T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/346
KARAR NO : 2024/57
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MADDİ - MANEVİ TAZMİNAT, MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
DAVA TARİHİ : 12/10/2020
DAVA TARİHİ : 27/11/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi - Manevi Tazminat, Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davalarının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 6769 Sayılı kanunun tanım ve koruma ifade edilen hükümler çerçevesinde ayırt edicilik niteliklerine haiz ...sınıfta ... tescil numaralı ... markası, ... ve .... sınıfta ... tescil numaralı ... ibareli markaların sahibi olduğunu, ... sınıfta ... numaralı ... markanın da tescile bağlandığını, bu markalarla tekstil giyim ürünleri, çorap, iç çamaşır ürettiği ve sattığını, 2004 yılında çok sayıda ülkede tescil edildiğini, ... markasının 2001 yılından beri müvekkili şirket tarafından kullanıldığını ve belli bir tanınmışlığa kavuştuğunu, markanın şirket iş yeri tabelası, ürünleri, broşürleri, ambalajları, basını evrakları, faturalarında kullandığı, davalı tarafın müvekkili şirket gibi ... semtinde çorap ve çamaşır üreterek sattığını, müvekkiline ait ... markasını taklit ederek ... markasına TPMK nezdinde müracaat ettiklerini, müvekkilinin itirazı ile iptal ettirdiğini, akabinde önceki verilen kararın onandığını, davalı tarafın ret olan marka için tekrar müracaat ettiğini, bu markayı müvekkili tarafından yapılan müracaatın kısmen kabul edildiğini, ... ve ... sınıfta ortak olan mal ve hizmetlerin davalının başvurusundan çıkartıldığını, bu karara rağmen davalının markayı kullanmaya devam ettiğini, ... ibareli markalı çorap çamaşır gibi ürünleri satarak haksız kazanç elde edildiğini, davalının suç oluşturan eylemleri nedeniyle ... CBS nın ... numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafın delil tespitinden bir süre sonra sadece tabelasını ... şeklinde değiştirdiği ve bu markanın tescili almak için ... sınıfta ... sayılı başvuruyu yaptığı müvekkilinin haklı itirazına rağmen başvurunun tescile bağladığını, davalı tarafın iki defa reddedilen başvurusu sonuna "..." harfini eklemekle tescil ettirdiği ve markaların görünüm telaffuz ses itibari ile neredeyse aynı olmasıyla hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının son 4 yıllık defterlerinin ve tüm mali kayıtlarının mali bilirkişi tarafından incelenmesini, yoksun kalınan kazanç ile ilgili sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın 151/2-b maddesine göre hesaplanmasını, açıkladıkları nedenlerle; davalının eyleminin müvekkilinin tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ... 1. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki delil tespit giderleri ile tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve KARŞI DAVA dilekçesinde özetle: ... 1 FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitine ve tek taraflı delil ve iddialar üzerinden hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, davacının salt .. 1 FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyası bilirkişi raporuna dayalı olarak tecavüz iddiasını ispatlaması mümkün olmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini markasını kullanmaya başladığı tarihte, davacının "..." ibareli herhangi bir tescilli markası mevcut olmadığını, bu sebeple müvekkilinin ... numaralı "... şekil" markasının tescili için müracaatta bulunduğunu, davacı tarafın da bu markaya ... numaralı "..." markasını gerekçe göstererek itirazda bulunduğunu, maalesef TPMK tarafından hatalı bir karar verilerek, "..." ibaresi ile "..." arasında benzerlik bulunduğundan bahisle, müvekkilinin ... numaralı “...” markasının tescil müracaatının reddedildiğini, TPMK kararının müvekkili açısından hukuki bir bağlayıcılığının bulunmaması, ihtilafın derinleştirilmemesi için müvekkilinin... numaralı “...” markası ile ilgili verilen YİDK kararının iptali için dava açmadığını, marka tescil sürecinde davacıdan ve "..." ibareli markasından ... olan müvekkilinin, ... numaralı "...şekil" markasının marka bülteninde yayını ile söz konusu markayı kullanım hakkına sahip olduğundan, iyi niyetli biçimde ... numaralı "..." markasına yatırım yapmaya devam ettiğini, TPMK kararı ile tescil müracaatının reddedilmesinin ardından... numaralı "...şekil" markasının tescili için müracaat yaptığını ve bu markaya geçiş yaptığını, ...numaralı markanın gelinen aşmada tescil edilmiş olduğu ancak geçiş sürecinde müvekkilinin elinde, "..." ibareli cüzi bir miktar mal kaldığını, müvekkilinin elinde kalan bu malları iyi niyetle elinden çıkarmakta olduğu esnada, davacının haksız ve kötü niyetli delil tescili müracaatına maruz kaldığını, 2003 ve 2008 tarihinde yaptığı "..." marka tescillerinde muvaffak olamayan, bu sebeple söz konusu markayı tescilsiz olarak kullandığını ispatlaması durumunda dahi kötü niyeti sebebi ile tescilsiz kullanım ile gerçek hak sahipliği iddiasında bulunamayacak olan davacının, müvekkilinin ...numaralı "..." başvurusunu ... numaralı "..." markasını mesnet kılarak yaptığı itiraz neticesinde iptal ettirdikten sonra, 2018 yılına gelindiğinde..."..." markası,... "..." markalarının takipsizlikten yenilenmemesi ve ... markasının sahibi ...'a kayyım atanması ve bu sebeple hukuki işlere gerekli ehemmiyetin verilmemesini fırsat bildiğini, 2003 yılından beri birden fazla kez müracaat edip de tescil ettiremediği "..." ibaresini, ...numarası ile kötü niyetli biçimde kendi adına tescil ettirmeyi başardığını, somut olayda davacının ... numaralı "..." markası ile müvekkilinin "... şekil" ibaresini kullanması sebebi ile oluşan bir iltibas ve marka tecavüzü mevcut bulunmadığını, müvekkilinin markasal kullanımının 2015-2016 tarihine kadar geriye gittiğini iddia eden, müvekkilinin ticari faaliyetlerinden ve markasal kullanımlarından aynı semtte aynı işi yapmaları sebebi ile haberdar olan, müvekkilinin "..." markasına yatırım yapmasına sessiz kalan davacının, müvekkilinin marka tescil başvurusuna kadar ki yaklaşık 1,5-2 sene ve her halükarda delil tespitine kadar 4 yıl süre ile sessiz kalarak, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, davacıya ait ...numaralı "..." markası ile ... sayılı "..." markalarının, müvekkiline ait "..." kullanımı ve müvekkilinin ... numaralı "...şekil" tescilli markası ile kıyaslandığında iltibasa sebebiyet verecek herhangi bir görsel, fonetik ve anlamsal benzerliği bulunmadığını, açıkladıkları nedenlerle asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile davacı/karşı davalıya ait ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ...numaralı "..." markaları üzerine dava sonuna kadar devredilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğüne ve TPMK sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, asıl ve karşı dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM'NİN 2022/66 E. SAYILI DAVASINDA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tekstil giyim ürünleri, çorap, iç çamaşır ürettiğini ve sattığını, markanın ... Protokolüne göre 2004 yılında çok sayıda ülkede tescil edildiğini, ... markasının müvekkili tarfından 2001 yılından bu yana kullanıldığını, bellir dir düzeyde tanınmışlığa kavuştuğunu, müvekkilinin işyeri tabelasında, ürünlerde, broşürlerde, ambalajlarda, basılı evraklarında ve faturalarında da kullandığını, davalının müvekkili gibi ... semtinde çorap ve çamaşır üretip sattığını, davalı tarafın müvekkili firmanın ... markasını taklit ettiğini 13/09/2017 tarihinde ... nolu ... markasına müracat ettiğini ve müvekkili firmanın itiraz ederek müracatı iptal ettirdiğini ve akabinde karara itiraz edildiğini ve Türk Patent ve Marka Kurumu YIDK kurulunda önceki verilen kararın onandığını, davalının 30/04/2019 tarih ve ... tescil numarası ile tekrar red olan markasına müracat ettiğini, bu markaya müvekkili tarafından yapılan itirazın kısmen kabul edildiğini, .... ve .... Sınıfta ortak olan mal ve hizmetler karşı tarafın başvurusundan çıkartıldığını, kararın kesinleştiğini, davalı tarafın müvekili ile aynı semtte ... ibareli markallı çorap, çamaşır gibi ürünleri yine bu tabela altında satarak haksız kazanç elde ettiğini, açıkladıkları ve resen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK 166.maddesi uyarınca bu davanın ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, davalı adına TPMK nezdinden tescilli ...numaralı markanın devrinin önlenmesi hususunda teminatsız olarak ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ...numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıf içerisinde yer alan ...sınıf ("Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalan, kasketler, bereler, takkeler, kepler.") yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TPMK kayıtları ve ... 1. FSHHM'nin ...D.İş sayılı dosyası istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
14/03/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı/karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı, davacı/karşı davalının ...başvuru numaralı "..." ve... başvuru numaralı "..." markalarının ortalama tüketicinin gözünde kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, davalı-karşı davacı tarafından "..." ibaresiyle birlikte "..." ibaresinin kullanımlarının bir çok markanın alt segment veya üst ... marka yaratmak üzere çeşitli eklerle kullandığı gibi işaretlerin idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları nedeniyle karıştırılma ihtimalinin olduğu, davalı/karşı davacının bu tüketiciyi aldatıcı kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğu, davalı/karşı davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı /karşı davalı adına tescilli ... numaralı "...",... numaralı "..." ve ... sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; işe başlama tarihi 27.09.2017 ve iş konusu; iç giyim eşyalarının toptan ticareti (slip, külot, gömlek, tişört, sabahlık, pijama, korse, bornoz, çorap vb.) olan davalı firmanın, yıllık net satış hasılatı bir milyon Türk Lirasını aşmayan mikro işletme statüsünde olduğu, 2017 yılı son üç ayı ile 2018 yılını az da olsa kar ile sonuçlandırdığı, 2019 ve 2020 yıllarında zarar ettiği ve 2020/3. dönemde zararda olduğu, başvurusu reddedilmiş olmasına rağmen, "..." ibareli markasını kullanmaya devam ettiği, davalının "..." markasının 13.09.2017 başvuru tarihi ile 12.10.2020 dava tarihi arasında, 2017 yıl sonunda 1.277,44 TL kar ve 2018 yılında 14.533,29 TL kar olmak üzere, toplam 15.810,73 TL kar elde ettiği, 2019 yılında 16.691,43 TL zarar ettiği, 2020/3. dönemde de 24.670,80 TL zararda olduğu, dolayısıyla 13.09.2017 - 12.10.2020 tarihleri arasında 25.551,50 TL zarar ettiğinden, davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak seçimlik hakkını kullandığı SMK 151/2-b maddesi; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." hükmüne göre, talep edebileceği maddi tazminat bulunmadığı, ancak, davalının zarar ettiği 2019 yılı ve zararda olduğu ...dönem hariç tutulacak olursa, 13.09.2017 - 31.12.2018 tarihleri arasındaki karının toplam 15.810,73 TL olduğu, çeşitli kriterlerin dikkate alınması ile, "..." ibareli markanın kara etkisinin %40 olabileceği öngörüsü ve varsayımı ile, davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak seçimlik hakkını kullandığı SMK 151/2-b maddesi; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." hükmüne göre, talep edebileceği, maddi tazminat miktarının 6.324,00 TL olarak hesap edildiği, manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
19/12/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök rapordaki kanaatlerin aynen korunduğu, birleşen davada, davalı adına tescilli ...numaralı "..." ibareli markanın ... sınıf içerisinde yer alan ... sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, asıl davada taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının irdelenmesi neticesinde; SMK 151 maddesi çerçevesinde mali inceleme yapıldığı ve bu incelemenin sonucunda, ileri sürülen tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava: Davalının eyleminin davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, davalı adına tescilli ...numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü, SMK'nın 151/2-b maddesine göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000TL maddi ve 20.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkindir.
Davacı vekili 19/12/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 6.324,00 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır.
Karşı dava: TPMK nezdinde ... adına tescilli ... numaralı "... ", ...numaralı "..." ve ... sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Birleşen dava: TPMK nezdinde ... adına tescilli ... numaralı "... + şekil" ibareli markanın ... sınıf içerisinde yer alan ... sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli
marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K. 58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde “Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi” aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 52. maddesinde: "Ticaret ünvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret ünvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir..." hükmü yer almaktadır. Yine TTK'nın 45. maddesi uyarınca, bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır hükmü düzenlenmiştir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 7/3-e maddesinde: "İşaretin ticaret ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.” marka tescilinden doğan haklar kapsamında yasaklanmıştır.
SMK, TTK hükümleri, ... 1. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı ".." markasının ... sınıfta, ... numaralı "..." markasının .... ve .... sınıflarda, ... numaralı "..." markasının ... sınıfta ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ...numaralı "... " ve ... numaralı "...+ şekil" markalarının ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporlarında belirtildiği üzere: Davacı/karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı, TPMK nezdinde davacı/karşı davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ve ..."..." markalarının; ortalama tüketicinin gözünde kalan izine, hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, davalı/karşı davacı ... tarafından "..." ibaresiyle birlikte "..." ibaresinin kullanımlarının; ortalama tüketiciler nezdinde iltibas ve karıştırılma ihtimali yaratacağı, bu nedenle asıl davada: davalının eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-b maddesine yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre talep etmiştir.
Markaya tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulunun 14/03/2022 tarihli kök raporunda maddi tazminat miktarının 6.324,00 TL olarak tespit edildiği görülmekle, maddi tazminat talebinin kabulüne; 6.324,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada: TPMK nezdinde; davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir.
Birleşen davada: TPMK nezdinde; ... adına tescilli ... numaralı "... + şekil" ibareli markanın ... sınıf içerisinde yer alan ... sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir, hükmünü düzenlemiştir.
Bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için; a-) Markalar arasında başvuru veya tescil tarihi bakımından öncelik/sonralık ilişkisi, b-) Aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsaması, c-) Markaların aynı veya benzer oluşu d-)Halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali hususlarının değerlendirilmesi gerekir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... kullanımları ile asıl ve birleşen davada davacı ... adına tescilli markalardaki tek farklılığın; son kısma "N" ibaresinin eklenmesi olduğu görülmekle, ortalama tüketicisi algısında yeterince farklılaştığını söylemek mümkün olmayacağından markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, asıl ve birleşen davadaki hükümsüzlük taleplerinin kabulü ile TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden tekinine, ... numaralı "...+ şekil" ibareli markanın ...sınıf içerisinde yer alan ....sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Karşı davada; TPMK nezdinde ... adına tescilli ...numaralı "... ", ... numaralı "..." ve... numaralı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir.
TPMK nezinde; "..." markasının, dava dışı ...Şirketi adına .... numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, bu şirketin TPMK nezdinde ... ibareli seri markaları olduğu, bilirkişiler tarafından arama motorları üzerinde yapılan araştırmada; şirketin 1995 yılında kurulduğu, Türkiye'de geniş üretim imkanları ve ülke geneline yayılmış şube ile tanınmış olduğu anlaşılmıştır.
SMK 6/1 maddesi hükmü bakımından; "..." markasının yatak odası, yemek odası, genç odası takımları, oturma grupları, yatak, baza ve sandalye üretiminde olduğu, dava dışı ... Şirketi'nin TPMK nezdinde "..." ibareli 100'den fazla marka tescillinin olduğu, bunların mal ve hizmet sınıflarının .. ve ... sınıflarda mobilyalara ilişkin olduğu ve 2022 yılında da marka tescil başvurularına devam ettikleri anlaşılmıştır. SMK 6/1 maddesinde; aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsaması arandığından, davacı/karşı davalının ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markaları bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK 6/5 maddesi uyarınca; tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir ve SMK'nın 25. maddesi kapsamında hükümsüzlük sebebidir.
Sunulan deliller ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacı/karşı davalı ... adına tescilli... numaralı "... ", ... numaralı "..." ve ...numaralı "..." markaları bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK 6/9 maddesi uyarınca; kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Marka için başvuruda bulunan kişinin amacı markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında ise veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme ise marka tescilinde kötü niyetten bahsedilir. Diğer bir deyişle markanın imajından yararlanma amacı kötü niyettir. ... tanınmış bir marka oluşu ile davacı/karşı davalının bu markadan haberdar olduğu ancak çorap ve iç çamaşırına yönelik satışlarında tanınmış ... markasının imajından yararlandığının ispatlanamadığı, bu nedenle ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve...numaralı "..." markaları bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE
1-Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 6.324,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine,
5-Alınması gereken 841,85 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 696,53 TL harcın davalı ...'den tahsiline,
6-Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
7-Markanın Hükümsüzlüğü talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.324,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
10-Reddedilen Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'nden alınarak davalı ...' ye verilmesine,
11-Davacı tarafın yaptığı 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 90,92 TL ıslah harcı, 423,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 4.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.123,22 TL yargılama giderinden; davanın kısmen kabul - kısmen reddi nedeniyle 2.398,52 TL' nin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
12-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
KARŞI DAVANIN REDDİNE
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davacı ...' den tahsiline,
2- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davacı ...' den alınarak, davalı ...'ne verilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE
1-TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın ...sınıf içerisinde yer alan ...sınıf (koruyucu amaçlı
olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalı ...' den tahsiline,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere 161,40 TL harcın davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!