T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/452 Esas
KARAR NO : 2024/61
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı ... Şirketi müvekkile kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle müvekkilin işyerinde kullandığı .... numaralı tesisata 01/03/2023 tarihinde 37.658,12 TL ve 21.706,64 TL olmak üzere iki tane fatura tahakkuk ettirilmiştir. Müvekkil meskende kullandığı elektriğin kesilmemesi ve hakkında icra takibi başlatılması nedeniyle dava konusu faturaları toplamda 59.481,00 TL olarak ödemek zorunda kalmıştır. Davalı şirket tarafından gerçekte olmayan bir tespit yapılarak müvekkil hakkında usulsüz enerji kullanmak gerekçesiyle fatura tahakkuk ettirilmiştir.Müvekkilin kaçak elektrik kullanması gibi bir durum söz konusu değildir. Davalı şirket Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne aykırı bir şekilde tespitte bulunarak müvekkil hakkında kaçak elektrik faturası düzenlemiştir. Müvekkil davalı şirket ile ... tesisat numarasıyla sözleşme yaparak usulüne uygun olarak elektrik kullanmıştır. Davalı ... Şirketi müvekkilin meskeninde kullandığı ... numaralı tesisata her ay müvekkile düzenli olarak fatura tahakkuk ettirmiştir. Faturalara bakıldığında faturaların makul olduğu ve müvekkilin tahakkuk ettirilen faturaları düzenli olarak ödediği görülmektedir.
... Şirketi kaçak elektrik tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmamakla birlikte düzenlenen kaçak elektrik faturaları yönetmeliğin öngördüğü 3 günlük süre zarfında müvekkile tebliğ edilmemiştir. Davalı ... Şirketi tarafından müvekkilin işyerinde kullanmış olduğu ... numaralı tesisata 01/03/2023 tarihinde ... fatura numarasıyla tahakkuk ettirilen ve müvekkil tarafından ödenen 37.658,12 TL bakımından Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 5,00 TL’nin (Kısmi Dava) ödeme tarihi olan 14/02/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya İADESİNE karar verilmesine, Davalı ...Şirketi tarafından müvekkilin işyerinde kullanmış olduğu ... numaralı tesisata 01/03/2023 tarihinde ... fatura numarasıyla tahakkuk ettirilen ve müvekkil tarafından ödenen 21.706,64 TL bakımından Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 5,00 TL’nin (Kısmi Dava) ödeme tarihi olan 27/03/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya İADESİNE karar verilmesine,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilerek karşı tarafa yükletilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf dava dilekçesinde talep ettiği bedel için fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu beyan etmiştir. Ancak davacının davasını şimdilik alacak miktarının bir kısmını talep ve dava ederek açması usul hukuku yönünden aykırılık teşkil etmektedir. Zira davacının talep miktarı tespit edilebilir olup; bu şekilde alacak miktarının bir bölümüne dair dava açılması mümkün değildir. Davacı adına tahakkuk ettirilen bedel tespit edilebilir nitelikte olup bu itibarla gerçek zararın fatura bedeli kadar olduğu aşikardır.Davacının işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.Şöyle ki, davacı tarafından hakkında tahakkuk ettirilen fatura borcuna itiraz edilmeksizin ödeme yapılmış, akabinde ise tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturalarının haksızlığı nedeniyle mahkemenize başvurulmuştur. Davacı her ne kadar dava konusu tahakkuklara karşı itiraz yoluna başvurduğunu iddia etmişse de işbu iddiasını ispata yarar hiçbir delil ibraz edememiştir. Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin, mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmiş ve söz konusu tespitlere istinaden ... Seri Numaralı zabıt tanzim edilmiştir. Söz konusu tutanak doğrultusunda 180 gün X 4,8 kw X 8h = 6912 kWh karşılığı 13.03.2023 son ödeme tarihli 37.658,12-TL kaçak ve 185 gün X 4,8 kw X 8h = 7104 kWh karşılığı 13.03.2023 son ödeme tarihli 21.706,64-TL kaçak tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlenmiştir. Müvekkil şirketten edindiğimiz bilgiler doğrultusunda davacı adına "Kaçak Elektrik Kullanımı" tespitinde bulunulduğu ve bu doğrultuda tutanak ve tahakkuklar hazırlandığı, davacıya bahsi geçen kaçak kullanımlara yönelik ödeme yapması konusunda hatırlatmalar yapıldığı, ödeme gerçekleşmediği takdirde hukuki hakların kullanılacağı da bildirilmiştir.
Açıklanmaya çalışıldığı üzere davacı tarafça kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tutanakla tespit edilmiş olup dava konusu tahakkuklara ait dönemde kaçak elektrik kullanımı yapılmadığına ilişkin ispat yükü davacıdadır. öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini..." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne,... Esnaf ve Sanaatkarlar Odası, ... Vergi Dairesin müzekkere yazılarak davalının tacir olup olmadığı hususu sorulmuş; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabı yazıda davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı ,Esnaf ve Sanaatkar odası cevabında oda kaynın bulıunmadığı belirtilmiş; Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıda davalının 2015 yılında kaydının olduğu işletme hesabına göre vergilendirildiği ve tacir olmadığı bildirilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.
... tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.
HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre davalının mükellef olmadığı, ... sanaatkar odası ile Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre de gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı dolayısıyla davalının tacir olmadığı, iş bu davanın münhasıran ticari davalar arasında da yer almadığı, genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE,
2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,
5-6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı ve davacı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/02/2024
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!