WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL 3.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/273 Esas
KARAR NO : 2024/84

DAVA : MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, DURDURULMASI, ÖNLENİLMESİ, KALDIRILMASI
DAVA TARİHİ : 19/02/2020
KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenilmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... sayı ile tescilli "..." markası ile ... başvuru sayılı "..." markasının aynısının veya karıştırılmaya yol açacak benzerinin yer aldığını, davalı tarafından üretilip satılan "..." isimli ilacın aynı/benzer nitelikteki sair ürün ve ürün ambalajlarının, üretim, dağıtım, tanıtım, ithalat, ihracat ve satışının durdurulmasını, gerek davalıların, gerekse üçüncü kişilerin adreslerindeki üretim, dağıtım, tanıtım ve satışının durdurulması, bu ürünlere-bu ürünlerin üretimine yarayan makine, araç, kalıp, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog,her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el konulmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderilinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı yana tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı şirketin ... numara ile tescilli "..." markası ile ... başvuru sayılı "..." markası ile davalı tarafından üretilip satılan "..." markalı ürünün davacı markası ile ilişkilendirileceği iddiasına dayalı eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulduğunun tespiti, durdurulması, önlenilmesi, davacıya ait tescilli markaların davalıya ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenilmesi, markaya tecavüz ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması, bu amaçla davacıya ait tescilli markaların bulunduğu ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ile promosyon araçlarına el koyularak toplatılması, imhası ve kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacıya ait markaların TPMK tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
Davalı adına marka başvurusu yapıldığı beyan edilen "..." numaralı "..." isimli marka dosyası TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
... 4. FSHHM'nin ... esas sayılı dava dosyası UYAP'tan celp edilmiş ve tetkikinde; davacının ...ŞTİ (huzurdaki davanın davalısı) , davalıların Türk Patent ve Marka Kurumu ve ... (huzurdaki davanın davacısı) olduğu, davanın YİDK kararının iptali istemli olduğu, mahkememizin 01/03/2021 tarihli celsesinde ... 4. FSHHM' nin ... esas sayılı davasında verilen kararın bu davayı etkileyeceğinden dolayı karar verilmesinin beklenilmesine ilişkin ara karar kurulduğu, yargılama neticesinde 07/06/2021 tarihinde davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir.
... 1. FSHHM'nin ...değişik iş esas sayılı dosyası fiziken celp ve tetkik edilmiştir.
... 1. FSHHM'nin ... değişik iş esas sayılı dosyasında marka vekili ...ve bilişim uzmanı bilirkişi ...tarafından alınan 26/11/20219 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ... kod numaralı "..." ibaresini ve "..." görselini içerir markanın tespit talep eden adına Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına ilişkin Tebliğ'in ...sınıfında "ilaçlar" emtiası bakımından tescilli olduğu, ... kod numaralı "..." ibaresini ve "..." görselini içerir markanın tespit talep eden adına Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına ilişkin tebliğ'in ...sınıfnda başvuru konusu edildiği, tespit eden yan adına tescilli ... kod numaralı "..." ibaresini ve ... görselini içerir markanın ...uzantısında kullandığı, ... kod numaralı "..." ibaresini ve "..." görselini içerir markanın ..." uzantılarında kullanıldığı, bahse konu kullanımların tespit talep eden yana ait markalar ve markaların tescilli olduğu sınıflar/ emtialar ile benzer/ birebir oldukları yönündeki görüş ve kanaatlerini bildirilmiştir.
Mahkememizce 21/04/2021 tarihinde "...1-HMK 389 ve devamı maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulüne
2-Davacı şirketin, ... tescil numaralı “...” markası ile ... tescil numaralı “...” markasına iltibas yaratan, davalıya ait ... isimli ilacın üretiminin, dağıtımının, tanıtımının, ithalatının, ihracatının ve satışının durdurulmasına,
3-... ibaresini içerir ilaç kutusu, etiket, paket, iş evrakı, katalog, her türlü materyal ve evraka el konularak davacı tarafın bildireceği yediemine teslimine,
4-Davalıya ait ... sitesindeki “...” isimli ilacın yer aldığı sayfaların (...) internet sitelerinden çıkarılmasına, çıkartılmadığı takdirde bu sitelere erişimin engellenmesine..." şeklinde karar verildiği, davalı tarafın itirazı üzerine icra edilen mürafaa neticesinde itirazın reddine karar verildiği, davalı vekilinin karara karşı İstnaf yasa yoluna müracaat ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı kararı ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Mahkememizce 25/09/2023 tarihinde; ''... SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN TEMİNATSIZ OLARAK KABULÜNE,
...
...,
...
... alan adlı internet sitesine Türkiye'de erişimin tedbiren engellenmesine...'' ilişkin ihtiyati tedbir kararının verildiği, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazı üzerine mürafaa gününün belirlenerek itiraz dilekçesi ile birlikte taraf vekillerine tebliğ edildiği, 22/12/2023 tarihli mürafaa neticesinde HMK'nın 394/2. maddesi kapsamında yerinde görülmeyen davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına vâki itirazının reddine dâir karar verildiği, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ edildiği, istinaf kanun yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin 13/01/2024 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi gönderdiği ve çekilme dilekçesinin davalı şirkete 20/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; davacı şirketin ... numara ile tescilli "..." markası ve ... başvuru sayılı "..." markası ile davalının başvurusunu yaptığı ... başvuru sayılı "..." markalı ürünleri üretip satışa sunması sureti ile karıştırılma ihtimaline yol açıp açmadığı, bu suretle Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, SMK'nın marka hakkına ilişkin hükümleri ile TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin kümülatif tatbikinin gerekip gerekmediği hususlarında toplandığı saptanmıştır.
Dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.
SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir. SMK'nın 149. maddesi de; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkememizce celp ve tetkik edilen değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile istinaf kanun yolu incelemesinden geçen ... 4. FSHHM'nin ... esas sayılı dava dosyası kapsamında huzurdaki davalının, davacı aleyhine ikame ettiği YİDK kararının iptali istemli dava kapsamında alınan bilirkişi raporu içeriklerinin benzer tespitlerde bulunduğu ve herhangi bir çelişki içermediği tespit edilmiştir. Karıştırılma tehlikesine (iltibas) dayalı marka hakkına tecavüz iddiası bakımından yapılan incelemede ise inceleme konusu markaların benzerlik derecesi, inceleme konusu markalar kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi, önceki markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir. Karıştırılma tehlikesinin olup olmadığının tespitinde markalar ile ilgili tüm unsurlar dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirme yapılması gerekmiş markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajı irdelenmiştir. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde; davacının önceki tarihli, ... numara ile tescilli "..." markası ve ... başvuru sayılı "..." markası ile davalının ... başvuru sayılı "..." markası arasında aynı/ 5. sınıfta ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu saptanmıştır. Ayrıca netice-i talepleri farklı olmasına rağmen huzurdaki ihtilaf ile aynı sebeplere dayalı ikame edildiği tespit edilen ... 4. FSHHM'nin ... esas sayılı dava dosyası kapsamında huzurdaki davalının, davacı aleyhine açtığı YİDK kararının iptali istemli davanın 07/06/2021 tarihinde reddine karar verildiği, işbu karara karşı davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının sunulduğu görülmüştür. Anılı ... 4. FSHHM dosyasında YİDK kararının iptali istemi yönünden taraflar arasında görülen davada verilen karar taraflar yönünden kuvvetli delil niteliğinde ise de kesin delil niteliğinde olmadığından dolayı (Emsal ilam: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5139 esas, 2024/1265 karar sayılı ilamı) usul ekonomisi ilkesi ışığında değerlendirme yapılması gerekmekle dosya kapsamı, mevcut delil durumu, yargılamanın geldiği aşama itibariyle ... 4. FSHHM'nin... E. ve... K. sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesine yönelik ara karardan rücu edilerek davacı şirketin ... numara ile tescilli "..." markası ve ... başvuru sayılı "..." markası ile davalının... başvuru sayılı "..." markası ile davalı tarafından üretilip satılan "..." markalı ürünün davacı markası ile karıştırılma ihtimali doğurması nedeni ile SMK'nın 29 ve 7. maddeleri gereğince davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenilmesine, bu kapsamda davacıya ait tescilli markaların davalıya ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenilmesine, marka hakkına tecavüzün ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davacıya ait tescilli markaların bulunduğu ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ile promosyon araçlarına el konularak imhasına, davalıya ait https://ceyfarma.com ve https://twitter.com/ceyfarma?lang=en alan adlarına erişimin ülkemizden engellenmesine, SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf SMK'nın birinci kitabında düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/439 esas, 2023/201 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile,
Davacı şirketin ... numara ile tescilli "..." markası ve ... başvuru sayılı "..." markası ile davalı tarafından üretilip satılan "..." markalı ürününün davacı markaları ile karıştırılma ihtimali doğurması nedeni ile SMK'nın 29 ve 7. maddeleri gereğince davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenilmesine, bu kapsamda davacıya ait tescilli markaların davalıya ait web sitelerinde, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında kullanılmasının durdurulması ve önlenilmesine, marka hakkına tecavüzün ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davacıya ait tescilli markaların bulunduğu ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog ve her türlü tanıtım ile promosyon araçlarına el konularak imhasına,
Davalıya ait ... alan adlarına erişimin ülkemizden engellenmesine, karar kesinleştiğinde bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
2-SMK'nın marka hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacıların haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,
3- SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,
4-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yaptığı 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 peşin harç, 250 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 358,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır