WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/542 Esas
KARAR NO : 2024/477

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkil ... ve davalı ... Şirketi arasında 15.08.2015 Tarihli Danışmanlık-Komisyon Sözleşmesi akdedilmiştir. İşbu sözleşmeye göre hizmet alan taraf davalı şirket, hizmet veren danışmanlar ise ... Gayrimenkul ve Proje Geliştirme ve müvekkil ...'dir. Müvekkil, danışman olarak davalı şirketin ... Mahallesi 4764 Ada, 1-2-3-4 Parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yapılacak olan ...'ndeki mal sahipleri olan yerli vatandaşlar ile şirket arasındaki bağlantıyı sağlayacak ve projenin sorunsuz ilerlemesini sağlayacak; davalı şirket ise bu danışmanlık hizmeti karşılığında müvekkile komisyon ödeyecektir. Bahse konu Danışmanlık-Komisyon Sözleşmesi'nde komisyon bedeli, 3+1 (110 m2 Brüt) Daire ve proje daire satışlarının %80'i şeklinde anlaşılmıştır. İşbu sözleşmede, danışmanlar ... Gayrimenkul ve Proje Geliştirme ve müvekkil ... olarak belirlenmiş olup; bu sözleşmeye göre verilmesi/ödenmesi akdedilen komisyon bedelinin yarısı müvekkil ...'e aittir. Davalı şirket, müvekkilin danışmanlığı ile ... Mahallesi 4764 Ada, 1-2-3-4 Parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yapılacak olan ...'ne başlamış; bu süreçte mal sahipleri olan yerli vatandaş ile davalı şirket arasındaki tüm iletişim ve anlaşmalar müvekkil sayesinde kurulmuştur. Müvekkil ..., 4764 Ada sakinlerinin tamamı ile birebir iletişim kurmuş, tahliye taahhütlerini dahi bizzat hazırlamış, davalı şirket ile yapılacak anlaşmalar için gerekli şartları hazırlamıştır. Bu nedenle 4764 Ada sakinlerinin tamamı müvekkil ...'i yakinen tanımaktadırlar. Çünkü ... ile evlerini, yuvalarını kaybetme korkusu yaşayan vatandaşlar ile müvekkil bizzat ilgilenmiş ve onların tüm taleplerini, isteklerini şirkete aktararak arada sağlıklı bir iletişim kurulmasını sağlamış, vatandaşlar karşısında tek muhatap olarak süreci yürütmüştür. Proje süresince vatandaşlar da sürekli olarak müvekkil iletişim kurmuşlar ve davalı şirket ile muhatap olmalarına gerek kalmamıştır. Bir noktadan sonra da artık şirketle hiç iletişim kurmadan her taleplerini müvekkile iletmeye ve ondan sonuç beklemeye başlamışlardır. Bu anlamda müvekkil, her ne kadar danışmanlık yapan iki şahıs olsa da tüm süreci tek başına yönetmiş, şirketin karşısında tek muhatap kendisi yer almıştır.
Müvekkilin, danışmanlık konusunda yardımlarının da etkisiyle 4764 Adadaki ..., davalı şirketçe sorunsuz bir şekilde tamamlanmıştır. Ancak müvekkil, davalı şirket ile arasında hizmet sözleşmesi gereği üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmesine rağmen davalı şirket tarafından sözleşme gereği, yarısı müvekkile verilmesi gereken projedeki bir adet 3+1 (110 m2 Brüt) Daire verilmemiştir.
Projenin bitimine kadar müvekkil ve davalı şirket yetkilileri arasında gayet samimi bir ilişki olmasına rağmen bu ilişki proje bitiminden sonra bozulmuştur. Proje bittikten sonra müvekkil, davalı şirket yetkililerine başvurarak vermiş olduğu hizmetin karşılık kendisine komisyon olarak ödenmesi gereken dairenin yarı hissesini istemiş ise de hiçbir dönüş alamamıştır. Bir süre sonra müvekkil, şirket yetkililerine iletişim kanallarıyla da ulaşamamaya başlamış ve yüzyüze görüşme talepleri de her defasında reddedilmiştir. Bu süreçte müvekkil ciddi sağlık sorunları yaşamıştır. Davalı şirketin bu tavrı nedeniyle müvekkil derin bir üzüntü yaşamış ne yazık ki bu durum sağlığını da etkilemiştir. Açıklanan nedenlerle, müvekkil ... ile aralarında akdedilen Danışmanlık-Komisyon Sözleşmesi'ne aykırı davranarak, komisyon bedeli olarak 3+1 (110 m2 Brüt) Dairenin yarı hissesini vermeyen ve müvekkil aleyhinde sebepsiz zenginleşen davalı şirketin; sözleşme uyarınca devretmesi gereken dairenin belirtilen özelliklerinde bir dairenin yarı hissesini müvekkile vermesi, bu mümkün değilse devrine söz verilen daire ile eş değerde bir dairenin yarı hissesinin bedelinin müvekkile ödenmesini... " talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir;
"Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine alacak davası açılmıştır. Öncelikle huzurdaki dosya için DERDESTLİK itirazında bulunuyoruz. Dava dilekçesinden de anlaşıldığı üzere; davacı aynı alacağa ilişkin müvekkil şirket aleyhine ... 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası üzerinden dava açmıştır. Davacının aynı alacaktan dolayı yeni bir dava açması hukuk kurallarına uygun değildir. Bu sebeple iş bu davanın açılmasında davacının hukuki yararı yoktur. Bu nedenle, tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazında bulunuyoruz. Derdestlik itirazından dolayı ikinci açılan davanın reddedilmesi gerekmektedir. Davacının davalı müvekkilden hiç bir alacağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesindeki iddiaların kabul edilmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde her ne kadar danışmanlık faaliyetleri kapsamında malikler ile Satış Vaadi sözleşmelerinin imzalanmasını sağladığını ve kentsel dönüşüme ilişkin tüm işlemlerin takibiyle kentsel dönüşüm sonrasında müvekkil firma tarafından yapılarak satışa konulan taşınmazların satış işlemlerine ilişkin tüm süreçlerinin takip edildiği iddaa edilmiş ise de bu iddalar gerçeklikten uzaktır. Taşınmaz Maliklerinin tümü ile görüşülmemiş ve taşınmaz maliklerinden kat irtifakı için alınması gereken vekaletnameler davacı tarafından alınmamış ve hatta alınanlar ise İrtifak kurulabilmesi için yeterli olmamıştır. Müvekkil şirketin rızası alınmadan bir kısım vekaletnamelerde değişiklikler yapılmış ve maliklerden kat irtifakının kurulabilmesi için gerekli olan vekaletnameler alınmamıştır. Davacı edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmemiş ve daha sonra danışmanlık faaliyetlerine müvekkil şirkete bir bilgi vermeden son vermiştir. Davacı ortaklarıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle faaliyetlerine son vermiş ve edimlerini yerine getirmeyerek müvekkil şirketi mağdur etmiştir. Davacı şirket faaliyetlerine son verdikten sonra müvekkil şirket tarafından taşınmaz malikleriyle görüşmeler sağlanmıştır. Taşınmaz maliklerinden kat irtifakı için bir kısım vekaletnameler sonradan müvekkil şirket yetkilileri tarafından alınmıştır. Alınamayan vekaletnameler için halen kat irtifakı sorunu yaşanmakta ve tam olarak kat irtifakı sağlanamamıştır.(EK-1) Bu durum davacı tarafın edimlerini yerine getirmediğini göstermektedir. Davacının faaliyetlerine son vermesi müvekkil şirketin işlerinin aksamasına, proje süresinin uzamasına ve zarara uğramasına neden olmuştur. Bu zarara ilişkin yasal dava haklarımızı saklı tutuyoruz. Davacı işini yarıda bırakıp sorumsuzca davrandığı için müvekkil şirket hem taşınmaz malikleriyle sorunlar yaşamış hem de projedeki dairelerin satışından dolayı başka bir gayrimenkul şirketiyle anlaşma yapamadığından kendi imkanları aracılığıyla daire satmak zorunda kalmış ve davacının edimini yerine getirmemesinden ötürü projeden zarar etmiştir.Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı dava ve taleplerinin reddini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davacı ile davalı şirket arasında akdedilen danışmanlık-komisyon sözleşmesi hükümlerine göre davacının hak etmiş olduğu komisyonun davalı tarafından ödenmediği iddiasıyla komisyon bedelinin tahsili isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın yazı cevabına göre davacının 31/12/2004 tarihi itibariyle terk mükellefiyet kaydının bulunduğu görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabına göre ise davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK anlamında mutlak ticari dava olmadığı, davalı şirket olsa da davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını değerlendirme görev ve yetkisinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı ve davacı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır