
... Tüketici Mahkemesi'nin 30/10/2013 tarihli davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12.01.2015 tarih ve 2014/... esas, 2015/... karar sayılı bozma ilamı ile;
"1-Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden davanın kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanmasına rağmen, Tüketici Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve bu nedenle de davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozularak .... Tüketici Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ve 2015/... Esas,2015/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mahkememize gönderilmiş olup Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Deliller toplanmış ve .... Tüketici Mahkemesi'nce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; “....Davacı banka adına 06.10.2009 dava tarihi itibariyle 68.884,31 TL alacak hesaplandığı,kredi borçlusu ...'ın banka alacağının tamamından sorumlu olduğunu, kefil ...nın banka alacağının 40.539,77 TL sinden sorumlu olduğu,....” şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 07/03/2017 tarih, 2016/... Esas Esas, 2017/... Karar sayılı kararımız ile "Tüm dosya kapsamından .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı Ceza dosyasında kredi kullandığı bildirilen kişi ve kefillerin bankaya gelmedikleri ve imzalarının şirket yetkilerince temin edildiği ve dava konusu kredi hesabının kapatılmasında da davalı şirket çalışanı adına açılan ancak davalı şirket tarafından kullanılan hileli olarak açılan bir hesapta banka kaynağı kullanılarak ve işletilerek elde edilen repo gelirinden yararlanıldığının tespit edildiği, bu hususların davacı bankanın müfettişlerince yapılan soruşturma raporunda da vurgulandığı ve davalı ... 'ın asıl borçlu diğer davalı şahısların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, Kredi sözleşmesini imzalamaya dahi bankaya gelmedikleri, işlemlerin banka çalışanlarınca tamamlandığı, bu nedenlerle açılan bu krediden, kredi çekmiş gibi gözüken davalı şahısların hukuken sorumlu olmadıkları anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 07/03/2017 tarihli davanın reddine dair verilen kararının temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2019 tarih ve 2017/... esas, 2019/... karar sayılı bozma ilamı ile;
"Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup mahkemece davalıların kredi kullanmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece banka görevlilerinin yargılandığı ceza dava dosyası getirtilmemiş ve kredi dosyalarındaki imzalar incelenmemiştir. ... Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen kararın gerekçesinde de somut olarak davalıların kullandığı krediye ilişkin ayrıntı bulunmamaktadır. Bu nedenle ilgili ağır ceza mahkemesi dosyası getirtilip, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte incelenerek, dava konusu kredilerin, gerçekten davalılarca kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir. Ağır ceza mahkemesi dosyasından bu husus anlaşılamadığı takdirde, kredi sözleşmesi ile kredi miktarının davalılara ödemesini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Mahkememizce verilen karar bozularak dosya Mahkememize gönderilmiş olup Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2019 tarih ve 2017/... esas, 2019/... karar sayılı bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce Yargıtay ilamı doğrultusunda .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/05/2009 Tarih ve ... sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
Davaya konu kredi sözleşmesi ile kredi miktarının davalılara ödemesini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yapılabilmesi için gerekli yazışmalar yapılmış, imza örnekleri ve belge asıllarınnın dosyamıza kazandırılmasının ardından kredi sözleşmesi ile kredi miktarının davalılara ödemesini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı hususundan rapor hazırlanmak üzere dosyamız grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 07/09/2022 tarihli raporda özetle;
"1-İnceleme konusu, İnceleme konusu, 7.C.Ziraat Bankasına ait 15,08.1998 tarihli “2.500.000.000-İkimilyarbeşyüzmilyon TL” tutarlı Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesinde;
a-... adına atılmış borçlu imzaları ile ...'a ait mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, sevir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu sözleşmede ... adına atılmış imzaların ...'IN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU,
b- Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesinde Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil bölümünde yer alan “...” isim yazısı ile imzalar ile ...'a ait mevcut mukayese isim yazıları ve imzalar arasında ; yukarıda sayılan tanı unsurları bakımından da farklılıklar saptandığımndan söz konusu sözleşmede yer alan ... isim yazısı ve imzalarının mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'NIN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI,
c-Diğer inceleme konusu olan ... Bankasına ait 14.10.1998 tarihli “2.480.000.000-İkimilyardörtyüzseksenmilyonTL” Dekontta ... adına atılmış imza ile ... ve ...'ya ait mevcut mukayese imzalar arasında yukarıda sayılan tanı unsurları bakımından aymı el ürünü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlilikte herhangi bir bulgu saptanmadığı" yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur.
Rapora yönelik itirazlarda bulunulması üzerine imza incelemesi yapılmak üzere dosyamız İstanbul ATK'ya gönderilmiş, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 17/01/2023 karar tarihli raporda özetle;
"6.1. İnceleme konusu sözleşmede "..." isim yazısının sağ alt köşesinde yer alan imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu,
6.2. İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için;
...'nın inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın (1998) ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde tespitler yapılmıştır.
ATK raporunda belirtilen eksikliğin tamamlanmasının ardından kredi sözleşmesi ile birlikte ayrıca kredi miktarının davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki (kasa tediye fişi) imzaların, her bir davalı bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle davalılara ait olup olmadığının tespiti hususunda rapor düzenlenmek üzere dosyamız yeniden İstanbul ATK'ya gönderilmiş, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 06/11/2023 karar tarihli raporda özetle;
"6.1. Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu dekontlarda ve sözleşmelerde yer alan imzalar ile ...'nın sınırlı sayıda mukayese imza örneği arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği,
6.2. Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu 15/10/98 tarihli sözleşmede "..." adına atılı imzalar dışında yer alan imzalar ve diğer sözleşme ve dekontlarda yer alan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Yapılan tespitler doğrultusunda alınan bilirkişi raporları, bozma ilamı, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kredi alacağının tahsili istemli eldeki davada alınan raporlarda 15/10/1998 tarihli kredi sözleşmesindeki imzanın asıl borçlu ...'ın el ürünü olduğu tespit edilmiş ise de kredi miktarının davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki (kasa tediye fişi) imzaların davalılara ait olmadığının belirlendiği, buna göre davalılar ... ve ...'nın asıl borçlu ve müteselsil kefil olarak gözüktükleri sözleşmedeki kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığı, bu nedenle davalıların hukuken sorumluluklarının bulunmadığı (aynı yönde Yargıtay 11. HD'nin 2022/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından davacı tarafça kredi sözleşmesine dayanılarak alacak talebinde bulunulamayacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 1.165,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 737,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalılar duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.
16/01/2024

Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır