WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/301 Esas
KARAR NO : 2024/27

DAVA : Haksız İhtiyati Tedbir Kararı Nedeniyle Uğranılan Maddi - Manevi Zararın Tazmini
DAVA TARİHİ : 16/07/2020
KARAR TARİHİ : 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan asıl davada Haksız İhtiyati Tedbir Kararı Nedeniyle Uğranılan Maddi - Manevi Zararın Tazmini, birleşen davada Patente Tecavüzün Durdurulması, Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 12.12.2002 tarihinden beri ... Ticaret Odası'na bağlı iplik alım satımıyla ilgilenen sektörde belirli tanınırlığa sahip bir şirket olduğunu, şirketin... bankası kayıtlarınadan firmanın iş konususnun “toptan iplik satışı” olarak belirlenmiş olduğunu, sektörde varolan tanınırlığını dürüst ve aktif bir çalışma hayatına borçlu olan müvevekkilin davaya konu açılan haksız davalar neticesinde alınan haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı maddi-manevi zararın tazmin edilebilmesi amacıyla işbu davanın açılması doğmuş olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirketin geçmişte ticari ilişki içerisinde olup müvekkilin ekonomik çıkarları sebebiyle yurtdışından direk olarak alım yapması ile mevzubahis ilişkinin sona ermiş olduğunu, davalı şirketin 17.11.1995 tarihinde kurulmuş olduğunu, tıpkı müvekkili şirket gibi iş konusunun “toptan iplik satışı” olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren ve birbiriyle ticari faaliyet içerisinde bulunan bu iki şirketin ticari ilişkisi daha sonra müvekkilin daha ekonomik bir alternatif olarak Çin'den iplik getirmesiyle sona ermiş olduğunu, bu nedenle müvekkili ve davalının birbirinin faaliyetlerinden haberdar olamama olasılığı mümkün görünmediğini, davalının haksız ve mesnetsiz taleplerini içeren başvurusu ile ... 1.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D.İş dosyasından 25.10.2019 tarihinde ... karar numarasıyla ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin 2 parti halinde yurda getirdiği toplam 28.887,00 Kg iplik ürününe ... Gümrük Müdürlüğünde tedbir konulmuş olduğunu ve müvekkilinin yurda getirdiği ürünleri teslim alamamış olduğunu, dosyanın bilirkişiye tevdü sonucunda yapılan incelemede, dava konusu patent başvurusu içeriğinin bir tür silikonlama işlemi yöntemi olduğu ve bu işlemlerin tekniğinin bilinen işlemleri olduğunun tespit edilmiş olduğunu 21.02.2020 tarihinde görülen duruşma neticesinde söz konusu haksız ihtiyati tedbirin kardırılmasına karar verilmiş olduğunu, karar aleyhine davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmış Bölge Adliye Mahkemesine başvurulduğunu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin... E....K. sayılı 04.06.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmiş ve tedbirin kaldırılmasına ilişkin haklı kararın kesinleşmiş olduğunu, kararın verilmesiyle kaldırılması arasındaki 4 ayı aşan süreçte müvekkil şirketin ciddi maddi kayba uğramış olduğunu, ve manevi olarak ta yıpranmış olduğunu, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafça tazmin edileceği HMK madde 399/1'de hükme bağlanmış olduğunu, Yerleşik Yargıtay kararları da göz önünde bulundurulduğunda alınan ihtiyati tedbir kararı sebebiyle uğranılan zararın tazmininin ihtiyati tedbir talep eden tarafından gerçekleştirilmeli ve uğranılan zararda sorumlu olmak için yalnız tedbirin haksız olduğunun anlaşılması yeterli olup ayrıca herhangi bir kusur araştırmasına girilmesi mecburiyetinin aranmamakta olduğunu, ihtiyati tedbirden kaynaklanan zararda kusursuz sorumluluk esasının kabul edilmiş olduğunu, davanın açılmamış sayılması dahi ihtiyati tedbirin haksız sayılması için yeterli olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zarara kalemlerinden bahsetmek gerekirse öncelikle ihtiyati tedbire konu olan malların bedelinin toplamda vergiler hariç 108.312,71 USD olduğunu, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle 4 ayı aşan süre içerisinde ... Gümrük Müdürlüğünde kalmış olduğunu, tedbirin verilmesinden sonra müvekkil yurda getirdiği malları teslim alamadığı için satışını da gerçekleştiremediğini, müvekkiline verilen tüm siparişlerin iptal edilmiş olduğunu, sezonluk olarak mevsimine uygun kumaşların yapımı için üretilen iplikler müvekkile teslim edildiğinde bu ipliklerin kullanılarak tekstil ürünlerine dönüştürülmesi için gereken zamanın çoktan geçmiş olduğunu, anlık değişen moda anlayışı sebebiyle o sezon için talep edilen mal, bir sonraki sezonda talep edilmiyor ve sonuç olarak malın kullanılamaz hale geldiğini, bu mallara gelecek sezonlarda talep olmayacağından söz konusu malların müvekkilin elinde kaldığını, değişen moda anlayışı sebebiyle bir daha aynı ürünlere ihtiyaç olmayacağından söz konusu ipliklerin bir daha piyasaya sunulabilme olanağının kalmadığını, gümrük vergisine konu olup da henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerekiyorsa küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı depolar antrepo deposu olarak adlandırılan depoda süreç içerisinde işlemlerin gecikmesinden ötürü haksız tedbire konu olan malların bir müddet bu depoda bekletilmek durumunda kalınmış olduğunu, bu süre için antrepoya ödenen 2 fatura karşılğı bedelin 6.737,80 TL olduğunu, Gümrük antrepoye gönderilmek üzere nakliye için ödenen bedelin 1.239,00 TL olduğunu, haksız ihtiyati tedbire konu malların gümrükte kaldığı süre boyunca Liman ardiye için ödenen toplamda 4 adet fatura bedelinin 29.067,27 TL olduğunu, ayrıca haksız ihtiyati tedbir sebebiyle ortaya çıkan sürecin yönetimi için alınan gümrük müşavirliği hizmeti için ödenen bedelin 19.487,70 TL olduğunu, Toplamda bahsedilen 56.531,77 TL olup bu kalemlerin tamamının haksız olarak uygulanan ihtiyati tedbir kararı sonucu zarar olarak ortaya çıktığını, haksız ihtiyati tedbire konu malın Türkiye'ye getirilmesi amacıyla ... isimli taşıyıcı şirketle sözleşme yapıldığını, söz konusu mallardan ilk partinin 22.10.2019 tarihinde gemiye yükletilmiş olduğunu, Türkiye'ye gelen malın gümrükte kaldığını, limana indirilememiş olduğunu, bu sebeple taşıyıcı firmayla anlaşılan teslim alma süresi aşıldığından taşıyıcı firmaya ödenen demuraj bedelinin 12.540,00 USD olduğunu, müvekkilin yukarıda bahsedilen maddi zarar kalemleri nedeniyle mağduriyet yaşamış olduğunu, söz konusu malları satabildeydi elde edebileceği kardan yoksun kalmış olduğunu, bilirkişi marifetiyle hesaplanacağını, maddi tazminat taleplerine ilişkin kalemler değerlendirildiğinde 56.531,77 TL nin Liman Ardiye, Antrepo Ardiye, İç nakliye, Gümrük Müşavirlik Ücreti toplamı olduğunu, 12.540,00 USD Demuraj ödemi tarafından ödenen zararın tazmini olduğunu, müvekkili tarafından haksız ihtiyati tedbir nedeniyle 28.887 Kg iplik satışa arz edilemediğinden müvekkilin ortalama kg başına 5,00 USD maliyetli toplam 144.435,00 USD bedelli malı satamaması nedeniyle oluşan finansal kaybın bilirkişi marifetiyle belirlenecek toplam tutar üzerinden tüm yasal talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın tazminini, arz ve izah olunduğu üzere satılamayarak ekonomik değerini yitiren ürünlerin karşılığı olarak bilirkişi marifetiyle belirlenecek toplam tutar üzerinden tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın tazmininin gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin tekstil sektöründe tanınırlığa sahip olduğunu, bu dava neticesinde şirketin üzerine “taklit mal üreticisi” yapıştırılmış olduğunu, bu durumun şirketin saygınlığına gölge düşürmüş olduğunu, davalı firmanın manevi zarar olarak 100.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesini talep etmekte olduklarını, netice olarak; haksız ihtiyati tedbir kararı sebebiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 56.531,77 TL nin Liman Ardiye, Antrepo Ardiye, İç nakliye, Gümrük Müşavirlik ücreti toplamının işleyecek ticari işlerde uygulanan recskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine, 12.540,00 USD Demuraj ödemesi olarak fiilen haksız ihtiyati tedbir sebebiyle müvekkili tarafından ödenen zararın bankaların Amerikan Dolarına uyguladıkları en yüksek faiz tutarı uygulanmak suretiyle işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tazminine, müvekkili tarafından haksız ihtiyati tedbir nedeniyle 28.887 Kg iplik satışa arz edilemediğini, 144.435,00 USD bedelli malı satamaması nedeniyle oluşan finansal kaybın bilirkişi marifetiyle belirlenecek toplam tutar üzerinden tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL' nin işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine, satılamayarak ekonomik değerini yitiren ürünlerin karşılığı olarak bilirkişi marifetiyle belirlenecek toplam tutar üzerinden tüm yasal talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine, 100.000,00 TL manevi tazminat tutarının, işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ülkemizde iplik üretimi yaptığını ve yurt dışından iplik ithal ettiğini, TPE nezdinde ... numara ile “...” markasını kendi adına tescili, yine ... “...” ismiyle patent başvurusunda bulunduğunu, uzun yıllara dayalı iş tecrübesi ile “...” geliştirip buluş yaptığını, buluşa konu üretimin polyester ipliğinin belli tekniklerden geçirilerek yeni bir ürün elde edilmesi olduğunu, müvekkilinin müşterisi olan davalının, uzunca bir süre söz konusu ürünleri müvekkilinden satın aldığını, ürünün pazarda rağbet görmesi üzerine de müvekkilinden temin ettiği ürünün birebir aynı yöntemle ÇİN'de yaptırdığını, üretilen bu ürünlerin ülkemize ... Gümrük Müdürlüğü'nden girişini yaptırdığını, ürünleri pazara sunmaya çalıştığını, müvekkilinin haricen öğrendiğini, ürünün patent hakkı kapsamında da koruma altında olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı tarafından yeterli miktarda teminat sunulmasını, tecavüze konu ürünlerin satışını ve piyasaya arzının durdurulmasını , tecavüz sonucu üretilen ürünlere el konulmasını , davalının SMK kapsamında korunan haklarına yönelik vaki tecavüzü nedeniyle müvekkilin maddi zararlarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL, yoksun kalınan kazanca ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL, ticari itibar kaybı nedeniyle olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 150.000,00 TL'nin tecavüzlerin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile ... 1.FSHHM'nin ...E. sayılı dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin manevi zararın tazmini talebi de son derece haklı olduğunu, müvekkili şirket, 12/12/2002 tarihinden beri ... Ticaret Odası’na kayıtlı iplik alım satımıyla ilgilenen sektörde belirli bir tanınırlığa sahip bir şirket olduğunu, şirketin... Bilgi Bankası kayıtlarından firma detayları incelendiğinde firmanın iş konusu, “toptan iplik satışı” olarak belirlendiğini, çok uzun yıllardan beri, belirtilen sektörde var olan tanınırlığını dürüst ve aktif çalışma hayatına borçlu olan müvekkilinin, açılan haksız davalar neticesinde alınan haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı maddi-manevi zararın tazmin edilebilmesi hukuki biz zorunluluk olduğunu, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkili şirketin üzerine “taklit mal üreticisi” yaftası yapıştırıldığını, sektördeki bu tanınırlığını uzun yıllar azimle çalışarak elde etmiş olan müvekkili şirketin, açılan haksız dava sebebiyle saygınlığına gölge düştüğünü, hiçbir sebep yokken müvekkili, bahsedilen haksız süreçle uğraşmak durumunda kaldığını, maddi olarak zor durumda kalmak bir yana manevi olarak da yıprandığını, müvekkilinin halihazırda bulunan müşteri portföyü, talep edilen malların müşterilere temin edilememesinden dolayı zarar görmüş olup müvekkilinin itibarı da zedelendiğini, müvekkilinin yaşadığı bu manevi yıpranma sebebiyle uğradığı zararın ve itibar kaybı sebebiyle uğradığı davalı firmanın manevi zararı da tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenle davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle birleşen davada talep edilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline yöneltilen asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 1.FSHHM'NİN ... E. sayılı davasında;
BİRLEŞEN DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ülkemizde iplik üretimi yaptığını ve yurt dışından iplik ithal ettiğini,TPE nezdinde ... numara ile "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini,yine ... "..." ismiyle patent başvurusunda bulunduğunu, uzun yıllara dayalı iş tecrübesi ile "polyelit iplik üretim yönetimi" geliştirip bir buluş yaptığını, buluşa konu üretimin polyester ipliğin belli tekniklerden geçirilerek yeni bir ürün elde edilmesi olduğunu, müvekkilinin müşterisi olan davalının, uzunca bir süre söz konusu ürünleri müvekkilinden satın aldığını, ürünün pazarda rağbet görmesi üzerine de müvekkilinden temin ettiği ürünün birebir aynı yöntemle taklidini ÇİN'de yaptırdığını, üretilen bu ürünlerin ülkemize ... Gümrük Müdürlüğü'nden girişini yaptırdığını, ürünleri pazara sunmaya çalıştığını müvekkilinin haricen öğrendiğini, ürünün patent hakkı kapsamında da koruma altında olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı tarafından yeterli miktarda teminat sunulmasını, tecavüze konu ürünlerin satışını ve piyasaya arzının durdurulmasını, tecavüz sonucu üretilen ürünlere el konulmasını, davalının SMK kapsamında korunan haklarına yönelik vaki tecavüzü nedeniyle; Müvekkilin maddi zararlarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL yoksun kalınan kazanca ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL, ticari itibar kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 150.000,00 TL'nin tecavüzlerin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini ve iş bu davanın aralarında bağlantı bulunması nedeniyle ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arz ve izah edilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava; haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan maddi-manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Birleşen dava: Asıl davada davalı/ birleşen dosyada davacı ... Şti adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." isimli patent başvurusundan kaynaklı hakların davalı ... Ltd. Şti tarafından ihlali nedeniyle 6769 sayılı SMK hükümleri gereğince vâki tecavüz fiillerinin durdurulması, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tecavüz oluşturan ürünlere el konulması, tecavüz nedeniyle ortaya çıkan maddi zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000-TL yoksun kazanca ilişkin olarak şimdilik 50.000-TL ticari itibar kaybı nedeniyle şimdilik 50.000-TL olmak üzere toplam 150.000-TL tecavüzün vuku bulduğu tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ve hükmün ilanına ilişkindir.
Asıl davada davalı/ birleşen dosyada davacı ...Şti adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." isimli patent başvurusuna ilişkin TPMK kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
... 1. FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyası fiziken dosyamız arasına alınmıştır.
Taraf vekillerinin sundukları uzman görüşleri tetkik edilmiştir.
Davacı/birleşen dosyada davalı tarafça Gümrük Müşavirlik ücreti faturaları, liman içi nakliye faturası, Demuraj faturaları / Liman Ardiye faturaları, Antrepo Ardiye faturaları, konşimentolar, gümrük kayıtlarına ilişkin delillere dayanıldığı görülmüştür.
Davalı/birleşen dosyada davacı tarafça buluş sahibi olduğunu iddiasına ilişkin numunelere delil olarak dayanıldığı görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen Patent Uzmanı bilirkişisi ..., Tekstil Mühendisi Sektör Bilirkişisi ... ve Mali Bilirkişisi ... tarafından 18.05.2022 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Davacının dava dilekçesinde 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, dava dosyasında,... nolu “...“ buluş başlıklı patent başvurusunun, başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına haiz olmadığını ispatlar nitelikte bir verinin bulunmadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Patent Uzmanı bilirkişisi ..., SMK uzmanı Bilirkişisi ... tarafından 29.08.2023 tarihinde hazırlanan yeni bilirkişi heyetinin ikinci bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Tecavüz bakımından; Dava konusu patent başvurusunun polyester üretimi için bir yöntemle ilgili olduğunu, dosyada tecavüz teşkil ettiği iddia edilen ürünlerin üretim yöntemine ilişkin bir beyan, açıklama, bilgi ya da delil bulunmadığını, bu nedenlerle, tecavüz teşkil ettiği iddia edilen ürünler kapsamına girip girmediğinin değerlendirilemediğini, hükümsüzlük iddiaları bakımından; Dava konusunun hükümsüzlük olmadığı ancak dosyada dava konusu patent başvurusunun patentlenebilirlik kriterlerini haiz olmadığı yönünde beyanların ve delillerin bulunduğunu, dava konusu patent başvurusunun inceleme işlemlerinin halen devam etmekte olması, söz konusu başvurunun tescil edilip edilmeyeceğinin belli olmaması, tescil edilse dahi koruma kapsamının henüz belli olmaması nedenleriyle bu aşamada hükümsüzlük incelemesinin uygun olmadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişisi ... tarafından 22.08.2023 tarihinde hazırlanan son bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Mali İnceleme neticesinde; ... lehine yapılan hesaplamanın revizesinde faiz ile birlikte; 54.392,07 TL ve 29.145,89 USD bedel hesap edildiğini,
Açıklama Tutar Faiz Toplam Para Birimi
Masraflar 52.221,31 2.170,76 54.392,07 TL
Toplam 52.221,31 2.170,76 54.392,07 TL

Açıklama Tutar Faiz Toplam Para Birimi
Demuraj 12.540,00 92,40 12.632,40 USD
Yoksun kalınan kazanç 16.246,91 266,58 16.513,49 USD
Toplam 28.786,91 358,98 29.145,89 USD TCMB kur 6,8450 x 29.145,89$ = 199.503,62 TL
Keten iplik lehine yapılan hesaplamada faiz ile birlikte; 53.919,12 USD bedel hesap edildiğini,

Açıklama Tutar Faiz Toplam Para Birimi
Toplam 52.837,30 1.081,82 53.919,12 USD
TCMB kur 7,4537 x 53.919,12 $ =401.896,94 TL sonucu ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Asıl dava yönünden haksız ihtiyati tedbir kararı nedeni ile uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini istemi ileri sürülmekle dava tarihi itibari ile uygulanması gereken HMK'nın 399. maddesi; ''(1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. (2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. (3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Anılı yasal düzenleme ve gerekçesi kapsamında saptandığı üzere; haksız ihtiyati tedbirden dolayı olan sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu, bir diğer ifade ile haksız ihtiyati tedbir koydurtmuş olan tarafın, bundan doğan maddi zararla sorumlu tutulabilmesi için, ihtiyati tedbiri kötüniyetle istemiş ve koydurmuş olması veya bunda herhangi bir ihmalinin bulunmasının şart olmadığı, ihtiyati tedbir haksız ve bundan da bir zarar doğmuş ise, bu haksız ihtiyati tedbiri koydurtmuş olan tarafın kusurlu olmasa bile bundan zarar gören karşı tarafa veya üçüncü kişiye tazminat ödemekle yükümlü olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacının, maddi tazminat talebinin kusursuz sorumluluk ilkesine göre, manevi zararını ise davalının kusurlu olduğunu kanıtlamak suretiyle talep edebileceği nazara alınarak inceleme yapılması gerekmiştir. (Emsal içtihat: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/14744 esas, 2013/13132 karar sayılı ilamı)
Dosyada mübrez (Devir öncesi mahkememizin) ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş dosyası kapsamında 25/10/2019 tarihinde davalı lehine ihtiyati tedbir kararının verildiği, işbu ihtiyati tedbir kararı nedeni ile 2 parti halinde yurda getirilen toplam 28.887,00Kg iplik ürününe ... Gümrük Müdürlüğünde tedbir konulduğu ve huzurdaki davacının yurda getirdiği ürünleri teslim alamadığı, patent başvurusu içeriğinin bir tür silikonlama işlemi yöntemi olduğu ve bu işlemlerin tekniğinin bilinen işlemleri olduğunun tespit edilmiş olmasının ortaya konulması ile 21/02/2020 tarihinde görülen duruşma neticesinde söz konusu haksız ihtiyati tedbirin kardırılmasına karar verildiği, işbu karar aleyhine davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 2020/981 E. 2020/891 K. sayılı kararı ile esastan reddedildiği görülmüştür. Bu hâli ile somut olayda, davalının davacı aleyhinde aldığı ihtiyati tedbir kararının infaz edilmiş olduğu ve ilerleyen aşamada ihtiyati tedbirin kalkmış olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, ihtiyati tedbirin haksız olması nedeni ile davalının ihtiyati tedbir kararının alınmasında kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, davacının ihtiyati tedbir kararının uygulanmasından doğan maddi zararını isteyebileceği gözetilerek değerlendirme yapılması gerekmiştir. Bilirkişi heyeti marifeti ile mali inceleme kapsamında dosya muhteviyatında bulunan bilgi, belge ve faturalar dikkate alınarak ticari defterler itibari ile yapılan hesaplamalara göre Antrepo Ardiye Bedeli 6.737,80 TL + Nakliye Bedeli 1.239,00 TL + Liman Ardiye Ücretleri 29.067,27 TL + Gümrük Müşavirliği Hizmet Bedeli 19.487,70 TL = Toplam 56.531,77 TL ödemeden kaynaklı maddi zararın bulunduğu saptanmıştır.
Demuraj bedeli 12.540-USD ve yoksun kalınan kazanç nedeniyle 481.594,47-TL davacının maddi zararının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Maddi tazminat yönünden davalının kusursuz sorumluluk ilkesine göre davacının işbu maddi zararlarını tazmin ile yükümlü olduğu sonucuna varılması gerekmiştir. (ANTREPO ARDİYE BEDELİ :
03.02.2020 tarih ve ... Nolu FT 2.985,40 TL
, 16.03.2020 Tarih ve ... Nolu FT 3.752,40-TL
, Toplam : 6.737,80 TL,
NAKLİYE BEDELİ :
13.03.2020 tarih ve A 10 Nolu FT 1.239,00 TL ,
DEMURAJ BEDELİ :
09.01.2020 tarih ve ... Nolu FT 1.980,00 USDX5,9571= 11.795,06 TL
, 24.01.2020 tarih ve ... Nolu FT 5.060,00 USDX5,9152= 29.930,91 TL
, 28.02.2020 tarih ve ... Nolu FT 4.180,00 USDX6.1593= 25.745,87 TL
, 16.03.2020 tarih ve ... Nolu FT 1.320,00 USDX6,2711= 8.277,85 TL, Toplam : 12.540 USD,
LİMAN ARDİYE ÜCRETLERİ
08.01.2020 tarih ve ... Nolu FT 7.116,37 TL
, 08.01.2020 tarih ve ... Nolu FT 446,04 TL , 13.03.2020 tarih ve ... Nolu FT 346,92 TL , 13.03.2020 tarih ve ... Nolu FT 21.157,94 TL , Toplam : 29.067,27 TL
GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ HİZMET BEDELİ :
16.03.2020 tarih ve ... Nolu FT 19.487,70 TL
) Bununla birlikte davacının manevi zararının tazmini talebi yönünden ise davalının ihtiyati tedbir kararının alınmasında kusurlu olduğunu ve bu nedenle manevi zararının mevcudiyetini gösterir ispata elverişli delillere dosya kapsamında rastlanılmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiştir.
Birleşen dosya kapsamında asıl davada davalı/ birleşen dosyada davacı ...Şti. adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." isimli patent başvurusundan kaynaklı hakların davalı ...Tic. Ltd. Şti tarafından ihlali nedeniyle 6769 sayılı SMK hükümleri gereğince vâki tecavüz fiillerinin durdurulması, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tecavüz oluşturan ürünlere el konulması, tecavüz nedeniyle ortaya çıkan maddi zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000-TL yoksun kazanca ilişkin olarak şimdilik 50.000-TL ticari itibar kaybı nedeniyle şimdilik 50.000-TL olmak üzere toplam 150.000-TL tecavüzün vuku bulduğu tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ve hükmün ilanı istemleri ileri sürülmüş ise de TÜRKPATENT (TPMK) nezdindeki güncel sicil kayıt bilgilerine göre ... Ltd. Şti. firmasına ait ... numaralı patent başvurusunun başvuru tarihinin ... olup patent başvurusunun 22/04/2019 tarihinde yayınlandığı, TPMK'daki güncel sicil kayıt bilgilerine göre, karar tarihi itibariyle söz konusu patent başvurusunun henüz tescil edilmediği ve inceleme işlemlerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Başvuru sahibinin patent başvurusunu dosyaladıktan sonra 2019 yılında, 2021 yılında ve 2023 yılında başvuruda değişiklikler yaptığı görülmüştür. İstemlerin son halinin dosyada mevcut olmadığı ancak beyanda bulunan davalı/karşı davacı ... Ltd. Şti. tarafından 07/04/2023 tarihli dilekçenin ekinde sunulan “... Başvuru Nolu Patentin Resmi İnceleme Raporuna Karşı Görüş” dilekçesinde ulaşılmış olup incelemesi devam eden 1 adet bağımsız istem ve 4 adet bağımlı istem bulunduğu saptanmıştır. Dosyaya sunulan uzman görüşleri ve taraf delilleri incelenerek mahkememizce görevlendirilen teknik uzmanların bulunduğu bilirkişi heyeti marifeti ile yapılan inceleme kapsamında ... nolu “...'' buluş başlıklı patent başvurusunun istemlerinin başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına haiz olmadığını ispat edecek nitelikte bir belgenin mevcut olmadığı sonucuna ulaşıldığı görülmüştür. Ayrıca huzurdaki birleşen dava hükümsüzlük istemli olmayıp tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı olmakla başvurusu yayımlanan patente tecavüzün bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmiş olup dosyamız arasına alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, gerekçeli olması nedeni ile usul ekonomisi ilkesi ışığında hükme esas alınmaya elverişli görüldüğünden yeniden rapor alınması yoluna gidilmemiştir. Nitekim 6769 sayılı SMK’nın 85. maddesinin 2. fıkrası (ç) bendi gereğince, patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması, kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması patent hakkının kapsamındadır. Ancak tecavüzün bulunması için suçlanan ürünün üretim yönteminin istem 1’deki adımların tamamını içeriyor
olması gerekmektedir. Ancak gelinen aşamada dosya kapsamında tecavüz iddiasına konu ürün üzerinde üretim yönteminin işlem adımlarını tespit edebilmek için ürünün üretim yönteminin bilinmesi gerekmesine rağmen dava dosyasında suçlanan ürünlerin hangi yöntem adımlarıyla üretildiğine yönelik bir açıklama ve delilin bulunmadığı saptanmıştır. SMK'nın 141/2. maddesi; '' Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde edilmesine ilişkin bir usul olması hâlinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilir. Patent konusu usulle elde edilen ürün veya maddenin yeni olması hâlinde, patent sahibinin izni olmadan üretilen aynı her ürün veya maddenin, patent konusu usulle elde edilmiş olduğu kabul edilir. Aksini iddia eden kişi bunu ispat etmekle yükümlüdür. Bu durumda, davalının üretim ve işletme sırlarının korunmasındaki haklı menfaati göz önünde tutulur.
'' şeklinde düzenlenmekle birlikte dosyada mevcut beyanlardan ve delillerden patent başvurusunun konusu olan yöntemle/usulle elde edilen ürünün “yeni” olmadığının tespit edilmesi ve patent başvurusunun konusu olan usulle elde edilen ürünün fiziksel ve kimyasal özellikleri geliştirilmiş polyester olduğunun belirtilmesi nedeni ile işbu yasal düzenleme gereğince ispat yükünün birleşen dosya davacısı üzerinde bulunmakla birlikte tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemin ispatına elverişli delillerin sunulmadığı anlaşılmakla; sübut bulmayan birleşen davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile,
A-56.531,77TL Ardiye , Nakliye, Danışmanlık ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
B-12.540 USD demuraj bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince ilgili yabancı para birimi için uygulanan en yüksek mevduat faizi tatbik edilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
C-Yoksun kalınan kazanç nedeniyle 481.594,47 TL'nin , 10.000TL'si yönünden dava tarihinden itibaren, bakiyesi yönünden ıslah tarihi olan 21/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
D-Fazlaya dair istemlerin Reddine,
E-Alınması gereken 63.090,40 TL ilam harcından peşin alınan 12.369,91TL harcın mahsubu ile eksik 50.720,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
F-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 131.924,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
G-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 25.500.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
H-Davacı tarafın yaptığı 54,40 TL başvuru harcı, 4.487,03 peşin harç, 7.882,88 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.424,31 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İ-Davacı tarafın yaptığı 6.000 TL bilirkişi gideri ile 50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.050,00 TL yargılama giderinin davanın kabul / red oranına göre hesaplanan 5.458,94 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen ... 1.FSHHM'nin ... E sayılı davasının REDDİNE,
A-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 29,451,57 TL harcın mahsubu ile artan 29.023,97 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ödeyen taraflara iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2024

Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır