T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/131 Esas
KARAR NO : 2024/28
DAVA : MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, DURDURULMASI,
DAVA TARİHİ : 31/05/2018
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1941 yılında kurulmuş sektörün... lideri bir şirket olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davalının “...” isimli sinema filminin kurgusunda, 39:21 dakikadan itibaren müvekilinin marka ve logosunu açık bir şekilde göstererek tescilli marka hakkından izinsiz ve usulsüzce yararlanmakta olduğunu, ayrıca işinde yeterli ve yetkin olmayan, müşterisine hakaret ve küfür eden bir istasyon çalışanı mizanseni ile müvekkilinin ticari itibarini açıkça zedelediğini, müvekkilinin marka hakkının zedelendiğini, ayrıca enerji sektöründeki diğer rakipler lehine haksız rekabete sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ... 41. noterliği aracılığı ile ihtarname gönderilmiş olduğunu, söz konusu filmin ... adresinden yayınlanmakta olduğunu, söz konusu filmin yayınlanmasının engellenmesi gerektiğini beyanla davalıya ait “...” filminde müvekkili markasını izinsiz kullanarak marka hakkını ihlal etmesi sebebi ile marka tecavüzünün tespitini ve durdurulmasını, haksız rekabetin tespiti ve Men'ine, filmin satışının durdurulması ve dağıtımının tedbiren durdurulmasına, filmin youtube internet sitesinden kaldırılmasına karar verilmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf husumet itirazında bulunduktan sonra davaya konu sahnelerin davacı marka hakkını zedelemediğini ve haksız rekabet teşkil etmediğini, davaya konu filmin komedi filmi olduğunu, markaya tecavüz olgusunun gerçekleşmemiş olduğunu, somut olayda kasıt bulunmadığını ve davacının zararının oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP : Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Davalının iddia ettiği gibi filmin komedi filmi olmasının marka ihlalini ortadan kaldırmadığını, 13.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da marka ihlali ve haksız rekabete ilişkin tespitlerin yapılmış olduğunu beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; ''...'' isimli sinema filminin kurgusunda davacının tanınmış markasının izinsiz kullanıldığı iddiasıyla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabet eyleminin tespiti, durdurulması istemlerine ilişkindir.
Davaya konu ''...'' isimli film videosuna ait CD ve eser işletme belgeleri celp ve tetkik edilmiştir.
Davacıya ait markaya ilişkin TPMK marka tescil kayıtları celp ve tetkik edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...Dış. Tic. Ltd Şti. tarafından davaya konu filmin mali haklarının yazılı devir sözleşmesi ile ... Şirketine devredildiği beyan edilmekle ve yazılı devir sözleşmesi ibraz edilmekle davacı vekilinin HMK'nın 124. maddesine dayalı olarak taraf değişikliği talebinde bulunduğu ve davalı olarak mali hakları devralan anılı şirketin dahil edilmesini talep ettiği görülmüştür. Nitekim HMK'nın 124. maddesi; ''(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.'' şeklinde düzenlenmiş olup davaya konu filmin dava tarihi itibari ile mali hakları devralan şirketin hukuki sorumluluk alanında kaldığı ve böylece anılı şirketin pasif husumet ehliyetini haiz olduğu gibi davalı tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayandığı somut olayın özelliğinden anlaşılmakla, taraf değişikliği talebine cevaz verilmesi gerekmiş ve yargılamaya davalı ...Şirketi yönünden taraf teşkili sağlanarak devam edilmiş, mali hakları devreden şirkete ise tahkikat aşamasında talep üzerine dava ihbar edilmiştir.
Marka - Patent vekili ... ve Bilgisayar mühendisi .... tarafından düzenlenen 13/08/2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ".. adresinde yayınlanan “...” filminin 39:21 - 41:53. dakikaları arasında geçen benzin istasyonu sahnesinde davalı tarafından davacının “...” markasının kullanıldığı, ...” URL adresinde kullanıları “...” ibaresinin davacının tescilli tanınmış “...” markası ile birebir aynı olduğu ve bu sebeple iltibas yarattığı, davalının “...” marka kullanımının SMK 7/5.maddesi kapsamında değerlendirilerek istisna kapsamında düşünülemeyeceği, davalı kullanımının dürüst ticari kullanımın ötesinde markasal kullanım olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenen marka hakkına tecavüz hükümlerine aykırı bir fiil işlenmiş olduğu ve haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Haksız Rekabet ve Fikri ve Sınai Haklar uzmanı..., Marka - Patent vekili ... ve Bilgisayar mühendisi... tarafından düzenlenen 09/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; Davaya konu olayda da filmin 39.21 ila 41.53 dk arasındaki bölümündeki belirtilen film sahnesinin Takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK 55/1-a bendi gereğince haksız rekabete sebebiyet verebileceği, TTK 58 gereğince davacının haksız rekabetir men ve refi talep etmesi mümkün olduğu, ancak haksız tekabete sayılacak hususun filmin tamamının toplatılmasına yol açmayacak şekilde düzeltilmesi mümkünse bu halde kısmi ref kararı verilmesinin gerekeceği, bu çerçevede filmde yer alan bu sahnenin filmden çıkarılması şeklinde bir ref kararının verilmesi hususundaki Takdir Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.
Haksız Rekabet ve Fikri ve Sınai Haklar uzmanı ..., Marka - Patent vekili ...ve Bilgisayar mühendisi ... tarafından düzenlenen 03/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; Davaya konu olayda da filmin 39.21 ila 4153 dk arasındaki bölümündeki yukarıda ayrıntısı belirtilen film sahnesinin Takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK 55/1-a bendi gereğince haksız rekabete sebebiyet verebileceği, TTK 56 gereğince davacının haksız rekabetin men ve refi talep etmesi mümkün olduğu, ancak haksız rekabete sayılacak hususun filmin tamamının toplatılmasına yol açmayacak şekilde düzeltilmesi mümkünse bu halde kısmi ref kararı verilmesinin gerekeceği, bu çerçevede filmde yer alan bu sahnenin filmden çıkarılması şeklinde bir ref kararının verilmesi hususundaki takdir Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.
Marka - Patent vekili ..., Haksız rekabet Uzmanı ..., Bilgisayar Mühendisi ..., Fikri Haklar Uzmanı ... tarafından düzenlenen 20/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Somut olayda ise davalı tarafça film kesitinde davacı marka görsellerine yer verilmiş olması, markayı taşıyan ürün veya hizmetin kime ait olduğu konusunda tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek nitelikte olmadığından 09.06.2020 tarihli raporda yer alan görüşe katıldığımızı beyanla somut olayda marka kullanımının 6102 sayılı TTK kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haksız rekabetin varlığından bahsedebilmek için taraflar arasında rekabet ilişkisinin bulunması ve yapılan eylemin dürüstlük kurallarına aykırı olması gerektiği, haksız rekabet davası açabilmek içinse bir zararın veya zarar tehlikesinin varlığı ile yapılan eylemle zarar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiği, ancak somut uyuşmazlık bakımından söz konusu şartların sağlanmaması sebebiyle haksız rekabetin varlığından söz edilemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Marka - Patent vekili ..., Haksız rekabet Uzmanı ..., Bilgisayar Mühendisi..., Fikri Haklar Uzmanı ... tarafından düzenlenen 11/03/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; 20/09/2021 tarihli raporda ulaştıkları kanaati değiştirmeye yer olmadığı, 20/09/2021 tarihli raporda ulaşılan sonuçları aynı şekilde muhafaza edildiği, diğer tüm hususlarla ilgili olarak takdirin münhasıran mahkemede olduğu, kanaatine varılmıştır.
Huzurdaki davada davalı şirketin mâli hak sahibi olduğu ''...'' isimli sinema filminin ... dakikaları arasında davacının tanınmış markasının izinsiz kullanıldığı iddiasıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin tespiti ve (men'i) durdurulması istemleri ileri sürülmüş olup filmi içerir CD ve sosyal medyadaki bağlantılar üzerindeki teknik inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları tetkik edilmiş ve ayrıca filme ilişkin CD incelenmekle 39 ve 42. dakikalar arasındaki görüntüler izlenmiş olup işbu dakikalar arasında davacının tescilli ve tanınmış ...markasının yer aldığı ve davacının petrol istasyonlarının dekor ve şekil unsurları ile markasını içeren istasyon konseptinde çekim yapıldığı, bu sahnede filmin başrol oyuncusunun petrol ofisi istasyonuna aracını çekip benzin alma sahnesinin canlandırıldığı, bu sahnede benzin istasyonu görevlisinin yaşlı bir kişi olduğu ve benzin pompasını aracın benzin haznesine sokmakta zorlanmasına ilişkin komedi unsurları içerdiği, başrol oyuncusu ile petrol istasyonu görevlisinin karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, başrol oyuncusunun aracına binip uzaklaşırken benzin haznesinde bulunan pompanın çıkarılmaması nedeniyle benzin istasyonunun infilak ettiği görülmüştür. Dosya kapsamında biden çok bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarında varılan hukuki kanaatlerin farklı olduğu tespit edilmekle birlikte HMK'nın 33. maddesi ışığında hukuki vasıflandırmanın resen mahkememizce yapılması gerektiğinden yeniden rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Davacının iddiası yönünden dava tarihi itibari ile uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 29/1-a bendinin atfı kapsamında 7. maddesine bakıldığında; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. (2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması...'' hükümlerinin yer aldığı, 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin mevcut olduğu, TTK'nın 54. maddesinin ise; "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükmünü haiz olup anılı düzenlemelere dayalı olarak tespit ve men istemlerinin mevcut olduğu görülmüştür.
İlk olarak anılı sahnelerdeki görüntüler nedeni ile davacının tescilli markasına tecavüzün gerçekleşip gerçekleşmediği meselesi üzerinde durulmuştur. Bu noktada yapılan incelemede somut olayda marka görselinin film içerisindeki anılı dakikalar içerisinde kullanılması söz konusu olup kullanımın davacının tanınmış ve tescilli ''...'' markasının bir mal ve hizmet üzerinde ticari amaçlı markasal kullanımı olmayıp sinema filminde petrol istasyonunda geçen sahne içerisinde asli unsur olarak değil yalnızca sahnenin geçtiği dış mekanın bütünü içerisinde yer alması şeklindeki bir kullanım olduğu açıkça görülmüştür. Marka hakkına tecavüzün gerçekleşmiş olarak kabul edilebilmesi için ise davacıya ait markanın
davalı tarafça ticari etki yaratacak biçimde kullanılması gerekmektedir. Nitekim SMK'nın yukarıda anılı 7. maddesi ışığında marka hakkına tecavüzden bahsedilebilmesi için davalı tarafça, davacıya ait tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması, yahut tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması ya da aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması gerekmekte iken somut olayda filmin yaklaşık 4 dakikalık kesitinde yer alan istasyondaki marka görsellerinin bulunmasından kaynaklı eylemin, marka hakkına tecavüze sebebiyet verecek markasal kullanım hallerine girmediği saptanmakla, marka hakkına tecavüz hükümlerine dayalı davacı istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.
Bir sonraki aşamada ise anılı sahnelerdeki görüntüler nedeni ile davacı aleyhine haksız rekabetin gerçekleşip gerçekleşmediği meselesi üzerinde durulmuştur. Nitekim Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre kanun koyucunun buradaki amacı, ekonomik alanda dürüstlük ilkesini hâkim kılarak, bunun ihlal edilmemesini sağlamaktır. Nitekim Kanun'un gerekçesinde belirtildiği üzere haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı hukuka uygun ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Kanun ne "dürüst" ne de "bozulmamış" rekabeti tanımlamış olup kastedilen saf, geniş anlamda, kurallara uygun, dürüst rekabet olarak belirtilmiştir. İkinci fıkra haksız rekabete ilişkin ilkeyi koymakta olup ilkenin taşıyıcı kolonu dürüst davranış kuralıdır. Dürüstlük kuralına aykırılık ya davranışlarla ya da ticarî uygulamalarla olur. Davranışlar ve ticarî uygulamalar iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe ters, aldatıcı, yanıltıcı, kandırıcı olabilir. Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise filmin komedi türünde olup yaklaşık 4 dakikalık (... dakikalar arası) kesitinde dekor ve şekil unsurları ile davacının markasını içeren istasyon konseptinde çekim yapıldığı, internet sitelerindeki yayınlarda ise davacı markasının yer aldığı görsellerin bulanıklaştırıldığının tespit edildiği, bu sahnede filmin başrol oyuncusunun petrol ofisi istasyonuna aracını çekip benzin alma sahnesinin canlandırıldığı, benzin istasyonu görevlisinin yaşlı bir kişi olduğu ve benzin pompasını aracın benzin haznesine sokmakta zorlanmasına ilişkin komedi unsurlarını içerdiği, repliklerde başrol oyuncusu ile petrol istasyonu görevlisinin karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, başrol oyuncusunun araç pompası çıkarılmadan aracına hızlıca binip uzaklaşması ile benzin istasyonunun infilak ettiği görülmüştür. Görüntülerin yer aldığı kısa kesit içeriği ile filmin boyut ve niteliğine bakıldığında ''...'' isimli film komedi türünde olmakla güldürücü unsurların hâkim olduğu film içerisindeki yaklaşık 4 dakikalık sahnede odak noktasının sürücü ve pompa görevlisi arasındaki komedi içerikli diyaloglarda toplandığı, diyaloglarda ve eylemlerde sürücü ve istasyon görevlisinin karşılıklı komediye konu eylemlerinin davacının iş ürünlerine/ faaliyetlerine atfı mümkün görülebilecek bir kötülemeye sebebiyet verebilecek vasıfta olmadığı tespit edilmiştir. Bu hâli ile istasyonun sahnenin zorunlu dekoru olmakla filmin komedi vasfı da nazara alındığında rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyecek aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış olarak kabul edilmesi mümkün bir eylemin bulunmadığı kanaatine varılması gerekmiştir. Tüm bu gerekçeler ışığında sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 35,90TL harcın mahsubu ile eksik 391,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!