T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/572 Esas
KARAR NO : 2024/479
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"davalı tarafından sunulan ayıplı ifa sebebiyle müvekkil şirketin başta ticari itibarı olmak üzere manevi değerlerinin zedelenmesine sebep olunmuştur. kişilik haklarının ihlali halinde gerek türk medeni kanunu gerekse türk borçlar kanunda yer alan düzenlemeler kapsamında hakları zarar görenin manevi tazminat isteme hakkı düzenlenmiştir.kişi olma yönünden, kural olarak gerçek kişilerle tüzel kişiler arasında fark gözetilmemiştir. haklara ve borçlara ehil varlıklar olma bakımından eşit durumdadırlar. gerçek kişiler gibi tüzel kişilerinde şeref ve haysiyeti gibi kişisel değerleri ve bunlardan oluşan kişilik hakları vardır. şeref, haysiyet ve özel yaşam hakları tmk’nın 24. maddesinde düzenlenen şahsiyet hakları arasında yer almaktadır. bu sebeple söz konusu haklar mutlak haklardan olduğundan herkese karşı koruma imkanı sağlar. saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sahip olduğu söylenilebilir. tüzel kişilerin kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekirbu sebeple tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. tüm bu sebepler muvacehesinde müvekkilimizin uğradığı manevi zararın giderimi açısından 20.000,00-tl manevi tazminatın davalı’dan alınarak müvekkil şirkete verilmesini, ayrıca sayın mahkemece verilecek kararın yayınlanmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"Davacı iddialarını kabul etmemekle birlikte bir an için haklı olduğu değerlendirilse dahi dava konusu alacak zamanaşımına uğramış olup açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Müvekkil şirket tarafından davacıya sıfır hat verme taahhütü hiçbir zaman verilmemiş olup davacı taraf iddiasını ispata yarar tek bir somut delil dosyaya sunmamıştır.
Kaldı ki müvekkil şirketin böyle bir yasal yükümlülüğü de bulunmamakta olup, abonelik sözleşmesi yasal mevzuata uygun olarak kurulduğundan açılan davanın reddi gerekmtekdir.Davacının manevi tazminat talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi zenginleşme amacına yönelik olduğu izahtan varestedir.
Müvekkil şirketin, dava konusu olayda kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı izahtan varestedir. Zira bilindiği üzere meydana gelen zarar ve fiil arasında uygun illiyet bağı bulunması gereklidir. Uygun illiyet bağı gereği; sorumluluğu doğuran hareket veya olay, gerçekleşen türden bir zararın meydana gelme ihtimalini genel olarak ve önemli ölçüde artırmışsa, söz konusu hareket veya olayla gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağı mevcuttur.
Davacı borçlu olmamasına rağmen bankalar tarafından mağdur edildiğini, işlemlerinin yapılmadığını, her işlem için fiziki olarak bankaya gitmek zorunda kaldığını belirtmektedir.
Söz konusu olayda bir kusur varsa dahi bu kusurun müvekkil şirket ile bir ilgisi olmayıp, işlemi yapmayan, davacıyı banka şubesine getirmek zorunda bırakan bankaya ait olduğu açıktır. Davacı bankanın yapmış olduğu hukuka aykırı uygulamalardan müvekkil şirketi sorumlu tutmakta ise de zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktaıdr.
Hal böyle iken davacının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz tazminat talebinin reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava, davalı şirket tarafından davacıya daha evvel kullanılmış bir telefon hattı satılmış olması nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememizce 06/02/2024 tarihli ilk celsede davacı vekiline davalı ile müvekkili arasında daha evvel kullanılmamış bir hatta ilişkin abonelik sözleşmesi düzenleneceği tahhütüne dair delilleri sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ve süreye uyulmaması halinde dosyanın mevcut hali ile karar verileceğinin ihtar edilmiş olup davacı vekili tarafından süresi içerisinde bu yönde herhangi bir delil sunulmamıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı vekili tarafından müvekkiline daha evvel kimse tarafından kullanılmamış yeni bir hat verileceğinin taahhüt edilmesine rağmen müvekkiline satılan telefon hattının eski sahibinin borçlu sıfatı olduğu ve birden çok borç mesajı gelmesi nedeniyle banka nezdindeki işlemlerini yerine getiremediği iddia edilmiştir. Daha evvel kimse tarafından kullanılmamış yeni bir hat verileceğinin davalı tarafından davacıya taahhüt edildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında bulunan delil ve sözleşmelerin incelenmesinde bu yönde herhangi bir taahhüt bulunmadığı için davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın REDDİNE,
1-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL karar harcından, 341,55TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 86,05TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!