T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/685 Esas
KARAR NO: 2024/477
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/11/2021
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
----maddesine göre ---- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız---- Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan -----eşi velayet altındaki diğer küçük davacılar---- anneleri olan ----- tarihinde ---- meydana gelmiş olan trafik kazasında, yaya olarak bulunmakta iken davalı-------plaka sayılı otomobilin çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini, ------------ dava dosyasın ceza kovuşturmasının yapılmış olduğunu, kazada davalı sigortacının sigortalısı olan dava dışı sürücü asli kusurlu olmasından dolayı davalı sigortacının, davacıların hak ettiği tazinattan sorumlu olduğunu ve sigortacıya yapılan tazminat başvurusunun reddedilerek tazminat ödemesi yapılmadığını, arabuluculuk girişiminin sonuçsuz kaldığını bildirmiş, davacıların her biri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik miktarı belirsiz, belirlendiği anda HMK m. 107 mucibince artırılmak kaydıyla; davacılar murisi ---- meydana gelen kazada vefat etmiş olması nedeniyle her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan poliçe teminatlarında yer alan sorumlulukları dahilinde kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların desteği ------ ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında; sigortalı sürücünün %25 olan kusuru nispetinde; desteğin dava dışı olan annesi ----14.611,30 TL, davacılardan eş----için 67.539,75 TL, Çocukları olan davacılar ---- 9.642,35 TL----1.533,77 TL ve---------- 16.553,01 TL olmak üzere taplam 109.880,18 TL tazminatın 19/11/2021 tarihinde davacılar vekilinin hesabsına yatırarak tazminat yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğunu, yapılan ödeminin eksik veya fahis olduğuna dair herhangi bir tereddütün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere tazminatın -----------Şartlarına göre hesaplanmasının gerektiğini, sigortacının sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olduğunu, kazada yaya olan müteveffa destek --------- KTK nun 68 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen 100 metre mesafede varsa yaya geçidi, okul geçitleri ile kavşak giriş çıkışlarından yapma zorunluluğu ve karşıya geçerken yaklaşan araçların hız ve masafesini dikkate alarak uygun zamanda geçme zorunluluğuna dair kuralları ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili olarak Ceza Soruşyturmasını yapan -------- atanan bilirkiyi tarafından düzenlenen kusur raporunda; davacıların desteğinin karşıya geçtiği yerin kavşağa 12 metre mesafe olduğu belyirtilerek kusursuz olduğunu, sigortalı sürücünün ise kavşağa yaklyaşırken hızını azçaltmadığı gerekçesi ile tam kusurlu bulunmuş ise de; kendi içinde çelişkili olan bu rapora itibar edilmeyeceği; zira desteğin 12 m mesafede bulunun kavşak başyını kullanmamış olduğu, kazada desteğin kızıda yanında bulunup kazaya taraf olmadığından ölen desteğin kendi kızının gösterdiği özeni dahi göstermemiş olarak asli kusurlu olduğu kusurun ----------- tarfından tespit edilmesinin gerektiğini, davacı yanın KTK nun 99 maddesinde belirlenen belgelerle sigoracıya başvurusu bulunmadığından sigortacının temerrüte düşmemiş olduğunu, faiz talebilinin reddedilmesinin gerektiğini bildirmiş, izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin müvekkil şirketçe karşılanmış olması nedeniyle işbu davada haksız ve hukuka aykırı tazminat taleplerinin reddini, itirazları baki kalmak kaydıyla; tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına dosyanın ---- gönderilmesini, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Kayıt Tabloları, ----- Belgesi, Sigortaya başvuru/İhtarname ve ekli belgeler, ---- Dosyası,---- Kayıtları, Poliçe ve Hasar Dosyası,-----Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyası, Bilirkişi Kusur Raporu,------ Kusur Raporları, Ödeme Belgeleri, Bilirkişi Hesap Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, Trafik kazası sonucunda murisin ölümü nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 53/3 maddesi gereğince mirasçılar tarafından açılmış destekten yoksun kalma tazminatı (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın karşın duruşmaya katılan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluna gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Hukuk Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı; yine davacıların KTK'nin 97 maddesine göre davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartını yerine getirdikleri hemen kaydedilmelidir. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. ------- ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, --------; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.Destekten yoksun kalma tazminatı ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3 maddesinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır. -------- kararında, ana ve/veya babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, destek ilişkisinin varlığının ispatı için -------- gelir bağlanması şartının aranmayacağı, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği kabul edilmiştir. ---------- gerekçesine göre; ''Destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa, bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır". Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç; destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Burada önemle üzerinde durulması gereken husus, ölenin destek gücünün, eş ve çocuğun destek ihtiyacı ile beklenilen destek şeklinin ve miktarının yaşam deneylerine uygun olması gereğidir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; 07/08/2021 tarihinde dava dışı ----malik/ işleteni olduğu sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı hususi otomobilin ------- çarpması şeklinde ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Davacılar dosyada bulunan nüfus kayıtlarına ve mirasçılık belgesine göre müteveffa----- eşi ve çocukları olup ------ uygulaması gereği kabul edilen karine ve ülkemizin ekonomik ve sosyal koşullarına göre ölen eşin/annenin desteğinden mahrum kaldıkları tartışmasızdır. Dosyada mevcut ------ tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve --- göre kazaya ve ölüme sebebiyet veren ---- sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ----başlangıç ve bitiş tarihli 430.000 TL limitli olarak davalı sigorta şirketine -------- bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nin 91/1,85/1, 85/son, 86/1, 88/1 ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesine göre aracın sürücüsünün ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulması mümkün olduğundan doğan zarardan poliçe limitine kadar müteselsil olarak sorumlu tutulabileceği vazıhtır. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmış ve ilgili yerlerden getirtilmesi gerek bilgi ve belgeler celp dilmiştir. Bu kapsamda öncelikle kaza nedeniyle açılan ------- sistemi üzerinden getirtilerek incelenmiştir. ---------dosyanın olaya ilişkin olduğu ve dava dışı sürücünün asli kusurlu kabul edilerek sonuçta 6 yıl 3 ay hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın ---- denetiminden geçmek suretiyle bu şekilde kesinleştiği görülmüştür. Bu incelemenin akabinde olayda davalının sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuruna bağlı olduğundan soruşturma/ceza dosyasında bulunan trafik bilirkişisi raporu, işbu dosyadan alınan trafik bilirkişi raporu, ------- heyeti tarafından düzenlenen raporların birlikte değerlendirilmesinden kazada dava dışı sürücü ----- asli kusurlu, müteveffanın ise tali kusurlu olduğu, olaya ilişkin düzenlenen ------genişletilmiş -----ve buna paralel tespitler içeren ------ raporunda belirlendiği üzere sürücüye % 60 yaya müteveffaya % 40 oranında kusur atfedilmesinin kazanın meydan gelmesindeki objektif kriterler nezdinde raporlarda açıklanan trafik kurallarına göre dosya kapsamına uygun bulunduğu kabul ve takdir edilmiştir. -----Mahkememizce dava konusu olayda tazminat hesabı yapılması teknik bilgi gerektirdiğinden dosya bu kez ------ Listesinden resen seçilen bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye verilerek rapor düzenlemesi istenmiştir. ------- tarafından hazırlanan 01/11/2023 tarihli raporda dosyadaki farklı kusur raporlarına göre hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporuna karşı özellikle davacılar vekili tarafından yapılan itirazlar kapsamında bilirkişiden ek rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 19/04/2024 tarihli ek raporda ise özetle;
1. Müteveffa -------- %60 kusurlu olduğu durumda, kusur indirimli toplam destekten yoksun kalma tazminatı tutarı 1.436.005,25 TL olup ZMMS limitine göre paylaşım yapıldıktan sonra, 109.880,18 TL ödemenin 15.04.2024’teki birikimli halinin tenzilatı sonrası bakiye kalan tazminat tutarları; davacı ------- için 220.458,74 TL, davacı ------ için 12.457,48 TL, davacı ---- için 27.953,63 TL olmak üzere toplam 260.869,94 TL olduğu,
2. Müteveffa ------- %40 kusurlu olduğu durumda, kusur indirimli toplam destekten yoksun kalma tazminatı tutarı 2.154.007,88 TL olup --- göre paylaşım yapıldıktan sonra, 109.880,18 TL ödemenin------- birikimli halinin tenzilatı sonrası bakiye kalan tazminat tutarları; davacı---- için 220.458,74 TL, davacı ---- için 12.457,48 TL, davacı ---- için 27.953,63 TL olmak üzere toplam 260.869,94 TL olduğu,
3. Müteveffa -------%25 kusurlu olduğu durumda, kusur indirimli toplam destekten yoksun kalma tazminatı tutarı 2.692.509,85 TL olup --------- göre paylaşım yapıldıktan sonra, 109.880,18 TL ödemenin 15.04.2024’teki birikimli halinin tenzilatı sonrası bakiye kalan tazminat
tutarları; davacı ---- 220.458,74 TL, davacı ------ 12.457,48 TL, davacı------ için 27.953,63 TL olmak üzere toplam 260.869,94 TL olduğu,
4. Müteveffa -------%75 kusurlu olduğu durumda, kusur indirimli toplam destekten yoksun kalma tazminatı tutarı 897.503,28 olup----- göre paylaşım yapıldıktan sonra, 109.880,18 TL ödemenin 15.04.2024’teki birikimli halinin tenzilatı sonrası bakiye kalan tazminat tutarları; davac---- 223.347,31 TL,----için 220.458,74 TL, davacı ---12.457,48 TL, davacı ------ 27.953,63 TL olmak üzere toplam 260.869,94 TL olduğu,
5. ------- zararının 797,03 TL fazlasıyla karşılanmış olup bakiye alacağının bulunmadığı yönünde hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporunun tebliğine bağlı olarak taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Davacı vekili tarafından aynı zamanda dava HMK'nin 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası açıldığından bir kısım davacılar yönünden talep artırım dilekçesi verilmiş ve harç tamamlanmıştır. Mahkememizce bilirkişi ek raporu ve davacılar vekilinin talep artırım işlemi ve talebi üzerinde yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra yapılan kısmi ödemeler davalı sigorta şirketinin % 60 kusur oranında sorumluluğuna bağlı olarak hesap edilen toplam tazminatlardan tek tek tenzil edilerek sonuç tazminatların bulunması icap etmiştir. Burada hemen ifade edilmelidir ki; davacılar vekilinin talep artırım miktarlarının davanın konusuz kalan miktarlarını da kapsadığı halde dilekçedeki yargılama giderlerine matuf gerekçeye göre fazlaya ilişkin kısımlar yönünden mahkemeye erişim hakkı da gözetilerek taleplerin reddi yönünde hüküm verilmemiş; ancak bu durum yargılama giderleri kısmında ayrıca değerlendirilmiştir. Nitekim davacıların haksız eylemi ,eylemin hukuka aykırılığını, eylem ile zarar arasındaki illiyet bağını, kusur durum ve oranını ve zararlarını ispat ettikleri gibi, davacıların eş ve annenin desteğinden yoksun kaldıklarının da sabit olduğu sonuç ve kanaatiyle ; 4721 Sayılı TMK'nin 6 ve 6100 sayıl HMK'nin 190. maddelerine göre ispat edilen davaların; ihtiyari dava arkadaşlığı ve belirsiz alacak davası nitelikleri yanında, başvuruya bağlı olarak oluşan temerrüt tarihleri , Yargıtay uygulaması gereğince sigortalı aracın hususi niteliğine göre yasal faiz uygulanmasının gerekmesi ile poliçe limiti gibi hususlar da gözetilmek suretiyle ayrı ayrı kabulü ile; davacı (eş)---- maddi tazminat---- davasının kabulü ile, 235.097,28 TL maddi tazminatın; davacı (çocuk) ------maddi tazminat --------- davasının kabulü ile 14.547,36 TL maddi tazminatın; davacı (çocuk) ------ maddi tazminat -----davasının kabulü ile, 31.541,32 TL maddi tazminatın; temerrüt tarihleri olan ---- tarihinden itibaren bankaların uyguladıkları en yüksek mevduat faizi oranını geçmemek üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketin sigorta poliçesi gereğince sakatlanma ve ölüm teminatı limiti olan 430.000,00 TL ve bakiye limit ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak, işbu davacılara ayrı ayrı verilmesine, karar verilmiştir. -------- 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi ve konusuz kalan miktarlar yönünden de; bu miktarların davadan sonra yapılan ödemelere dayanması nedeniyle davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin 331/1 maddesi gereğince tamamen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Mamafih davacılar vekili tarafından bilirkişi ek raporunda % 60 kusur oranına göre belirlenen tazminatlar yönünden talep artırılmış ise de; dilekçesinde bunun sebebinin yargılama giderlerinin artırılan miktarlar üzerinden hesaplanmasının amaçlandığı anlaşılmış , davadan sonra yapılan ödemelerin kabul edildiği ve bilindiğine göre borcu ödeme oranında sona erdiren belgeye/belgelere göre tazminatlardan mahsup edilmesi gerektiği ve herhalde mahsup edileceği halde; vaki talep artırım işleminin bu yönden hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, yargılama giderlerinin alınan yargılama harçlarına göre hesap edilmesi kanaati hasıl olmuş ve sadece hüküm altına alınan miktarlar üzerinden davacılar vekili yararına; hak sahibi davacılar lehine vekalet ücretleri hesaplanmıştır. Ayrıca konusuz kalan miktarlar yönünden yapılan giderler genel giderler kapsamında davalıya yüklenmekle birlikte; yapılan ödemenin talepten ve hesaptan fazla olduğu görüldüğünden davacı ------lehine vekalet ücreti hesaplanmamıştır. Öte yandan HukukUyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı (eş) ---- maddi tazminat------ davasının kabulü ile, 235.097,28 TL maddi tazminatın; davacı (çocuk) -----maddi tazminat ----- davasının kabulü ile 14.547,36 TL maddi tazminatın; davacı (çocuk) ---- maddi tazminat ------- davasının kabulü ile, 31.541,32 TL maddi tazminatın; temerrüt tarihleri olan 04/09/2021 tarihinden itibaren bankaların uyguladıkları en yüksek mevduat faizi oranını geçmemek üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketin sigorta poliçesi gereğince sakatlanma ve ölüm teminatı limiti olan 430.000,00 TL ve bakiye limit ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak, işbu davacılara ayrı ayrı verilmesine,
2-) Davacı (eş) ----- yönünden 67.539.75 TL maddi tazminat, davacı (çocuk) ------ yönünden 1.000,00 TL maddi tazminat, davacı (çocuk) ---- yönünden 9.642,35 TL maddi tazminat ve davacı (çocuk) -------- yönünden 16.553,01 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 109.880,18 TL için davaların konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktarlar üzerinden alınması gereken 19.207,81 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 59,30 TL peşin harç ve 1.270,30 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 17.878,21 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca-------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı 59,30 TL peşin harç, 1.270,30 TL tamamlama harcı, 182,30 TL posta masrafı, 8.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.471,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı (eş) ------ maddi tazminat-------davasında kendinisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 35.068,81 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine,
7-)Davacı (çocuk) ------- maddi tazminat ---------- davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 14.547,36 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine,
8-)Davacı (çocuk) ---- maddi tazminat ---------- davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!