T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/638 Esas
KARAR NO : 2024/209
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin merhum babası ...’ın maliki olduğu ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokağı, 194 pafta, 757 ada, 47 parselde kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazda apartman yapılması için ... ile anlaşıldığını, yapılan anlaşma gereğince taşınmaz üzerine inşaat teminat ipoteği mahiyetinde müvekkil lehine 1. dereceden ... tarihli ve ... yevmiye numaralı toplam 130.000.000 TL (günümüz parasıyla 130,00 TL) ipotek tesis edildiğini, gerek ipotek akit tablosunda gerekse taraflar arasında akdedilen ipotek tesis protokolü incelendiğinde ipoteğin, yapılacak inşaatın tam ve eksiksiz olarak teslimi ile fekkedileceği hüküm altına alındığını, ... ile yapılan sözleşmede inşaatın ... yılında bitirilmesi planlanmış ve kooperatifçe taahhüt edildiğini, kooperatif inşaatı taahhüt ettiği süreler içerisinde bitiremediğini, inşaatı kaba inşaat halinde bıraktığını, müvekkilinin babasının 1991 yılında vefat ettiğini, yarım kalan inşaatı müvekkilinin tamamladığını, ipotek hakkının da müvekkile miras yoluyla intikal ettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hükümleri gereği davalı kooperatifin payına düşen gayrimenkuller, kayıtlarında ipotek şerhi olduğu halde el değiştirdiğini, yeni maliklerin işbu gayrimenkulleri ipotek kaydını kabul ederek satın aldıklarını, 2012 yılına gelindiğinde işbu gayrimenkullerin maliklerinin ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ipoteğin terkini için davası açtıklarını, buna mukabil müvekkilinin de ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas Sayılı dosyasından inşaat teminat ipoteği miktarının günümüz şartlarına uyarlanması için dava açtığını, müvekkilinin açtığı dava dosyasının ...22. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, mahkemenin asıl dava yönünden kabul birleşen dava yönünden davayı reddettiğini, müvekkilinin kararı istinaf ettiğini, işbu istinaf incelemesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2019/2263 E 2020/306 K sayılı 25.02.2020 tarihli kararı ile "Somut olayda, gerek asıl davada gerekse birleşen davada ipotek borçlusu olan ... taraf olarak gösterilmemiştir. İpotek borçlusu kooperatif üyeleri değil, kooperatifin bizzat kendisi olduğundan asıl davada kooperatif üyesi olan davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmamaktadır. Yine birleşen davada da davalılar kooperatifin üyeleri olup, kooperatife karşı dava açılmadığından, birleşen davada davalı kooperatif üyelerinin pasif husumet ehliyetleri yoktur. Mahkemece asıl davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan; birleşen davanın ise pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur." diyerek hem asıl davayı hem de birleşen davayı usulden reddettiğini, İstinaf kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/2845 Esas - 2021/1579 Karar sayılı 12.04.2021 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiğini, müvekkili tarafından yapılan şifahi araştırmada davalı kooperatifin ticaret sicil kaydından re'sen terkini yapıldığının anlaşıldığını, kooperatifin ihyası için davayı açtıklarını belirterek davanın kabulü ile ...'nin ihyasına, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi hâlde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, re’sen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi davacı vekilince re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, davacının, dava konusu kooperatif bakımından üçüncü kişi konumunda bulunması nedeniyle bu yönde bir iddianın ileri sürülebilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, dava konusu kooperatifin ihyasına karar verilmesi hususunda, Kanun kapsamında kesinleşmiş dava dosyası gözetilerek takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu belirterek müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen ... 'nin ihyası istemine ilişkindir. Anılan madde uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim ve limited şirketler 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Mahkememizce ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ilgili kooperatifin sicil dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; ... sicil nolu ...'nin sicil kaydının 31.07.2013 tarihinde TTK geçici 7. maddesine göre re'sen terkin nedeni ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce...22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı ... vekili tarafından davalı ...aleyhine dava açıldığı, anılan davanın derdest olduğu ve alınan ara karar ile davacı vekiline ...'nin ihyası talepli dava açmak üzere süre verildiği anlaşılmış olup, görüldüğü üzere sicilden terkinden sonra kooperatif aleyhine açılmış derdest dava bulunduğu anlaşılmakla kooperatifin ...22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK geçici 7. maddesi uyarınca 31.07.2013 tarihinde terkin olunan Tasfiye Halinde ...'nin ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile ticaret siciline yeniden tescili sureti ile ihyasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına,
Tasfiye memuru olarak kooperatifin son yönetim kurulu başkanı ....'in atanmasına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-₺ harcın mahsubu ile bakiye 346,90-₺ harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davanın niteliği gereği davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!