T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/673 Esas
KARAR NO : 2024/46
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 28/07/2015
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin ...'nin ... Bölgesinde bulunan...isimli Otele tatil yapmak ve kumar oynamak için gittiğini, 2014 yılının Kasım ve Aralık aylarında oynanan kumar esnasında müvekkilinin kuponunun bittiğini, yeni kupon alımı amacıyla kredi kartını sunduğunu ancak kumarhane yetkilileri tarafından kredi kartından para çekilemediğinin söylendiğini, boş senet üzerine imza attırıldığını, müvekkili tarafından senetler üzerine imza atılarak kupon alındığını, müvekkili tarafından takip eden gün içerisinde ...Bankası A.Ş. İnternet Bankacılığı kanalı ile kupon bedellerinin ödendiğini ancak davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasında 500.000,00-USD bedelli 2 adet senet hakkında alacağından 20/04/2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip nedeni ile müvekkilinin eski adresine ödeme emri çıkartıldığını, tebligat işleminin TK21/1 maddesine göre yapıldığını ve ödeme emrinin kesinleştiğini, müvekkilinin takipten haberdar olamaması nedeni ile takibe itiraz edemediğini, müvekkilinin hesaplarında yaklaşık 10.000.000,00-TL'den fazla para bulunduğunu, 2014 Ocak ayında müvekkili tarafından yalnızca kumar bedeli olarak 500.000,00-TL ile 1.000.000,00-TL harcandığını, bir yıllık süre içerisinde sadece kumar için toplam 5.000.000,00-TL üzerinde bir meblağ harcadığını, dolayısı ile davalının elinde bulunan iki adet senede imza atmasına gereksinimi olmadığını, ilgili senetlerin herhangi bir ticari faaliyet neticesinde de verilmediğinden bahisle ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu 2 adet senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin teminatsız olarak tedbir kararı verilerek durdurulmasına, dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hem KKTC hem de 1974 öncesi Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ve ...'da kayıtlı avukat olduğunu, müvekkiline 2013 yılında tavsiye üzerine gelen davacı ile müvekkilinin ofisinde görüşmeler yaptığını, davacının KKTC'de büyük bir yatırım yapmak istediğinden KKTC'nin mevzuat ve ticari işleyişi ile ilgili danışmanlık hizmeti almak istediğini söylemesi üzerine müvekkilinin kendisinin tüm süreci sonuna kadar üstlendiği masraflar ve sürecin bütününe dair vereceği danışmanlık hizmetleri için davacı ile 1.000.000,00-USD meblağ karşılığında anlaştıklarını, yatırım ve projenin özel niteliği gereği müvekkili tarafından başlatılacak süreçten davacının vazgeçmesi halinde dahi mutabakat sağlanan meblağın ödeneceği konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, yılın sonuna doğru müvekkilinin bir kısım sağlık sorunları yaşadığını ve hastaneye yatarak bir dizi operasyon geçirdiğini, geçirdiği operasyonların büyüklüğü ciddiyeti ve buna bağlı olarak yaşadığı sağlık sorunları sebebi ile müvekkilinin ödemesi gereken rakamı garanti altına almak isteyen davacının yazılı sözleşme yapma niyeti gerçekleşemediğini, müvekkilinin bu konudaki kaygılarını davacı ile paylaşması üzerine davacıdan "mutabakat sağlanan rakamın ödenmesi konusunda hiçbir tereddüt duymayın, gerekirse çek ya da senet de verebilirim" yanıtını alan müvekkilinin en azından anlaşma konusu meblağın sözde kalmaması adına çek ya da senet almayı kabul etmek durumunda kaldığını, dava konusu senetlerin bu senetler olduğunu, müvekkilinin davacının yatırım sürecine dair kendine ait yükümlülükleri yerine getirmemesi ve girişimleri yapmaması üzerine davacıyı uyardığını, son görüşmelerinde davacının bu yatırımdan ve ortaklıktan vazgeçtiğini, parasının önemli bir bölümünü kumarda kaybettiğini, herhangi bir ödeme yapmayacağını belirterek senetlerin kendisine iade edilmesini istediğini, müvekkilinden senetlerin iadesi konusunda olumsuz yanıt alan davacının müvekkiline karşı çeşitli tehditler yaptığını, davacının dava konusu borcunu ödememek için çeşitli yollara başvurduğunu, dava dışı ...'e senetlerin vade tarihinden sonra bir taşınmazını satış yolu ile devir ettiğinin tespit edildiğini, tasarrufun iptali için ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sırasında dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, davacının müvekkili hakkında "Kumar Borcu" iddiası ile şikayetçi olması nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sırasında devam eden soruşturma olduğunu, davacının dilekçesinde dayadığı olayların tümünün gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine, alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili "Konusu: tamamen ıslah edilmiş yeni cevap dilekçesinin sunulmasıdır." yazılı olan 11/04/2018 tarihli dilekçesini 11/04/2018 tarihinde dosyaya sunmuştur. Anılan dilekçede özetle; menfi tespit davalarında hukukî ilişkinin hiç doğmadığının iddia edildiği durumda ispat yükünün davalıda, buna karşılık ilişkinin doğmakla birlikte geçersiz olduğunun iddia edildiği durumda ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosyada mevcut ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2015 tarih ve ...-... E.K. sayılı kararı ile davacı ...'ün TMK 406 maddesi gereğince kısıtlandığı ve kendisine ...'ün vasi olarak atandığı, 07/10/2016 tarihli ek karar ile mahkememizin iş bu ... esas sayılı dosyası yönünden vasi ...'e TMK 462/8 maddesi uyarınca izin ve yetki verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya sureti getirtilmiş, incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine dava konusu ...ilçesi ... Mah. 42/197 ada 1 parselde bulunan 160/12000 arsa paylı A Blok 15. Kat 32 numaralı bağımsız bölümde yer alan taşınmaz hakkında 15/05/2015 tarihinde tasarrufun iptali davası açılmış olduğu, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosya sureti getirtilmiş, incelenmesinde; şikayet eden ...'ün 14/07/2015 tarihli dilekçesinde şüpheliler ..., ..., ... hakkında bedelsiz ve açığa imza atılmak sureti ile verilen senetleri veriliş nedenine aykırı olarak doldurmak sureti ile mağduriyet ve zarara neden oldukları iddiası ile TCK 156, 157, 209, 220 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebi ile suç duyurusunda bulunduğu, soruşturmanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 28/02/2015 ödeme tarihli bono ve 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 30/01/2015 ödeme tarihli bono hakkında 13/05/2015 tarihinde 1.000.000,00-USD asıl alacak, 3.000,00-USD komisyon, 16.972,60-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.019.972,60-USD'nin tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava; menfi tespit davasıdır. 2004 sayılı İİK 72 maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Dava konusu olayda davacı taraf davalının icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır. Davaya konu 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 28/02/2015 ödeme tarihli bono ve 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 30/01/2015 ödeme tarihli bonoda davacı ...'ün keşideci, davalı ...'nün lehtar olduğu, bononun geçerli unsurları ihtiva ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2015/758-2018/679 E.K. sayılı 21/06/2018 tarihli kararı ile "...1-Davanın kabulüne, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına konu 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 28/02/2015 ödeme tarihli bono ve 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 30/01/2015 ödeme tarihli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Anılan kararın davacı taraf vekilince istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2019/1060-2021/1717 E.K. sayılı 07/10/2021 tarihli kararı ile "...İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davaya konu iki adet bono kapsamında borcun bulunmadığının tespitini içeren davada ispat yükünün kural olarak davacı tarafa ait olduğu, ancak "dava konusu bonoların davacının Kıbrıs'a yapacağı yatırıma ilişkin verilecek danışmanlık hizmetine karşılık alındığı" yönündeki davalı savunması karşısında bonoların ihdas nedeni tâlil edilmiş olduğundan ispat yükünün yer değiştirerek davalı tarafa ait olduğu, davalının belirtilen savunmasını kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak dosyaya bu yönde delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Somut olayda davalının kötüniyetle icra takibi başlattığı ispat edilemediğinden mahkemenin davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermiş olması da yerinde olduğundan, davacının bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE..." karar verilmiştir. İlgili kararın temyizi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/8601-2023/2503 E.K. sayılı 27.04.2023 tarihli ilamı ile "...1.Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 4072 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ise de mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu durumda ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. 2.Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. 3.Somut olayda, davacının istinaf yargılaması aşamasında, 03.07.2020 tarihinde vefat ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacının mirasçıları davaya dahil edilmeden, ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu görülmektedir. 4. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davacının mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın ve ölü kişi hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA..." karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ...'ün istinaf yargılaması aşamasında, 03.07.2020 tarihinde vefat ettiği, davacı vekili tarafından mirasçılık belgesi ve mirasçılara ait vekaletnamenin dosyaya sunulduğu görülmektedir. Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle mahkememizce karar başlığında davacının mirasçıları davaya dahil edilmiş ve bozma nedeni ortadan kaldırılmıştır. Bununla birlikte, Mahkememizin 21/06/2018 tarihli 2015/758 Esas, 2018/679 Karar sayılı kararından ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmaması nedeniyle Davanın kabulüne, ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 28/02/2015 ödeme tarihli bono ve 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 30/01/2015 ödeme tarihli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 28/02/2015 ödeme tarihli bono ve 500.000,00-USD bedelli 25/01/2014 tanzim tarihli 30/01/2015 ödeme tarihli bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 183.815,38-₺ nispi karar harcından peşin alınan 45.953,84-₺ harcın mahsubu ile bakiye 137.861,54-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 2.000,00-₺ bilirkişi ücreti, 200,00-₺ tebligat posta gideri, 80,00-₺ klasör masrafı olmak üzere toplam 2.280,00-₺ yargılama gideri ile 46.185,95-₺ harç gideri olmak üzere toplam 48.465,95-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 272.545,00-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın HMK 333 maddesi gereği karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/01/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!