WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/19 Esas
KARAR NO :2024/524

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/01/2022
KARAR TARİHİ:08/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 13/06/2021 tarihinde sürücü ... sevk idaresinde ... plakalı araç ile ... numaralı çevre yolunda ... ilinden ... ilçesine doğru seyir halinde iken araç sürücüsünün kusuru ile yaramalaı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle sürücünün kullandığı aracından fırlamak suretiyle davacının ağır şekilde yaralandığını, davacının kaza sonucunda tedavi gördüğünü ve teravi giderlerini karşılamak zorunda kaldığını, tedavi süreci uzayan davacının kaza nedeniyle iş göremez duruma geldiğini, kazaya sürücünün sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinden sürekli iş göremez zararı, geçici iş göremez zararı, bakıcı gideri taleplerinin bulunduğunu, davacının yaşı mesleği geliri ve tüm diğer faktörler ile birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin limit dahilinde zararın tümünden sorumlu olacağı belirterek davacının geçirdiği trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik zararı için 500,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 500,00 TL, bakıcı gideri zararı için 500,00 TL olmak üzere 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyece tircai temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 30/05/2024 tarihli dilekçesiyle davacının geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle; geçici iş görmezlik zarar bedeli 23.125,34 TL, davacının yoğun bakımdan çıktığı 16.06.2021 tarihinden itibaren temel, insani ihtiyaçlarını gidermek için geçici olarak 2 ay süre ile başkasının desteğine ihtiyacı olacağı için bakıcı tedavi gider bedeli 5.724,00 TL ile maluliyet (sürekli iş görmezlik) zararına ilişkin 430.000,00 TL maddi tazminat bedeli olmak üzere toplam 458.849,34 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı tarafın davalı şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK 97 uyarıca işbu davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde 26/03/2021 - 26/03/2022 tarihlerini kapsayan ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçeri olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, ATK'dan maluliyet hususunda rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik talebi bakımından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun SGK'da olduğunu, davacı yanın kaza ve dava tarihi itibariyle çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabul etmediklerini, davacı için bakıcı giderinin hesaplanamayacağını, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davacı yanın taleplerinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... kayıtları, araç trafik tescil kayıtları, kaza tespit tutanağı, davacının SGK kayıtları, hasar dosyası, ... Üniversitesi Hastanesi Kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Dosya, davacının maluliyet oranının tespiti ile rapor tanzimi için İstanbul ATK ...İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 01/11/2023 tarihli rapor ile, ...’nın 13.06.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi Tablo 1.2 Kategori II %8, Tablo 1.3 Kategori II %8, Balthazard formülüne göre; %15.4 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Tarafların oransal olarak kusur tespitinin yapılarak rapor tanzimi için dosya İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 24/08/2022 tarihli sayılı raporu ile sürücü ...’ın kusursuz olduğu, ... plakalı otomobilde meydana gelen lastik patlaması hususunun %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kaza olayı nedeniyle tüm dosya kapsamının, kaza tutanağının, suruşturma dosyası kapsamının ve taraf itirazlarının irdelenerek davaya konu kaza olayının yaşanmasında aracın lastiğinin patlaması ve sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi hususunda kusurunun bulunup bulunmadığı yönünden taraf itirazlarını irdeler şekilde yeniden inceleme yapılmasının istendiği, düzenlenen 20/12/2022 tarihli raporda; "..Yukarıdaki hususlar çerçevesinde, olayda; sürücü ...'ın kusursuz olduğu, dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin patlayan lastiğinin kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu, davacı yolcu ...'nın kusursuz olduğu" belirtilmiştir.
Dosya, doktor, aktüerya ve sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda; 13.06.2021 tarihinde trafik kazasında yaralanan 14.09.2002 doğumlu ...'nın kazada yaralanması nedeniyle yoğun bakımdan çıktığı 16.06.2021 tarihinden itibaren temel, insani ihtiyaçlarını gidermek için; geçici olarak 2 ay süre ile başkasının desteğine ihtiyacı olacağı ve bakıcı giderinin 7.155,00 TL olacağının(%20 hatır taşıması indirimli tutarının 5.724,00 TL olduğu), sürekli olarak başkasının desteğine ihtiyacı olmayacağının öngörüldüğü, tedavi gideri teminat limiti içinde olan bakıcı gideri zararının limiti aşmaması nedeniyle belirlenen tutarın tamamından davalının sorumlu olacağı, geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 28.906,68 TL, (%20 hatır taşıması indirimli tutarının = 23.125,34 TL) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %15 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 1.783.418,33 TL. olduğu, (%20 hatır taşıması indirimli tutarının = 1.426.734,66 TL), davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi zararının davalının kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu sakatlık teminat limitinin üzerinde olması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından; sürekli İş göremezlik bakımından Davalının Sorumluluğunun = 430.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olacağı, 23.125,34-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.724,-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 28.849,34-TL tazminatın sigorta poliçesinin kişi başına 430.000,00-TL sağlık (tedavi) gideri teminat limiti dahilinde olduğu ve davalı olan sigorta şirketinin sorumluluğunda olacağı belirtilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK ve bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
13.06.2021 günü saat 19:35 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... ili istikametinden ... ilçesi istikametine doğru 0-32/06 numaralı üç şeritli otoyolu takiben orta şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin sol arka lastiğinin patlaması ile araç hakimiyetini kaybedip önce otomobilin sağ ön kısımları ile daha sonra da aracın kendi etrafında dönerek arka kısımları ile orta refüjde bulunan bariyerlere çarpması sonucu otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ...'nın araçtan fırlayarak yaralanması ile neticelenen yaralamalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
ATK maluliyet raporu ile, davacınıntüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Davaya konu kaza olayı ile ilgili olarak Yargıtay 17.HD'nin kararlarında istikrarlı şekilde vurguladığı üzere; "2918 Sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. İşleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamalıdır. Frenin veya lastiğin patlaması, rotun çıkması gibi teknik arızalar, yasanın öngördüğü anlamda mücbir sebep olarak nitelendirilemez. Bu durumda işletenin sorumlu sayılması gerekir. Kusurun söz konusu olduğu hallerde mücbir sebepten söz edilemez. O halde aracın işletenin sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki yerleşik yargı kararları uyarınca lastik patlamasının teknik kusur olup, mücbir sebep sayılamayacağı, müteselsil sorumluluk gereği davacının müteselsil sorumluların tümünden zararı talep edebileceği aşikardır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Somut olay ele alındığında kazaya sebebiyet veren araca ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin tanzim tarihi 26/03/2021 olup bu tarih 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sonradır. Bu durumda davalının sorumluluğunun kapsamı poliçe tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
Sağlık giderlerinin ödenmesi hakkında trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesi 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesiy1e özel olarak düzenlenmiş, bu giderler sosyal güvenlik hukukuna bırakılmış ve SGK yükümlülüğüne dahil edilmiştir. Bu kapsamda trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesinde ilk ödeyici kurum olarak SGK görevlendirilirken sağlık hizmeti tanımında da 2918 sayılı Kanunun 98 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna referans yapılmıştır. Konu hakkında sağlık giderlerini düzenleyen 5510 sayılı kanunun 63 vd. maddelerinde ise sağlık hizmeti tanımlanmıştır. Söz konusu hüküm de sağlık hizmetleri tedavi ile sınırlı olarak tanımlanmış olup geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin sağlık hizmeti olarak tanımlanmadığından, bu giderlerin sigorta sektörünün yükümlülüğünde olduğu açıktır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin 2019/4182 E., 2019/656 K. Sayılı kararı).
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza sebebiyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 Sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı ...'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2019/... Esas 2020/... Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup gerçek zararın tespiti amacıyla hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, davalı olayda hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Olayımızda mevcut deliller itibariyle; davacının araçta yolcu olarak bulunduğu ve aralarında taşıma ilişkisinden kaynaklı sürücünün maddi yönden menfaat sağladığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığından hatır taşıması olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda ceza tahkikat evraklardaki ifadelerine göre araç sürücüsünün davacının annesinin iş yerinden arkadaşı olduğu anlaşılmaktadır.Keza davacı taraf sigortalı araçta bedel karşılığında taşındığını ileri sürmediğine ve davalı sigorta şirketinin bu yöndeki beyanına karşı herhangi bir savunmada bulunmadığına göre, davalının sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü gerekmektedir.
Dosya Aktüerya, Sigorta Uzmanı ve Doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 02/04/2024 tarihli raporda; 13.06.2021 tarihinde trafik kazasında yaralanan 14.09.2002 doğumlu ...'nın kazada yaralanması nedeniyle davacının yoğun bakımdan çıktığı 16/06/2021 tarihinden itibaren 2 ay geçici süre ile başkasının desteğine ihtiyacı olacağı, sürekli olarak başkasının desteğine ihtiyacı olmayacağı, 13/06/2021 kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden ölüm ve sürükli sakatlık ile tedavi gideri teminatları bakımından sorumluluk üst limiti her biri için ayrı ayrı 430.000,00 TL olduğu, davacı tarafından davalıya 02/11/2021 tarihinde başvuruda bulunulmuş olduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası 12.11.2021 tarihinde Cuma günü mesai bitimi sona ermekte olduğu, bu durumda sigorta şirketi bakımındna temerrüt bir sonrakı iş günü olan 15/11/2021 tarihinde gerçekleşmiş olacağı, sigortalı aracın kullanım şekli hususi gözüktüğünden olaya adi yasal faiz oranlarının uygulanması gerekeceği, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri nedeniyle hesaplanan toplam 36.061,68-TL maddi tazminat alacağından %20 hatır taşıması indirimli tutarının 28.849,34-TL olduğu, sürekli iş göremezlik dönemine ait hesaplanan 1.783.418,33 TL tazminat alacağından %20 hatır taşaması indirimli tutarının 1.426.734,66 TL olduğu, sürekli iş göremezlik bakımından davalının sorumluğunun 430.000,00 TL olan limit ile sınırlı olabileceği anlaşılmış olup aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
1-a)Davacı ... için 1.783.418,33-TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak hesaplanan 1.426.734,66-TL sürekli iş göremezlik tazminat alacağından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti sorumluluğunda olan 430.000,00-TL'nin temerrüt tarihi 15.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
1-b)Davacı ... için 28.906,68-TL geçici iş göremezlik ve 7.155,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 36.061,68-TL tazminat alacağından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak hesaplanan 28.849,34-TL tazminat alacağının (tedavi gideri klozu kapsamında) temerrüt tarihi 15.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 31.344,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.916,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 23.427,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 70.239,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.836,00-TL Islah Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 395,05-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.311,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 08/07/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır