WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/663 Esas
KARAR NO : 2024/107

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 13/09/ 2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili 13/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyada yer alan takibe dayanak evraktaki kambiyo senedi müvekkili tarafından imzalanmadığını, şüpheli şirket ile geçmişte yapılan araç kiralama anlaşmasında attığı imzaların taklit edilerek iş bu senetin şüpheli şirket tarafından doldurulduğunu, şüpheli-şirketin, sözleşmesindeki müvekkiline ait imzayı aynen taklit ederek hukuka aykırı şekilde senet doldurduğunu, takip dayanağı senette bulunan hiçbir yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin sürekli farklı imzalar attığını, ekte sunulan sürücü ehliyetinde yer alan imzasının sözleşmedeki ve senetteki imzadan çok farklı olduğunu, senette yer alan imzanın sözleşmede yer alan imza ile aynı şekilde olduğunu, sadece bu durumun dahi sözleşmedeki imzanın aynen birebir taklit edilerek senet üzerine de atıldığını gösterdiğini, şüpheli şirketin bunu bir gelir kapısı haline getirdiğini, düzenli olarak her şeyden bihaber müşterilerine bu tarzda tuzaklar kurduğunu, ... sayfasına şüpheli şirketin adı yazıldığında tarafım gibi birçok mağdurun da şikayetlerine ulaşmanın mümkün olduğunu, ... 19. İcra Hukuk Mahkemesi'nde ... Esas Sayılı dosyada müvekkilinin iş bu durum hakkında dava açtığını, ancak hukuki bilgisinin yetersizliği dolayısıyla davayı takip edemediğini, dava dosyasının işlemden kaldırıldığını, davalı alacaklı ile müvekkili arasında iş bu borcu doğuracak herhangi bir anlaşma bulunmadığını, daha önce müvekkilinin araç kiraladığı davalı şirketin aracın üzerinde neredeyse gözle dahi görünemeyecek bir lekeden müvekkilini sorumlu tuttuğunu, müvekkilinin bu lekenin kendisi tarafından gerçekleştirilmediğini belirtse de 3.200,00 TL'lik 4 günlük araç kiralama ücretinin haksız yere, 5.000,00 TL'lik araç kiralama anlaşmasının başında alınan ve daha sonra iade edilen depozito bedelinin de müvekkiline verilmediğini, müvekkilinin aracı teslim ettiğine dair bir forma imza attığını, attığı imzanın taklit edilerek davalı alacaklı tarafından senet doldurulduğunu, tüm bu nedenlerle, müvekkilinin ... 11. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı dosyasında sahte senet dolayısıyla borçlu olmadığının tespitinin ve takibin müvekkili yönünden iptalini, müvekkilinin ilerde telafisi mümkün olmayacak zararlara uğramaması için öncelikle icra dosyasındaki satışın dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasını, aksi halde %15 teminatla durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise taktir edilecek teminatla durdurulmasını, kötü niyetli davalının müvekkiline yönelik yapmış olduğu takip sonrası oluşan zararların bir nebze telafisi için asıl alacağın %20 sinden aşağı olmayan kötü niyet tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasını..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 25/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Öncelikle davacı tarafın davadan vazgeçmesini kabul etmediğimizi bildirir davanın geri alınmasına muvafakatimiz yoktur. Türk Ticaret Kanun’un ‘’MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davacı, Türk Ticaret Kanun’un 5. Maddesi gereği zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurması zorunludur. Bu nedenle davacı davasını zorunlu dava şartı olan arabuluculuk hususunun yerine getirmeden açtığından dolayı davasının dava şartı yokluğundan reddedilmesine karar verilmelidir. Davacı borçlu, müvekkil şirketten 13.08.2022- 17.08.2022 tarihleri arasında... plakalı aracı günlük 800 TL karşılığında bir aylığına kiralamıştır. Yapılan Kiralama sözleşmesi uyarınca araç sorunsuz bir şekilde davacı borçluya teslim edilmiştir. Bu kiralamaya ilişkin sözleşme ve araç teslim tutanağı ektedir. Ancak davacı borçlu kiralamış olduğu aracın arkatampon, sol arka kapı ve çamurluğuna hasar vermiştir.Bu hasarlar araç teslim tutanağında açıkça belirtilmiş ve davacı borçlu tarafından kabul edilerek imzalanmıştır. Davacı borçlu araca vermiş olduğuhasara karşılık müvekkil şirkete bir adet senet keşide edip vermiştir. Ancak vadesi gelen senet borçlu tarafından ödenmemiş ve müvekkilin zararı giderilmemiştir. Müvekkil tarafından davacı borçluya ulaşmaya çalışmış ancak ulaşılamamıştır. Bunun neticesinde haklı olarak senet takibe konulmuştur. Davacı dilekçesinde müvekkile karşı borcunun olmadığı iddiasıyla takibin durdurulmasını talep etmiştir. Davacı bu iddiasında tamamen haksız ve mesnetsiz durumdadır. Davacı, borçlu olmadığını belirtmekle birlikte bunu ispatlayacak herhangi bir belge, delil sunamamıştır. Senedin bedelsiz olduğu ve borç olmadığı itirazı için, Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlu borcu olmadığını veya borcun itfa veya ihmal edildiğini yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir. Borçlu dava dilekçesi ekinde ve delil listesinde İİK Madde 169 uyarınca bir belge bulunmadığından borçlunun itirazı yerinde değildir. Davacı dilekçesinde bu şekilde bir borcunun olmadığını belirtmiştir. Ancak bunu ispatlayacak herhangi bir yazılı delil sunmamışlardır. Takibe konu senet davacı tarafından imzalanmış olup müvekkile teslim edilmiştir. Davacının imza inkarı sadece zaman kazanmak ve süreci sekteye uğratmak amacıyla yapılan haksız ve kötü niyetli bir itirazdır. Davacı dilekçesinde de ifade ettiği şekilde değişik imzalar atmayı adet edinmiştir. Ancak unuttuğu husus senetteki imza ile araç kiralama ve araç teslim tutanağındaki imzalar kendisi tarafından atılmıştır. Davacı iddia ettiği şekilde senetteki imza, imzasına benzetilerek müvekkil tarafından atılmamıştır. Bu nedenle yapılacak imza incelemesinde öncelikle davacının dava dilekçesindeki imzasının esas alınarak inceleme yapılması gerekmektedir. Ayrıca tarafımızca araç kiralama sözleşmesi ve araç teslim tutanağının asılları mahkemeye ibraz edilecek olup imza incelemesinde davacının ilgili evraklardaki imzasınında incelemede esas alınması gerekilmektedir. belirttiğimiz Yargıtay Kararında defaten belirtildiği üzere; bonoya dayalı icra takibine ilişkin yapılan borçlu olmadığına karar verilmesi istemlerinde borcun ödendiğinin veya borçlu olmadığının ispat yükü davacı borçluda kalmaktadır. Davacı dava dilekçesinde borçlu olmadığını veya borcun itfa veya ihmal edildiği iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmamıştır. Farazi olarak sözde borcunun olmadığını belirtmiştir. Davacı davasını ispatla yükümlü olmakla, huzurdaki davasını ispat edememiştir. Bu sebeple hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış iş bu davanın reddi gerekmektedir. Ayrıntılı şekilde arz ve izah ettiğimiz nedenlerle; davacının hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle reddine, davacının yerinde olmayan gerçek dışı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açtıkları davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
... 11. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası, emsal Yargıtay kararları, ... A.Ş.'nin cevabi yazısı, davalı şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen araç kira sözleşmesi, davalı şirkete tarafımca ödenen ücretlerin dekontu, davacının imzasının yer aldığı sürücü ehliyeti, davalı şirkete ait şikayetlerin ekran görüntüsü, araç teslim tutunağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hizmet sözleşmesi alacağından kaynaklanan menfi tespit davasına ilişkindir.
Yargıtay 17 HD 04/02/2021 tarih ve 2020/3187E 2021/762K sayılı ilamında; "Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Davaya konu somut olayda da dosya içerisinde arabuluculuk dosyasının bulunmaması davacının da arabuluculuğa başvurduğuna dair herhangi bir delil sunmaması nedeniyle HMK 114/2 ve 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine
2- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 269,85TL'nin mahsubu ile bakiye 157,80TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar yönünden KESİN olmak üzere karar verildi. 21/02/2024

Katip ...
E-imza

Hakim ...
E-imza