WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/446 Esas
KARAR NO : 2024/484

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/ 2023
KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 07/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....Davalı tarafından , davacı müvekkil aleyhine 22.06.2023 takip tarihli ... 7. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu İle Yapılacak Takipte Ödeme Emri açılmıştır. Özellikle belirtilmesi gerekir ki müvekkil şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiştir. Müvekkil şirket ... sektöründe faaliyet göstermekle üretimin mahiyeti gereği yapılan anlaşmalar ürünlerin parça parça teslimi üzerine yapılmakta olup henüz teslimat aşaması tamamlanmamış alacaklara ilişkin müvekkil şirket aleyhine icra takibinde bulunulması hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Davalı tarafça müvekkil şirkete yönelik bir alacağın ödenmesine ilişkin Noter kanalıyla gönderilmiş bir ihtarname veyahut diğer iletişim araçlarıyla bir talep bulunmamaktadır. Davalı taraf müvekkil şirketi iddia ettiği alacağına ilişkin olarak yasal yollarla temerrüde düşürmemiş direkt olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi ile borcun varlığına ve müvekkil şirketin üzerine düşen ticari yükümlülükleri yerine getirdiğine bakmaksızın icra takibi başlatmıştır. Sayın Mahkeme tarafından da bilinmektedir ki borçlunun temerrüde düşmüş sayılması için borcun muaccel olması yeterli olmamakla birlikte alacaklının borçluya muaccel olan borcu ödemesini ihtar etmesi şartı aranmaktadır. Aşağıda alıntı yaptığımız Türk Ticaret Kanunu ilgili maddesine ilişkin davalı hiçbir girişimde bulunmamış ve direkt olarak icra takibi başlatarak müvekkil şirket nezdinde telafisi imkansız zararlar meydana getirmiştir. Müvekkil şirket ilimizde faaliyet gösteren ticari hacmi büyük ve uluslararası ticaret yapan kendi sektöründe öncü bir firmadır müvekkil şirketin muhasebesine ilişkin evraklar incelendiği takdirde bu husus netlik kazanacaktır. Bu aşamada taraflar arasındaki davaya konu hukuki uyuşmazlık henüz kesinlik kazanmamış ve tarafımızca öne sürülen iddialar da kesinleşmemişken müvekkil şirket banka hesaplarına veyahut ürün üretimine yönelik olarak yapılması muhtemel haciz işlemlerinin müvekkil şirket nezdinde telafisi imkansız zararlar doğuracağı sabittir. Müvekkil şirketin bu aşamada maruz kalacağı haciz tehlikesi ticari hayatını devam ettirmesine engel teşkil etmekle birlikte dosya dışı başkaca kişi yada kişilerle yapacağı ticari anlaşmaları da sekteye uğratacağı sabittir. Tüm bu nedenlerle ve yargılama aşamasında sunulacak bilgi ve belgelerle de ispatlanacağı üzere gerekli tedbirler alınmadığı takdirde müvekkil şirket aleyhine telafisi imkansız zararlar meydana geleceği sabit olmakla takibin işbu dava dosyası kesinleşinceye kadar öncelikle teminatsız ancak Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur. arz ve izah edilen nedenlerle , öncelikle teminatsız olarak Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenizce takdir edilecek bir teminat ile İhtiyati Tedbir Kararı verilmesine , haksız, mükerrer ve hukuka aykırı bir şekilde başlatılan ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı icra takibinin İhtiyati tedbir kararı neticesinde durdurulmasına, kötü niyetli olunması sebebiyle davalı tarafa %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davamızın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 08/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Davacı tarafından kötüniyetli olarak ikame edilen işbu menfi tespit davası aşağıda yer verdiğimiz izahatlarımız doğrultusunda usul ve esas bakımından açıkça hukuka aykırı olup sayın mahkemenizce işbu davanın öncelikle usulden; bu mümkün değilse işin esasına girilerek esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesi HMK'nın 119. maddesine uygun olmayıp sayın mahkemenizce davacının talep sonucunun açıklattırılmasına; davacı tarafından söz konusu eksikliğin giderilmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. işbu dava konusu uyuşmazlık ticari nitelikli olup arabuluculuk yoluna başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. arabuluculuk yoluna başvurulmadan ikame edilen işbu davanın usulden reddi gerekmektedir. takip dayanağı belge kambiyo niteliğine haiz olup sebepten mücerettir. işbu davayı ispat yükü davacı borçlunun üzerinde olup dava dilekçesi ile ileri sürülen iddia ve deliller nazara alındığında davacının davasını ispatlayacak bir delil sunmadığı anlaşılmaktadır. Arz ve izah ettiğimiz nedenler ile sayın mahkemenizce re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda İşbu dava konusunın zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına rağmen arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması nedneiyle öncelikle davanın usulden reddine, Davacının talep sonucunun açık olmaması nedeniyle davacıya çıkartılacak muhtıra ile talep sonucunun açıklattırılmasına, davacının şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, Her halükarda davacının haksız ve hukuka aykırı davasının tüm talepleri bakımından reddine İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini..." talep etmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119. Maddesinde dava dilekçesinin içeriğinin ne şekilde olması ve aynı maddenin 119/1.ğ maddesi uyarınca “Dava dilekçesinin talep sonucu (netice talep; istem sonucu) bölümünün açık olması gerektiği belirtilmiş olup, davacı, neye karar verilmesini (davalının neye mahkûm edilmesini) istiyorsa onu (açık bir şekilde) yazıp belirtmelidir” 119. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, “(a), (d), (e), (f) ve (g)” bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu hükme bağlanmıştır. Talep sonucunun açık şekilde belirtilmesi ve yazılması ile mahkemenin ve uyuşmazlığa bakacak hâkimin karar vermesi kolaylaştırılacaktır. En önemlisi mahkemece; 1) Davanın türü saptanacaktır. 2) Davanın kabulü halinde, mahkeme talep sonucunu aynen hüküm fıkrası olarak kararına yazabilecektir. (Md. 297/1.ç). 3) Talep edilenden, fazlasına karar verilemeyecektir (Md. 26). Bu nedenle davacı, nelerin hüküm altına alınmasını (davalının neye mahkûm edilmesini) istediğini, açık ve noksansız bir şekilde dava dilekçesinin talep sonucu (netice-i talep) bölümünde bildirmelidir. Talep sonucu açık değilse, mahkeme, davacıya talep sonucunu açıklattırmalıdır (Md. 31 Hâkimin aydınlatma görevi).
Saptanan bu durum karşısında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin hüküm kurmaya ve infaza elverişli olmaması nedeni ile HMK md. 119/1 uyarınca davacıya talep sonucunu açıklamak üzere; mahkememizin 20/12/2023 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince; 2 haftalık kesin süre verilmiş ve ilgili tebligat 25/12/2023 tarihinde usulünce davacıya tebliğ edilmiştir. Yine mahkememizin 24/01/2024 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince; davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, ilgili tebligat 29/01/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça kesin süre içerisinde ihtar kapsamındaki eksiklikleri gidermediği anlaşılmakla HMK md. 119/2 gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 119/2. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.721,87 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.294,27 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı yana iadesine
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair; davalı vekilini yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2024

Katip ...
E-imza

Hakim ...
E-imza