T.C
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/19
KARAR NO : 2024/29
DAVA KONUSU : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Sonuçlarının Kaldırılması
DAVA TARİHİ : 20/03/2007
DAVA TARİHİ : 25/05/2007
Mahkememizde görülmekte bulunan anılı davaların yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl Davada Davacı / Karşı Davalı Birleşen Davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı/karşı davalı, Birleşen davada davalı ...'nin ... 1. FSHHM nin ...Esas dosyası kapsamında açtığı davada, tescilli ve tescilsiz tüm öncelik hakkı müvekkiline ait olan “...” markasının davalı yanın ticaret unvanı, mal ve hizmetleri ve internet ortamındaki kullanımları yoluyla yaratılan marka tecavüzünü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ticaret unvanının terkini ile hükmün ilanına ilişkin olduğunu, ... E. sayı altında açılan dava kapsamında, Davalı /karşı davacı, birleşen davada davacı ...Tic. Ltd. Şti.'nin de cevap dilekçesiyle birlikte karşı davasını ikame etmiş ve Davacı /karşı davalı, birleşen davada davalı ...'nin “...” kelimesini kullanarak yol açtığı haksız rekabet ve marka tecavüzünün tespiti ve önlenmesini, ... alan adının adına devrini, ayrıca maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanını talep etmiştir. Birleşen dava, ... 3. FSHHM ...Esas kapsamında ... Ltd. Şti. tarafından ...'ne karşı açılmış bir dava olup, ... 1. FSHHM nin...Esas sayılı dosyasında karşı dava kapsamında ileri sürülen iddialarla paralel olarak ...'nin “...” ibaresini içeren ticaret unvanının terkini talep edilmiştir....Ltd. Şti. tarafından açılan ... E. Sayılı dava, ...nin “...” ibaresini içeren ticaret unvanına da yöneltilmiş iki davanın mahkeme nezdinde birleştirilmesine karar verildiğini, birleşmeden sonra yapılan yargılama esnasında mahkemece huzurdaki dosya hakkında yargılamayı yapabilmek için ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının sonuçlanmasını beklemeye karar verildiğini, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası kapsamında asıl dava (bozma sonrası ...E.) ... Tic, Ltd. Şti. firmasının ... firmasına ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusuna karşı yapmış olduğu itirazların reddine dair Türk PatenT YİDK'nın... sayılı kararının iptali talebiyle, .. Ltd. Şti. tarafından açılmıştır. Birleşen davanın (... E.) konusu ise, ...Tic. Ltd. Şti. firmasının 41. sınıfta yer alan hizmetler için yapmış olduğu ... tarih ve ... sayılı "..." marka başvurusuna karşı ... tarafından yapılan itirazın reddine dair Türk Patent YİDK'nın 22.12.2008 tarih ve ...sayılı kararının iptali istemlidir. ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi de bu çerçevede incelemesini yapmış 5.2016 tarihli ve ... E. (...E. dâhil) ...K. sayılı kararıyla: dosyada daha önce Türk Patent YİDK kararının iptalinden ve bu karar (bozma öncesinde) kesinleştiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; ...E. sayılı birleşen dosyada hükümsüzlük yönünden açılan davanın kabulü ile dava konusu ... sayılı "..." ibareli markanın ... sınıfta yer alan “sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine; ... E. sayılı asıl dosya yönünden açılan davanın reddine, karar verildiğini, ...Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz yoluna başvurulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11.09.2018 tarihli 2016/14272 E. 2018/5198 K. sayılı kararla temyiz başvurusunu reddedildiğini; yine aynı tarafın yaptığı karar düzeltme talebi Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2020 tarihli 2018/5630 E. 2020/3443 K. sayılı kararıyla reddedildiğini ve hem asıl, hem de birleşen dava yönünden kararlar kesinleştiğini, haksız rekabetin varlığının hükmen tespitini, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasını, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Asıl Davada Davalı / Karşı Davacı Birleşen Davada Davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2005 yılında tescillenen ...tescil nolu "..." markasının adeta görmezden gelindiğini, Müvekkili Davalı-Karşı davacı Şirketin 2003 yılı sonlarında kurulma çalışmaları başlanılmış oludğunu ve 2004 Ocak ayında kurulan ... Ltd. Şti. Proje yönetimi, Proje Yönetimi danışmanlığı, Proje Yönetimi Eğitimi, İnşaat Projeleri, İnşaat Projelerinin Kontrol Hizmetleri, İnşaat-gayrımenkul hakkında bilgilendirme hizmetleri, Bilişim - Teknoloji, Ürün geliştirme, Araştırma Geliştirme, Reklam-Tanıtım, Siyasi, Eğitim, Etkinlik, Askeri-Terör vs.konularda Proje üretimi / Yönetimi konularında çalıştığını, Yurt içine ve dışına hizmet sattığını, Sayın Heyetin karşı davamız yönünden, davacı /karşı davalı unvanında sonradan öncelikle ticaret ünvanı olarak tescilli müvekkili davalı / karşı davacı ticaret unvanına haksız rekabetin açık olduğu halde aksi görüş bildirmesinin hukuka uygun olmadığını, davacı yanın tüm dilekçelerinde özellikle kullanım sonucunda “...” kelimesinin yaratanı olduklarını, markalaştırdıklarını iddia ettiklerini, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, tüm Dünya'da “...” kelimesinin, “yönetimle ilgili psikolojik destek verme, kılavuzluk etme ve akıl hocalığı yapma” anlamı taşıdığını, yıllardır var olan “...” kelimelerinin yaratanı olduğunu iddia etmenin oldukça vahim bir durum olduğunu, Davacı Yaşargil tarafından davayı açtıkları anda tescilli markalarının ; Dergi, Kitap vb. yayımlama hizmetlerini kapsadığını, müvekkilinin kendi işinde kendi markası ve ticari unvanı ile tanındığını, uluslar arası firmalarla, üniversitelerle ve köklü sosyal kurumlarla yaptıkları çalışmalar bilinirliğinin gösterdiğini, davacıdan yararlanıldığını iddia etmenin gerçeğe aykırı olduğunu, Davacı/Karşı Davalının ticaret unvanını işbu davadan sonra ticaret unvanındaki kök Yaşargil kelimesini "..." olarak değiştirdiğini, davanın açıldığı tarih ile değerlendirildiğini, işbu davanın açıldığı tarihte davacı ise ticari unvanında yer almayan, henüz tescil de edilmeyen "..." ibaresi için müvekkiline dava açtığını, bu hususların itiraza konu raporda hiç tartışılmadığını, Davacı-Karşı davalı yanın da kabul ettiği gibi müvekkilinin iş idaresi(proje yönetimi) konusunda danışmanlık yaptığından davacının iş kapsamı ile farklı ve ... sınıf da marka tescil kapsamının dışında tutulduğundan öncelik olarak müvekkili tarafından ticaret unvanına alarak TTK çerçevesinde tescil ettirdiğinden; TTK koruması altındaki ticari unvanını engellenmesinin mümkün olmadığı hususunun raporda göz ardı edildiğini, yine müvekkili davalı(karşı davacı)nın İnşaat sektöründeki iştigal hususunun da raporda göz ardı edildiğini, Davacı/Karşı Davalı yanın Şirketinin eski ünvanı Yaşargil Bireysel Yönetim Danışmanlığı Ltd.şti. olduğunu, devam eden davalardaki haksızlığını bilen davalının, müvekkilinin ticaret unvanının da kök kelimesi olan "..." kelimesini ticari unvanına "Unvan değişikliği" yaparak kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, TTK.S2 maddesine göre;” Usulen tescil ve ilan edilmiş olan (Ticaret Unvanı) “kullanım hakkı” münhasıran sahibine aittir(TTK.S4/1). Müvekkili Şirket, “...” adını, ticaret unvanı olarak 2004 yılında tescil ettirmiş olup, gerçek hak sahibi olduğunu, tüm açıklamaları sebebi ile: bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabulü ile yeniden belirlenecek bir heyetten rapor alınmasına, mahkemenin aksi kanaatte ise asıl davanın tümden reddini, karşı davanın tümden kabulüne ve her iki davada yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP:Asıl Davada Davacı / Karşı Davalı Birleşen Davada davalı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “...” markasını 2002 yılından bu yana markasal olarak kullanmakla, hem ilgili hizmet sektöründe markanın yaratıcısı hem de ilk kullanıcısı durumunda olduğunu, böylelikle işbu markanın, müvekkil şirketle özdeşleşmiş olduğunu, müvekkili şirket faaliyetlerinin en başından beri marka olarak “...”u kullanmasına rağmen, tüzel kişilik olarak öncelikle ...Yönetim Danışmanlığı Limited Şirketi altında faaliyet göstermiş; ...'de ise, 2002 yılından beri fiilen kullanmakta ve hizmetleriyle özdeşleştirilmekte olan “...” ibaresini ticaret unvanına dahil ederek ... unvanı altında faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini, müvekkilinin 2002 yılından bu yana “...” ibaresini markasal olarak kullanmakta olduğu, “...” markalarını 2005 yılından bu yana Türk Patent nezdinde tescille korunduğunu, karşı tarafın “...” markasına ilişkin en eski tarihli delilinin şirket kuruluşunu gösteren 13 Ağustos 2004 tarihli ticaret sicil gazetesi olduğu, oysa müvekkilinin “...” markasına ilişkin kullanımının, yalnızca faturalar ile değil, gazete haberleri ile de kanıtlandığı üzere 2002 yılına uzandığını, tüm açıklamaları sebebi ile, 24/11/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davasının tümden kabulüne ve müvekkili aleyhine ikame edilen karşı ve birleşen davaların tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Asıl Davada Davalı / Karşı Davacı Birleşen Davada Davacı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2005 yılında tescillenen ... tescil nolu ... markasının adeta görmezden gelindiğini, İnşaat hizmetleri: Konut, köprü, fabrika vb. inşaatı hizmetleri, kuyu açma hizmetleri, binaların yenilenmesi hizmetleri, bina yıkım hizmetleri, binaların iç ve dış cephelerinin boyanması hizmetleri, su altı onarım hizmetleri, yol döşeme hizmetleri, fuar pavyonlarının ve standlarının kurulması hizmetler inşaat kontrol hizmetleri, inşaat hakkında bilgilendirme hizmetleri... İnşaat araç - gereç ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri: Vinç, eskavatör, buldozer, kazı makineleri kiralanması hizmetleri.. Geçici konaklama hizmetleri: Otel, tatil köyü, pansiyon v.b. hizmetleri (geçici barınma), çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri... Bir çok alanda hizmet verdiklerini anlatan delillerini eklediği dilekçe sunmuştur.
BİRLEŞEN (KAPATILAN) İSTANBUL 3. FSHHM'NİN 2009/49 E. SAYILI DAVASINDA;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2004 yılında kurulduğunu, alan adının .... olduğunu, davalının, müvekkilinin ticaret unvanındaki "..." kelimesini ticari unvanına, unvan değişikliği yaparak kötü niyetli olarak tescil ettirip ... alan adını kullandığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, ileri sürerek, müvekkilinin ... markası olarak ... hizmet ile... hizmet no'larında tescilli ve ticari unvanındaki kılavuz kelime olan ... davalı ticari unvanında ve internet alan adlarında kullanması nedeniyle yapmış olduğu iltibas, haksız rekabet ve ticaret unvanında kullanımının müvekkili ticari unvanı ile markasına tecavüzün tespitine, ticaret unvanında kullanılmasından men'i ile ticari unvanından çıkarılmasına, ticaret sicilinden silinmesine, her türlü basılı evrak, tabela, tanıtım araçlarında, ilam ve reklamlarında ve sair her ne ad ile olursa olsun kullanılmasının engellenmesini, müvekkiline ait mentor markasının davalı tarafından internet üzerinde, web sitelerinde ... ve gelecekteki web sitelerinde kullanılmasının önlenmesini ve davalı tarafından her nasılsa aldığı alan adlarının bile bedel müvekkiline devrine, mentor markasının ve ticaret unvanının davalı tarafından kullanılan ürün ve materyallerin imhasına, karar örneğinin masrafı davalıdan alınmak üzere en yüksek tirajla 3 gazetede ilamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 1. FSHHM'nin ve tarafları ve konusu aynı olan derdest dava bulunduğunu dosyaların birleştirilmesi gerektiğini bildirmiş, ... 1. FSHHM'nin ... E sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, davacı ... ŞTİ. Davalı ... Limited Şirketi hakkında markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi talepli açılan davada davalı / karşı davacının marka tecavüzün tespitini, engellenmesini, haksız rekabetin tespitini, yine ticaret unvanına tecavüzün tespiti ile önlenmesini, maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla usul ekonomisi ve hukuki yarar nazara alındığında; dosyamızın ... 1. FSHHM'nin ... E sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dosyamız esas kaydının kapatılmasına, bundan sonraki işlemlerin bu dosya üzerinden yürütülmesine, karar verilmesi gerektiğini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, imha, alan adının devri ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Karşı dava; haksız rekabet ve marka tecavüzünün tespiti ve önlenmesi, www.mentor-tr.com alan adının devri ve ayrıca maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Birleşen ... (Kapatılan ) 3.FSHHM' nin ... esas sayılı davası; ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
Davaya konu markaların marka tescil belgeleri, başvuru ve tescil tarihlerine ilişkin tescil kayıtları TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
Davacı / Karşı Davalı tarafça "..." markası hakkında yayınlanan haberler, "...+ şekil" markasının kullanılmakta olduğu faturalar, gerçek hak sahipliği ile ilgili yargıtay kararları ve doktrin görüşlerine ilişkin delillerin ibraz edildiği görülmüştür.
Davalı / Karşı Davacı tarafça şirket kurucularının sahip olduğu mesleki belgeler, iş ortaklık belgeleri, bir kısım kurum kuruluş ve şirketlerle yapılan sözleşmeler, çeşitli gazete ve internet sayfalarında çıkan haberler, şirket fatura örnekleri, sözleşmelere ilişkin delillerin ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen marka bilirkişisi ... ve Ticaret Hukuku alanında akademisyen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/11/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Dosya kapsamında; Dava, Karşı Dava ve Birleşen Davadaki tarafların dosyaya sundukları tüm deliller, cevap ve karşı cevap dilekçeleri, İstanbul (kapatılan) 3. FSHHM nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, ... 4. FSHHM nin ... Esas ...Karar sayılı dosyaları ve Türk Patent nezdinde yapılan incelemeler neticesinde: Esas dava bakımından dosya kapsamındaki deliller ve Davalı (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı) ... Tic. Ltd. Şti. firmasının ... internet adresinde yapılan incelemede iş yönetimi, iş yönetimine ilişkin eğitim hizmetlerinde faaliyet gösterdiği, ilgili faaliyetlerin, Davacı (Karşı davalı) (Birleşen davada davalı) ... firmasına ait ...sayılı K ibareli markası kapsamında olduğu, Davalı (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı) ... Yönetim Dan. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının marka kullanımlarının 556 Sayılı KHK madde 61/b hükmü gereğince “marka hakkına tecavüz sayılan” fiillerden olduğuna, tarafların hizmetleri üzerinde kullandığı markanın karıştırılma ihtimali olduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden hizmete sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece hizmet alıcılarının belirli bir hizmet yerinde başka bir hizmeti almak istediklerinde değil, alıcıların hizmetleri birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle, Davalı (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı) ...Tic. Ltd. Şti.'nin "..." şeklinde marka kullanımlarının, Davacı (Karşı davalı) (Birleşen davada davalı) ...nin ... sayılı "..." markası ile karıştırma ihtimali yarattığından haksız rekabetin oluştuğuna, "..." ibareli karşı dava bakımından; ” Karşı davalının dosya kapsamında sunduğu delillerden "..." ibaresinin 2002 yılından itibaren “iş idaresi konusunda danışmanlık hizmetleri, ticari veya endüstriyel yönetimde yardım hizmetleri, iş idaresi konusunda değerlendirme hizmetleri” alanında faaliyet gösterdiği, yine... alan adının 19.08.2002 tarihinde kayıt edildiği, 04.12.2002 tarihli arşiv kaydında ... ibaresinin markasal kullanıldığı, ... Dergilerin de reklamının yayınlandığına dair içerik görüntülendiği, karşı davacının 2002 yılından önce ilgili faaliyetlerde öncelikli hak sahibi olduğuna dair dosyada somut bir delil bulunmaması, karşı davalı markasının hem tescil tarihinin hem de ilk kullanımının önceye dayalı olması sebebi ile marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğine, birleşen dava bakımından ” Birleşen davada davacının 2002 yılından önce ilgili faaliyetlerde, "..." markasının öncelikli hak sahibi olduğuna dair dosyada somut bir delil bulunmaması, karşı davalı markasının hem tescil tarihinin hem de ilk kullanımının önceye dayalı olması, birleşen davada davalının dosya kapsamında sunduğu delillerden "..." ibaresiyle 2002 yılından itibaren “iş idaresi konusunda danışmanlık hizmetleri, ticari veya endüstriyel yönetimde yardım hizmetleri, iş idaresi konusunda değerlendirme hizmetleri” alanında faaliyet gösterdiği, yine https://... alan adının 19.08.2002 tarihinde kayıt edildiği, 04.12.2002 tarihli arşiv kaydında "..." ibaresinin markasal kullanıldığı, ...de reklamının yayınlandığına dair içerik görüntülendiği, bununla beraber "..." markasal olarak kullandığı ve tescilli "..." ibaresini ticaret unvanında kullanmak üzere unvan değişikliğiyle ticaret siciline kayıt ettirmesinin ticari hayatın gerekliliği gibi görüleceğinden, davalının ticaret unvanının terki hususunda olumlu kanaat oluşmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen marka bilirkişisi ... ve Ticaret Hukuku akademisyen bilirkişi... tarafından düzenlenen 18/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; Önceki raporda arz ve izah edilen nedenlerle; Davalı (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı ..Tic. Ltd. Şti. tarafından kök rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, kök rapordaki görüşlerini değiştirecek herhangi bir sonuca ulaşılmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Asıl davanın davacısı olan (Karşı davalı) (Birleşen davada davalı) ...Şirketi tarafından açılan davada, tescilli ve tescilsiz tüm öncelik hakkının kendisine ait olduğu iddia edilen “...” markasının davalı yanın ticaret unvanı, mal ve hizmetleri ve internet ortamındaki kullanımları yoluyla yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, imha, alan adının devri, ticaret unvanının terkini ile hükmün ilanı istemlerinin mevcut olduğu görülmüştür. Karşı davada ise (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı) ... Tic. Ltd. Şti'nin karşı davalı (Birleşen davada davalı) ...nin “...” markasını kullanması nedeni ile haksız rekabet ve marka tecavüzünün tespiti ve önlenmesi, ... alan adının adına devri ve ayrıca maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanının talep edildiği tespit edilmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen (kapatılan) İstanbul 3. FSHHM'nin ...esas sayılı dosyası kapsamında (davalı/karşı davacı) ... Ltd. Şti. tarafından davacı/karşı davalı ... Şirketine karşı açılmış olup ... Şirketinin “...” ibaresini içeren ticaret unvanının terkini talep edilmiştir. Bu noktada somut uyuşmazlığın ''...'' ibaresi yönünden gerçek hak sahibinin hangi taraf olduğu ve varılacak tespite göre hangi tarafın eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemine sebebiyet verdiğinin tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tahkikat aşamasında ...ra 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin... E. sayılı dosyasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmış olup tetkikinde; ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası kapsamında (bozma
sonrası ... E.) ...Tic. Ltd. Şti'nin, ... Şirketine ait ... sayılı ¸ ibareli marka başvurusuna karşı yapmış olduğu itirazların reddine dair TÜRKPATENT YİDK’nın... sayılı kararının iptali talebiyle, ...Tic. Ltd. Şti. tarafından açıldığı, Birleşen davanın ... E.) ise, ... Ltd. Şti'nin .... sınıfta yer alan hizmetler için yapmış olduğu ... tarih ve ...sayılı ¸ marka başvurusuna karşı ...Şirketi tarafından yapılan itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK’nın ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istemli olduğu görülmüştür. ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve ... E. (... E. dâhil) ... K. sayılı kararıyla: ...E. sayılı birleşen dosyada daha önce TÜRKPATENT YİDK kararının iptali konusunda karar verildiğinden ve bu karar (bozma öncesinde) kesinleştiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; ... E. sayılı birleşen dosyada hükümsüzlük yönünden açılan davanın kabulü ile dava konusu ... sayılı ibareli markanın ... sınıfta yer alan “sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, ... E. sayılı asıl dosya yönünden açılan davanın reddine karar verildiği, ...Ltd. Şti'nin temyiz başvurusunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11.09.2018 tarihli 2016/14272 E. 2018/5198 K. sayılı kararı ile reddedildiği, karar düzeltme talebinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2020 tarihli 2018/5630 E. 2020/3443 K. sayılı kararıyla reddedildiği ve onama sureti ile asıl ve birleşen davanın kesinleştiği saptanmıştır. Aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayalı (talep sonuçları farklı olan) kesinleşen anılı dava dosyasındaki tespitler kesinleşmekle kesinleşen hüküm, taraflar yönünden huzurdaki davada kesin delil etkisini kazanmıştır.
Somut olaydaki uyuşmazlığın ''...'' markası yönünden gerçek hak sahibinin hangi taraf olduğunun tespiti noktasında toplanması nedeni ile ilk olarak bu hususta değerlendirme yapılması gerekmiş olup marka üzerinde hak sahipliğinin kazanılması bakımından iki sistem bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle “Tescil sistemi” ve “(İlk) Kullanma sistemi” yönünden inceleme yapılmış olup dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 556 sayılı KHK kapsamında bir markanın korunabilmesi için KHK'nın 6. maddesi gereğince söz konusu işaretin kural olarak tescil edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre, tescilli marka hakkı sahibi, marka tescilinden doğan haklara sahiptir ve bu hakları kullanmakta yetkilidir. Bununla birlikte 556 sayılı KHK'nın 8. maddesi; ''Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,
b)Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa.'' şeklinde açıklanmıştır. Böylece KHK, marka korumasının tescil yoluyla elde edileceğini kabul etmekle birlikte, tescil sistemini bir ölçüde yumuşatmış ve istisnai olarak, marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yolu ile de elde edilebilmesini ve korunabilmesini kabul etmiştir. Davacı/ karşı davalının dosya kapsamında sunduğu delillerden ve kesinleşen dava dosyasındaki tespitlerden ''...'' ibaresi ile 2002 yılından itibaren “iş idaresi konusunda danışmanlık hizmetleri, ticari veya endüstriyel yönetimde yardım hizmetleri, iş idaresi konusunda değerlendirme hizmetleri” alanında faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, yine... alan adının 19/08/2002 tarihinde kayıt edildiği, 04/12/2002 tarihli arşiv kaydında ''...'' ibaresinin markasal kullanıldığı, ... de reklamının yayınlandığına dair içeriklerin görüntülendiği, davalı/karşı davacının ise 2002 yılından önce ilgili faaliyetlerde öncelikli hak sahibi olduğuna dâir dosyada somut bir delil bulunmaması nedeni ile davacı/ karşı davalı markasının hem tescil tarihinin hem de ilk kullanımının önceye dayalı olması sebebi ile davalı/ karşı davacı ve birleşen dosya davacısının gerçek hak sahipliğine dayalı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Bu nedenlerle karşı dava ile birleşen dosyadaki talepler yönünden iddiaların sübut bulmadığı sonucuna varılması gerekmekle karşı dava ve birleşen davanın reddine ilişkin hüküm kurulması gerekmiştir.
Dava/ karşı dava ve birleşen dava tarihi itibari ile yürürlükte olup tatbiki gereken 556 sayılı KHK'nın Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı 61. maddesi – (Değişik: 21/1/2009 – 5833/2 md.); ''Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlemveya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' şeklinde düzenlenmiş olup atıf yapılan KHK’nın 9. maddesi ise (Değişik: 21/1/2009 – 5833/1 md.); ''Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebilir:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması.
c) İşareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması.
d) İşaretin, teşebbüsün işevrakı vereklamlarında kullanılması.
e) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.'' şeklinde ifade edilmiş olup işbu hallerin varlığı halinde 556 sayılı KHK’nın 61. madde hükmü ihlal edilerek marka hakkına tecavüz fiili gerçekleşmiş olacaktır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında ilk olarak taraf markalarının karşılaştırması ve marka hakkına tecavüz bakımından inceleme yapılmış olup inceleme konusu markaların benzerlik derecesi, inceleme konusu markalar kapsamında
bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi, önceki markanın ayırt edici gücünün, tanınmışlığının derecesi, inceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin esas alınması gerekmiştir. (İltibas) Karıştırılma tehlikesinin olup olmadığının tespitinde ise markalar ile ilgili tüm unsurlar dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirme yapılması gerekmiş markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajı irdelenmiştir. ¸
Yukarıda yer verilen taraf markalarına bakıldığında ise yazı karakterleri ve markalardaki figüratif unsurlar farklılık arz etmekte ise de taraf markalarına bütünsel olarak bakıldığında dikkat çeken ve taraf markalarında asli unsuru oluşturan ... ibaresinin ön plana çıkmasından kaynaklı markalar arası benzerliğin bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olmakla hükme esas alınmaya elverişli bulunan raporlar kapsamında da tespit edildiği üzere dosya kapsamındaki deliller ve davalı (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı)... Tic. Ltd. Şti. firmasının... internet adresinde yapılan incelemede iş yönetimi, iş yönetimine ilişkin eğitim hizmetlerinde faaliyet gösterdiği, ilgili faaliyetlerin, davacı (Karşı davalı) (Birleşen davada davalı) ... Şirketine ait ... sayılı ibareli markasının hizmet sınıfları kapsamında olduğu, bu nedenle davalı (Karşı davacı) (Birleşen davada davacı) .... Ltd. Şti'nin marka kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 61/b hükmü gereğince “marka hakkına tecavüz sayılan” fiillerden olduğu kanaatine varılması gerekmiştir.
Dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 56. maddesinde haksız rekabet tanımlanmış olup ''Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suiistimalidir. '' şeklinde açıklanmış ve TTK'nın 57/5. maddesinde; “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak'' hükmünün yer aldığı görülmüştür. Bu noktada yapılan incelemede tarafların hizmetleri üzerinde kullandığı markaların karıştırılma ihtimali olduğu, nihai hizmet alıcıları nezdinde müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden hizmete sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece hizmet alıcılarının belirli bir hizmet yerinde başka bir hizmeti almak istediklerinde değil, alıcıların hizmetleri birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğunu veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda
inanabilecekleri, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı saptanmakla anılı yasal düzenlemeler ışığında davalı markasal kullanımının haksız rekabet eylemine sebebiyet verdiği sonucuna varılması gerekmiştir.
Tüm bu gerekçeler ışığında; asıl dava yönünden, davalı tarafın ''...'' markasını ticaret unvanında, hizmetleri ve alan adlarında kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 556 sayılı 61, 9 ve 62. maddeleri gereğince; A-Davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ilgili ticaret sicil müdürlüğüne ifası için karar örneğinin gönderilmesine, B- KHK'nın 62/e maddesi ışığında el koyulan ürünlerin ve araçların üzerilerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imha kararı verilmesi mümkün olmakla birlikte dosya kapsamında bu yönde kaçınılmaz olduğunu gösterir el konulan ürünlere rastlanılmadığından ve mahkememizce alan adlarının davacı şirkete devrine cevaz verilmesini mümkün kılan mevzuatımızda herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmaması nedenleri ile işbu taleplerin reddine, C- 556 sayılı KHK'nın 62/f maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye'de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazetede 1 kez ilanına, masrafın davalı tarafa yükletilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden davalı tarafın ... markasının ticaret unvanında, hizmetleri ve alan adlarında kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE VE SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,
Bu kapsamda;
A-Davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ilgili ticaret sicil müdürlüğüne ifası için karar örneğinin gönderilmesine,
B- İmha ve alan adlarının davacı şirkete devrine ilişkin taleplerin reddine,
C- Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye'de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazetede 1 kez ilanına, masrafın davalı tarafa yükletilmesine,
2-Karşı davanın REDDİNE,
3-Birleşen ... 3.FSHHM'nin ... E sayılı davasının REDDİNE,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 13,10 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 414,50 TL harcın davalı tarafından hazineye ödenmesine,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yapmış olduğu 26,20 TL harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 871,75 TL posta/tebligat masraflarının toplam 4.897,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 47,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 380,60 TL harcın davalı/karşı davacı tarafından hazineye ödenmesine,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN 2009/49 ESAS YÖNÜNDEN;
1-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 15,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 412,00 TL harcın davacı tarafından hazineye ödenmesine,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Karar kesinleştiğinden talep halinde gider avansın iadesine,
Dair davacı - Karşı davalı ve birleşen ... 3. FSHHM' nin ... E sayılı davada davalı ... Ltd. Şti vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!