WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/745 Esas
KARAR NO : 2024/340

DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ... Pafta 0 Ada ,3043 Parsel Nolu, ... Mahallesi ... Sokak No ...Apartmanı ... adresindeki taşınmazını ...’tan kredi çekmek suretiyle satın almış; en son 17/12/2022-17/12/2023 tarihleri için ... aracılığıyla DASK sigorta poliçesi ile sigortalamıştır (Ek-1 Poliçe suretleri). Akabinde aynı sigorta şirketi ile 06.03.2023 tarihinde 30.03.2023 tarihinden geçerli olmak üzere 30.03.2024 tarihinde bitecek konut sözleşmesi yeniden taraflar araında uzatılmıştır. 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 7.7 büyüklüğündeki deprem ve akabindeki depremlerden sonra Şubat 2023 tarihinde TAMP tarafından yürütülen hasar tespit çalışmaları sonrasında denetimde, binanın yaşama elverişli olmadığı tespit edilerek nüfustan arındırılmış ve tedbiren ivedilikle tahliye edilmiştir. Akabinde bina mühürlenmiş ve yıkım kararı alınmış olup bina yıkılmıştır. Davalı ile akdedilen konut sigorta poliçesi kapsamında 200,340 ,00 TL deprem klozu,cam kırılması bedeli 2.500 TL , Enkaz kaldırma bedeli 24.300 TL, Kira Kaybı 5000 TL olarak sözleşme kapsamında anlaşma sağlanmıştır. Lakin Davalı bahse konu klozlardan yalnızca 88.000 TL değerinde bir önceki dönemi kapsayan deprem klozunu yatırmış olup tarafımızca arabulucuya başvurulmuştur. Arabulucuda herhangi bir anlaşma sağlanmamış olup bu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.
Davamızın KABULÜNE; Fazlaya ilişkin talep, delil ve fazlaya ilşkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107 UYARINCAİŞ BU DAVA BELİRSİZ ALCAK DAVASI OLARAK AÇILMIŞ OLUP ŞİMDİLİK Deprem klozu için 100 TL, Cam kırılması için 100 TL, Enkaz kaldırma bedeli 100 TL Kira kaybı 100 TL Maddi Tazminatın 06.02.2023 Tarihinden itibaren işleyecek ticari Yasal faizi ile davalıdan alınarak tarafımıza ÖDENMESİNE;
Yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davalı müvekkil şirkete ... ... sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacı yana ait konut 30.03.2022 - 30.03.2023 tarihleri arası bu poliçede belirtilen klozlar ile teminnt limitleri ile teminat verilmiştir. *YANGIN SİGORTASI DEPREM VE YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ TEMİNATI İHTİYARİ EK BİNA TEMİNATI KLOZU:6305 sayılı Kanun kapsamında Zorunlu Deprem Sigortasına tabi binaların yangın sigortasına ek olarak verilen isteğe bağlı deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı, bina yangın sigorta bedeli ile Zorunlu Deprem Sigortası sigorta bedeli arasındaki farktır (artan sigorta bedeli). Yangın sigorta bedeli sigortacı ile sigortalı arasında mutabakatla belirlenir ve bu bedele hasar gerçekleştikten sonra itiraz edilemez. Sigorta Şirketi, artan sigorta bedelinden sorumludur. Davacı yanın, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle müvekkil şirkete , 09.03.2023 tarihli hasar ihbarı üzerine müvekkil şirket nezdinde ,... nolu hasar dosyası oluşturulmuş ve sigortalı konuttaki hasarın nedeni ve miktarı konusunda sigorta ekspertizi görevlendirilmiştir. Hasar dosyamız içerisinde sunacağımız ekspertiz raporundan da görüleceği üzere, yaşanılan deprem nedeniyle ağır hasarlı olduğu tespit edilmiş ve 88.020,00-TL. Deprem bina teminatının tümü poliçede rehin hakkı sahibi olan , ... BANKASI A.Ş. - ... ŞB 'ne ödenerek poliçeden kaynaklı tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğinden , davacı yanın poliçesini 30.03.2023 tarihinde yenilemesi nedeniyle , yenilediği poliçede poliçe teminatının 203.340,00-TL. Poliçe teminatına göre ödeme yapıladığından bahisle , bu poliçedeki teminatın tahsili için açmış olduğu iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Rizikonun gerçekleştiği 06.02.2023 tarihi itibarıyla poliçedeki deprem bina teminatının tümünün ödenmesi nedeniyle Poliçe limitinin bitmesi ve poliçe teminatı dışında olan zararların tazmini için açılan davanın reddine ilişkin ilişkin tüm cevaplarımız saklı kalmak kaydıyla,; davacı yanın , davası HMK. Madde 107 'ye göre belirsiz alacak davası olarak görülemez ;06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle yıkılan konut nedeniyle poliçede belirtilen limitlerle v poliçe şartnamesi ile davacı yanın talep edebileceği alacak miktarları belirlenebilir bir miktar olduğundan davacı yanın davasının yasa ve yerleşik içtihatlar gereği , hem dava dilekçesinin içeriği de dikkate alınarak kısmi eda davası hükümlerine göre sonuçlandırılabilir . Bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebilinir.
,davaya karşı cevaplarımızı sunar , davacı yanın davasının reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,Tüketicinin Açtığı Tüketici Kredisinden Kaynaklanan davasıdır.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, HMK’nın 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK’nın 115. maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukukî ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukukî niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir. Görev nedeniyle dava dilekçesinin reddi kararında görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir (HMK m.20).
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; sağlayıcı; “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3.maddesinde de tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Somut olayda, dava dışı bankadan çekilen konut finansmanı (tüketici) kredisi nedeniyle davalı sigorta şirketi ile DASK sigorta poliçesi imza edildiği, davacının gerçek kişi tacir olmayıp tüketici konumunda olduğu taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1730 Esas- 2020/5073 Karar, Adana BAM 4 HD 2024/370 Esas 2024/614 Karar sayılı ilamlarıda bu yöndedir.)
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Davada Tüketici Mahkemesi görevli olup davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 114/1-c. Ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı karar verildi.07/05/2024

Katip
¸e-imza

Hakim
¸e-imza