T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/315 Esas
KARAR NO:2024/636
DAVA: Şirketin Haklı Nedenle Fesih ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ: 25/04/2022
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Haklı Nedenle Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, davalı şirketin her biri %50'şer hisse ile iki ortağı bulunduğunu, bunlardan birinin davacı olduğunu, diğer ortağın dava dışı----- olduğunu belirterek; --- eşi ---------- birlikte şirketin yönetim kurulunu oluşturduklarını; kuruluşundan bu yana kâr dağıtımı yapılmaması, genel kurul toplantılarının yapılmamış olması ve fiilen organsız kalması, bilgi ve belge paylaşımı yapılmaması ve talebe rağmen verilmesinden de imtina edilmesi, ortaklar arasında çözümü imkansız ve dava açılmasına sebep olan uyuşmazlıkların ortaya çıkması, %50 paya sahip diğer ortak ------- olup gizli ortak gibi davranan eşi ile işbirliği içerisinde lehine haksız maddi kazanç sağlandığının, Şirketin sermaye ihtiyacının karşılanması için gönderilen paraların şahsi ihtiyaçlar için kullanıldığının, Şirketin gerçek duruma aykırı şekilde Şirket ortağına ve üçüncü kişilere karşı borçlu gösterildiğinin, Şirket’in zarara uğratıldığının, Şirket hesaplarında ve kayıtlarında usulsüzlüklerin ve şüpheli işlemler yapıldığının, ticari defterlerin usulsüz tutulduğunun ve saklandığının, Şirket’in adı kullanılarak üçüncü kişilerden haksız kazanç sağlandığının, müvekkilin imzası taklit edilmek suretiyle Şirket adına birtakım hukuki işlemlerin yapıldığının tespit edilmiş olması gibi sebeplerle ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığını, sonucunda da şirketin faaliyetinin sona erdiğini, amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığını, gelir elde edemeyerek zarar ettiğini, Şirket’in faaliyetine devam edilmesi imkanı kalmadığını,
1. Şirket’in kuruluşundan bu yana kâr dağıtımı yapılmadığını ve müvekkilin kazanç sağlayamadığını, bugüne kadar kâr dağıtım kararı alınmadığını, kâr dağıtılmaması yönünde bir genel kurul kararı olmamasına rağmen de fiilen kâr dağıtımı yapılmadığını, restoranlar faal olmadığından Şirket’in kâr elde edebileceği bir gelir kalemi kalmadığını, bundan sonraki süreçte kâr elde etmesinin de mümkün olmadığını, üstelik halihazırda Şirket’in üçüncü şahıslara borçlarının ve başlatılmış icra takipleri bulunduğunu,
2. Ortaklar arasında anlaşmazlıkların ortaya çıkması ve tarafların bir araya gelmesi imkanının kalmaması sebebiyle genel kurulun toplanması ve Şirket faaliyet ve işlemlerine devam edilmesi ve/veya Şirket’in akıbetine ilişkin herhangi bir karar alınmasının imkansız hale geldiğinin, bir araya gelinse dahi her iki ortağın da ortaklık payı eşit olduğundan ve tarafların ortak bir paydada birleşmesi mümkün olmadığından karar alınmasının fiilen imkansız hale geldiğini, Şirket fiilen organsız kaldığından TTK’nın 636/2 maddesi uyarınca Şirket’in feshi ve tasfiyesi için yasal koşulların oluştuğunu,
3. Ortaklık sıfatı bulunmayan Şirket müdürü İbrahim Hekim’in, hem eşi ortak -------- sıfatını kullanarak hem de onun arkasında adeta gizli ortak gibi davranarak şirket yönetimini fiilen eline geçirdiğini, böylece müvekkil ve diğer müdür --------- saf dışı bırakıldığını, ilerleyen zamanlarda birtakım iş ve işlemlerin muvazaa riski taşıdığı, banka kayıtları arasında farklılıkların bulunduğu fark edildiğinde bilgi edinebilme adına finansal belge, kayıt ve defterlerin incelemeye sunulması hususunda -------- ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen cevap dahi verilmediğini, hiçbir resmi bilgi, belge ve kaydın müvekkilin incelemesine sunulmadığını,
4. Çeşitli zamanlarda, müvekkilin eşi -------kanalıyla 200.000,00 TL yasal sermaye payı, 305.910,00 TL Şirket işlerinin yürütülmesinde harcanmak ve Şirket’in ticari defterlerine işlenmek üzere toplam 505.910,00 TL’nin ---- ait banka hesabına gönderildiğini, -------- gönderilen 305.910,00 TL’nin Şirket hesaplarına aktarılmadığının fark edildiğini, şirket için harcanmamış olan 305.910,00 TL’nin talebe rağmen ödenmemiş olması sebebiyle aleyhine ----- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının --------dosyası üzerinden devam ettiğini, Ayrıca Şirket’in satışlardan elde ettiği nakit gelirlerin doğrudan ------- Iban no’lu hesaba aktarıldığını, Şirket’in nakit gelirlerinin bir kısmının da aslında Şirket’in nakit ihtiyacının olmamasına rağmen ------ borçlandırılmak suretiyle şirket kayıtlarına işlendiğini, şirket ile ortak ------ gerçeğe aykırı şekilde ortak lehine borç ilişkisi yaratıldığı ve böylece şirketin pasif değerleri arttırılarak maddi zarara uğratıldığının tespit edildiğini,
5- Şirket adına -----model araç satın alınması için Şirketin------borçlandırıldığını, ancak şirket adına kayıtlı böyle bir araç bulunmadığını,
6- Şirket mali müşaviri ------ temin edilebilen bilgi, belge ve kayıtlar üzerinde yapılabilen sınırlı incelemede; Şirket’in mali durumunun resmi kayıtlara doğru şekilde yansıtılmamış olduğunu, üçüncü kişilere yapılan ödemelerin olduğundan fazla bildirildiğini, hiçbir dayanağı olmayan gider kalemlerinin işlendiğini, şirket adına tahsil edildiği bilinen paraların şirket hesap ve kayıtlarına intikal ettirilmediğini, şirket hesaplarından ne için olduğu belirsiz paraların çekilmiş olduğunun fark edildiğini,
7- Müdür ----- aleyhine nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın ------ dosya numarasıyla yürütüldüğünü,
8- Kuruluşundan bu yana inceleme taleplerinin çeşitli bahanelerle geçiştirildiğini, şüpheli işlemlerin ve usulsüzlüklerin fark edilip güvensizliğin ortaya çıkmasıyla inceleme yapılabilmesi için belge kayıt ve defterlerin noterlik kanalıyla yazılı olarak iletilmiş olmasına rağmen yazılı herhangi bir cevap verilmediğini, yapılan şifahi görüşmelerde Ticari Defterlerin Kaybolduğunun ileri sürüldüğünü,
9- Müvekkilin imzasının taklit edilerek şirket adına hukuki işlemler gerçekleştirildiğini, şirketin -----şube açılış işlemleri ile ilgili genel kurul kararında müvekkilin imzasının ------ tarafından sahte olarak atıldığını, müvekkilin imzasının taklit edilerek düzenlenen tek metnin bu olmadığının fark edildiğini, şirketin 2 no’lu şubesinin ek faaliyete başladığını gösterir kararda da müvekkilin imzasının taklit edildiğinin anlaşıldığını,
10---------isimli kişiye hisse devri yapılarak Şirket ortağı yapılacağı vaadi ile bu kişiden müvekkilin bilgisi olmaksızın 449.000,00 TL para talep ve temin edildiğini, daha sonra ise Şirket sermaye payı olarak Şirket hesaplarına aktarılmayıp şahsi işleri için kullanıldığının öğrenildiğini,
11- Ortaklar arasında güven ve huzur ortamı kalmadığını, güven ilişkisinin kaçınılmaz ve geri dönülmez şekilde bozulduğunu, ortaklar ve müdürler arasındaki husumetin yalnız şirket faaliyetleri ile sınırlı kalmayıp kişisel husumete ve hatta ölüm tehdidine kadar vardığını, şirketin faaliyetine devam etme imkanının kalmadığını, ------- anlaşmalarının üçüncü şahıslara devredilmek ve Şirket’e ait restoranların kapatılmak zorunda kalındığını, ortada faal ve kâr eden bir şirket bulunmadığını, Şirket’in ticari faaliyetinin fiilen sona erdiğini, Davanın kabulüne, TTK md. 636/3 uyarınca Şirketin haklı sebeple feshine ve tasfiyesine; tasfiye memuru atanmasını ve müvekkile tasfiye payının ödenmesini, mümkün olmaması halinde ortaklık payının gerçek değerinin ödenerek müvekkilin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Ayrıca dava süresince ihtiyati tedbir yoluyla; şirket yöneticilerinin yetkilerinin sınırlandırılmasına, şirket yönetiminin en az 3 imza ile yürütülmesine, şirket mal varlığının tespiti ile 3.şahıslara devrinin önlenmesine ve şirkete yönetim kayyımı atanması da istenmiştir.
SAVUNMA:Davalı taraf davaya cevap vermemiş, ancak diğer ortak ve yönetici olan----- vekili birkaç celseye gelmiş, şirket yönetiminden istenen belgeler sorulan hususlarla ilgili yazılı ve sözlü beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK 636/3 maddesi gereğince açılan şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiye davasıdır. Davacının şirket ortağı olduğu, şirketin 2 ortaklı bir Limited Şirketi olduğu, her bir ortağın eşit hisseye sahip olduğu ihtilafsız olup taraflar arasındaki ihtilaf davacının iddia ettiği gibi haklı fesih sebeplerinin doğup doğmadığı hususunda toplanmaktadır.Bu tür davalarda, şirketin fesih ve tasfiyesini isteyen ortağın diğer ortaklarla ve şirketle arasında bir anlaşmazlık bulunup bulunmadığı, anlaşmazlığın sebebinin ne olduğu, kimden kaynaklandığı, bir anlaşmazlık varsa ve bu anlaşmazlık sadece dava açan ortaktan kaynaklamıyorsa artık davacı ortaktan şirketteki ortaklığını devam ettirmesinin beklenip beklenemeyeceği; beklenilmeyecek ise o takdirde şirketin faal ve rantıbıl bir şirket olup olmadığı incelenerek, gayri faal bir şirketse fesih ve tasfiyesine karar verilebileceği değilse o takdirde dava eden şirket ortağının karar tarihindeki hissesinin rayici karşılığında çıkma dahil bir tedbire karar verilebilir.Mahkememizce davacının bu anlaşmazlıkla ilgili bildirdiği dosyalar incelenmiş olup; ----- sayılı dosyasında ---- ismindeki bir davacının --- aleyhine açtığı bir dava olduğu, ------ hesaplarına gönderilen paraları şahsen kullandığından dolayı icra takibi yapılıp itiraz üzerine takibin durması sebebiyle de itirazın iptali davası açıldığı; bu dosyanın şirket yöneticilerinden birinin şirketin ilişkili olduğu bir işten dolayı gelen parayı zimmetine geçirmiş olduğunun delili olarak gösterildiği; ----- sayılı soruşturma dosyasının ise bu olaydan dolayı ---- şirket yöneticisi -----kendisini hakaret ve tehdit etmesinden dolayı şikayet etmesi yine ---- dosyasında ise yine ---- şirket yöneticisi -----karşı, şirket için gönderdiği paraların güveni kötüye kullanmak suretiyle zimmetine geçirdiğinden dolayı şikayet ettiği, bu dosyalarında şirket yöneticisinin davranışlarından dolayı artık şirket ortaklığının devamının kendisinden beklenemeyeceğini ispat yönünden delil gösterdiği görülmüştür.Mahkememizce davacının gösterdiği 3 tanıktan 2 tanesi dinlenmiş, 3.ve 4.celsede dinlenen davacı tanıklarından sonra davacı vekili son tanığın dinlenmesinden sarfı nazar etmiş; dinlenen davacı tanıları davacının iddiasını doğrulamışlar; dinlenen davacı tanığı ----- devirlerinin daha düşük gösterildiğini; şirketin ----bir şube açtığı, davacının eşi ----- başına geçirildiği,------ ise şirketin mali durumunu idare ettiğini, gerek kendisinden gerek ---- gerekse davacının ----- şirketin mali durumuna ilişkin bir türlü bilgi alamadıklarını, davalı şirkete ------yaptırılmadığı, davalı şirketin ortaklarına kâr payı dağıtılmadığı, şirket kayıtlarının bir kısmının hakikate aykırı tutulduğuna bizzat tanık olduğunu, bazı giderlerin mükerrer girilmek suretiyle şirketin giderlerinin yükseltildiğini; -----gelen paraların----şahsi hesabına gönderildiği ancak ---- bunu şirket kasasına aktarmayıp sanki eşi------- alacaklı gibi gösterilmek suretiyle eşine gönderildiğini tespit ettiklerini, kendisine davalı şirkete ortak olması için taahhütte bulunulduğunu, şirketin her iki ortağının bir kısım hisselerini kendisine devredeceklerini bildirerek şirket bünyesine alınmasına rağmen bu devirlerinde hiçbir zaman gerçekleştirilmediğini; dava açılmadan öncede kendisinin, ----- avukatı ve ------ buluştuklarını, şirket hesaplarının o toplantıda görüldüğünü ve tutarsızlık olduğu belirlendiğinde anlaşmanın sağlanamadığını, şu an itibarıyla şirket faaliyetlerinin tamamen sona erdirildiğini; şirketin 2 şubesinin 3.şahıslara devredildiğini, diğer tanık ---- davalı şirkette 1,5 yıl kadar çalıştığını, şirketi -------- yönettiğini, kendisi şirkette işe başladığından davacının eşi ---- şirketten çıkarılmış olduğunu, şirkette esasen birde kayden ortak olmayan ve fiilen ortak olan------bulunduğunu, kendisinin işe alımının ve iş mülakatının-----tarafından yapıldığını, ancak ----- anlaşamadığını, şirketin mali hesaplarını-----tuttuğunu, ----- şirket parasını zimmetine geçirdiğini, buna kendisinin de tanık olduğunu açıkça bildirmiştir.Mahkememizce şirket kayıtlarının da incelenmesine karar verilmiş ve davalı şirkete kayıtlarını ibraz etmesi için ihtarlı tebligat gönderilmiş ise de; davalı şirketin kayıtlarını ibraz etmemesi sebebiyle ancak dosya içine toplanabilen kayıtlar incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmış; uzman bilirkişi heyeti taraflar arasındaki kişisel anlaşmazlıklar, şirket yönetimindeki zafiyet ve tanık beyanları göze alındığından TTK 636/3 uyarınca davalı şirketin feshi yönünden görüş bildirmişlerdir. Gerek şirketin firma kaydının incelenmesinde gerekse sunduğu belgelerin incelenmesinde; şirketin uzun süreden beri --------- edilmiş bir Genel Kurul kararının bulunmadığı, bu nedenle Genel Kurulunun uzunca bir süreden beri toplanmadığı, sunulan belgelere nazaran uzunca bir süreden beri ticari bir faaliyetinin bulunmadığı; gayri faal bir hale düştüğü gerek tanık beyanlarından gerekse tutulan kayıtlardan belirlenmiş olup; davacı tarafından ortaya konan tüm bu anlaşamamazlık, şirketin yöneticileri tarafından kötü yönetilmesi ve esasen ticari faaliyetlerininde tamamen durmuş olması karşısında haklı fesih sebebinin doğduğu mahkememizce kabul edilmiştir.Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarını tüm ihtarlara rağmen ibraz etmediğinden zaten davacının ayrılma akçesinin hesaplanması mümkün olmayıp, fesih ve tasfiye yerine ''faal olmayan'' bir şirketin devamı yönünden alınabilecek herhangi bir tedbirinde bulunmadığı mahkememizce kabul edilerek zorunlu olarak fesih ve tasfiyeye karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
------olan------- TTK 636/3 maddesi gereğince HAKLI NEDENLE FESİH VE TASFİYESİNE,
İş bu kararın ------ ilan ettirilip tasfiye süresinde şirketin başına tasfiye halinde kaydının düşülmesinin bildirilmesine,
Tasfiye memuru olarak ------ atanmasına, tasfiye süresi için kendisine 20.000,00 TL ücret taktirine, ücretin davalı şirketten alınmasına,
Dava maktu harca tabi olduğundan maktu harçtan eksik 346,90 TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 161,40 TL peşin harç ve başvuru harcı ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 1.113,75 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 5.275,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair karar, Davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 04/07/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!