WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/789 Esas
KARAR NO : 2024/261

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan 07/12/2023 davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Davalı/borçlu ... tarafından 30.09.2022 tarihinde ... sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.Davalı/borçlu ... tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 18.831,76-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderilmiştir.Davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.Borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır.Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumludur. Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir. Nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verilmiştir.
Ayrıca müvekkil şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkilidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu hasar sebebiyle ortaya çıkan zarar kalemlerinin belirlenebilir olduğu ve alacağımızın likit olduğu da göz önünde bulundurularak, borçluların itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"görev itirazında bulunuyoruz. işbu davada adli yargı/idari yargı yolu uyuşmazlığı söz konusu olup, tam yargı davası niteliği olan davalarda, yargı yolu idare mahkemeleridir. dolayısıyla, işbu davanın istanbul idare mahkemelerinde açılması gerekir. ayrıca, yargı yolu itirazımızın yanısıra, adli yargı yolu açısından da görev ve işbölümü itirazında bulunuyoruz. keza, işbu davada tazminat isteminin haksız fiile dayanması nedeniyle görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ediyoruz. davanın sayın mahkeme tarafından ticari nitelik arz ettiğinin kabul edilmesi ihtimalinde davacının dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk hükümlerinde düzenlenen şartları yerine getirmesi ve ticari arabuluculuğa başvurması gerekir. arabuluculuk dava şartının usulüne uygun olup olmadığının araştırılmasını ve incelenmesini talep ederiz. husumet itirazında bulunuyoruz. zira söz konusu adreste idaremiz personelinin herhangi bir çalışması yoktur. davanın idaremize yöneltilmesi kanuna karşı hile niteliğindedir. davacı eğer adreste bir çalışma var ise bu çalışmanın idaremiz tarafından yapılmadığını bilmektedir. idaremizin dava dosyasına sunulan cevabına göre, dava dışı yüklenici firma tarafından çalışma yapılmış olsa bile davacıya ait tesislere zarar verilmiş olup olmadığı, kim tarafından zarar verildiği hususu bilinmemektedir. söz konusu yerde hasara neyin neden olduğu hususunun tetkik edilmesi gereklidir. kabul etmemekle birlikte velev ki hasar, müvekkil idarenin müteahhitliğini yapan dava dışı firmaların eyleminden kaynaklanmış olsa bile, davanın idaremiz açısından husumet yokluğundan reddi gerekir. zira, eser sözleşmesi uyarınca idarenin üçüncü kişilere verilen hasardan sorumluluğu bulunmamaktadır. 5-dava ve hukuki menfaat şartı yoktur. davacı tarafça açılan dava, hukuki mesnetten yoksundur. eğer mevcut ise söz konusu zarara idaremiz neden olmamıştır. zira, idaremizin söz konusu adreste herhangi bir çalışması yoktur. zarar ile idaremiz eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı yoktur. davacının davası usul hukuku ilkelerine göre reddedilmelidir.
dava konusu hasar bizzat müvekkilimiz idare tarafından verilen bir hasar değildir. söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idaremiz tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmemiştir. eğer, herhangi bir çalışma yapılmış ise de idaremizin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. diğer yandan idaremiz tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığından dava dışı üçüncü kişilerin sorumlu olduklarının anlaşılması ihtimalinde dahi idaremizin sorumlu tutulması mümkün değildir. çünkü, davacı üçüncü kişilerin idaremizle ile ilişkisini ispat etmek zorunda olduğu gibi aynı zamanda idarenin üçüncü kişilerin eylem ve işlemleri nedeniyle davacıya verdiği zarardan sorumlu olduğunu da ispat etmek zorundadır. ancak davacı soyut iddiası dışında ispata yarar somut hiçbir delil ve belge sunmamıştır.davacı dava dilekçesinde ispat yükümü kapsamında davayı ispat etmeye yetecek delil sunmamıştır. dava dosasına sunulan davacı delili eğer mevcut ise de büyük çoğunluğu tarafımıza tebliğ edilmemiştir. davacı iddia olunan hasara ilişkin hiçbir ayrıntıdan bahsetmemiş, hasarın nedeni ve idaremizle ilgisi hakkında hiçbir açıklamada bulunmamış, tespit ve sair ekspertiz raporu ile kanıt niteliğinde sair hiçbir belge tebliğ ettirmemiştir. davacı ... a.ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıkmaktadır.
bu itibarla; tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması gerekir.
davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adresteki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davalı tarafından yapılan çalışma esnasında davacının kablolarına zarar verildiği iddiasıyla tazminat isteminden ibarettir.
Uyuşmazlık Mahkemesi 2023/545 E 2024/40 K sayılı ilamında özetle; "Raportör-Hâkim ...'nun davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ile Danıştay Savcısı ...’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
16. Dava, adli yargı yerinde davacı şirkete ait alt yapı tesisine hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararın tahsili maksadıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması üzerine, vaki itirazın iptali ile zararın hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle; idari yargı yerinde ise, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
17. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
18. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
19. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
20. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak; ... 4. İdare Mahkemesinin 02/10/2023 tarih ve ... sayılı başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarenin kamu hizmeti yürüttüğü esnada kusuru ile davacının kablolarına zarar verildiğinin iddia edilmiş olması ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin emsal mahiyetteki aynı davacı ve aynı davalı bakımından vermiş olduğu karar da dikkate alındığında kamu hizmetinin yürütüldüğü esnada idarenin kusuru nedeniyle açılacak davalarda idare hukuku ilkelerine göre inceleme yapılması gerektiği ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının tüm yargı mercilerini bağlayıcı nitelikte olması nedeniyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 469,40TL karar harcından, 269,85TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 199,55 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024

Katip
E-imzalıdır

Hakim
E-imzalıdır